2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Recep CIRIK
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - TÜRK KÜLTÜRÜNDE HAYATIMIZDA DİL
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumTÜRK KÜLTÜRÜNDE HAYATIMIZDA DİL

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Necati Ülker Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.02.2006
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 520
Mesajın Direkt Linki Konu: TÜRK KÜLTÜRÜNDE HAYATIMIZDA DİL
    Gönderim Zamanı: 13.01.2009 Saat 13:34

TÜRK KÜLTÜRÜNDE HAYATIMIZDA DİL

 

Hayat düz bir yol değildir. Bir tarafta çakıl taşları, dikenler ve uçurumlar, diğer tarafta dinlenme yerleri, rahat bir hayat tarzı bulunan, yarınlarımıza güvenle bakılabilen yerlerdir.

Bunların hiç birisi azimsiz mücadelesiz gerçekleşmez. Bu nedenle insan hayatta bazı soruların cevabını kolay, kolay bulamaz! Nereden geldik, nereye gidiyoruz aslında nereden geldiğimize dair bazı düşüncelerimiz vardır. Bunların bir kısmını yaşayarak öğreniriz, örneğin bir anne ve babadan, belli bir zamanda ve yerde doğmuş olmak gibi. Nereye gidiyoruz sorusuna cevap bulmak o kadar kolay bir iş değildir. Biz den önce gelmiş atalarımızın benimseyip bu günlere kadar getirdikleri TÜRK KÜLTÜRÜNÜ VE TÜRK DİLİNİ bizler devraldığımıza göre bizlerden sonra geleceklere, devretmek mecburiyetindeyiz.

Dil bir milletin namussudur. ve kültürde onun bekçisidir! İnsan oluşun en önemli özelliği dildir. İnsan hayatı bilgiyle kavrar ve bilgiyle ulaşır. Dil olmadan eşyayı tanıyamaz. İnsanın asıl gücü dildedir. Onunla iletişim kurar; öğrenir ve öğretir. Dil sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir inşa alanıdır. Bir milletin kültür ve medeniyet hayatı önce dilde inşa edilir. Sonra yine dille başka alanlara taşınır. Millet hayatında geçmişle bu gün ve bu günle yarın arasın da yegâne köprü dildir. bu yüzden dilini koruyamayan milletler geleceğini garanti altına alamaz. Diline ve kültürüne sahip çıkan milletler ise en kötü şartlarda bile ayakta kalmayı başarır.

M.Ö.552–479 Yılları arasında yaşamış olan ve insanı hayata bağlayan ilkelerin erdemden kaynaklanan sorumluluklar olduğu görüşünü savunan Çinli büyük filozof Konfüçyüs’e “Ülkenin yönetimi sana bırakılsaydı ilk iş olarak ne yapardın?” diye sorarlar Oda “Hiç kuşkusuz Dili gözden geçirmekle, dili düzeltmekle işe başlardım” der niçin dendiğinde dil düzgün olmayınca söylenen söylenmek istenen değildir. Söylenen söylenmek istenen olmayınca yapılması gereken yapılmadan kalır. Yapılması gereken yapılmadan kalınca törelerle, kültürlerle, sanatlar geriler. Törelerle kültürlerle sanatlar gerileyince adalet yoldan çıkar adalet yoldan çıkınca da halk çaresizlik içinde kalır. Bu sebeple söylenmesi gereken başıboş bırakılmaz onun için dil her şeyden önemlidir. Dilin işlevini açıklamak için bundan daha güzel bir yaklaşım olamaz herhâlde!

İnsan ve hayat değişir dil ve kültürlerde değişir bu değişim doğal şartlar içinde olursa bir gelişmedir. Dilin doğal olmayan şartlarda değişime zorlanması ise onun yozlaşmasına sebep olur.

Biz bu milletin ve bu vatanın çocukları, bu kültürün insanlarıyız. Hiçbir güç aslımızı inkâr ettiremez bize! Başarı ve başarısızlıklarımızla aynı yolun yolcusu, aynı kültürün temsilcisi ve taşıyıcısıyız. Sahip olduğumuz inanç, tarih ve kültür mirasına ihanet etmeyiz. Sorumluluklarımızı elimizden geldiğince yerine getirmeye çalışırız. Başkalarının yol göstericiliğine ihtiyacımız yoktur. Hayat zaten gerçekleri önümüze sermektedir. Gerçeği yakaladığımız zaman işlerimizi yoluna koymuşuz demektir.

Her insanın bir hayat hikâyesi vardır. Her kuşağın kendinden sonraki kuşaklara yaklaşımı, kendinden öncekilerin kendilerine yaklaşımı gibidir. Bu doğal bir akıştır. Ne demişler ne ekersen onu biçersin! Yapmadıklarımızı veya yapamadıklarımızı kendimizden sonrakilerden beklemek hakkına sahip değiliz. Eğer kendimizden sonrakilere faydalı olmak, onlara katkıda bulunmak istiyorsak ve bizim düştüğümüz hatalara onların düşmemesi gerekir diyorsak kendi tecrübelerimizi, yer yer öz eleştiri mantığı ile onlarla paylaşmalıyız.

Gerçekleri gizlemek veya sahte kalelere sığınmak onları korumaya yetmez, aksine böyle bir tutum onlarla aramızdaki uçurumu derinleştirir. Sevgi ve saygılarımla

 

 

 

Necati ÜLKER

Karatekin yâran kültürü yaşatma derneği Başkanı

Necati Ülker
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek