2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Araştırmalar » Çankırı İçin Düşünüyorum » Seçim Dosyası
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - ADAM SEÇMEK
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumADAM SEÇMEK

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Recep Gülşen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge

Kayıt Tarihi: 08.12.2005
Şehir: Konya
Status: Aktif Değil
Points: 84
Mesajın Direkt Linki Konu: ADAM SEÇMEK
    Gönderim Zamanı: 21.03.2007 Saat 16:26

ADAM SEÇMEK

 

Bilirsiniz “adam seçmek” tabiri, kişiler için yapılan ayrımcılığı ifade eder. Birilerini kayırmak, bir sosyal ortamda kişi tercihi yapmak “adam seçmek”tir. Sosyal alanlarda pek de hoş bir tutum değildir adam seçmek, ancak kimi zaman da mecburiyettir. Memleket yönetimine temsilciler seçmek gibi.

 

Sosyal hayatın içinde, gündelik rutin işlerde çok güzel yaptığımız bu işi, -ne hikmetse- siyasi hayatta hiç mi hiç beceremiyoruz.

 

Bir kısır döngü yaşıyoruz sanki; bir yanda -benim gibi- seçimden seçime sandığa giden kişiler seçecekleri adayları tam tanıyamıyor, diğer yanda partilerle içli dışlı olan, parti üyeleri, fanatikleri, destekçileri de tek pencereden baktıkları için kendi adaylarından başkasını tanıyamıyorlar (hoş kendi adaylarını da ne derece tanıdıkları da ayrı bir durum).

Bundandır ki, bizim memleketlerimizde partilerin son dakika atraksiyonları çok önemlidir. Son dakikada seçmene, tabanına iyi mesajlar verebilen partiler/adaylar durumu lehlerine çevirebiliyorlar. Demek ki adaylarımızı ve partilerimizi iyi tanımıyoruz, adayları ve partileri programlarına, hedeflerine ve vizyonlarına göre seçmiyoruz. Aksi halde geçmiş seçimlerin hemen hepsinde olduğu gibi, seçimlere beş kala, bir anda büyük oranlı oy değişimleri olmamalıydı.

 

Demek ki biz “adam seçmeyi” beceremiyoruz. Seçebilmiş olsak “adam gibi” hizmetler alıp, geleceğe güvenle bakabiliriz. Çünkü biz yıllar boyu gelen/gelecek hizmete bakmamışız, bana Ankara’da bir kapıcılık, odacılık, işçilik imkanını kim verirse oyum onundur mantığını gütmüşüz. Karşılığını da almışızdır, yüzlerce Çankırılı bu şekilde Ankara’da kapıcı/odacı olmuştur. (Geçmiş siyasetçileri töhmet altında bırakmak niyetinde ve hiçbir mesleği küçümseyecek değilim ama, gerçek budur.) Bunun için Ankara’nın gölgesi Çankırı’nın üzerindedir hala. Yıllardır önümüze düşenlere “bize balık verin” demekle yetinmişiz, balıklar tükenince de veryansın ediyoruz. Er geç “balık tutma”yı öğrenmek mecburiyetindeyiz. Nasıl mı?

 

Elbette balık tutmayı bilen ve öğretebilecek kişileri bularak.

 

Geçmişi sorgulamakla birlikte bugün ve sonrası için neler yapılmalı noktasına kafa yormak gerek diye düşünüyorum.

 

Siyaset, neticede hizmet yeridir (öyle olmalıdır). Milletine, memleketine hizmet edemeyecek olanları seçerek milletimize ve seçtiğimiz kişilere yazık etmeyelim.

 

Siyasetçi, ne personel müdürü gibi seçmenini ve vatandaşını bireysel olarak işe yerleştirmekle memurdur, ne de sadece protokollerde boy göstermekle yetinecek konu mankenidir. Siyasetçi, seçime kadar kendi seçmen tabanı için adaydır, fakat seçildikten sonra oyunu aldığı almadığı herkesin temsilcisi sıfatıyla sadece kendini seçenlerin değil bütün vatandaşın çözüm bekleyen sorunlarını çözen, memleketin gelişimi için ufuk açan, imkanların doğru yerlerde kullanılmasını sağlayan kişi olmalıdır. Meşru, kanuni ve ahlaki her problemi çözmelidir siyasetçi.

 

Karşımıza aday olarak çıkan kimselere soralım, “memleket için yapmayı düşündüğün bir özel hizmetin var mıdır? Hizmet için ehliyetin ne derecededir? Yani şimdiye kadar neler yaptın”, anlat bakalım diyelim.

 

“Çankırı için tasarladığın vizyon nasıldır izah et” diye soralım. “5 yıl 10 yıl 50-100 yıl sonrasının Çankırı’sını bu günden inşa edebilecek ilke ve değerlerin var mıdır, varsa nelerdir?” diyelim.

 

Sonra bu bilgileri, yeri geldiğinde değerlendirmek üzere not alalım. Seçtiğimiz vekil/başkan kimdir, hangi temel ilkelere sahiptir, geçmişte yaptığı işler nelerdir, yapmak istediği hizmetler hangileridir…vs.

 

Sonra diyelim ki; arkadaş ben/biz, seçmen, vatandaş, Çankırı sakinleri olarak sizden insanca yaşanabilir bir memleket inşa etmenizi, çocuklarımızın daha iyi eğitim ve öğretim görebileceği mekanlar ve imkanlar sunmanızı, meşru ve ahlaki sınırlar dahilinde Çankırı’yı özgür bir şehir haline getirmenizi istiyorum/istiyoruz.

 

Memleket için doğru, güzel, faydalı her işinizde yanınızdayım/yanınızdayız derken; doğru olmayan, çirkin ve zarar verecek her işiniz için de karşınızda olacağım/olacağız diyelim.

 

Memleketimizin değerlerine sahip çıkın; tarihi, tabii ve sosyal dokumuzu bozan işlere kalkışmayın diyelim.

 

İnsanca yaşanabilecek konutlar üretin ya da imkan verin, küçücük topraklardan rant sağlamak için üst üste, yan yana, tıkış tıkış binalara izin vermeyin, şehrin nefes almasını zorlaştıran yapıları engelleyin diyelim.

 

Burada ilk görev vekil/başkan adaylarına ve parti il başkanlıklarına düşüyor.

 

Ey parti il başkanlıkları, ey adaylar! Memleket için hizmeti gaye edinmişseniz, memlekete bir çivi çakacak, memleket insanının daha iyi şartlarda yaşamasını sağlayacak, seçimlerden sonra seçmeninizi ve vatandaşınızı unutmayacak, seçmeninize ve vatandaşınıza rağmen işler yapmayacaksanız, memleketin hayrına düşünceleriniz projeleriniz varsa lütfen şimdiden çıkın ortaya, seçim arefesini beklemeden anlatın kendinizi, vizyonunuzu. Eteklerinizdeki taşları dökün ki görüp karar verelim. Bizde varsa başka taşlar onları da size verelim.

 

Bir başka görev de dostlara düşüyor. Lütfen çevrenizde vekillik/başkanlık konusunda ehil olabilecek fakat böyle bir düşüncesi olmayan dostlarınızı ikna ederek memleket hizmetine sevkedin. Fikirlerine ve görüşlerine güvendiğiniz kişilerle istişareler ederek destek sağlayın.

 

Bize “balık tutmayı” öğretecek “adam gibi” önderlere ihtiyacımız var.

 

İnternet basınının sosyal, kültürel ve siyasi hayatımıza katkıları ve etkileri takip edenlerce bilinen bir gerçektir. Çankırı’nın sivil ve bağımsız düşünce platformu olarak her zaman hayrı düşünen, memlekete gerçekten hizmeti olan herkesi destekleyeceğimiz gibi, yanlış işlerde de karşılarında olacağımızı, uyarma ve ikaz etme görevimizi yerine getireceğimizi ifade etmek istiyoruz.

Recep Gülşen
Yukarı Dön
derelli Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 292
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.03.2007 Saat 10:18
Sayın Gülşen;
 
Gündeme taşıdığınız yazı içeriğinin her kelimesine katılıyorum. Ancak sizin son paragrafınızı izninizle kendime göre açmak istiyorum. "Bir başka görev de dostlara düşüyor. Lütfen çevrenizde vekillik/başkanlık konusunda ehil olabilecek fakat böyle bir düşüncesi olmayan dostlarınızı ikna ederek memleket hizmetine sevkedin. Fikirlerine ve görüşlerine güvendiğiniz kişilerle istişareler ederek destek sağlayın" Bu ifadeniz benim rahmetli babamın hayatında iken geçerli bir mantıktı ve uygulaması da sizin değindiğiniz gibi olduğu için beklenilen nitelikte insanlarımız siyasete kazandırılıyordu. Ama günümüzde öyle mi? illerde siyasete katılacak kişileri öncelikte Partilerin Genel Merkezleri seçmekte veya Genel Merkez il başkanlarını atama suretiyle yapmakta, sonrada illerde aday olanlar için efendim ortaya sandık konacak delege oyları ile aday belirlenecek teraneleri ileri sürülmeye başlanmakta. Peki delegeleri kimler belirlemekte il başkanları. durum böyle olunca aday kişi aday olduğunda ha genel merkezden sıralaması belirlenmiş, ha il başkanlığından sandık hesabı belirlenmiş. bu madalyonun bir yüzü tabii. ikinci yüzü il başkanlığına gittiğinizde önce sizden ne kadar yardımda bulunacaksınız sorusu ile karşılaşırsınız. tabii bu sorudaki anlamın cevabını size bırakıyorum. diğer döngüleri anlatmıyorum. Durum böyle olunca sizin iyi niyetli ve olması gereken düşüncelerinizi gerçekleştirmenin şansı olmadığı gibi, seçilenlerden de beklentinin ancak bu kadar olacağını kabullenmek mecburiyetinde bıraktırılmaktayız diye düşünmekteyim. Saygılarımla.
Yukarı Dön
Recep Gülşen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge

Kayıt Tarihi: 08.12.2005
Şehir: Konya
Status: Aktif Değil
Points: 84
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.04.2007 Saat 11:35
Sayın Derelli,
 
Bahsettiğiniz aday ve delege seçimi süreci hakkında ben de sizinle hemfikirim. Elbette, adaylar partilerin iç dinamikleriyle belirleniyor, ilçe, il ve merkez bazında şekillenip biz seçmenlerin beğenisine sunuluyor.
 
"sizin iyi niyetli ve olması gereken düşüncelerinizi gerçekleştirmenin şansı olmadığı gibi, seçilenlerden de beklentinin ancak bu kadar olacağını kabullenmek mecburiyetinde bıraktırılmaktayız diye düşünmekteyim" diyorsunuz:
 
Ancak şahsım olarak bu noktada olayın yalnızca olumsuzluğuna bakıp yukarıda bahsettiğim -belki de ütopik- sürecin gerçekleşmesini imkansız görmemek gerektiğini düşünüyorum.
 
İşte tam da burada uyanık olmak gerektiğini ifade etmeye çalışmıştım. Madem seçim süreci yuarıdan aşağıya işliyor, öyleyse önce yukarının şekillenmesinde azami katkı sağlamak gerekmez mi? Biz partilerin merkez yönetimlerine yukarıda bahsetmeye çalıştığım "adam"ları gönderebilirsek, önümüze gelecek adaylar da "adam" gibi adaylar olacaktır.
 
Dün gerçekleşen, siyasi tarihimizin en önemli olayı olan cumhurbaşkanlığı adaylık ilanı bu görüşlerimin ütopik olmadığını göstermiştir. Bu güne kadar başımıza seçilen siyasi fanilerin ifadesine göre "hiç bir faninin reddedemeyeceği" bir makamı "kardeş"ine sunabilmek ancak yukarıda izah etmeye çalıştığım "adamlık" sıfatının gereğidir. Tasavvuf literatüründe "isar" denilen bu kavram, kendi ihtiyacı ve hakkı olan bir şeyi kardeşine sunmak olarak bilinir ve gerçekten büyük bir erdemdir.
 
Sorgulamak istediğim asıl sorun şuydu: Merkezi yönetimde doğru yapılan seçim, Çankırı yerelinde maalesef olması gereken ve arzulanan sonucu vermemiştir.
 
Doğru her zaman ve her yerde doğrudur. Madem (rahmetli) babanızın zamanındaki aday tespit yöntemi sağlıklıydı, öyleyse aynı yöntemi yeniden kullanalım. Yanlış kararlar verildiğinde veryansın etmek yerine, her türlü yöntem ve baskı unsurunu kullanarak il ve ilçe teşkilatlarının ehil ellerde olması için gayret gösterilsin istiyorum.
 
Sade bir vatandaş olarak (hiç bir partiyle bağlantım, üyeliğim vb olmadığı için rahat yazıyorum) gerçekten hizmeti gaye edinmiş, makam mevki takıntısını aşmış (ya da en azından bunu nihai gaye haline getirmemiş), çalışkan, dürüst ve sağlam karakterli kişilerin millete hizmet makamlarına gelmesini istiyorum.
 
Çok şey mi istiyorum?
Recep Gülşen
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek