“SUCU HOTTİ”

Bazen Alibey cami önündeki, bazen Büyük Cami önündeki çeşmede, çoğu zamanda hastane köprüsünün başındaki çeşmede onu görürdüm. Pantolon paçalarını çorabının içine sokar, soğuk kuyu lastikleri ile paytak paytak ama tam ördek gibi de değil, sağa sola sallanarak yürürdü. Kısaca boyluydu. Sırtında omuz yerleri güneşten ağarmış trenci ceketi, başında da trenci kasketi eksik olmazdı. Soluk gömleğinin […]

“İmaret de Güzellerin Yoludur”

  Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, birileri Çankırılının beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan: – Tutun ha, vurun ha..! diye bir gürültü kopmaz mı? – Eyvah, dedim. Şimdi bunlar susmazlar, uyuyan devi uyandırırlar.. İki kalktım, bir hopladım. İzmir, Çankırı arası 700 km’ yi bir çırpıda atladım. Baktım; bir kuru […]