2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Hakkı DURAN
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - SIRKÂTİBİ M. NURİ PAŞA-2-
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumSIRKÂTİBİ M. NURİ PAŞA-2-

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: SIRKÂTİBİ M. NURİ PAŞA-2-
    Gönderim Zamanı: 08.05.2008 Saat 03:00
 
   SIRKÂTİBİ M.NURİ PAŞA -2-

                                             Hakkı Duran
 
          Sırkâtibi Mustafa Paşa'nın özgeçmişi üzerinde çalışmaya köklerinin Çankırı’dan olması hasebiyle  giriştik.  Doğrusu bu denli  masalsı ve renkli bir hayatın izleriyle karşılaşacağımı tahmin edemezdim. Küçük yaşta öksüz ve yetim kalan bir çocuğun hayatı, Hızır İlyas Ağa’nın  Letâif-i Enderun’da bahsettiği gibi;
 

   Cemaziülahır’ın onuncu günü (10 Cemaziyelahır 1228, Perşembe) Milâdî-10 Haziran 1813- Göksu’yu şereflendiren Padişah, oradaki bostancılara iltifat ederken kasrın bekçisi olan kişinin oğlu Mustafa Efendi’nin gönül alan saraya layık olduğunu halinden anladı. Mustafa Efendi’yi Hazine’ye alıp Enderun Ağası yaptılar." Osmanlı Sultanı II.Mahmud’un Göksu kasrına uğramasıyla bir anda değişiyordu. Sırkâtibi, vali, paşa, serasker, vezir, âyan meclisi üyesi gibi ünvanlar peş peşe geliyordu.

 
          Paşanın yaptığı 6 evlilikten bir çok evlâdı ve torunları meydana gelmiş, bunlar arasından önemli şahsiyetler çıkmıştır. Anladığımız kadarıyla aile ağacının dalları  günümüzde de geniş bir yelpâze teşkil etmektedir. Paşa ile ilgili tespit ettiğimiz yeni belgeleri de yayınlamaya devam edeceğiz.
 
             SIRKÂTİBİ ve ELVİYE-İ SELÂSE(Üç Liva)
 

Sırkâtibi Mustafa Nuri Paşa, elviye-i selâse adı verilen üç vilayetin(Yanya, Tırhala ve Selânik) valiliğini yaptığı dönemle ilgili şu tarihi kayıt, onun dürüst, gözü tok kişiliğini ortaya koymaktadır. Paşanın bu görevi 1840-41 yıllarında ifâ ettiği bilinmektedir.

 
          “Yine II. Sultan Mahmud Han’ın saltanatının sonlarında[1] elviye-i selâse(üç liva)-Yanya, Tırhala ve Selânik valisi olan Sırkâtibi Mustafa Nuri Paşa’nın kendisinden duyulmuştur ki  Selanik ve Tırhala müsellimleri bulunan mir-i miranlara 25’er bin kuruş aylık verir ve derbendler muhafazalarında bulunan Arnavut sergerdeleri ile birlikte dairesi halkı 4000 kişiye varır iken bütün giderler ödendikten ve çıktıktan sonra kendisine yılda on bin keseden çok (5.000.000 kuruş) para kalırmış.
 
            Bu gelirin çoğu Tırhala sancağından olup Selânik ve Yanya sancaklarının o kadar verimli olmadığını ve  memleketler dağıtımına gerek aynen ve gerekse bedelen kendisi ve dairesi halkı için bir para koydurmadığını ve almadığını, rahmetli Mustafa Nuri Paşa söylemiş ve doğrulamıştı.[2]


[1] II. Mahmud Han’ın saltanatı, ( 1808 - 1839 ) toplam 31 yıl sürmüştür.

[2] Mustafa Nuri Paşa, Netâyic’ül-vukuât, cilt. III-IV, Ankara-1992, s107-108.   Sırkâtibi Mustafa Nuri Paşa ile “Netâyic’ül-vukuât” isimli Osmanlı tarihini yazan Mustafa Nuri Paşa yakın dönemlerde yaşamış adaş olan insanlardır. Birbiriyle karıştırılmamalıdır. Tarihçimizin bu bilgiyi doğrudan kendisinden aldığı anlaşılıyor.

 
       MUSTAFA NURİ PAŞA(1824-1890)

        İzmir’de doğmuştur. Devlet kademelerinde başarıyla yükselmiş, Mabeyn başkatipliği, Sayıştay ve Yargıtay başkanlıkları yapmış, 1876’da Defter-i Hâkâni, 1881’de Maarif ve 1885’de Evkaf Nazırı olmuştur. Netâyic ül-Vukuât adıyla kuruluşundan 1841 yılına kadar ki olayları kapsayan 4 ciltlik bir Osmanlı Tarihi yazmıştır. 17 Ocak 1890’da İstanbul’da ölmüştür.  Dahiliye Nazırı Sait Paşa(1822-1907)’nın kızkardeşi Züleyha Hanım ile evlenmişti. Prof Dr. Neşet Çağatay tarafından hazırlanan gözden geçirilmiş baskısı TTK tarafından yapılmıştır.

 



Düzenleyen Hakkı Duran - 08.05.2008 Saat 03:20
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 08.05.2008 Saat 16:11
 
 
          MUSTAFA NURİ PAŞA'NIN KABRİ
 
         

Yazdığımız ilk makalede Sırkâtibi Mustafa Paşa'nın özgeçmişi ilgili bir çok bilgi verilmesine rağmen mezarının yeri belirtilmemiştir. Zira incelediğim kaynaklarda buna dair bir bilgiye ulaşamadım. Makale vesilesi ile tanıştığımız paşanın torunun torunu Sinan Dumlu, İstanbul’un değişik mezarlıklarında paşanın kabrini araştırdı. Sinan Bey, her aşamada bizi bilgilendirdi. Bu ısrarlı takip, nihayet  sonuç verdi ve paşanın mezarı bulundu.  Mustafa Nuri Paşa’nın kabri, İstanbul Kandilli Mezarlığında bulunmaktadır.

 
 
       

                -Sırkâtibi M.Nuri Paşa'nın Kabri-Kandilli Mezarlığı-            

 
 
                  Mezartaşında,

 

   “Hüve'l-hallâku'l-bâkî,  

   hey’et-i  a’yândan
   Serasker-i esbak,
   Şeyhü'l- vüzerâ

 merhûm ve mağfûr Sırkâtibi

  Mustafa Nûri Paşa'nın
        rûhîçün
       el-Fâtiha
      1296 sene
 
                ifadesi yer almaktadır.

 

Bizler de Cenâb-ı Hak'dan rahmet ve mağfiret dileriz. 



Düzenleyen Hakkı Duran - 08.05.2008 Saat 16:13
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.05.2008 Saat 02:32
     
 SADRAZAM HUSREV PAŞA ve MUSTAFA NURİ PAŞA
     

Sadrazam Husrev Paşa[1] Tanzimat karşıtlığı ile tanınmıştır. Bu sebeple azledilmiş ve sürgüne gönderilmiştir. Husrev Paşa, Gülhane hattının ilânına rağmen, sadrazamlığı sırasında, serasker Mustafa Nuri Paşa’dan kendisine 75.000, Fethi ve Mustafa Reşid Paşa'lara verileceğini söyleyerek, 25’er binden 50 bin kuruş rüşvet almıştı. Bu para, Sırkâtibi Mustafa Nuri Paşa’nın kapı kethüdası Muhtar Bey  vasıtasıyla ödenmişti. Husrev Paşa’nın bu hareketi duyularak sadrazam tarafından kendisine şu tezkire yazılmıştı.

 
“…..Tanzimat-ı hayriyye ve kavanin-i cedide iktizâsınca(yeni kanunlar gereğince) bu misillû akçenin hiçbir tarafdan alınması tecviz olunamıyacağından serasker-i müşarünileyh hazretlerine reddi hususuna irade-i seniyye….”
 
      Husrev Paşa parayı tamamen iade etti. Fakat bu durum Tanzimat-ı Hayriyye icâbı suç sayıldığından Meclis-i ahkâm-ı adliyede yargılanması kararlaştırıldı.[2]
 
       Bu olayı tahlil edince, tanzimat öncesinde böyle paraların alınmasının normal bir işlem olduğu anlaşılmaktadır. Olay, yeni düzende rüşvet kapsamında ele alınarak Tanzimata muhalif  Husrev Paşa'nın yıpratılması ve azledilmesi için bir gerekçe oluşturmuştur.

[1] Koca Husrev Paşa(ö.1854), Sultan 2. Mahmud döneminde seraskerlik, Sultan Abdülmecid’in ilk yıllarında sadrazam olarak görev yapmıştır. Islahat hareketlerine ve Tanzimata karşı olduğu bilinmektedir. 1839 Gülhane Hatt-ı Hümâyunu onun sadrazamlığı döneminde Hariciye nazırı Mustafa Reşid Paşa’nın çabalarıyla ilân edilmiştir. Husrev Paşa,  bu projeye karşı hareketleri sebebiyle sadrazamlıktan azledildi, daha sonra Tekirdağ’a sürüldü.

 
[2] Reşat Kaynar, Mustafa Reşid Paşa ve Tanzimat, TTK Yayınları, Ankara,1991, s.220.
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30.10.2008 Saat 10:08
 
                

               YENİŞEHİRLİ AVNİ BEY(1826?-1883)

 

             Yenişehirli Avni Bey dîvan şiirimizin çok önemli bir ismi ve son temsilcilerindendir. Yenişehir’de doğdu. Bekir Paşa’nın oğludur. Hususi tahsil görerek yetişti. Arapça ve Farsça öğrendi. Edebiyatla meşgul oldu. Abdurrahman Sâmi Paşa, Vidin valisi olunca, Avni Beyi katiplik vazifesiyle yanına aldı. Abdurrahman Sâmi Paşa, Avni'nin yetişmesi, ilminin artması için gereken bütün yardımı yaptı. Özellikle Mesnevi'yi bizzat öğretti. Avni Bey, daha sonra İstanbul'a gelerek Beşiktaş Mevlevihanesi Şeyhi Yenişehirli Nazif Dedeye intisap etti. Nazif Dede’nin kızı ile evlenerek damadı oldu. Bağdat’ta divan katipliğinde, ve İstanbul Bidayet mahkemesi azalığında bulunmuştur. Mevlevî tarikatine mensup şairimizin Türkçe ve Farsça şiirleri kusursuz kabul edilmektedir. 1883’de vefat etmiş, Bahariye Mevlevihanesi’ne defnedilmiştir.
 

                  M. NURİ PAŞA ve Y. AVNİ BEY

 

           Sırkâtibi M.Nuri Paşa’nın 1859’da Bağdat’a vali olması üzerine kâtibi sıfatıyla Bağdat’a giden Yenişehirli Avni Bey, şehrin ulemâ ve üdebâsından aldığı bilgilerle tarihî ve edebî kültürünü zenginleştirmiştir. Mesnevî’yi ezbere bilen bu zat, Bağdat’tan önemli yazmalar getirmiş. Bunlardan biri de Mîr Ali hattı müzehheb bir Mevlânâ Divanı imiş.[1] Bu nadîde eser, bugün kimlerin elindedir, bilemiyoruz.


[1] Bu bilgileri Türk müziği bestecisi AVNİ AKTUÇ (1888 -1955), vermiştir. Aktuç, Şarkı bestecisi (20 beste), şair Yenişehirli Avni'nin torunu, Besteci Hafız Şevki'nin oğludur. Mezarı, Mevlanakapı'da sur dışındaki çürüklük mezarlığı arkasındaki Dedeler mezarlığındadır.

 



Düzenleyen Hakkı Duran - 30.10.2008 Saat 10:18
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 31.10.2008 Saat 23:50
       LETÂİF-İ ENDERÛN'DA MUSTAFA NURİ
 

          Hızır İlyas Ağa’nın  Letâif-i Enderun’unda 2. Mahmud’un Mustafa Nuri’yi Enderun’a alması 1228(1813) olayları içinde anlatılmıştı. Bu kısma üstteki yazıda yer verdik.

  " Cemaziülahır’ın onuncu günü (10 Cemaziyelahır 1228, Perşembe) Milâdî-10 Haziran 1813- Göksu’yu şereflendiren Padişah, oradaki bostancılara iltifat ederken kasrın bekçisi olan kişinin oğlu Mustafa Efendi’nin gönül alan saraya layık olduğunu halinden anladı. Mustafa Efendi’yi Hazine’ye alıp Enderun Ağası yaptılar."

 
 

        İlyas Ağa, 1237(1821/22) olaylarını anlattığı bölümde, Mustafa Nuri’nin  9-10 yıllık sürede gösterdiği gelişmeyi ve hazine katipleri arasına alınışını konu ediyor.

'Mustafa Nuri Efendi’nin Hazine katipleri arasına alınışı'  (1237 (1821/22)yılı olayları)

 

               Yirmi sekiz (1228/1813)yılında amacı sevecenlik(şefkat) olan Padişah’ın Göksu Kasrı’nın bekçisinin oğlu olan Mustafa Nuri adındaki çocuğu, Hazine’ye çırağ olarak aldıkları yerinde anlatılmıştı. Tanrıya şükür adı geçen çocuk, o tarihten beri hiç vakit geçirmeden okuyup yazdı. En son kendi el yazısı ile yazdığı dilekçeyi Silahtar İlyas Ağa, Padişah’ın ayak toprağına sundu ve içindekiler öğrenilince hazine katipleri arasına katılması irade buyruldu. Mustafa Efendi’nin şevki arttı.” (Bu kısmı Sinan Dumlu'nun uyarısı ile ekledik. Kendisine teşekkür ederim.)

 
             Çalışkanlığı ve kabiliyeti ortaya çıkan ve belirgin bir gelişme kaydeden Mustafa Nuri, bu tarihte 23-24 yaşlarında olmalıdır. Zaten, Enderun'a üstün yetenekli ve çalışkan çocukların alınıp yetiştirildiği, bilinen bir husustur.
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Arşivci Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06.04.2013
Şehir: İstanbul
Status: Aktif Değil
Points: 3
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Arşivci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.04.2013 Saat 18:35
Sayın Hakkı Duran,
Sırkatibi Mustafa Nuri Paşa Makalesi Üzerine Bir İstirham

Beykozdaki Cam Fabrikaları hakkında bir araştırma yaparken Beykoz'a bağlı İncirköy'de 1840-42 arasında bir cam fabrikası kurulduğunu ve bu fabrikanın kurucusunun Hüdavendigar Müşiri Mustafa Paşa olduğunu öğrendim.

Mustafa Paşa kurmuş olduğu cam fabrikasını 1845'te Darphane-i Amire'ye yani devlete devretmiştir.
Araştırmalarınızda bu fabrikanın kuruluşuna dair bir bilgi/belgeye ulaştınız mı?

Bilgi/belge yardımı yapabilirseniz memnun olurum.

Ben elimdeki belgeleri forumda kullanabilirim.



Düzenleyen Arşivci - 07.04.2013 Saat 18:45
Yukarı Dön
Arşivci Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06.04.2013
Şehir: İstanbul
Status: Aktif Değil
Points: 3
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Arşivci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.04.2013 Saat 18:42
Sayın Hakkı Duran,
Sırkatibi Mustafa Nuri Paşa Makalesi Üzerine Bir İstirham - 2
Sırkatibi Mustafa Nuri Paşa'nın 3 Safer 1296 (27 Ocak 1879) tarihli belgeye göre Süleymaniye Camii haziresinde defnolunması na dair bilgi var.
Belgenin özeti şöyle:
"Serkatib Mustafa Paşa naaşının Süleymaniye'de türbe bahçesine defn olunması"


Düzenleyen Arşivci - 07.04.2013 Saat 18:47
Yukarı Dön
sdumlu Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 10.04.2013
Şehir: Istanbul
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı sdumlu Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.04.2013 Saat 14:27

Istanbul Bogazici’nde Incir Koyu’nde bir cam fabrikasi oldugu dogrudur. Bunun disinda baska fabrika/imalathaneleri de vardi.

 

a) Bu fabrikanin acilisinin 1 Muharrem 1263 tarihli Takvim-i Vekayi’de yazdigini ogrendim. Ancak bir kopyasini bulmaya firsatim olmadi.

 

b) Bir de su bilgi var.

Tarih: 16/R /1262 (Hicrî)

Dosya No:24

Gömlek No:616

Fon Kodu: İ..MSM.

Boğaziçi'nde kain İncir Karyesi civarında Hüdavendigar Müşiri Mustafa Paşa'nın inşa eylemiş olub taraf-ı eşref-i şahaneden mübayaa buyrulmuş olan cam ve billur fabrikası mahallinin usul-i evkafa tatbikan icabının tesviyesine dair Evkaf-ı Hümayun Nezareti takririnin takdimini şamil tezkire-i samiye.

Yukarı Dön
Arşivci Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 06.04.2013
Şehir: İstanbul
Status: Aktif Değil
Points: 3
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Arşivci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.04.2013 Saat 17:00

Merhabalar S. Dumlu,

Hazine-i Hassa'ya bağlı Beykoz İncirköy'deki cam fabrikası ile ilgilenirken bu fabrikanın önceden Mustafa Nuri Paşa tarafından kurulup sonradan padişaha satıldığını öğrendim.

Bu satış bilgisi sizin de özetini vermiş olduğunuz belgede açıkça belirtilmiş.

Ayrıca Takvim-i Vekayi'deki haberi de buldum. Ancak bu gazete haberinde fabrikanın açılışı değil, padişah tarafından satın alınan cam fabrikasının üretmiş olduğu "Beykoz İşi" denilen cam sanatının en prestijli ürünü olan "Çeşm-i Bülbül"lerin güzelliğinden padişahın onları çok beğenip devlet erkânına hediye ettiğinden bahsediliyor.

Konuyla ilgilenirken Mustafa Nuri Paşa alakamı çekmiş olduğundan onunla ilgili de bir arşiv taraması yaptım. Mustafa Nuri Paşa, hanımları, çocuklarıyla ilgili toplam 298 belge buldum, bende özet ve referansları mevcuttur.

Aşağıda Takvim-i Vekayi'deki haber küpürünün görüntüsünü ve geniş özetini en sonda da Cam Fabrikasıyla ilgili bulduğum belge özetlerini veriyorum.

21 Muharrem 1263 (9 Ocak 1847) tarihli gazete haberinde özetle şunlar yazılıydı.

 

Takvim-i Vekayi

Tarih: 21 Muharrem 1263 (9 Ocak 1847)

Sayı: 316

 

"Padişah sayesinde az bir zamanda çuka ve akmişe gibi emtia-yı nefise fabrikaları açılarak bunların mamulatı günbegün ilerlemektedir.

Bunun gibi Boğaziçinde Çubuklu civarında bulunan billur fabrikasının daha önceden padişah tarafından satın alınmak istenmiş ve bunun yerine getirilmesi için Darphane Nazırı Tahir Bey'e emir verilerek sipariş ve ferman buyurulmuştu.

Tahir Bey derhal işe başlayarak fabrikanın işleyişini muntazam bir şekilde yoluna koymuş, "bu taraflarda bulunmuş olan maden cevherinden olarak "Çeşm-i Bülbül" tabir olunur" makbul ve muteber cam çeşidini imal ederek ve fabrika mamulatını en güzel seviyeye çıkarıp numunelerini padişaha takdim etmiş ve bu numuneler hadd-i zatında güzel ve nefis ve en yüksek beğeniye uygun olarak üretildiğinden padişahın takdir ve tahsinine mazhar olmuştur.

Padişah hazretleri bu güzel numunelerden başta Sadrazam olmak üzere, Şeyhülislam Efendi ve Vükelaya dahi ihsanda bulunmuşlardır."

 

 

 

 

Mustafa Nuri Paşa'nın Kurduğu Cam Fabrikasıyla İlgili Arşiv Belgeleri

 

-1-

İ.MSM, 24/616

Tarih: 16 R 1262 (13 Nisan 1846)

Boğaziçinde kain İncir karyesi civarında Hüdavendigar Müşiri Mustafa Paşa'nın inşa eylemiş olup taraf-ı eşref-i şahaneden mübayaa buyurulmuş olan Cam ve Billur Fabrikası mahallinin usul-i evkafa tatbikan icabının tesviyesine dair Evkaf-ı Hümayun Nezareti takririnin takdimini şamil tezkire-i samiye

-2-)

HH.d, 20533

İncir karyesindeki Cam ve Billur Fabrikasının devir teslim defteri

-3-

HH.d, 20796

İncir karyesindeki Cam ve Billur Fabrikası inşaatı için gerekli olan malzemenin mubayaası vesair masraflarını havi defter

-4-

HH.d, 18207

İncir karyesindeki Cam ve Billur Fabrikasının masrafları

-5-

HH.d, 18088

Cam ve Billur Fabrikası dahilinde bulunan şişehanenin iltizama verilmesi sebebiyle devir teslimi.

 

 

-6-

İ.MSM, 24/616

Tarih: 15 C 1263 (31 Mayıs 1847)

Midilli Ceziresinde zuhur eden Pokal şişesi madeninin Cam ve billur Fabrika-i Hümayununa rabt olunarak on beş sene müddet-i imtiyaz verilmek üzere Kapudan Paşa hazretlerine ihalesiyle küşad ve imaline ruhsatı havi iktiza eden emr-i ali ısdarı istizanına dair tezkire-i samiye.

-7-

A.MKT.NZD, 133/39

Tarih 27 Ca 1271 (15 Şubat 1855)

İncirköy'deki Cam Fabrikasına lazım olan odunun tedariki için Kavak İskelesi'ne iki kavas tayini

-8-

A.MKT.NZD, 227/46

Tarih: 5 Za 1273 (27 Haziran 1857)

Harem-i Şerif'ten gelen numunelere uygun şekilde İncirköy Fabrikasında yapılacak çinilerin imalinin çabuklaştırılması.

-8-

MVL, 806/66

Tarih: 17 Ş 1274 (2 Nisan 1858)

İncirköy'de bulunan Cam Fabrikasının İspermeçet fabrikasına tahvili hakkında.

(İspermeçet: Bir balina türü. Yağından mum imal ediliyor)

-9-

HR.TO, 454/13

Tarih: 29 Kasım 1871

İncirköy Fabrika-i Hümayunu hakkında layiha.

 

-10-

ŞD, 680/28

Tarih: 24 Ra 1294 (8 Nisan 1877)

İncirköy'de gaz anbarı ittihaz olunan İspermeçet Fabrikasının birikmiş kirası.

-11-

Y.PRK.BŞK, 12/77

Tarih: 25 Ca 1305 (8 Şubat 1888)

Saray için gerekli zü

Züccaciyenin İncirköy'deki Şişe Fabrikasından alınması.



Düzenleyen Arşivci - 13.04.2013 Saat 17:02
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek