2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Hakkı DURAN
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - BURSA ZEYNÎLER DERGÂHI ve ŞEYH SAFİYÜDDİN
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumBURSA ZEYNÎLER DERGÂHI ve ŞEYH SAFİYÜDDİN

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: BURSA ZEYNÎLER DERGÂHI ve ŞEYH SAFİYÜDDİN
    Gönderim Zamanı: 02.11.2006 Saat 00:28

Bursa'da Çankırılı Bir Ulemâ Silsilesi:

 

 

BURSA ZEYNÎLER DERGÂHI  ve ŞEYH SAFİYÜDDİN

 

                                                                            Hakkı Duran

 

             Tarihimizde önemli işlevler ifa etmiş, tasavvufî tarikatlardan Zeynîyye’nin en önemli merkezlerinden biri Bursa’dır. Bu yazıda, Zeynîler Dergâhı adıyla anılan hankâhta, 227 yıl şeyhlik postunda oturan Çankırı kökenli bir ulemâ zincirinden bahsetmek istiyorum. Çankırılı Safiyüddin Mustafa, ilim tahsili için Çankırı’dan Bursa’ya gitmiştir. Bursa’da II. Murat Medresesi’nde okumakta iken hocası Fenârizâde Ali Efendi’nin (Alaeddin Ali Fenâri) (ö.1497), Bursa kadılığına getirilmesi üzerine medreseden ayrılarak, o zaman Zeyniyye Dergâhı’nda postnişin olan Hacı Halife’ye (ö.894/1489) intisâp etti. Onun soyundan gelenler, irşad makamında 227 yıl kaldıkları gibi, bir kısmı da diğer ilim dallarında kendilerini gösterdiler. Büyük çoğunluğu dergâhın hazîresinde gömülü olan bu değerli hak dostlarına rahmetler diliyorum.

 

                 15 ve 16. yüzyılda yaşayan Osmanlı aydın ve bilginleri,  Zeyniyye tasavvufi akımına daha çok rağbet etmişlerdir. Abdullatif Kudsî(.ö1452), Meşhur Osmanlı Tarihçisi Âşık Paşa-zâde(ö.1502), Şeyhülislam Molla Şemsüddin Fenârî(ö.1431), Ahmed Hayâlî(ö.1470), Fatih’in ayağına gittiği âlim Şeyh Vefâ(1490), yirmidört yıl meşihât makamında bulunan Şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi(ö.1526), Tazarru’-nâme sahibi Sinan Paşa(ö.1485) bunların bazılarıdır.        

                                                                                                           

                               ZEYNÎLİK

 

               Zeynîlik, Zeynüddin Hâfî(ö.1435) adıyla bilinen Ebubekir b. Muhammed tarafından kurulmuştur. Horasan’ın Hâf şehrinde doğan Zeynüddin, yetişme döneminde Horasan, Azerbaycan, Irak, Suriye, Mısır, Hicaz bölgelerinde bir çok âlimden ders almış ve bir çok şeyhin sohbetlerine katılmıştır. Tasavvufî eğitimini Mısır’da Nureddin Abdurrahman Mısrî’nin yanında tamamlamış ve icâzet almıştır. Bir çok tasavvufî eser kaleme alan Zeynüddin Hâfî, yetiştirdiği halifeler vasıtasıyla tarikatını Horasan, Anadolu, Rumeli, Hicaz, Suriye, Mısır ve Hindistan’da geniş kitlelere ulaştırmayı başardı.[1]

 

Tarikata ilgi gösterenler arasında  iyi eğitim almış kimselerin, âlim ve devlet adamlarının fazla sayıda olması; bu ekolün bir “aydınlar tarîkatı” olarak nitelendirilmesine yol açmıştır. Menkibesinde Akşemseddin(ö.1459)’in de Hacı Bayram-ı Velî(ö.1429)’den önce, Zeynüddin Hâfî’ye intisâbı düşündüğünden bahsedilmektedir.

 

Zeynîliğin Anadolu’daki temsilcileri arasında Abdürrahim Merzifonî (Rûmî-ö.1461’den sonra) [2], Abdüllatîf Kudsî(ö.1452), Molla Fenârî(ö.1431), Sinan Paşa, Zenbilli Ali Efendi, Tacüddin İbrahim Karamanî(ö.1467), Hacı Halife Abdullah Kastamonî(ö.1489) gibi önemli şahsiyetler vardır. Makalenin konusu Bursa Zeynîler tekkesi, Abdullah Kudsî eliyle kurulmuş; sonra Hacı Halife (ö.1489), Bolu’lu Mehmed Çelebi(ö.1495) ve Safiyüddin Mustafa(ö.1513) zinciriyle devam

 
etmiştir.
 
                                                                                                                                                  
BOLULU MEHMED ÇELEBİ                  -(BURSA'DA ABDULLATİF KUDSΠ   TÜRBESİ-   altta

 

    Hacı Halife’nin ölümünden

sonra yerini alıp
pek çok kimseyi uğurlu eliyle tasavvuf  yolunda ileri
derecelere  ulaştırmıştır.
Daha önce müderris iken tasavvufa yönelenlerden biriydi. Cezbe, istiğrak ve kerametleriyle tanınmıştır. 1495 yılında vefat eden Bolulu Mehmed Çelebi’nin kabri, şeyhi  Hacı Halife’nin yanındadır.

 

 

  
 
 
              ÇANKIRILI ŞEYH SAFİYÜDDİN MUSTAFA

 

Hacı Halife’den tasavvufu öğrenip Bolulu Mehmed Çelebi’nin kaymakamı olarak kendi tekkesinde halkı aydınlatmakla görevlendirildi. Kötülüklerden kaçınan, iyiliklere yönelik ve halkı doğru yola ileten bir kişi idi. 914 (1508) yılında ölmüş ve Hacı Halife’nin yanı başına gömülmüştür. Bir söylentide 919 (1513) yılında öldüğü belirtilmektedir. [3]  

 

Bursa dergahları üzerine temel kaynaklardan biri olan  Yâdigâr-ı Şemsî adlı eserinde Mehmed Şemseddin Efendi, onu şöyle anlatmaktadır:

 

                           Şeyh Safiyye’d-din Efendi

Beşinci post-nişin Şeyh Mustafa Safiyye’d-din Efendidir. Muma ileyh sülale-i Sıddıkiyyeden ma’dud ve kasaba-i Kangırı’da kadem-zen-i âlem-i vücûd olup beray-ı tahsil Burûsa’ya gelmiş, muhaşşî-i Şerh-i miftah olan Fenâri-zâde Ali Alae’d-din Efendi Murad-ı Sânî müderrisi iken muma ileyhi  talebesi miyanına dahil etmiş.

Boluvî Şeyh Mehmed Efendi’nin irtihaliyle câ-nişini olup irşad-ı ibad ile meşgul iken 919, Güldeste’nin rivayetine nazaran 29 senesi  âzim-i huld-i berin ve zaviye-i mezburede asude vü defn olmuştur.[4]

 

Zeyniyye Hânkahı’nda Bolulu Mehmed Çelebi’den sonra irşad makamına, Safiyüddin Halife (Şeyh Safiyüddin Mustafa, ö.919/1513) oturmuştur. Çankırı’da dünyaya gelen Safiyüddin Halife’nin, Hz. Ebubekir’in neslinden olduğu rivayet edilmektedir. Bursa’da II. Murad Medresesi’nde okumakta iken hocası Fenârizâde Ali Efendi’nin (Alaeddin Ali Fenâri) (ö.1497), Bursa kadılığına getirilmesi üzerine medreseden ayrılarak, o zaman Zeyniyye Dergâhı’nda postnişin olan Hacı Halife’ye (ö.894/1489) intisap etti. İrşad iznini ise Hacı Halife’den sonra makamına geçen halifesi Bolulu Şeyh Mehmed Çelebi’den almıştır.

 

Şeyh Safiyüddin’den sonra postnişinliğe sırasıyla  Hocazâde Muslihiddin Mustafa, Tosyalı Şeyh Nasuh Efendi(ö.1518), Muallimzâde Mustafa  Efendi(ö.1527) ve Şeyh Emir Ali (ö.1532) geçmişlerdir.

 

               ŞEYH SAFİYÜDDİN EVLÂDI’NIN 227 YILI

 

             Emir Ali’nin 1532’de vefatından sonra irşad postuna halifesi, (Şeyh Safiyüddin’in oğlu) Şeyh Mehmed Çelebi (ö.969/1561-62) oturmuştur. Mehmed Çelebi ile birlikte Zeyniyye Hankâhı’nın meşihati 1171 (1758) senesine kadar Hicri sene hesabıyla (938-1171) tam 233 yıl yukarıda adı geçen Safiyüddin Halife’nin evladı elinde kalmıştır. Çankırılı olup Hz. Ebu Bekir neslinden geldikleri rivayet edilen bu ailenin yetiştirdiği on kadar şeyh, belirtilen tarihler arasında dergahta irşad faaliyetini sürdürmüştür. Yâdigâr-ı Şemsî’nin kaydına göre bunların isimleri ve meşihat yılları şöyledir:

 

                      Şeyh Mehmed Çelebi (1531-1561)

                      Şeyh Abdülaziz Efendi (1561-1588)

                      Şeyh Abdullah Efendi (1588-1598)

                      Şeyh Mehmed b. Abdullah (1598-1609)

                      Şeyh Mehmed b. Sa’di (1609-1630) 

                      Şeyh Kemaleddin Efendi (1630-1665)

                      Şeyh Mehmed b. Kemal (1665-1680)

                      Şeyh Mehmed b. Mehmed (1680-1722)

                      Şeyh Sa’deddin Efendi (1722-1744)

                      Şeyh Mustafa Efendi (1744-1758)

            

Şeyh Abdülaziz Efendi’den sonra makamına Şeyh Mehmed Çelebi’nin oğlu Şeyh Abdullah Efendi (ö.1006/1597-98) oturmuştur. Abdullah Efendi tarikat icazetini, Vekayiu’l-Fuzâlâ’nın kaydından anlaşıldığına göre, babası Mehmed Çelebi’den almıştır.

 

Şeyh Mustafa Efendi (ö.1171/1758) dergâhın meşîhatini üstlenen Şeyh Safiyüddin Halife ailesine mensup son şeyhtir. (Yazının ikinci kısmında, kısaca adlarını verdiğimiz  bu zevattan bahsedeceğiz. )



[1] Bu konuda geniş bilgi için bkz,:Reşat Öngören, Tarihte Bir Aydın Tarikatı, ZEYNÎLER, İstanbul-2003.

[2] Türkçe çok güzel şiirleri de olan bu zatın “Tövbe Yârabbî, hatâ râhına gittiklerime/ Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerimeşeklindeki Türkçe tevbenin en güzel ifadesi olan beyiti meşhurdur. (R. Öngören bu beytin şair Veysî’ye ait olduğunu belirtmektedir.)

[3] Hoca Sadedin Efendi, Tac’üt Tevarih,  C.V,  Ankara-1992, s.260.

[4] Mehmed Şemsüddin, Yâdigâr-ı Şemsî I-II, (Haz: M.Kara, Kadir Atlansoy) Bursa-1997, s.369.

 

 Hakkı Duran'ın Notu:

           Fatih Sultan Mehmed, II.Beyazıt ve Yavuz Sultan Selim devrini idrak etmiş; Bursa II. Murad Medresesi’ne  bir öğrenim görmeye gitmiş olan Çankırılı Safiyüddin Mustafa, Bursa ilim ve tasavvuf tarihinde çok önemli etkiler meydana getirmiştir. Onun sülalesinden gelenler, Zeynîler Dergâhında  ilmi otoriteleri ile 227 yıl süren bir mutasavvıf zinciri oluşturmuşlardır. Safiyüddin Mustafa’nın vefatından beri 493 yıl geçmiştir. Bunca yıl sonra Çankırılı  hemşehrilerinin kabrini ziyaret ederek Fâtiha okuması, ruhunu tâzîz edecektir.

          Bursa'da yaşayan Çankırılı hemşehrilerimizden Zeynîler Dergâhı’nı ziyaret ederek bugünkü halini yazılı ve fotoğraflı olarak bu sütunlara aktarmalarını bekleriz.

 
(Cami ve türbelerin bulunduğu yer, Emir Sultan Camii ve türbesine yakın mesafede, Zeynîler Caddesi ile Gündoğdu Sokağı arasındadır. )



Düzenleyen Hakkı Duran - 18.11.2010 Saat 15:19
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 09.11.2006 Saat 15:07

 

               ZEYNÎLER CAMİİ ve ÇEŞMESİ

    Zeynîler Dergahı'na dair bazı bilgi ve fotoğraflara ulaşmak için Bursa Yıldırım Belediyesi'ne e-posta gönderdim. Bu konuda nazik alâkasını gördüğüm, fotoğrafları kısa zamanda ulaştıran belediye görevlisi Sanat Tarihçisi Sayın Nazlı Pınartaş'a teşekkür ederim. İşte Zeynîler Camii ve Zeynîler çeşmesi( Çeşmenin üstünde Zeynîlerde medfun olan önemli şahsiyetlerden bir kısmının adları yazılıdır.....).

 



Düzenleyen Hakkı Duran - 10.11.2006 Saat 14:48
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.02.2008 Saat 14:21
            
          

ŞEYH MEHMED ÇELEBİ (1494-1561)

 

Dokuzuncu halife olup, Çankırılı Şeyh Safiyeddin Efendi’nin oğludur. 1494 tarihinde doğmuştur. İlim tahsiline yönelmiş Muhyeddin Fenâri ve Kara Bâli Efendi gibi seçkin alimlerden ders almıştır. 1516 tarihinde Muallimzâde Şeyh Muslihiddin Mustafa Efendi Zaviyesinde bulunan Şeyh Seyyid Emir Ali Efendi’ye biat ederek icazet almaya muvaffak olmuştur. Şeyhinin 1531’de vefatından sonra sâliklerin yetiştirilmesi görevini üstlenmiştir. 1561 tarihinde hakka yürümüş ve dergâh hazîresine defnedilmiştir.

 

Mehmed Çelebi, kudsî tecellilere mazhar olmuş, ârif  bir mürşidi kâmil imiş. Kardeşi Abdullatif Efendi ilim yolunu seçmiş ve İznik Süleymaniye Medresesinde en yüksek ilmî derecelere ulaşmıştır. 953(1546) tarihinde dârı bekâya irtihal etmiştir.



Düzenleyen Hakkı Duran - 25.02.2008 Saat 14:23
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.03.2008 Saat 22:52
  
 
   

ŞEYH ABDULAZİZ   EFENDİ(ö.1588)

 

Mehmet Çelebi'nin vefatından sonra Şeyh Safiyeddin Efendi’nin diğer oğlu Abdulaziz Efendi, Zeynîler Zaviyesinin  onuncu postnişini olmuştur. Önce ilim yoluna girerek Bursalı Şeyhî Çelebi’den ve Hümayûn-nâme sahibi vasi’Alîsi gibi kimselerden yararlanmış, bazı medreselerde müderrislik yapmıştır.

 

İlâhî aşk cezbesinin galip gelmesi üzerine Zeynîyye yoluna girmiş, ağabeyinin halefi olarak irşad makamına geçmiştir. Seyr u sülûkunu ağabeyi Mehmed Çelebi’nin yanında tamamladığı anlaşılmaktadır. Kaynaklarda, Abdulaziz Efendi’nin yirmi yedi sene  gece gündüz tevhid zikrine devam ederek talipleri yetiştirdiği kaydedilmekte; “Zâhîr ü bâtını mâmur, keşf ü keramette meşhur” bir kimse olduğu belirtilmektedir.  1588 yılında hakkın rahmetine kavuşmuş, ecdâdının yanına gömülmüştür.

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.12.2008 Saat 15:06
 
 
        

   ŞEYH ABDULLAH EFENDİ(ö. 1598)

 

On birinci halife olup, yukarıda sözü edilen Şeyh Mehmed Çelebi’nin oğludur. Amcası Abdulaziz Efendi’nin vefatından sonra on yıl kadar irşad görevini sürdürmüştür. 1598 tarihinde vefat ederek Zeynîler dergâhı hazîresine defnedilmiştir.

 
          Takva sahibi, zâhid, salih ve abid, övülecek vasıf ve güzellikleri şahsiyetinde toplamış bir kimse imiş.
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 29.08.2010 Saat 20:53

ŞEYH MEHMED EFENDİ (ö.1609)

 

             Çankırılı Şeyh Safiyeddin Efendi'nin torunu Abdullah Efendi’nin oğludur.  Zeynîler Zâviyesi’nin on ikinci postnişinidir. Hilafeti babasından aldığı anlaşılmaktadır. Babasının vefatından sonra irşad makamına geçmiş, on yıl kadar bu görevi sürdürmüştür. 1609 yılında vefat ederek söz konusu zâviyede defnedilmiştir.

 
         Halkın sevgisini kazanmış, ilahi feyizlere mazhar, sınırsız sırlara vâkıf, salih ve takvâ ehli bir kimse imiş.

 

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.11.2010 Saat 14:52

 

ŞEYH MEHMED EFENDİ (ö.1630)

 

 

On üçüncü postnişin Şeyh Mehmed Efendi, Sa’dî hoca adlı birinin oğludur. Yazdığı Bursa Vefayâtı adlı risalesinde kendisinden önce gelen şeyhleri kaydetmiş; kendisinin de Kângırılı Şeyh Safiyüddin akrabasından olduğunu  belirtmiştir. Yine bu esere göre önce ilmiye yolunda ilerlediği, müderris ve kadı olduğu, Zeyniyye mensuplarının ısrarıyla İstanbul’da Şeyh Vefâ Zaviyesi şeyhi Ahmed Efendi’den icâzet alarak posta oturduğu anlaşılmaktadır.  1630 senesinde vefat etmiştir.

 

 

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22.05.2012 Saat 16:48

               ŞEYH KEMAL EFENDİ(ö.1666)

 

Ondördüncü halife, 13. postnişin Şeyh Mehmed Efendi’nin oğlu Şeyh Kemal Efendi’dir. Kaynaklarda açıkça belirtilmemesine rağmen irşad icazetini babasından almıştır. İlim tahsiline kadı olmak üzere başlamışsa da babasının vefatından sonra irşad makamına geçmiştir. 1666’da vefatına kadar bu vazifeyi yerine getirmiştir.

 



Düzenleyen Hakkı Duran - 22.05.2012 Saat 19:16
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30.03.2013 Saat 00:27
         ŞEYH MEHMED EFENDİ(ö.1680)

 

On beşinci postnişin, (14. postnişin) Kemal Efendi’nin oğlu şeyh Mehmed Efendi’dir. 1680 yılına kadar salikleri irşad görevini layıkıyle yapmıştır. Bu tarihte bekâ alemine göçerek Zeyniyye Hankâhı’na defnedilmiştir.

Onun şeyhliği döneminde  zâviye, câmi, türbe ve derviş odalarının esaslı bir tamirden geçtiği; bu işler için 62.533 akçe harcandığı kaynaklarda zikredilmektedir. ( E.Hakkı Ayverdi, Osmanlı Mimarîsi)

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek