2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Söyleşiler » Çankırı Tarihine 100 Canlı Tanık
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Çankırı Tarihine Tanık: Arif TOSYALI
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumÇankırı Tarihine Tanık: Arif TOSYALI

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
derelli Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 292
Mesajın Direkt Linki Konu: Çankırı Tarihine Tanık: Arif TOSYALI
    Gönderim Zamanı: 10.02.2007 Saat 18:06

Arif TOSYALI

 

 

Çankırı Tarihine Tanık: Arif TOSYALI
Çankırı Eski Milletvekili, Ilgaz Eski Belediye Başkanı Arif TOSYALI ile Mülakat
Mülakatı yapan: Nurettin DERELLİ, 04/02/2007 Ankara

Tanık                     : Arif TOSYALI
Doğum Yeri      : Aşağı Meydan Köyü/Ilgaz/Çankırı
Doğum Tarihi  : 1928
Mesleği                 : Serbest Ticaret
Önemli Görevleri : Ilgaz Belediye Başkanlığı, Çankırı Milletvekilliği

 

Sayın Vekilim, bizim geleneğimize saygılı olma adına izninizle size milletvekilim diye hitap etmek istiyorum. Sayın Vekilim, siyasete ilk girdiğiniz dönemde Türkiye’nin ve Türkiye’nin içinde yer alan İlimiz Çankırı’nın çok zor hayat şartları ile mücadele ettiğini bu gün için mevcut kaynaklardan öğrenebiliyoruz. Sizin çocukluğunuz döneminde gereken eğitim ortamının bulunmayışı sonucunda gelen yoksulluk, şehirleşememe, nüfus artışının fazla olmasına rağmen Çankırı’da nüfusu tutamama gibi,  bu örnekleri fazlalaştırabiliriz. İşte bu dönem içinde siyasete atılışınız, siyasetteki Çankırı’nın gelişimi yönünde gösterdiğiniz  atılımlar ve renkli kişiliğinizle Çankırı’nın bu güne kadar yetiştirdiği siyasetçiler arasında sizi unutulmazlar listesinde halen yaşatmaya çalışmaktadırlar. Biz Cansaati.Org Sitesi üyeleri olarak Çankırı tarihine 100 canlı tanık kampanyası adı altında siz değerli büyüklerimizden (siyasette olacak ama) siyaset dışında sosyal içerikli, geriye dönük olarak biraz da sizlere nostalji yaşatma adına derleme yapmak istiyoruz. Bu konudaki çalışmalarımıza destek olacağınızı daha önce beyan ettiğiniz için bu gün sizinle bire bir görüşebilmenin büyük hazzını duymaktayım. Dileğimizi geri çevirmediğiniz için de teşekkür ediyorum. Bu anlamda ön söz olarak okurlarımıza ilk mesajınızı alabilir miyim?

 

Belediyeden mi başlayalım, Demokrat Partiden mi başlayalım. N. Derelli; efendim siz nereden takdir ederseniz oradan başlayalım. Buyurunuz. Siyasetin temeli halka dayanır, köylüye dayanır, vatandaşa dayanır. Siyasete atıldığım andan bu güne kadar, bu gün de dahil olmak üzere, hiçbir zaman politikayı sadece seçimlerde kazanmak için, particilik için yapmadım. Seçimden sonra da hiçbir surette ayırım yapmamışımdır. Ne Halk Partisi, ne demokrat parti, ne adalet partisi, ne işçi partisi, hiçbir surette gelen vatandaşa siyasi durumunu sormamışımdır. Herkese eşit muamele ettim ve hastasına, ölüsüne, düğününe tüm sıkıntılarına ortak olmuşumdur. Belediye başkanlığı dönemimde (Ilgaz’da) benden evvel Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Reisi rahmetle anıyorum Ali Fakı, birde özel kalem ihdas etmişler, 3.500 nüfuslu bir yerde. Tabii halk özel kaleme koydukları insandan dolayı  belediye reisi ile irtibat sağlayamıyor. Ben belediye reisi olduktan sonra özel kalemi kaldırdım ve belediyenin kapısını söktürdüm. Açtırdım ve bu sefer halk gelmeye başladı, tabii ben de hoşnudum. Kahvelere oturdum onlarla haşır- neşir olmaya başladım ve mahalleleri gezmeye başladım. Mahalleleri gezmem dolayısı ile tesadüfen bir evin kapısını çaldım girdim, geçim sıkıntılarına şahit oldum. Eve girdiğimde evin büyüğü anneleri ve aileleri ben içeri girince şaşırdı. Belediye reisinin gelmiş olduğunu görünce ve bize ne ikram edeceklerini bilemezlerdi, artık orada çorbası varsa çorbasını içerdim. Tabii bunun yanında her gün sabahları bir mahalleye gitmek suretiyle ve mahalleden yoksulların evlerine gitmek suretiyle devam ettim. Belediye reisliğim müddeti içerisinde halk bizim çalışmalarımızdan memnun olmuştur. Ve bizi daha büyük bir göreve gönderme lüzumunu hissetmiştir.

Bir gün belediye reisliğimde bu da çok önemlidir. Bizim Ilgaz’ın Kuyupınar Köyü, bu köy sıfır bir köydür hiçbir surette Demokrat Partiden başka hiçbir partiye oy vermemiştir. Adalet Partisinden başka partiye oy vermiştir. Üç yüz küsurlu nüfusu başka partiye oy vermemiştir. Şükrü ağabeyi rahmetle anıyorum. Belediye Reisliğimde 27 Mayıs İhtilalinden sonra beni biraz düşünceli görmüş. Çağırdı, benden çok yaşlı olduğu için bana “ağanın oğlu niye düşünüyorsun” dedi. Ben de bir şey yok Şükrü amca dedim. “Oğlum, oğlum” dedi “ağanın oğlu sürü geriye döndü safsat ileriye geçti.” dedi. (SAFSAT; Zayıf koyunların arkada kalması) ben de bir gün sürüyü geri çevirdiler, yani Menderesi kast ettim. Bir gün  geri çevirdiler hiddetler ileriye geçti. Bir gün dedi “sen bu memlekete hizmet edeceksin bu memleketimin önderi olacaksın.” Netice olarak kalktım elini öptüm hayır duasını aldım. Rahmetle anıyorum.

Demokrat Parti bittikten sonra artık Nurettin Ok Çankırı’dan Ankara’ya gitti (Bu dönemde Nurettin Ok bey belediye başkanı, Gürkan Titrek İl İdaresi Kurulu İl Başkanı idi) Ankara’da Akşam Gazetesinin bir Muhabiri oldu. Bu Bu dönemde  Nurettin bey Şabanözü’ne geldi, Ilgaz’a geldi Çankırı’ya geldi “Yeni Türkiye Partisi”ni kuralım dedi. Adalet Partisi daha kesinleşmiş değildi. Biz buna itiraz ettik. Ben Belediye Başkanı olarak, Niyazi Havan (Yapraklı Belediye Başkanı) Türker (Kurşunlu Belediye Başkanı) o zaman Korgun Belediye Başkanı yok. Kızılırmak Yok, ve Şabanözü’nden İsmail Açıkalın belediye başkanı, Orta’da Hidayet Kurt belediye başkanı, rahmetle anıyorum Çerkeş’te Mahmut Hidayetoğlu, Eskipazar’da Hüseyin Uyanık Belediye Başkanı, Ovacık Belediye Başkanı Hüseyin Eroğlu’ndan müteşekkil bir iyi niyet kervanı olduk. Ve beni başkan yaptılar. Bu seçimlerde hiçbir partiye girmeyeceğiz. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisini (CKMP) destekleyeceğiz, Rahmetli Bölükbaşı’nı. Bölükbaşı Çankırı’ya geldi. Bu iyi niyet kervanına Rahmetli Halit Emekli (Sınger Halit) rahmetli Sait Gökgöz, rahmetli  Hamdi Uslu, N. Derelli, Hamdi beye Allah uzun ömür versin o sağ rahmetli Hamdi Uyanık, rahmetli İhsan Dede, rahmetli Coşkar, rahmetli Hamdi (soyadını hatırlayamadım), rahmetli Raif Ersoy, bunlarla biz iyi niyet kervanı olduk ve partiyi kurduk. Her onbeş günde bir ilçemizde toplantı yaptık. En sonunda Nurettin Ok’a gel CKMP’den adaylığını koy dedik. Nurettin bey, siz hangi cesaretle beni buraya aday koyuyorsunuz. Beni yem mi yapacaksınız dedi. Dedim arkadaşlar biz hepimiz karar verdik  hepimizde   CKMP'den seçime gireceğiz. İlçe yönetim kurulu oy kullanıyor  kazalarda toplam 105 delege. Sonra ilçe binasının önüne geldik ilçe binasında deneme oluyor, Rauf Çapan’lar, avukat Enersel ile birlikte 16 kişi kadar. Ben taşın üzerine oturdum gelen gidene bakıyorum. Belediye reisleri de yanımda ve netice Sayın Nurettin Ok liste birincisi, Sayın Sarayköylü ikinci Kazım Arar Üçüncü rahmetli Gürhan Titrek Dördüncü, bunların hepsi çekildiler. Sayın Gürhan Titrek de çekildiler. Ben dördüncüye girmem dediler. Senatör adaylığına Hazım Dağlı, en sonunda bu 15 kişinin içerisinden üç tane bir tane de Hazım Dağlı ile dört kişi, Bir de Rahmi İnceler diye Çerkeşli bir hemşerimiz geldi beni dördüncüye yazın dedi. Ama ben ne para harcarım ne bir şey harcarım dedi. Tabii bundan sayın Ok’un da haberi var, onu da listeye aldık ve 5-0 CKMP’den milletvekili  seçildik. Ve 4 kişi milletvekili ve bir senatörümüzle seçilmiş olduk. 57.000 oy aldık. (Yıl 1950) sonra Nurettin Ok bağırıyor bu arada ben kalktım tebrik ettim. Sana hayırlı uğurlu olsun dedim. Diğerlerini de tebrik ettim. Akşam yemeğimiz vardı. Mehmet Esin’in lokantasında herkes toplandı. Bizde belediye reisleri olarak Nurettin Bey’e de biz görevlerimizi yaptık, Allah sizlere de hayırlı uğurlu etsin, hepinize hayırlı hizmetler nasip etsin dedik. Ve Nurettin Ok Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine geldi. Meclise gelince tabii bizlerde gelip gidiyoruz falan buradan bir konuşma yaptı (TBMM kürsüsü) ilk konuşması ve “Rejimin adını koyalım” dedi. N. Derelli, tabii bu yürekli bir konuşma idi tabii, tabii tabii millet aşağıda kızılca kıyamet kopartıyor, milli birlikçiler falan, halk partililer kızılca kıyamet kopartıyor, tabii  fevkalede önemli bir konuşma. Demokraside noksan, güdümlü rejim. Netice itibariyle daha sonra Adalet Partisine intikal ettiler. Ve biz de iyi niyet kervanı ve belediye başkanları ile birlikte ilhak ettik.

 

(Sn. İsmail Coşar Mv., Sn. Arif Tosyalı Mv., Sn. Kamil Tabak Mv.(merhum), ÜSTTEN BİR ALT SIRA: Sn. Mehmet Ali Arsan Mv., Sn. Ali Çiftçi Mv., En sağdaki Sn. Ahmet Özkan Mv. ALT SIRA : Saffet Sakarya Mv., Sn. İ.Hakkı Karadayı Gen.Kurm.Bşk. Sn. İlker Tuncay Mv ve Bakan, Sn. Nuri Çelik Yazıcıoğlu Sn. Karadayı’yı tebriklerin den bir hatıra. İsimler soldan sıralanarak yazılmıştır.)

Sayın Vekilim, yapacağımız söyleşide lütfen kardeşim, arkadaşım ifadeleri yerine arkadaşım falanca gibi nitelendirirseniz okurlarımıza kişileri tanıma yönünde rahatlık sağlamış olacaksınız. Bu özelliği anımsatarak izninizle size ilk sorumu yöneltmek istiyorum?

Sayın Vekilim, kısaca doğumunuzdan, ev ve ailenizden bahseder misiniz?

 

1928 yılında Ilgaz’ın Aşağımeydan Köyünde doğdum. 1940 yılında halamın kızı Ayşe Tosyalıoğlu ile evlendim. 1948 yılında oğlum Yakup, 1952 yılında oğlum Dağıstan dünyaya geldi. Annem 1969 yılında 82 yaşında vefat etmiştir. Ağabeyim Mehmet Ali Tosyalı 1962 de, ağabeyim Halil Tosyalı 1975 de vefat etmişlerdir. Kız kardeşim Şahander 1960 da vefat etti. Bir kız kardeşim Fadime halen hayattadır. Aile ferdimizin tamamı 45 kişiden teşekküldür. Evimiz 3 odalı 6 tanedir ve soba ile ısıtmalıdır. Ilgaz’da otel olmadığı için köyümüzde bizim o zaman tabir edilen hizmetkar  ikisi erkek ikisi kadın olmak üzere 4 kişi çalışmakta idi. Her gün odamızda 15 sofra kurulurdu. Bunlar hizmet ederlerdi. Tabii babamı iki yaşımda kaybettim. Annem, ağabeylerim vardı. Dedem Hamdi  Ağa, hanımı Satı, anamın adı Huriye, Babamın adı Yakup, Tabii gene annemin babasının adı Mehmet Ağa, daha büyük dedem Abdullah Kutu köylü, hepside merhumdur. Böyle biz devam ettik. Netice itibariyle o zamanki köy şartları ve tahsil şartları çok zordu. N. Derelli. daha sonra o konulara gireceğiz efendim.

 

Ailenizin diğer fertleri arasında hanginiz aile refahınızın biraz daha düzelmiş haline tesadüf etmiştir.

 

Kardeşlerimizden en şanslısı ben çıktım. Çünkü ailenin refahlı günlerinde dünyaya gelmişim.

 

Rahmetli anneniz kendi anlatımı ile sizi bebeklik dönemizde hangi gıda ürünleri ile beslerdi, sizi beslemesinde kullandığı araçlar ve şartlar nelerdi?

 

Şartlarımız gayet iyi idi. En çok bizim beslenmemizde petek (karakovan) balı, arılarımız köyde 50-60 tane kovanımız vardı. Bahçemiz vardı. Köyde hayvanlarımız vardı. Koyunlarımız vardı. Bunlardan terayağı, kaymak, yoğurt, ayran yapardık bunlardan beslenme yönüyle hiçbir eksiğimiz olmadı. Her gün aşağı yukarı bir hayvan kesilirdi. Kıymadır ötedir beridir. Son derece bakımlı beslendik. Bizi gerçekten son derece bakımlı beslediler. Rahmetle anıyorum hepsini. Allah hepsinden razı olsun. Evimizde her şey vardı çarşıdan almıyorduk. Ne istersek ağabeylerim onu alırlardı.

 

Siz kendinizi tanımaya ve dolayısıyla çevrenizi tanımaya başladığınızda, aileniz nerede barınıyordu, barındığınız ortam nasıldı biraz bundan bahseder misiniz. Yani eviniz kaç odalı idi, kileri, banyoluğu, sofası, nasıldı. Isınma sisteminiz ne idi?

 

Köyde 2-3 tane evimiz vardı. 6 odalı, 5 odalı, 4 odalı, soba ile ısınırdı. Ve ocak vardı. Ve ocakta sacıyak dediğimiz üç ayaklı yüksekçe bir demir ocağın üzerine konurdu. Yemeklerimizde orada pişirilirdi. N. Derelli; sobalar odun yakmalı olsa gerek. Evet o zaman kömür yoktu. Sobalarımızda odun yakarak ısınırdık.

 

Okul çağına geldiğinizde ilk öğreniminize nerede başladınız? Sizi ilk okula kayıt yaptıran kişi kimdi, ilk okul öğretmeninizin adını hatırlıyor musunuz ?

 

Efendim, Ilgaz’ın Meydan Köyünde oturuyorduk. Köyümüzde hiç okulumuz yoktu. Kale köyünde okul vardı. Bizim Kale köyü ile Meydan köyü arası yayan olarak 10-15 dakika çekerdi. Orada okudum. Rahmetle anıyorum öğretmenim Sırrı Türközü idi. Ilgaz’ın Ucura köyündendi. Beni okula ağabeyim Mehmet kayıt ettirdi. Şimdi üç senelik eğitim veren ilkokulumuzda 244 öğrenci okuyordu. Rahmetli o günkü şartları ile öğretmenimiz bizleri sılaya çekti. Sordu bize bu gün ne yedin diye. Kimi sadece çorba içtiğini, kimisinin aç olduğu söyleniyordu. Yani öğrencilerin hemen hemen yarıdan fazlasının aç okula geldiği belli oluyordu. Sıra bana geldiğinde çay içtim dedim. Öyle deyince kulağımdan tuttu. Bende ağladım ve ben doğru söylüyorum dedim. O çayda Seylan çayı kutuyla 10 kiloluk çaylardandı. N. Derelli; yanlış anlamadım değil mi SEYLAN ÇAYI ! kontrapilak kutularda olurdu, kesme şeker çuvalla olurdu onu çekiçle kırıp çaya atardır. N. Derelli; rahmetli babanız nereden getirdi Seylan çayını. Bu çayı Kastamonu’dan getirtirdi. O zaman Türkiye’de çay pek bulunmazdı. Ama çayı ıhlamur gibi tek çaydanlıkta ocaktaki sacıyak üzerinde kaynatırdık. Tahsildar geliyor, misafir geliyor onlara kaynatıp ikram ediyor, yine üzerine su koyup tekrar kaynatabiliyorduk.

 

İlk okula başladığınız yıllardaki okul arkadaşlarınızın ismini hatırlıyor musunuz? Bunların içinde en iyi anlaşabildiğiniz arkadaşınız kimdi ve o dönemden yaşayan arkadaşlarınız var mı?

 

Bir tane, bizim köyde Hakkı Hayırlı isminde bir arkadaşım kaldı. Şimdi üçüncü sınıfta, bu arada bir şeyi arz edeceğim. Beşinci sınıfa gelmem için Ilgaz’a gittim. Ilgaz’daki okulda bana bir soru sordular, herkese sordular. Bu birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıfın diplomasını almam için bir soru sordular. Sordukları soru şu gayet enteresan. “denizlerin hangisi yüksek?” tabii ilkokulda okurken hiç ortam yoktu. Hiçbir iyim yoktu. Hepsi peki idi. Sıra bana geldi. Ben dedim Talep Yaman isminde Ilgazlı bir öğretmen, bana dedi ki! “denizlerin hangisi yüksek”, efendim  denizlerin hepside aynı dedim. Evladım dedi. Efendim içi dolu bir su bardağı istiyorum dedim. Suyu ona dolduracağız bir bardağı da boş bırakacağız, ikisinin arasında bir çubukla yol yapacağız, çünkü denizler bir birine karışması dolayısıyla hepside birdir dedim. Beni birincilikle beşe kayıt ettiler ve orada bana beşinci sınıftan diploma verdiler. N. Dereli, yani diploma alabilmek için 4 ve 5 nci sınıfı birer yıl daha okudunuz mu? hayır birer yıl okumadık sadece önce sınav yaptılar, kazananı dört ve beşinci sınıfı olan bu okula kayıt ettiler ve sınav sonucu başarımıza göre de mezun edip ilkokul diplomamızı verdiler. N.Derelli; teşekkür ediyorum efendim. Güzel bir anı.

 

Öğrencilik döneminizde ileriki dönemleriniz için en büyük hayaliniz ne idi? Hayalinizi gerçekleştirebildiniz mi? Gerçekleştiremedi iseniz bu gün için üzüntünüz var mı ?

 

Hayalim okumak, okumak, okumak. Ve üniversiteyi bitirmek idi. Fakat ne yazık ki ağabeyimi kaybettim. Babam yoktu. Babamı da kayıp etmiştik. Ben yüksek okula gidemedim. Ancak, orta okulu sonradan diploma almak suretiyle bitirdim. (dışardan) şimdi üniversiteye giremediğime, okuyamadığıma hala ve hala üzülüyorum. N. Derelli: anladığıma göre ailevi durumunuzdan dolayı köydeki sorunları sizin üstlenmek durumunda kaldınız. Aileye çeki düzen verebilmek için.  Evet,  evet aynen.

 

Sayın Vekilim,  şimdi sizin  aile büyüklerinize yer verip daha sonra yine izin verirseniz yaşam çizginize döneceğim. Babanız; aslen nerelidir? Anneniz nerelidir? Ailesi nerelidir? Aileleri hakkında bilginiz varsa ve bizleri bilgilendirirseniz seviniriz?

 

Ailem çok eski yıllardan, beş altı kuşak dededen  Tosya’dan gelme. Bizim Ilgaz’a yerleşmemizden sonraki soyadımız Tosya’dan gelmedir. Ailemin hepsi Ilgaz doğumludur. Ilgaz’lıdır. Benim annem gene Ilgaz’ın Yalaycık köyündendir. Babam da yine Meydan köyündendir. Ama hepsini rahmetle anıyorum. N. Derelli; mekanları cennet olsun efendim.

 

Bir defa daha geriye dönmek istiyorum. İlköğrenim çağında okul arkadaşlarınız dışında mahalle arkadaşlarınızdan isimlerini hatırladıklarınız var mı? Onlarla sokakta ne gibi oyunlar oynardınız? Oyun malzemeleriniz nelerdi? Siz hareketli enerjik miydiniz ve her arkadaş oyununa katılma gibi girişimleriniz var mıydı? Yani oyuna girdiğinizde oyun liderliği yapar mıydınız? Arkadaşlar arasında bir lakabınız var mıydı?

 

Hayatta olan okul arkadaşım Hakkı Hayırlı, yine mektep ve mahalle arkadaşım, Bilal Özdemir, Nuh Şahin bunlarla ekseriyetle oynardık. Topaç yapardık. N. Derelli; hangi malzeme ile yapardınız o topacı? öyle elimizle ağaçtan yapıp iple çevirirdik. Sonra Palak yapardık. N. Derelli; Palak nedir biraz açar mısınız? Kavaktan yapardık böyle çizerdik kavaktan kabuğu çıkartır üzerine de hüppü takardık onunla üflerdik. Yani zurna gibi öterdi. Tabii birde şey oynardık. Birbirimizin üstünden hoplardık, neydi o N. Derelli, uzun eşek, evet uzun eşek. Sonra arkadaşlarla beraber ava giderdik. En büyük zevkimiz avdı. N. Derelli; ne avı idi tür olarak? keklik, tavşan, N. Derelli; av için kullandığınız araçlar ne idi? Tüfek, saçma. Tüfek ama kırma falan değil, borusunun üstünden barut doldurup sıkıştırma. Her gün bir yerde bulunurduk. Arkadaşlarımızla münasebetlerimiz çok iyi idi. Giderdik bağlara bağlarda bağ bozumundan önce, üzüm bağını dalında iken toprağa gömerdik. Bağı toplayanlar onları görmezdi, bizler daha sonra Ocak, Şubat aylarında giderdik üzümü gömdüğümüz topraktan çıkartır yerdik. N. Derelli; bozulmaz mı idi? bozulmazdı. N. Derelli: Toprağa üzüm gömme bu gün için yine geçerli midir? ama dalından kopartmayacaksın önce toprağı biraz derinleştireceksin, altına saman koyacaksın, üzerine üzümü dalını kopartmadan koyacaksın tekrar üstüne saman örtüp toprağı kapatacaksın. O zaman bozulmaz. Teşekkür ederim efendim doğrusu ben üzüm saklamadaki bu usulü bilmiyordum.

 

Çalışma hayatınıza kaç yaşında ve hangi işle başladığınızı hatırlıyor musunuz) ve iş hayatınıza atıldığınızda hayalleriniz nelerdi, bu gün için düşünürseniz hayallerinizi gerçekleştirebildiniz mi?

 

Efendim 1948 yılında askere gittim. 1950 yılında askerden geldim. Hayalim ise kamyon almak ve şoförlük yapmaktı. Kamyonu aldık ehliyetim yoktu. İzmir’de tamirci Orhan vardı. Allah rahmet eylesin, Çankırı’da o şoförler cemiyeti başkanı idi. Ehliyeti onlar veriyordu. Ben sınava girdim ikinci girişimde ehliyeti bana verdiler. Uzun müddet şoförlük yapmadım. Ama kamyonu kullanıyordum. Daha sonra nakliyecilik yaptım. N. Derelli: ne üzerine nakliyecilik yaptınız? Efendim kerestecilik üzerine, tomruk taşıma ve gelirken de sebze getirme işi yaptım.

 

Sayın Vekilim, okul döneminizdeki yaş grubunuz içerisinde en çok neye özlem duydunuz? Aileniz yapısı içinde, arkadaş grubunuzla olan ilişkilerinizde, beslenmeyle ilgili, sosyal yaşamınız yönüyle, neye en çok özlem duydunuz.

 

En çok yarayışlı gıdaları yemişizdir ve arkadaşlarımız içerisinde de tabii geçim sıkıntısı zor olanlara da evden taşıdığım yiyecekleri onlara ikram ederdim. Ve okul dönemimden bitirinceye kadar devam etmiştir. Hiçbir surette hiçbir şeye özlem duymadım ve duymadık çünkü evimizde her bir şeyimiz vardı. Olmayanı da alırdık. Gene arkadaşlarımıza elmamızı, armudumuzu ortaya korduk, ikram ederdik.

 

Sizler yaşınız gereği savaş sonrası dönemi yaşadınız yani karneli dönemi. O dönemlerden bahseder misiniz?

 

Karneli dönem; Cumhuriyet Halk Partisi döneminde ekmeğe karne vardı. Birlik mağazası vardı bu mağaza Çankırı’da, Ilgaz’da burada N. Derelli; anlaşılıyor ki Birlik ismi ile açılan mağazalar her il ve ilçelerde açılmış. Evet N. Derelli; peki bu mağazaları açan Devlet mi idi? Hayır burada esnaflar 6-7 kişi yan yana gelirdi ve birlik mağazası olarak açılırdı. Uzun zaman bu birlik mağazasının başında rahmetli Mehmet ağabey, her nüfus cüzdanında sen geliyorsun, basma alıyorsun divit, gaz alıyorsun, şeker alıyorsun derdi. N. Derelli; her nüfus cüzdanındaki kaşe Mehmet Tosyalı’ya aitti. Onun mührünü basıyorlardı. Tabii o zaman burada yetiştirdiğimiz buğdayı Öşür vardı. Düvenle sürer yaba ile savururduk, oradan hükümetin görevlileri gelirdi. Ağaç mühürleri vardı onu basarlardı. Tarladan ne çıktı ise onun üşürünü devlete öderlerdi.

 

Siyasete atılmadan önceki yaş grubu döneminiz içinde sizde iz bırakan, Vali ve politikacılar oldu mu (Çankırı için) oldu ise okurlarımla paylaşır mısınız?

 

Çankırı’da, Ilgaz’dan rahmetli İbrahim BATMAN vardı. N. Derelli; ne görevinde idi efendim. Milletvekili idi. Demokrat Partiden, tabii Asım EMRE N. Derelli; ne görevinde idi? O da milletvekili idi. N. Derelli; Hangi parti? Demokrat Partisi. Efendim, şimdi orada beş tane milletvekilimiz vardı. Bunlardan Asım EMRE vardı Celal OYLUM, efendim Tahsin Nahit UYGUR vardı. N. Derelli; hepsi milletvekili bunların? evet Tahir AKMAN vardı. Demokrat Parti Milletvekili. İdi tabii bunlarla iyi münasebetlerimiz olmuştu. Bunlardan çok örnek almışımdır. Yani bunların çalışmalarından örnek almışımdır. Rahmetli Kazım Arar, rahmetli Kemal Akalın, hep Demokrat Partiden. Valimizde çok Vali gelip geçmişti en çok duranlardan Çapanoğlu (Pipolu Valilerdendi)

 

Yine bu yaş grubunuz içinde Çankırı’ya ilk gelen otomobil, ilk kamyon, ilk radyo ve yapılan ilk apartmanı, iletişimde kullanılan ilk telefonu hatırlıyor musunuz? Ve bu dönemde Yörenin toprak yönüyle en zengini, iş adamı, alimi kimdi?

 

Çankırı’da Mehmet PEKEL vardı. Sağır diye tabir edilirdi. Otel işletirdi. (Şehir Oteli) sonradan Nurettin Hasaltın  aldı orasını. (Cincimamların oğlu) Ilgaz’a da ilk radyoyu getiren Şevket AĞA’dır. Ve bu radyonun markası da AĞA idi. 73 pare köyümüz vardı. Aşağı yukarı oraya radyo dinlemeye gelirlerdi. Bataryalı idi, bataryası biterdi nişadırdan ucuna iki tel bağlayıp nişadırın içine batırırdık. Öyle dinlenirdi. İlk otomobil, Çankırı’da Şavrole ve austın markasında idi. Çankırı’ya da ilk mercedes marka taksiyi  getiren Sağır Mehmet Olmuştur. (Mehmet Pekel) N. Derelli: teşekkür ediyorum efendim. Pekiyi o zamanların alimi kimdi, isim yapmış alimi? bir hoca vardı, Hacı Ahmet Efendi. Bu hicazda namazı kıldıran adamdı. Ve Ilgaz’ın Dereköyü’ndendir. Şimdi hayatta olan ali ile Mehmet Akkuş oğlu bulunmaktadır.

 

Çankırı’da bulunduğunuz dönemler içinde hangi işle uğraştınız, burada size en yakın dostlarınızdan isimler verebilir misiniz? Bu dostlarınızla yaptığınız sohbetlerinizin içeriği daha çok hangi konuları içerirdi.

 

Çankırı’da dostlarımız, tabii Çankırı’ya geldiğimizde Ilgaz’da oturuyorduk. Çankırı’ya geldiğimizde Sayın Titrek, Sayın Ok, rahmetli Sadık Uyanık, Kazım Kesgin, Mustafa Gümüşoğlu, Selahattin Bayram, Bekir Salepçi gibi arkadaşlarla fevkalade irtibat kurardık, konuşurduk. Sonra alışverişimi Saray Ticaretle, Dodur’larla yapardık. N. Derelli; sohbetlerinizin içeriği daha çok ne olurdu? sohbetlerimizin içeriği memleket meseleleri, ticari konular, memleket nasıl kalkınacak, memlekete ne yapılması gerekir, bu Çankırı’nın geri kalmışlığını nasıl yenebiliriz? Bu konular üzerinde sohbetlerimiz olurdu.

 

Çocukluk ve gençlik döneminizdeki Çankırı’nın nüfus yoğun ile bu günkü nüfus yoğunluğunu karşılaştırdığınızda bir gelişme gözlemleyebiliyor musunuz?  Gözlemleme fırsatınız oldu ise sizce nüfus yoğunluğunda bir azalma var ise sebebi, çoğalma var ise sebebi sizin bu konudaki yorumunuz neler olabilir?

 

Çankırı’nın nüfusu çok fazla idi. N. Derelli; hangi tarihlerdeydi ortalama olarak? Mesela 1960 yılına kadar. Çünkü ondan sonra imkanı zorlaşınca millet çareyi dışarıya göç etmekte buldu. Tabii içeride bir fabrikamız yok, iş sahamız yok, sadece bir un fabrikamız, (Zencircioğlu un fabrikası) bir de kireç fabrikamız vardı ve oralarda çalışan insanlarımızın çoğu Boyalıcalı idi (Merkeze bağlı yeni ismi ile Esentepe mahallesi) N. Derelli; yani Çankırı’da ekili alan arazisi daralmadan dolayı mı dışa çıkış oldu, yoksa tarım sektörünü geliştirememekten mi dışarı çıkış oldu? tarım sektörünü de geliştiremedik, tarımda bir mahsül alamadık Çankırı’da olan sadece Tuz başka bir şey yoktu. Çıkan tuzu da RECİYE verilirdi. (Tekel ismine eskiden reci denilirdi.)

 

Ilgaz ilçemiz kökenli olduğunuza göre, bizi biraz Ilgaz hakkında bilgilendirmeniz amacıyla sormak istiyorum. Ilgaz’ın bilinen medrese, kıraathane, çamaşırhane ve benzeri yerlerinden bahseder misiniz? Bu gün için sizinle aynı yaş gurubundan yaşayanlar var mı?

 

Ilgaz’da medrese kapatıldı. N. Derelli; daha önceden var mı idi? Ne idi ismi? Evet vardı. Kuran kursları falan vardı. Bir  tane yukarı mahallede çamaşır hane vardı. Sonra ben belediye başkanı olunca her mahalleye bir çamaşırhane yaptırdım. Şimdi ilk başta kıraathane idi o da kahvehane olarak kullanılırdı sonra bir tane daha yapıldı, bir tanede  gavurun hanı olarak tarif ederler bir han vardı, bunlar şimdi yıkıldı yerine başka şeyler yapıldı. N. Derelli; bu kıraathaneler nerelerdeydi? Bir tanesi Ilgaz’ın içinde Koca Nuri’nin kahvehanesi diye tabir ederlerdi. Bir tanesi de Çıtak Ali’nin kıraathanesi, kahvehanesi vardı. Birde Cemil Özveren rahmetli onun kıraathanesi vardı. Sonradan bunların hepsi yıkıldı. Birde tarihi hamamımız vardı. N. Derelli; ne hamamı? Çarşı hamamı. O da ben belediye reisi olduğumda tamamlandı. Onu ikiyüz küsur kilo bakırdan sıcak su kazanı (altından odun yakarak ısıtmalı) yaptırdım, şu anda hiçbir restoreye ihtiyacı olmayan bu hamam kullanılır vaziyettedir. Ben belediye reisi iken hamamdan faydalanmayı tamamen ücretsiz yapmıştım. Halkın hamamda güzelce kendi temizliklerini yapabilmeleri için, bedeni temizliğe alıştırmak için. Benden sonra gelenler hamamı ücrete tabi tuttular ve gün güne müşteri bulunmaz oldu. N. Derelli; Peki efendim şu anda bu tarihi hamamın mülkiyeti nereye ait? Belediyede ve şu anda hamam çalışmaya hazırdır.

 

Sayın vekilim, izninizle bu bölümde siyasi konumuza dönerek geçmişiniz hakkında bilgi almak istiyorum. Bu konudaki ilk sorum şu olacaktır. Uzun dönem milletvekili yaptığınız için yeni kuşak nesillerimize sizi daha iyi tanıtma amacına yönelik olarak, ilk defa siyasete atılma fikri sizde nasıl gelişti.

 

Efendim, 1969 senesinde 16 tane milletvekili adayı vardı. Yalnız Mustafa Turcan (eski güneş gazetesi sahibi gazeteci) bir manşet attı. Ben belediye başkanıyım. “Ilgaz Belediye Başkanı ve kereste tüccarı olan Arif Tosyalı  geliyor, adaylar ayağınızı denk alın” manşeti ile  adaylara sesleniyor. N. Derelli; bunlar kendi düşüncesi? evet bunlar kendi düşüncesi. Memlekete yarayışlı bir belediye reisliği yapmıştır, ayağınızı denk alın diye bir manşet atmış. Sonra kendisine gittim, Mustafa ağabey bunu nereden buldun da böyle şey yaptın dedim. Ben yazdım dedi. Bana geldin madem sen de adaylığını koyacaksın biz senin arkanızdayız dedi. Ben de adaylığımı koydum.

 

İlk Milletvekilliği adaylığı için öncelikle hangi partiyi seçtiniz ve kaç yılında partili oldunuz. Seçtiğiniz partiyi tercih ederken, hangi kriterleri kendinizle özdeşleştirdiniz. Bundan önce muhtarlık, ilçe başkanlığı gibi görevlerde bulundunuz mu ?

 

İlçe başkanlığı görevinde bulundum. Demokrat Partinin bütün kademelerinde bulundum. 1950 tabii bundan sonra Adalet Partisi, Demokrat Parti kapandıktan sonra Adalet Partisi kuruldu. Ve biz de Adalet Partisinden Milletvekilliğinde karar kıldık.

 

Halktan sizi Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil etmek istiyorum diye vekaletlerini istediğiniz tarihe kadar hangi işlerle meşgul olmuştunuz. Sakıncası yoksa yaptığınız iş kollarını anlatabilir misiniz?

 

Milletvekilliğine başlamadan önce, ticaretle iştigal ediyordum. Milletvekili olunca bütün ticari faaliyetlerimin hepsini kardeşlerime devrettim. Üzerimde hiçbir ticari faaliyetim kalmadı.

 

Siyasi hayatınızla, ticari hayatınızı karşılaştırdığınızdaki gözlemlerinize dayalı olarak, siyasetle, ticaret arasındaki farklılıklar yönüyle, keşke ticari hayatımı sürdürseydim diye bir düşünceye kapıldınız mı ?

 

Hiçbir zaman kapılmadım. Hizmetlerimden zevk aldım milletin derdini davasını omuzlamaktan zevk aldım.

 

Siyasete atılmanızda bir  hedefiniz var mıydı? varsa siyasi döneminizde bu hedeflerinizi gerçekleştirebildiniz mi? gerçekleştiremedikleriniz varsa buna engel sebepleri sırası ile anlatabilir misiniz?

 

Siyasete atıldığımda kafamda tasarladığım her şeyi gerçekleştirmiş oldum. Hiçbir zaman siyasette pişmanlık duymadım. Arkadaşlarımdan iki tanesi Bakan oldu. Ama hiçbir zaman onlar bakan oluyorlar da ben neden olmuyorum diye kıskançlık duymadım. Ve arkadaşlarım bakan oldular, memlekete hizmetlerinden gurur duydum. Yani bir ekip çalışması yaptık. Hep beraber memleketin hizmetinde bulunduk.

 

Siyasete girdiğinizde kendinize siyasi rakip olarak aldığınız kimseler var mı idi? Yani siyasi hayatınızda şu arkadaşım benden daha üstün hizmet üretmektedir, ben hizmette onu nasıl geçe bilmeliyim diye kendinize rakip seçtiğiniz kişileri kast etmekteyim. Böyle bir düşünceniz olmadı ise kendinize ben siyasi hizmette onlardan daha ileriyim diye bir düşünceye kapıldınız oldu mu?

 

Hiçbir zaman siyasi rakip olmamışımdır. Siyasette değerli bir arkadaşım Demokrat Partili, Adalet Partili, biri belediye başkanı olmuştur, biri milletvekili olmuştur, biri il başkanı olmuştur hiçbir zaman rakip olarak düşünmedim. Mesela Ilgaz’ın Belediye grubu 600’ünden 550’sini Sayın Nurettin Ok’a vermiştir. Kadirşinas insanlar hiçbir zaman bizi yalnız bırakmamıştır. Biz, arkadaşlarımızla beraber, birlikte çalışıyoruz ve memleketin menfaati bu yöndedir dedim ve bu arkadaşları desteklememiz ve bu arkadaşlarla beraber olmamız gerekiyor dedim.

 

Şimdiye kadar yaptığım mülakatlardaki ortak sorumu izninizle de paylaşmak istiyorum. Çankırı için bu gün övünç duyduğunuz bir eseriniz var mı? Varsa bunları söyleyebilir misiniz? Bunların arasında bu gün için keşke şu hizmeti yapmamış olsaydım Çankırı ve Çankırılılar için daha iyi olurdu dediğiniz gerçekleşmiş bir projeniz var mıdır?

 

Çankırı’nın daha güzel bir noktaya gelmesi için çaba göstermişimdir. Çankırı’nın geleceğini hep birlikte yapalım düşüncesi ile hareket etmişimdir. Bir gün olsun yaptığım işlerden pişmanlığım yoktur. Geriye döndüğümde acaba şunu niçin yapmadık diye bir pişmanlığım yoktur. Hepsini arkadaşlarımla beraber en iyi şekilde yapmışızdır.

 

İstanbul birinci boğaz köprüsü inşaatında kullanılmak üzere Ilgaz’dan köprünün değişik işlemlerinde kullanılmak üzere kereste ticareti yapılabildi mi? Yapılabildi ise bu ticareti kimlerin gerçekleştirebildiğinden bilginiz var mı?

 

İstanbul boğaz köprüsüne kereste işi ile ilgili Çankırı’dan hiçbir ticaret ilişkisi olmamıştır. Zaten boğaz köprüsünün kalıp işleri çelik üzerine idi.

 

Günümüzdeki siyasilerimize baktığımızda aynı siyasi partiye mensup ve bir devrelikte birlikte siyasette olmuş olmalarına rağmen bir birliktelik kuramadıkları görülmektedir. Halbuki sizin siyasi geçmişinize baktığımızda siyasetinizin hep eski bakanımız Sayın Nurettin Ok’la birlikte yürüttüğünüz görülmektedir. Yani Sayın Ok’un Meclis Başkanlığı ve Bakanlığını dikkate aldığınızda siyaset devrelerinizde hep iyi bir ekip olabildiniz mi? olabildiniz ise, birlikte Çankırı’nın gelişimi yönünde hangi projeleri hazırlama gayretleriniz oldu bu konuda okurlarımızı bilgilendirebilir misiniz?

 

Çankırı’da halen arkadaşım Sayın Ok, yine arkadaşım (ağabeyim) rahmetli Gürhan Titrek ve Çankırı’da yine milletvekili ve senatörlüğümüzü  yapan rahmetli Hazım Dağlı ile uyum içinde çalışırdık. Bu görmüş olduğunuz yapılan işlerin hepsi Adalet Partisi döneminde yapılmıştır ve Adalet Partisinin damgasını taşımaktadır. Efendim  Makas Fabrikası da yapılan hizmetlerimiz arasındadır. Zaten Çankırı’da ne yapılmışsa Adalet Partisi döneminde yapılmıştır. Bunun devamı olarak da ne yapılmışsa Sayın Nevzat Ayaz’ın bakanlığı döneminde yapılmıştır. Onun da şahsında kendisine teşekkür ediyorum

 

Sayın milletvekilim, siyaset yaptığınız dönemde gençlerimize iş imkanları sağlama yönündeki gayretlerinizi anlatmadan önce tarihi yerlerimizin resterasyonu, yeni tarihi yerlerimizin keşfedilmesindeki  veya Çankırı’nın jeotermal kaynaklarının araştırılmasında, tarım ve hayvancılık sektörünün geliştirilmesinde, ticari hayatın geliştirilmesindeki gayretlerinizden de bahsederseniz memnun olacağım.

 

Çankırı’dan Sayın Ok’un bakanlığı döneminde ve Sayın Gürhan Titrek’in bakanlığı döneminde 300-500 kişi işe alınmıştır. Hepimizin muvafakatı ile. Bu işe alınanların içerisinden hiçbir zaman parti ayırımı yapılmamıştır. Tabii Çankırı’da işe alınanlar için Çankırı’ya sayın Nurettin Ok ve Gürhan Titrekle beraber  geldiğimizde ilgili müdür Arif Ağabey Çankırı’ya artık eleman göndermeyin istihdam edecek yerimiz kalmadı demişlerdir.

 

Efendim şunu sormak istiyorum Çankırı’dan milletvekilliği yapan büyüklerimize baktığımızda Çankırı’mızdan hangi ilçelerimiz milletvekili çıkartamamıştır. Çıkartamayan ilçelerimiz ile ilgili yorumunuz ne olacaktır?

 

Şimdi Çankırı’da milletvekilliği yapmak o kadar zor ki! Çankırı, Ankara’ya 128 Km. mesafededir. Bir işi olan hemen Ankara’ya gelir. Hemen milletvekiline ulaşır. Tabii gelenlerden hiçbir zaman müşteki olmamışızdır. Cenazesi varsa cenazesine, hastası varsa hastasına, işi varsa işine koşmaya çalıştık. Ama hiçbir zaman olmayacak işin önüne düşmedim. Şimdi en çok milletvekilliği çıkartan Ilgaz’dır. Aynı zamanda da milletvekilliği vatandaşla haşır neşir olmasından ve işlerine koşturmasındandır. Çankırı’da o olmasın şu olsun, o olmasın şu olsun gibi kenetlenme zayıflığı sebebiyle Ilgaz’ın da daima birlikte hareket etmesi sonucu milletvekilliği çıkarmadaki şansı yüksek olmaktadır. İhtilaldan sonra Yapraklıdan, Şabanözü’nden çıkmadı. Eskipazar’dan çıkmadı, Eldivan’dan çıkmadı, Korgun’dan çıkmadı. Kızılırmaktan çıkmadı. Çerkeş’ten çıkmadı, Ovacık’tan çıkmadı. Hatırlayabildiğim bu kadar. Çankırı insanı önce birbirlerini hazmetmeli, birbirlerine karşı çekememezliklerini tedavi etmeli birlik beraberliğini sağlamalı, bunları başardığımızda her konunun üstesinden geleceğine inanmaktayım.

 

Sayın Vekilim hoşgörünüze sığınarak bir şey konu hakkında daha yorumunuzu almak istiyorum. Tabii Çankırı hakkında. Siz dahil sizden önceki siyasileri gördünüz yaşadınız. Çoğu da rahmetli oldu Allah’ın rahmetine kavuştu. Sizin döneminiz, sizden sonraki Anavatan Partisi dönemi ve şimdi dönem (Ak Parti dönemi) milletvekillerimiz var. Bunların hepsini kucakladığımızda ve yorumladığımızda , bu tarihten sonra siyasete atılmak isteyen gençlerimize ne gibi özelliklerin olmasını beklersiniz ?

 

Şimdi Demokrat Partisi döneminde, Adalet Partisi döneminde milletvekilliği yapan insanları hayatlarını  incelemeleri lazım. Onun haricinde milletvekili olur bir dönem yapar ama bir daha millet tanımaz o nedenle halka dayalı olmalı. Şu anda Çankırı’dan şimdiye kadar milletvekilliğini kimler yaptı, senatörlüğünü kimler yaptı diye sorarlarsa ilk akla gelen Sayın Nurettin Ok olur. Gürhan Titrek gelir, Arif Tosyalı gelir, Nevzat Ayaz gelir. Bundan sonraki arkadaşlarımız milletvekili olmuşlardır oy almışlardır bundan sonrada memlekete bir şey yapmamışlardır. Milletvekili olmuşlardır bir birlerine düşmüşlerdir. Anavatan İktidar olmuştur. İlker Tuncay bey bakan olmuştur. Ahmet Özkan, Saffet Sakarya ayrı ayrı telden hareket etmişlerdir. Gel MHP’den İrfan Keleş ve Hakkı Duran milletvekili olmuşlardır birbirlerini tamamlayamamışlardır. Birbirleri ile dargın olmuşlardır. Şimdiki dönemde (AK PARTİ) zor bir dönem yaşıyorlar. Bizim Tevfik Akbak- İsmail Ericekli ayrı ayrı yol takip ediyorlar aralarında kırgınlık olsa gerek. Fakat görüyoruz hüzün duyuyoruz. Üçü de birbirlerine düşman gibiler. Tabii bizler böyle şeyleri siyaset devrimizde yaşamadığımız için, bir birlerimizi kıskanmadığımız için bana böyle şeyler ters geliyor. Başbakan geliyor, Bakanlar geliyor ama daha Çankırı hiçbir hizmet alamamıştır. Başka yerler almıştır ama Çankırı hiçbir hizmet alamamıştır. Deminde söyledim. Siyasete girmeyi düşünen hemşerilerimiz önce birbirini sevecek, insanını sevecek, hakka hukuka, saygılı olacak, ama önce sevecek, birbirlerini çekiştirmeyecek, arkasından aleyhinde bir harekette bulunmayacak. Birbirlerini kardeşçe kucaklamayı öğrenecek. Gerisi kolay. Bizim ananelerimiz onlara yeter.

 

Efendim, kıymetli vakitlerinizi ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Umarım bu söyleşimiz gelecek nesillerin geçmişleri yönünde aydınlanmalarının bir  kısmına yardımcı olur. Son olarak okurlarımın bilgisine sunmak istediğiniz konular varsa onları da toplu olarak kısaca almak istiyorum.

 

Öncelikle, bir Çankırılı olarak Çankırı insanını birlik beraberliğe davet ediyorum. Gencini, ihtiyarını, kadınını, erkeğini birliğe davet ediyorum. Çankırı’da ne yapılması gerekirse her şeyi bırakıp birlik beraberlik içerisinde yürümenin faydaları var. Şimdiye kadar ne yapılmış ise bunun birlik beraberlik içerisinde olduğuna inanmışımdır. Çankırı gençliğine, Çankırı halkına Çankırı’nın eski nüfusuna çıkılması için birlik beraberliğe ulaşmasının gerektiği bilincinde olması lazım. Kim Çankırı’nın gelişmesinde faydalı olabiliyorsa, hangi taraftan olursa olsun orada birleşmenin faydalı olacağına inanmaktayım. Kuru kuruya muhalefet yapmanın memleketin gelişmesine hiçbir faydası olamaz. Birde hizmetlerin sağlıklı gelebilmesi için mutlaka bakan yapılabilecek kişilerin desteklenmesi gerekir. Çünkü milletvekilleri hizmetin gelişinde ricacı durumda olduklarından ve bakanın ise icranın başında bulunuşu sebebiyle buna biraz daha ağırlıkla dikkat edilmesi fayda getirecektir. Geçmiş tarihlerde Çankırı hatırı sayılır sayıda Bakan vermiştir. Vilayetler sıralamasında Çankırı en çok Bakan çıkartanların başında gelir. Bakınız Nurettin Ok; Meclis Başkan Vekili, iki üç dönem bakan, sayın Titrek Ticaret Bakanı ve Devlet Bakanı, Sayın Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı, Hüsnü Ericek (ismini yanlış anlamış olabilirim) Köy İşleri Bakanı, rahmetli Hazım Dağlı Milli Savunma Bakanı, İlker Tuncay Tarım ve Köy İşleri bakanı ne oldu en çok bakan çıkartan il Çankırı oldu. Ve bu bakan arkadaşlarımız can siperane çalışmışlardır. Onun için bundan sonrada milletvekili olacak arkadaşların arasından birisinin bakan olabilmesinin gerekliliğine dikkat edilmelidir.

 

Sayın Nurettin Derelli bey, konuşmamın sonunda size de bu hizmetinizden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Memleketimizin birçok meselelerine destek olduğunuzu ve Çankırı’dan hiç kopmadığınızı da biliyorum. Bu yöndeki güzel hizmetlerinizin de devamını diliyorum. Hemşerilerimin hepsine saygı ve hürmetlerimi iletiyorum.

 

Bende size şahsım ve okurlarım adına tekrar teşekkür ediyorum. Vaktinizi ayırdınız, beni hoş karşıladınız. Sağlıcakla kalınız.

 
 

 



Düzenleyen derelli - 17.02.2007 Saat 16:48
Yukarı Dön
ahmetgulsen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 877
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.02.2007 Saat 20:18

Zaman akıyor, geçmişimiz büyüklerimizle birlikte yok oluyor... Çankırı’da yaşamış toplumun farklı kesimlerinden 70 yaş üstü 100 kişinin anı ve tanıklıklarının sesli ve görsel kaydının da yer alacağı bir yerel tarih arşivi oluşturmak amacıyla Çankırı Araştırmaları Sitesi – Cansaati.Org bir 31 Aralık 2004 tarihinde bir kampanya başlatmıştır: Çankırı Tarihine 100 Canlı Tanık. 70 yaş ve üzeri Çankırı’nın önde gelenleri ile toplam 9 mülakat yapılmıştır.

 

1- Çankırı Tarihine Tanık: 1913 doğumlu, Rahmi İNCELER (Mülakat: Mehmet SEVDİYAR)

2- Çankırı Tarihine Tanık: 1933 doğumlu, Necati Asım USLU (Mülakat: Ahmet DEMİRÖZ)

3- Çankırı Tarihine Tanık: 1930 doğumlu, Nevzat AYAZ (Mülakat: Figen Yaman COŞAR)

4- Çankırı Tarihine Tanık: 1910 doğumlu, Abdullah ÖZAY (Mülakat: Nuri ERKENCİ)

5- Çankırı Tarihine Tanık: 1934 doğumlu, Necdet İPEK (Mülakat: Nurettin DERELLİ)

6- Çankırı Tarihine Tanık: 1931 doğumlu, İhsan GAFUROĞLU (Mülakat: Nurettin DERELLİ)

7- Çankırı Tarihine Tanık: 1939 doğumlu, N Çelik YAZICIOĞLU (Mülakat: Nurettin DERELLİ)

8- Çankırı Tarihine Tanık: 1928 doğumlu, Nurettin OK (Mülakat: Nurettin DERELLİ)

9- Çankırı Tarihine Tanık: 1928 doğumlu, Arif TOSYALI (Mülakat: Nurettin DERELLİ)

 

 

Mülakatlarda Çankırı’da yaşamış ve Çankırı’ya hizmet etmiş kişiler seçilmiştir. Bu haliyle daha çok insanla muhatap olan ve Çankırı’yı, Çankırılıları geniş bir perspektifte görme imkanına kavuşmuş olanları mülakatlarda değerlendirmiş olduk. Kısaca 1913 doğumlu tanık Rahmetli Rahmi İnceler ile başlayan mülakatlar serüveninde Çankırı’nın 100 yıllık geçmişini resmetme fırsatını yakaladık.

 

Sizleri tanıklık etmeye davet ediyorum.

Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.02.2007 Saat 10:18

 

Milletvekili Arif TOSYALI, Milletvekili Nurettin OK, Senatör Gürhan TİTREK ve Çankırılı Adalet Partililer Başbakan Süleyman DEMİREL'İ makamında ziyaret ederken. Yıl 1972  (Kaynak Fotoğraf İ.Z.)

İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
ERDAL ERKAN Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 11.02.2007
Şehir: AAAA
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.02.2007 Saat 12:40
SAYIN ARİF TOSYALIOĞLU ÇANKIRI MİLLETVEKİLLERİ ARASINDA HALKIYLA EN FAZLA İÇİÇE OLAN VE ONLARA EN ÇOK DEĞER VEREN KAPISINDANDA BENİM BİLDİĞİM KİMSENİN DÖNMEDİĞİ EN ÖNEMLİ VEKİLLERİMİZDEN BİRİYDİ.DARISI ONUN GİBİ VEKİLLERE DİLEĞİYLE ALLAH UZUN ÖMÜRLER VERSİN
Yukarı Dön
şaban yılmaz Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 11.02.2007
Şehir: çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.02.2007 Saat 15:06
bu memleketin siz gibi büyüklere her zaman ihtiyacı olacaktır. fakat bugünkü siyasetçilere engel olmadığınız için içim kan ağlıyor. gereğini yapmanızı rica ediyorum. ellerinizden öpüyorum. çalışmalarınız için teşekkür ederim.
şabanyılmaz
Yukarı Dön
Karaman Bey Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 19.09.2006
Status: Aktif Değil
Points: 136
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.02.2007 Saat 18:28

Hemşehrim Arif Amca'ya bir kez daha teşekkür eder,ilçemiz ve ilimize yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ederim. Yalnız Çankırı'da ikamet etmesi nedeniyle ilçemizde ki bazı cenaze merasimlerine katılamamaktaymış. Bu konuda biraz daha hassas davranmasını önemle rica ederim.

Serdar KARAMAN


Yukarı Dön
altan saçar Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 12.02.2007
Şehir: çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.02.2007 Saat 14:43
sayın vekilim arif tosyalıoğlu'nun ve çalışma arkadaşlarının çankırı için yaptığı çalışmaları ve örnek birlik ve beraberliklerinin şimdiki vekillere örnek olmasını temenni ederim. 
Yukarı Dön
zeynep tiryaki Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 12.02.2007
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.02.2007 Saat 14:52
sevgili arif amcam, saygıyla ellerinizden öperek birşeyler söylemek istiyorum. Bu memlekette sizden başka hiç bir vekil vatandaşına hizmet etmedimi ki acaba, her sohbet ortamında konu açılınca büyüklerimiz hep bahsediyor zira, tayin işimiz olur arif tosyalı'yı bulurduk, hastamız olurdu arif tosyalı bakardı, karnımız aç giderdik bizi evinde ağırlardı, evinde yatırırdı. Arif amcam Allah senden razı olsun ki bu memleketin ihtiyacına göre bir vekillik yapmışsın. Allah uzun ömürler versin
Yukarı Dön
kır at fanatiği Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 12.02.2007
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.02.2007 Saat 14:59
partisine hiç bir zaman menfaat için değiştirmemiş, kır attan başka yol izlememiş,ailesi ile birlikte kır at çizgisinden çıkmamış, ve partili vekillerim arasında ailesi çankırıda ikamet edip,memleketi terk etmemiş tek vekilimi hürmetle selamlıyorum.
Anlayana sivrisinek saz,Anlamayana davul zurna az
Yukarı Dön
derelli Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 292
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.02.2007 Saat 09:54
Sn.Ok'un konuşması, sağ taraf Arkada (Saffet Sakaryanın arkasında)uzun boylu beyaz gömlekli Sn. Bekir Salepçi, Sn.Ok'un sağında elinde mikrofonla ses kaydı yapan Sn. Saffet Sakarya, En Sol tarafta Sn. Gürhan Titrek (Merhum) (Sn. Arif Tosyalı'nın arşivinden)
Yukarı Dön
KAZIM TÜRK Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 16.02.2007
Şehir: çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16.02.2007 Saat 17:14
değerli ağabeyim hürmetle ellerinizden öper, size olan özlemimizi giderdiği içinde sayın nurettin dereli'ye teşekkür ederim.
Yukarı Dön
ayse esin kızak Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 13.02.2007
Şehir: istanbul
Status: Aktif Değil
Points: 5
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16.02.2007 Saat 20:17
sayın Arif Tosyalı yaşayan bir efsanedir...istifade edilmesi gereken ender kişilerden biridir.Çankırıyla ilgili kimsenin bilmediği bir sürü şeyi öğrendim çankırının tarihiyle ilgili bilgi sahibi oldum.bu siteye çok yeni üyeyim.kendi köyümün web sitesini yaptım be busayede hem köyümle hemde çankırıyla ilgili çok fazla bilgi sahibi oldum..Eskisinden daha çok gurur duyuyorum memleketimle..
ayse esin kızak
Yukarı Dön
Ali TAŞ Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 18.04.2006
Status: Aktif Değil
Points: 197
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 17.03.2007 Saat 11:08
Öncelikle Dereli ağabeyimizi kutlamak istiyorum yine güzel ve faydalı bir söyleşi ile karşımıza çıktı.Bu söyleşiler konusunda açıkca kendisini kıskandığımı itiraf etmek isterim.Bir döneme damgasını vurmuş eski milletvekilimiz Arif Tosyalı yı bizlere yakın plandan tanıttı.Sayın Tosyalı  hatıralarını anlatırken altı çizilecek hususlara da parmak basmıştır,bunların en önemlisi Çankırıdan milletvekili seçilecek şahısların Bakan olma özelliklerinin olması hususudur,bu tesbit gerçekten doğru ve yerinde bir tebittir,gerçi sayın Tosyalının bu özellikleri ne kadar taşıdığı tartışılabilir ama, tesbitinin doğruluğunda tecrübesinin yanında belkide bir öz eleştiride yatabilir ancak ben sayın Tosyalıya hemde seçim arefesinde yaptığı bu doğru tesbitinden dolayı kalbi teşekkürlerimi sunuyorum ve bu değerli şahısların tecrübeleri ile Çankırımıza hala katkı sağlamaya devam ettiklerini gördükce sevincim artıyor.
 
 Önümüzdeki seçimlerde başarısız olmuş siyasiler ile  çapsız, kapasitesiz sadece cebine güvenerek milletvekili olmak isteyen onlarca aday karşımıza çıkarak bizden oy isteyecektir,ama bizler 4-5 yılda önümüze gelen bu fırsatı kuru laflara bırakmamalıyız,sayın Tosyalının yerinde tesbitine dikkat göstermeliyiz,Milletvekili olacak kişi bilgili,dürüst,çaplı,vizyonlu,devlet yönetimini bilen birisi olmalı,yalancı ,çıkarcı,tüccar anlayışlı,seçmenlerini sürekli aldatan sık sık özür dileyip aynı işleri tekrar yapan ucuz hesaplar sonucu dava arkadaşlarını dakikada satan siyasetcilere yüz vermemeliyiz,ayrıca milletvekili olduğu dönemde meclis kürsüsünde sadece yemin ederken görülen bir daha hiç esamesi görülmeyen siyasetcileri de tekrar seçmek mecburiyetinde  olmadığımızı da bilmeliyiz.
 
Sayın Dereli'nin bu söyleşisi yaynlandıktan sonra köşemde yazacağım bir konu için bilgisine başvurduğum,araştırmacı yazar ve 21. dönem çankırı Milletvekilimiz sayın Hakkı Duran konuyu bu söyleşiye getirerek, üzüntülerini ifade etmiş ve sayın İrfan Keleş ile gerek milletvekili oldukları dönemde gerekse sonraları hiç bir sorun yaşamadıklarını ve karşılıklı saygı ve sevgilerinin öğrencilik yıllarından beri devam ettiğini söylemiştir.
 
Bu açıklamaya insanlığımın bir gereği olarak yorumumda yer verdim okuyucularım benim MHP li olduğum  yanılgısına düşmesinler.


Düzenleyen Alitas - 17.03.2007 Saat 12:02
Ali TAŞ
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.03.2007 Saat 16:53
Ne yani; Sayın Tosyalı yalan mı söylüyor şimdi?
 
Varsayalım, Hakkı Duran ve İrfan Keleş hiç küsmediler.
 
Peki şimdi Tevfik AKPAK ile İsmail ERİCEKLİ niye küs?
 
Birbirlerinin isimlerini duyunca bile suratlarının rengi neden değişiyor?
 
"Çankırı'ya yapacakları hizmet yarışında" biri ötekini geçti diye mi küsmüşler? 
 
Onlardan da bir açıklama alsanız ve bu açıklamayı sizi aracı olarak kullanmadan, muhatapları doğrudan yapsalar daha iyi olmaz mı?
 
Vekillerimiz vatandaşından çekiniyor mu? Korkuyor mu?
 
Yoksa muhatap mı kabul etmiyorlar?
 
Zamanı gelince Çankırılılar da onları muhatap almayacak, bilsinler...
 
Eğer cesaretleri varsa, yeni vekil, eski vekil aracı kullanmadan bu meydana "er meydanına" çıksın, haklarındaki iddiaları ispat etsinler.
 
Bilsinler ki arkalarından iyi konuşulmuyor. "Şakşakcılara" inanmasınlar. "Kuşlar" ve şakşakcılar her zaman doğru söylemiyor. 
 
Vekil olmak, Vezir oldum demek değildir...
 
"Keser döner sap döner; Gün gelir hesap döner." 
  
Saygılar bizden... 


Düzenleyen i.zencirci - 18.03.2007 Saat 17:19
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
Ali TAŞ Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 18.04.2006
Status: Aktif Değil
Points: 197
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.03.2007 Saat 22:03
Değerli dostum sayın Ericekli ile sayın Akbakın küs olduğunu nerden çıkartıyorsun? daha yeni kolkola verip sayın Hikmet Özdemiri safdışı bırakarak ve Ak parti tabanını karşılarına alarak MHP Tandanslı bir bürokratın atamasını yaptılar,
 
Köşe arkadışınız sayın Hakkı Duranın bir açıklamasını yayınlamamı bu kadar büyütmese idiniz ne olurdu sanki,saygılar bizden
Ali TAŞ
Yukarı Dön
sevincvip Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 19.03.2007
Status: Aktif Değil
Points: 27
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.03.2007 Saat 19:55

Sayın Arif TOSYALI' ya tarihe ışık tuttukları ve devamında tecrübelerini bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyorum. Bu yazıdan da anlaşılacağı gibi demek ki bütün kapılar birlik ve beraberliğe çıkıyor. Geçmişte birliktelik ve ahenkli bir çalışma sayesinde birçok şey başarılmış.

Hepimizin ortak fikri olan dernek ve vakıfların bir araya gelmesi gibi düşüncelerden önce MİLLETİN VEKİLLİĞİNE soyunmuş Milletvekillerimizin bireysel egolarından kurtulup, hizmet edebilmesi gerekiyormuş.
 
Ve dikkatlerden kaçırılmaması gereken bir dipnot sayın Tosyalı dan bakan olabilecek nitelikte adayların seçilmesi. (Mevcut vekiller yanlış anlamasınlar ancak buradaki nitelik siyasetteki aktiflikten ileri geliyor olsa gerek)
 
Umarım bu tecrübeleri önemle dikkate alan adaylar ayaklarını yorganlarına göre uzatırlar.
 
 
Sevinç ÜLKER
Yukarı Dön
Metin YILMAZ Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 13.09.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 1325
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16.01.2011 Saat 22:45
Yukarı Dön
nuri lafci Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 30
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.01.2011 Saat 01:03

Bir anı;

Rahmetli Babam ve arkadaşları, Sayın Arif Tosyalı'nın bürosuna giderler. Bartının bir beldesinde Kuran Kursu Hocalığı yapan Nuri Bilici'yi Kalfat Sünetciler Mahallesi Cami İmamlığına tayinini isterler.  Hiç düşünmeden yerinden kalkar ve beraberce arabasına binip,  Diyanet İşleri Başkanlığına gelirler.

Orada görevlilere kimler var dedikden sonra, felanca Bşk Yardımcısı var derler ve odasına girerler. Sn Tosyalı Bşk Yrd sına yaz der, adam kağıdı alır yazmaya başlar. Bartın Kokaksu da bulunan Nuri Bilici'nin Kalfat Sünetciler Mahallesi Cami İmamlığına görevlendirilmesi uygun görülmüşdür. Altını imzala der. Bşk Yrd sı aklına sonradan gelen bir soru.

 Sayın Vekilim biz atamasını yaptığımız Hocanın derecesini aşaği alıyoruz hiç değilse yazılı bir dilekçesini alalım, ondan sonra tayin yazısını yazalım der.

Duyumum, "Çankırılı olup'da TBMM gelip Sayın Tosyalının yemeğini yemeyen yok" derler.

Saygılarımla.



Düzenleyen haberci - 18.01.2011 Saat 10:24
Nuri LAFCI
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek