2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Recep CIRIK
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Danimarka- Dandikmarka
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumDanimarka- Dandikmarka

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Konu: Danimarka- Dandikmarka
    Gönderim Zamanı: 03.02.2006 Saat 23:20

Değerli Yarenler

Size böyle bir başlık altında yazı yazarken yazımın etiğinden değer düşürdüğümü de belirtmek isterim.

Uzun yıllardır Avrupa'da bulunmam nedeniyle buradaki insanların hangi dille , ne zaman ve nerede hareket edeceğiniz çok önemlidir.

Demokrasi havarisi kesilen batılıların genellikle içi ve dışının aynı olmadığı gibi nalıncı keseri gibi hep kendine yontmalarını pek severim(!) doğrusu. Kriterleri kendileri koyarlar, kendi kafalarına göre yorumlarlar,   ne menem bir demokrasi ise  İran'da demokrasi yok demeyi, Filistin'de seçimle geleni kabul edemeyecek kadar demotrattırlar. Her şeyi onlar bilir, her ne yaparlarsa doğrudur. Başkalarının yaptığına mutlaka bir kusur bulurlar. Kırk yılda bir beğendikleri(!) olur. Altına dipnot düşüp, şunu da şöyle, bunuda böyle yapın demeyi ihmal etmezler. Biz yazının üstünü okuyup gaza gelen milletiz. Dipnotlarına pek bakmayız. Hatta söyleyeceklerini satıraralarına gizlemekte oldukça ustadırlar.

Ben de kendi çapımda bir karikatüristim. İkiyüzü aşkın çizimim var. Bunlardan Avrupa Birliği ile ilgili olanları geçen üç - dört yerde sergileme fırsatım oldu. Bir çizer olarak kendimi kültür terazimde tarttım. Özgürlüğümün sınırsız olmadığını, başka birine zarar vereceğim yerde bu sınırın bittiğini bilen birisi olarak sansasyon yapacak işlerden kaçındım. Bizde söylenen bir deyim vardır.'Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü' diye...Fakat susmayı tercih ettim.Yerinde susabilmek. Ailemizden aldığımız terbiye, okullarda gördüğümüz eğitim ile nerede durulması gerektiğini bilenlerdeniz.

Yalnız, olaylar arasında sessiz ve sedasız kalmak bu yüreksizleri yüreklendirir. Kendi dışındaki insanları rencide eden, ırkçılık , azınlık ve dini inançlara yönelik saldırılarla gündemde yer almak isteyenler sivil toplum örgütlerinin belli bir çerçeve ve vakar ile yapacağı  gösteri ve ekonomik boykotları bu kendini bilmez ve tanrıtanımazlara bir ders olmalıdır. İnsanların inançları onların özel alanıdır. Bu alana girdiklerinde tepki ile karşılaşacaklarını da göze almalıdırlar.

Bu konuda duyarlılık gösteren Vatikan bile bu çizer bozuntularından az çekmemiştir.

Bu yazımı dünkü alışverişimle noktalamak istiyorum. Avrupa'da satılan peynirlerin çoğu Danimarka yapımıdır. Hatta Türk markaları da burada fabrika kurmuşlardır.  Dün eşimle alışverişte her zaman aldığmız Danimarka markalı peynirin yerine komşumuz Bulgarisatan'ın Dandikmarka peynirini aldık.

Dandikmarka peynir  bizi  Danimarka peynirinden vazgeçirdi. Avrupa'da en azından  bir milyon ailenin evine giren bu peyniri bir-kaç hafta almazsak bile sırf bu peynirden dolayı beş milyon euroluk bir ciro kaybı olduğunu düşünürsek, yakın zamanda özürlerin bini, bir paraya düşecektir.

Avrupalılar akıllıdır. Bizim kızgınlığımızı iki güzel sözle dindirirler.

Rasmussen veya bir bakanı çok yakın zamanda Türkiye'yi ziyarete gelmezse ben yanılıyorum.

Önümüzdeki iki - üç ay içinde Danimarkalılar özür ziyaretine gelirlerse şaşmayın.

Gelmiyorlarsa , benim yazılarımı okumaktan vazgeçin. Boşa Avrupa'yı çiğnemişsin deyin.

Ama haklı çıkarsam...

Teşekküre bile gerek yok. Zira aradan bir kaç yıl geçince yine başımıza bir bela saracak gelişmeye hazırlıklı olunuz.

Selam, sevgi ve saygı ile.... 



Düzenleyen ahmetgulsen - 09.02.2006 Saat 19:48
Yukarı Dön
Koray ÇAM Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 22.01.2006
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 100
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 04.02.2006 Saat 16:18

   

    Danimarka'ya verilecek en büyük ceza da bu olsa gerek... 

    Recep Bey sağolun yazınız da eksik bırakmamışsınız. Bugünkü gazetelerde okudum. Çeşitli ülkelerde Danimarka peynirleriyle ilgili boykotlar başlamış. Almıyorlar, satmıyorlar ya da eylemle alım satımının yapılmaması için çaba sarfediyormuş insanlar...

    Benim aklıma gelen ise 1989 - 90 yıllarından birinde Türkiye'de yaşanan kola protestosu ve bu protestonun sonucu idi. Açıklamalarda kola şirketlerinin satışı düşmüş ve protesto başarıya ulaşmıştı. Ancak daha sonrasında ise önce fısıltı gazetesinde, sonrasında ise bir köşe yazarının (şirketlerin yıl sonu raporları ile şirketlerin resmi üretim miktarlarını karşılaştırmıştı) yaptığı değerlendirme durumun sanıldığı gibi olmadığını ortaya koydu. Kola şirketleri protesto döneminde bile satışlarını artırmışlar, kârlarını da katlamışlardı.

    Konu özellikle manevi değerlerimize geldiğinde bari, sizin dediğinizi diyebilen, yaptığınızı yapabilen hitap ettiğiniz gibi "Yaren" olmayı becerebilsek. Ama Türk insanının bu konuda ki değerlerinin törpülendiğini düşünüyorum. Ne mutlu sizin gibi söyleyip, sizin gibi davrananlara... En azından fikir olarak yalnız değilsiniz. Umarım bu düşüncede olan insanların sayısı artar. Hedefe ulaşılır.

    Recep Bey'in yazısını takdirle larşılıyorum. Aynı desteği Türkiye'de şahsım olarak ben de vereceğim.

Koray ÇAM
Yukarı Dön
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.02.2006 Saat 23:19

Sevgili yarenler

Danimarka ürünlerini tanımak ve boykot etmek için

http://www.muhacir.cjb.net/

sitesinden öğrenebilirsiniz

Recep

Yukarı Dön
ahmetgulsen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 877
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 19.02.2006 Saat 19:28
Bugün tv de haberleri izlerken istanbulda  binlerce kişinin katılımla yapılan mitingde en dikkat çekici sloganın "En Dandik Marka Danimarka" olduğu söylendi. Recep beyin yarı mahçup koyduğu başlık tam isabet olmuş demekki.
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/
Yukarı Dön
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.04.2006 Saat 22:56
Orjinalini yazan: Recep C Recep C Yazdı:

Değerli Yarenler

Size böyle bir başlık altında yazı yazarken yazımın etiğinden değer düşürdüğümü de belirtmek isterim.

Uzun yıllardır Avrupa'da bulunmam nedeniyle buradaki insanların hangi dille , ne zaman ve nerede hareket edeceğiniz çok önemlidir.

Demokrasi havarisi kesilen batılıların genellikle içi ve dışının aynı olmadığı gibi nalıncı keseri gibi hep kendine yontmalarını pek severim(!) doğrusu. Kriterleri kendileri koyarlar, kendi kafalarına göre yorumlarlar,   ne menem bir demokrasi ise  İran'da demokrasi yok demeyi, Filistin'de seçimle geleni kabul edemeyecek kadar demotrattırlar. Her şeyi onlar bilir, her ne yaparlarsa doğrudur. Başkalarının yaptığına mutlaka bir kusur bulurlar. Kırk yılda bir beğendikleri(!) olur. Altına dipnot düşüp, şunu da şöyle, bunuda böyle yapın demeyi ihmal etmezler. Biz yazının üstünü okuyup gaza gelen milletiz. Dipnotlarına pek bakmayız. Hatta söyleyeceklerini satıraralarına gizlemekte oldukça ustadırlar.

Ben de kendi çapımda bir karikatüristim. İkiyüzü aşkın çizimim var. Bunlardan Avrupa Birliği ile ilgili olanları geçen üç - dört yerde sergileme fırsatım oldu. Bir çizer olarak kendimi kültür terazimde tarttım. Özgürlüğümün sınırsız olmadığını, başka birine zarar vereceğim yerde bu sınırın bittiğini bilen birisi olarak sansasyon yapacak işlerden kaçındım. Bizde söylenen bir deyim vardır.'Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü' diye...Fakat susmayı tercih ettim.Yerinde susabilmek. Ailemizden aldığımız terbiye, okullarda gördüğümüz eğitim ile nerede durulması gerektiğini bilenlerdeniz.

Yalnız, olaylar arasında sessiz ve sedasız kalmak bu yüreksizleri yüreklendirir. Kendi dışındaki insanları rencide eden, ırkçılık , azınlık ve dini inançlara yönelik saldırılarla gündemde yer almak isteyenler sivil toplum örgütlerinin belli bir çerçeve ve vakar ile yapacağı  gösteri ve ekonomik boykotları bu kendini bilmez ve tanrıtanımazlara bir ders olmalıdır. İnsanların inançları onların özel alanıdır. Bu alana girdiklerinde tepki ile karşılaşacaklarını da göze almalıdırlar.

Bu konuda duyarlılık gösteren Vatikan bile bu çizer bozuntularından az çekmemiştir.

Bu yazımı dünkü alışverişimle noktalamak istiyorum. Avrupa'da satılan peynirlerin çoğu Danimarka yapımıdır. Hatta Türk markaları da burada fabrika kurmuşlardır.  Dün eşimle alışverişte her zaman aldığmız Danimarka markalı peynirin yerine komşumuz Bulgarisatan'ın Dandikmarka peynirini aldık.

Dandikmarka peynir  bizi  Danimarka peynirinden vazgeçirdi. Avrupa'da en azından  bir milyon ailenin evine giren bu peyniri bir-kaç hafta almazsak bile sırf bu peynirden dolayı beş milyon euroluk bir ciro kaybı olduğunu düşünürsek, yakın zamanda özürlerin bini, bir paraya düşecektir.

Avrupalılar akıllıdır. Bizim kızgınlığımızı iki güzel sözle dindirirler.

Rasmussen veya bir bakanı çok yakın zamanda Türkiye'yi ziyarete gelmezse ben yanılıyorum.

Önümüzdeki iki - üç ay içinde Danimarkalılar özür ziyaretine gelirlerse şaşmayın.

Gelmiyorlarsa , benim yazılarımı okumaktan vazgeçin. Boşa Avrupa'yı çiğnemişsin deyin.

Ama haklı çıkarsam...

Teşekküre bile gerek yok. Zira aradan bir kaç yıl geçince yine başımıza bir bela saracak gelişmeye hazırlıklı olunuz.

Selam, sevgi ve saygı ile.... 

Karikatür krizini Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi çözecek

ANKARA ANKA

Karikatür kriziyle Arap ülkelerinde kötü bir imaja sahip olan Danimarka, bu imajının düzeltilmesi için Ankara Büyükelçisi Christian Hoppe'u görevlendirdi. Hoppe, yeni görevine hazırlıklar çerçevesinde, daha önce okuduğu Kuranıkerim'i gözden geçirdiğini ve Arap siyasi tarihi hakkında okuduğunu söyledi.
Hoppe, İslamın tıpkı Hıristiyanlık gibi barışçıl olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
"Ancak ne yazık ki ne Hıristiyanların ne de Müslümanların tarihte barışçıl davranmadığı bir gerçek. Oysaki tüm dinlerin kitapları yol gösterici ve barışçıl."

Dediklerim çıkıyor. Başımıza başka bir kriz saracaklarını da belirtmiştim.

Terör örgütünün yayın organı ROJ TV Danimarka'dan yayınlarına devam ediyor. Türkiye seyirci. Hükümet seyirci. Biz vatandaşlar bir protesto e- postası bile göndermeyi düşünmüyoruz.

Acaba biz de de mi vatan sevgisi dandikleşmeye başladı ?

Aklıma  havuç fıkrası geldi. Havucun işe yarar kısmı toprağın altındadır.Hep Ata'larımızın kahramanlığından bahsederken  bizim vatanseverlerimiz toprağın altında , biz de yeşillik olsun diye dolanıp duruyoruz.

Başka Türkiye yok. Haberimiz ola.

 

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek