2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Çevre Sorunları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KANINI DÖKÜYOR?
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumMÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KANINI DÖKÜYOR?

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Konu: MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KANINI DÖKÜYOR?
    Gönderim Zamanı: 26.02.2006 Saat 10:30

MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KANINI DÖKÜYOR?

 

 Saddam Hüseyin! Irak ın devrik lideri Nükleer bombaları vardı? Dünyayı kan gölüne çevirecekti. Kendi halkına işkence ediyordu. Sağlam bilgi ve deliller toplanmıştı. AB. ve ABD. güç oluşturup, Irak a müdahale etti yüz binlerce masum insanı katletti? AB. ABD. devletlerinin güdümünde Barzani ve Talabani güçleri öncülüğünde işgalde ilk yaptıkları Tapu ve Nüfus müdürlüklerini yok etmek oldu.? Diğer resmi dairelerin talan edilmesi oldu. Bunları yaparken de AB. ABD. Güçleri koruması ve himayesinde yapıldı.

 T.C. o günkü hükümeti D.S.P.- M.H. P.-ANAP üçlü koalisyon hükümeti bu Irak ın işgaline karşı çıktığı için yıkılmıştır. Erken secime gidilmiştir? Şimdi de dünyayı bir karikatür kırizi sardı.Dünya ve ülke gündemine oturdu.?

 Fakat Bu karikatürler Danimarka gazete ve dergilerinde yayınlanmaya başlandığında bizim Elciliğimiz, Burada yaşayan altı yüz bin Müslüman olduğu söyleniyor. ? Neden o günlerde tepkilerini ortaya koymamışlar ?Tüm dünya daki Müslüman devletlerin Danimarka daki elçilikleri ve T.C nin elçilikleri neden müdahale etmemişlerdir.?

         Danimarka yasaları gereği bu tür yazı resim ve karikatür vb yazılı ve görsel medyada çıkan haber vb. olayları dava etmek Danimarka yasaları gereği, üç aylık bir süre içerisinde itiraz edilip mahkemeye verilmesi gerekiyormuş.( Uluslar arası ilişkiler konusunda uzman bir bilirkişimizin T.C. Tv. Programındaki konuşması sonucu bilgi sahibi oldum. )

          Burada birileri bir oyun oynuyor. Madalya nın ön yüzü gösteriliyor da arka yüzü neden gösterilmiyor. Bu üç aylık süre içerisinde başta kendi elciliğimiz neden yasal girişimlerde bulunmamıştır.? Diğer Müslüman ülkeler neden yasal işlemleri başlatmamışlardır. Bu üç aylık süre dolunca ne oldu da tüm dünyada kıyamet koptu.

          Bu v e benzeri tepkilerin yanlış olduğunu söylemiyorum. Katılıyor ve onaylıyorum bu tepkileri, protestoları ama bu kadar gecikme neden yapıldı. Yasal süreç sona erince başlatılması bence düşünülmesi, cevaplanması gerekeli ana soru bu dur.

          Her ne hikmetse bugün Irakta Sünni Şii tartışmaları ( acımasızca vahşi savaş ) eş zamanlı başladı. Camilerimiz, mescitlerimiz. Tekke ve türbelerimiz yakılmaktadır. Sözüm ona bu Müslüman kardeşlerimiz işgalci emperyalist güçlerden silah ve mühimmat alarak, kardeşkanı akıtmaktadırlar.( Bunu da sözde İslam adına yapıyorlar ) Haclı ordusunun neferliğini yapan Barzani ve Talabani güçleri olayların hakemliğine soyunuyor. Bütün bunlar emperyalist güçlerin bir oyunundan başka bir şey değildir.

          Olayı bir fıkra ile noktalayıp kamu vicdanına bırakıyorum. Malum Nasrettin Hocanın evine hırsız girmiş ne var ne yoksa alıp gitmiş, Bizim hoca dövünmeye başlamış evim soyulmuş, şunumu almış, bunu mu almış diye avazı çıktığınca bağırıyormuş.Kolu komşu gelmiş ya hoca kapının kilidini sağlam bir kilid  taksaydın.Camını kitleşeydin.vb. telkinlerde bulunmaya başlamış.Sonunda hoca dayanamamış! haykırmış ya komşular tüm suç benimi? hırsızın hiçbir günahı yok mu.?

           Nasrettin hoca misali bende A.K.P hükümetine soruyorum sizin bu olaylarda hiç mi sucunuz günahınız yok.!!!!! ?



Düzenleyen kadiryavuz55 - 21.07.2006 Saat 11:57
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 27.07.2006 Saat 13:05

                                        BÖYLESİ BİR AB YE HAYIR?

                Bir İngiliz gazeteci ATATÜRK’le bir röportaj yapar. Röportajın da    Atatürk“e sorar;  ”Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?” Mustafa Kemal’in cevabı aynen şöyle :

“Şartlarımızı koyarız. Kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Eğer davet gelirse düşünürüz”. Evet, Birleşmiş Milletler sadece Türkiye’yi davet edebilmek için yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke olur Mustafa Kemal’in ülkesi, Türkiyesidir . Sanıyorum ondan feyz alacağımız  çok şey var.?

   Bir zamanlar milli görüş gömleği ile dolaşan şu anki iktidar partisinin başkan ve yöneticileri: İsrail’e Amerika’ya, Avrupa’ya karşı idiler. Bu ülkeleri ŞEYTAN olarak görüyorlardı. Şimdi ise TESLİMİYET kapısı haline çevirdiler. Onlar için varsa yoksa YENİDÜNYA (AMERİKA) var. Ülkede yok pahasına özelleştirmelerle, satılan topraklarla, satılan medya ile pazarlanmadık bir şeyimiz kalmadı. Diyalog, dinler bahçesi demokratlık gösterisi adına İNANÇLARIMIZI da pazarladılar. Artık yatak odalarımızdaki mahremiyet bile kalmadı. Hala başını kıçını örterek namus bekçiliği yaptığını sanan İYİ PAZARLAMACILAR söyleyin ALLAH aşkına satacak, ya da satmadık neyiniz kaldı..! Alıntı “moz 14 Mustafa Öz Çankırı Araştırmaları cansaati.org”Ağzına eline koluna sağlık üstadım.Bu yazınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum.

    Bu ülkenin hali ne olacak! Bu dünyanın hali ne olacak şimdi? Kimler dünya üzerindeki mazlum ululara öncülük edecek kimler dünyaya barışı huzur adaleti getirecekler.”YURTTA SUL CİHANDA SULH”U kim gerçekleştirecek? 

    Bu güne kadar nice şeyhler şıklar AB-ABD karşıtı değiller miydi? Kendilerini öyle tanıtmıyorlar mıydı? Bu şehler, şıhlar ve karargâhlarını bu ülkelerde kurmuyorlar mıydı? Küstahça açıklamalarını buralardan yapmıyorlar mıydı, Atatürk’e Cumhuriyete ve Şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimize buradan dil uzatmıyorlar mıydı? PKK ile dirsek teması içerisinde değiller miydi? Her türlü bölücü yıkıcı eylemde birlikte değiller miydi? Bunun sonucu olarak bu ülke Türkiye Cumhuriyeti trilyonlarla ifade edilen dış borç batağına girmedi mi? Ülke baştanbaşa şehitlerle dolup taşmadı mı, ülke kan gölüne dönmedi mi?

    Sudan bahaneler bulup her Cuma günü Cuma çıkışında, Ülkemizin değişik illerinde eylemler yapmıyorlar mıydı? Olaylar çıkartmıyorlar mıydı, Nerede bu cübbeli, sarıklı, sözüm ona Müslüman insanlar? Öküz öldü ortaklık bittimi? Limon gibi sıkılıp posaları sokağa mı atıldı.?Bu emperyalist devletlere olan misyonları mı tamamlandı.

Böldüler parçaladılar, görevleri sona mı erdi? Katlarında, yatlarında tatil ve eğlence yerlerinde sevk ve sefalarını mı, sürmekteler?

    Orta doğu kan ağlıyor. Haçlı ordusu misali islama; karşı bir savaş başlatıldı.? Günlük yüzlerce Müslüman katlediliyor? Koskoca Uluslar yüzlerce parçaya bölünüyor. (Alt kimlikler. Üst kimlikler Dinlere, mezheplere, tarikatlara, şıklara, şehler e,müritlere teslim onlarda AB-ABD deye mi teslim?)                 Kendi iç sorunlarını her türlü sorunun üzerinde görüp müslüman,müslümanın kanını döküyor.Dahası emperyalismin tüm nimetlerinden yararlanarak bunu  yapıyorlar.Acaba düşünmüyorlarmı bu güçler neden kendilerine destek verdiğini ?

    Ne oldu bizlere AB- ABD Hayranı olduk çıktık. Tüm dünya emperyalizmine karşı Ulusal Bağımsızlık savaşımızı vererek tüm dünyadaki mazlum uluslara örnek olup bağımsızlıklarının önünü açan bizler değ ilmiydik. Osmanlının tüm borçlarını ödemedik mi! Dışa bağımlılığımıza son verip. Kendi sanayimizi endüstrimizi kurup dünya devleri ile rekabet edebilecek duruma gelen Türkiye Cumhuriyeti değ ilmiydi.?

     Ulu önderimiz tüm olumsuzluklara, kıtlığa, yokluğa, sefalete rağmen bu Ulusu yoktan var etmedi mi? Bir tek kuruşluk borç suz bir Cumhuriyet bırakmadı mı?

      Hayırsız evlat hayırsız miras yedi misali satıp yok etmekteyiz, Şehit kanları ile aldığımız topraklarımızı satmaktayız. O kurum zarar ediyor sat, bu kuruma çok yüksek para veriyor sat neresi nereye varacak, üstelik yabancılara yedi düven bir olup karşımıza gelip, toprağımızı istila edemeyenlere, toprağımızda gözü olanlara? ALLAH SONUMUZU HAYIRLI ETSİN AMA ECDADIMIZ BİZDEN HESAB SORACAĞI KESİN?

     

       KADİR YAVUZ ÇEVRECİ

  

    

   



Düzenleyen kadiryavuz55 - 27.07.2006 Saat 20:30
Yukarı Dön
ALİ YILDIRIM Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 27.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 45
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.07.2006 Saat 08:57

kadir bey yüreğinize sağlık aslında en çok tepki göstermemiz gereken zamanda tepkisiz kalıyoruz bebek katillerinin ve masum insanların katletilmesine seyirci kalmakla beraber onlara birde mallarını alıp destek sağlıyoruz herbir coca cola hem peygamberimize hemde müslüman kardeşlerimize mermi olarak gidiyor israilin ve abd nin mallarını almaya devammı edecegiz

Hala hiç utanmadan, çekinmeden Coca Cola içen Müslümanlar...! 

 

Coca Cola'nın ne anlama geldiğini düşündünüzmü hiç?
İşte bunun cevabı:


Coca Cola yazısını yansıtmalı olarak ters çevirdiğinizde arapça bir yazı teşkil etmektedir. Ve de bu yazıda "La Muhammed La Mekka" yazısı ortaya çıkmaktadır. "La" arapçada olumsuzluk ekidir. Yani bu cümle o zaman: "Muhammedi ve Mekke'yi ortadan kaldırmak" anlamını taşımaktadır. İnanmak güç ama ne kadar cahil olduğumuzu kendi gözlerimizle görmeye ne dersiniz?








Şimdi bu yazıyı hat sanatı gözlükleriyle seyredelim:








"La Muhammed La Mekka"

"Muhammed ve Mekke yok olsun"



Hala hiç utanmadan, çekinmeden Coca Cola içen Müslümanlar...!

not:(çevremde icen muslumanlari goruyorum)

 

Yahudi asıllı, gelirinin bazen bir kısmını bazen de tamamını İsrael'e vererek, Filistindeki vahşetin ve insanlık dışı o katliamın ortaklarından birisi de Coca Cola şirketidir. Üzülerek belirtmek gerekiyorkı; O şirketinde ayakta durmasını sağlayan yine biz müslümanlarız. Yani içtiğimiz her şişe cola ile Filistindeki kardeşimize bir mermi atmış oluyoruz bir nevi.


TAKDİR SİZİN...!

 

Image

Aşağıda "İsrail'i Boykot" kurulunun İsrail'e mali destek sağlayan iktisadi kuruluşların boykot edilmesi çağrısıyla yayınlamış olduğu afişlerin birer fotoğraflarını veriyoruz.

 

Yukarı Dön
ALİ YILDIRIM Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 27.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 45
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.07.2006 Saat 11:42

!!!!!!!!!!

COCA COLA NIN SAHIBI, CNN DE YAPTIGI AÇIKLAMA ILE TEMMUZ AYININ TÜM GELIRINI VE BUNDAN SONRAKI AYLARIN KAR PAYLARINI ISRAIL DONANMASINA DEVRETTIGINI AÇIKLADI!

Coca cola yine devrede!!.

Kapitalizmin ve Amerikan emperyalizminin simgesi olan Coca-Cola, sanki Amerikanın en çok vergi veren, Amerika'yı giriştiği tüm terör olaylarında destekleyen, Irak'ta, Afganistan'da, Filistin'de ve dünyanın heryerinde masumlara yönelik saldırıların mali destekçisi değilmiş gibi,

Asla Unutma!

ASLA UNUTMA!!!

Her Coca Cola Alışınızda,

Her Mac Donald's'a girişinizde,

Her CareFour Marketlerindeki alışverişinizde,

Her Nestle çikolata yediğinizde ya da Nescafe yudumladığınızda

Her Ariel Matik kullanışınızda yukardaki görüntülere ortak olacağınızı unutmayın!

Bugün bunları yapanların Yarın aynı şeyleri bizlere de yapacaklarını da unutmayın!!!

Yukarı Dön
ALİ YILDIRIM Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 27.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 45
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.07.2006 Saat 13:28

 

TARİH İSRAİLİ ASLA KAYITLARINDAN SİLMİYECEK

 




















































Yukarı Dön
Muzaffer18 Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 25.07.2006
Şehir: Çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 11
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.07.2006 Saat 20:05
Sayın Ali YILDIRIM bütün topladığınız arşivin altına imzamı atarım.ALLAH'ın izniyle böyle firmalar birgün bu ülkeden silinecek.Bu resimleri görüpte hala cocacola gibi markaları tüketen adam namerttir.Bu vatan bizim anamızdır.Anasını satan .......
Muzaffer TAŞ
Yukarı Dön
ALİ YILDIRIM Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 27.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 45
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 29.07.2006 Saat 20:02
AMERİKAN İÇECEKLERİNDE BÖCEK ZEHİRİ BULUNDU

Hindistan'da yapılan tahlillerde, ABD'nin ünlü kola şirketleri Coca-Cola ve Pepsi'nin ürettiği içeceklerde yüksek oranda böcek zehiri maddeleri bulundu
03.08.2006 22:0

 

Bilim ve Çevre Merkezi (CSE), Hindistan'da satılan Coca-Cola ve Pepsi'den alınan 57 örnek üzerinde yapılan tahlillerde, tüm örneklerde standardın çok üzerinde böcek zehiri maddesi tespit edildiğini bildirdi. Merkez, 3 sene önce de aynı şirketlerin ürünlerinde yüksek oranda böcek zehiri maddesi bulmuş ve bunun kansere yol açabilecek boyutta olduğunu bildirmişti.

CSE yöneticisi Sunita Narain, yayımladıkları rapor sonrasında NDTV haber kanalına yaptığı açıklamada, 3 seneden bu yana değişen hiçbir şey olmadığını ifade etti. Narain, "3 sene önce konulan standartlara uyulmadı" diye konuştu. Hindistan Standartlar Bürosu, CSE'nin 2003 senesidneki raporundan sonra böcek zehiri maddeleri konusunda kabul edilebilir standartları belirlemişti. CSE'nin son yapılan tahlillerinde bu standartların 24'le 200 katı fazla miktarda zehirli madde tespit edildi. Narain, "Bu insan sağlığının hiçe sayıldığı büyük bir skandaldır" dedi. Narain, tek bir istekleri olduğunu, onun da standartlara uyulması olduğunu kaydetti.

HİNDİSTANLI MİLLETVEKİLLERİ COCA-COLA VE PEPSI'NİN YASAKLANMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ

CSE'nin dün raporunu açıklamasından sonra Hindistanlı milletvekilleri de ülkede piyasayı ellerinde bulunduran Coca-Cola ve Pepsi şirketlerinin ürünlerinin yasaklanması için harekete geçti.

Ana muhalefet partisi BJP'den Vijay Kumar Malhotra, "Bu şirketler milyonlarca kişinin hayatlarıyla oynuyor. Bunu görmezden gelmeye devam edemeyiz. Pepsi ve Coca-Cola'nın yasaklanmasının zamanı geldi" dedi. Koalisyon hükümetinin ortağı RJD'den Devendra Singh Yadav da "Bu içecekler zehirli maddeler ihtiva etmelerinin yanı sıra milli mirasımıza da zarar veriyor. Bunları yasaklamalıyız" dedi ve ayran ve süt gibi sağlık için faydalı içeceklere yönelinmesini istedi. Hükümetteki Komünist parti milletvekilleri de dünya devi bu şirketlerin ürünlerinin "insanları yavaş yavaş zehirlediğini" ifade ettiler. Milletvekillerinden Muhammed Salim, "Hükümet ne tür bir sponsorluk anlaşması yaptı ki bu konuda hiçbir adım atmıyor?" diye sordu.

CSE'nin raporu, Hindistan'da 1993 senesinde üretime geçmelerinden bu yana Pepsi ve Coca-Cola aleyhindeki 3. rapor oldu. Bağımsız milletvekili A. Krishnaswamy de "Bu sefer onlardan kurtulmalıyız" şeklinde konuştu.

CSE Başkanı Sunita Narain de piyasada "aslan payını" ellerinde bulundurdukları için bu şirketlerin ürünlerini mercek altına aldıklarını söyledi.

AFP



Düzenleyen ALİ YILDIRIM - 04.08.2006 Saat 08:30
Yukarı Dön
Ali TAŞ Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 18.04.2006
Status: Aktif Değil
Points: 197
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30.07.2006 Saat 11:52
Çevreci Kadir kardeşim güzel çevre yazılarınızdan sonra nerden çıktı bu siyasi yazılar demiyeceğim siyaset yapmak ve siyasi görüş sardetmek anayasal bir haktır tabiki bu hakkınızı kullanacaksınız.Hele sizin gibi çevreye duyarlı dostlarımız siyaset ve siyasilerle sürekli bağlantılı olmalı ki çevremizin korunması ve güzelleştirilmesi için arkasına gerekirse siyasi gücüde alabilmeli ,ancak bu yazınız acele ile kaleme almış olmanız veya belliki ideolojik önyargya sahip olmanızdan dolayı yanlış mizmpaj dan tutun gerek kompozisyon gerek anlatım bozukluğu ile pek iyi bir yazı olmadığı kanaatindeyim. bu görüşü belirtirken sizin çevre yazılarınızı baz aldığımı belirtmeliyim ,diğer yazılarınız bu son yazınıza göre gerçekten ödül almaya layık yazılar. Hükümeti ve dindar insanları gelişi güzel eleştirmişsiniz, sakın yanlış anlamayın bu kesimler tabiki eleştirilecekler eleştirilmelidirlerde ama bu eleştirleri kulaktan duyma ve sadece belli çizgideki yayınları takip ederek değil gerekirse eleştirmiş olduğunuz kesimlerin yayınlarınıda takip etmekle yapmalısınız. Benim kanaatim sizin özellikle dindar kesimin hiç bir yayınını takip etmediğiniz yönündedir yoksa bu kadar mesnetsiz ve gerçeğe aykırı iddaada bulunmazdınız buna en azında Yenice köyümüzden aldığınız dini terrbiye,örf ve adetlerimiz müsaade etmezdi . Yine kendiniz bilirsiniz ama ben sizin yerinize olsam çevre yazılarınıza tekrar geri dönerdim. saygılarımla

Düzenleyen Alitas - 30.07.2006 Saat 13:40
Ali TAŞ
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.08.2006 Saat 15:21

            

ALINTI KARATEKİN GAZETESİ 2 AĞUSTOS 2006

KÖŞE YAZARI MURAT DEMİR’ in köşe yazısı

 

                                     ORTA DOĞUDAKİ HİTLER

 

Tarih her yüzyılda bir dahi yetiştirdiği gibi (En sonuncusu Mustafa Kemal Atatürk), ne yazık ki her yüzyılda binlerce de Hitler yetiştiriyor. Matematiksel bu bozukluk dünyanın her yanında dinmeyen gözyaşlarına neden oluyor. Bosna Hersek, Çeçenistan, Azerbaycan, Liberya, Ruanda, Somali, saymakla bitmez. En son katliamı Lübnan'da yaşadık, tam 37 çocuk körpe fidan. Buna yürekler dayanmaz.

             Kan üzerine kurulan İsrail devleti kurulduğu günden beri kan akıtmaya yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin devam ediyor. Düne kadar kendisine soykırım uygulandığını tüm dünyaya haykıran Yahudiler, Lübnan'da soy-kırımdan farlı bir şey yapmıyor, Hitleri aratmıyor. Silahlı kişileri değil masum çocukları hiç acımadan katlediyor. Sonrada utanmadan orada Hizbullah cephaneliği vardı diyor. Bir elma ağacında iki çürük elma olunca ağaç mı kesilir yoksa o iki çürük elma mı dalından koparılır. İsrail bırakın çürük elmayı koparmayı ağacıda bırakın koskoca meyveliği kökünden kurutuyor. Dünyanın jandarmalığına soyunan ABD ve onun yalakası İngiltere bu katliamı görmezlikten geliyor. Doğaldır tabi ki Amerika kıtasındaki kızıl derelileri katleden Amerika dan ne beklenir ki, dünde aynıydı bugünde aynı.

             Yahudilere soykırım yapıldığını kabullenen dünya devletleri ne yazık ki aynı Yahudilerin torunlarının Lübnan ve Filistin'deki katliamlarını görmezlikten geliyor hatta haklı buluyor. Ama aynı devletler Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesini istemiyor ve orası demokratik bir devlet diyor, peki Lübnan nasıl bir devlet o zaman. İsrail Lübnan'da tam bir soykırım uyguluyor. Ben şahsen hiçbir canlının öldürülmesi taraftarı değilim, bir ağaç dalının bile koparılmasına üzülürüm, ama yapılan bu katliamlar karşısında Hitler'e karşı saygım artıyor. Adam demek ki biliyormuş bu Yahudilerin ileride dünyanın bayışına bela olacağını o yüzden onları ortadan kaldırmaya kalkışmış ama ömrü yetmemiş.  Sözde o soykırımdan kurtulanların çocukları ve torunları bugün Filistin ve Lübnan'da katliamlar yapıyor. İşin dikkat çekici diğer yanı ise İsrail’in uyguladığı bu katliamlar aynı zamanda Türkiye'de PKK terörünün eylemlerinin artığı zamana dek geldi, şaşırmamak elde değil. PKK'yı besleyenler ile İsrail’i besleyenler ve destekleyenler aynı ülke.

             Ortadoğu'da yaratılan bu yeni Hitler bölgesindeki tüm ülkelerde yakında soykırım yapacak bu onu gösteriyor. Oradaki sivil halkı kurtarmaya giden Türk gemisine bile taciz ateşi açabilecek kadar gözünü kana bürümüş olan bu Yahudi Hitleri tahminime göre yakında Türkiye’ye çok büyük bir zarar verecek.

 

Eğer Türk ekonomisi Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi bir atılım gösterebilseydi ve de seçtiğimiz kişiler cebi yerine milletin refahı için çalışsaydı, şuanda İsrail ve Kuzey Irak’taki eşkıya dişini gösteremez, masum çocuklar  ÖLMEZDİ !.

 

Teşekkürler Murat Demir Arkadaşım ne güzelde dillendirmiş, ne güzelde yazmış 2 AĞUSTOS 2006 tarihli Karatekin Gazetesi Köşesinde

 

 Anlayana sivrisinek saz anlamayana da davul Zurna Az?

 

Davul zurnanın sesini duyamayan tankın topun, patlayan bombaların, feryatların, cığlıkların da sesini duyamıyor galiba!

Acaba bu insanlarımızın gözleri de mi görme özürlü?

Ali Yıldırım kardeşimizin savaşın tüm vahşetini gösteren resimleri de göremez durumda mı acaba ?

 

Tüm Müslüman âleminin ve insanlık âleminin Mirac Kandilini de kutlar hayırlara vesile olmasın dilerim.

 Çevreci Kadir Yavuz

 

 

 

Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.08.2006 Saat 17:32

HANGİMİZ SORDUK..!

HANGİMİZ SORABİLDİK..!

HANGİ ÇANKIRILI SEÇTİĞİ MİLLETVEKİLİNE SORDU;

"EFENDİ AĞA; SENİN İSRAİL DOSTLUK GRUBUNDA NE İŞİN VARDI?"

SORABİLDİK Mİ?

CEVAP VEREBİLDİLER Mİ?

MEHELDİR BİZE..!

Alıntı İşin dikkat çekici diğer yanı ise İsrail’in uyguladığı bu katliamlar aynı zamanda Türkiye'de PKK terörünün eylemlerinin artığı zamana dek geldi, şaşırmamak elde değil. PKK'yı besleyenler ile İsrail’i besleyenler ve destekleyenler aynı ülke.

             Ortadoğu'da yaratılan bu yeni Hitler bölgesindeki tüm ülkelerde yakında soykırım yapacak bu onu gösteriyor. Oradaki sivil halkı kurtarmaya giden Türk gemisine bile taciz ateşi açabilecek kadar gözünü kana bürümüş olan bu Yahudi Hitleri tahminime göre yakında Türkiye’ye çok büyük bir zarar verecek.

İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
ALİ YILDIRIM Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 27.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 45
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.09.2006 Saat 08:48
El Ezher'den Coca Cola'ya darbe
 
 
El Ezher üniversitesi, Coca Cola ve Pepsi'nin haram olduğunu açıkladı.

23/08/2006

Dünya Bülteni Haber Merkezi

Mısır’da İslam Dünyasının en etkin eğitim kurumlarından biri olan El Ezher, Coca Cola ve Pepsi’nin haram olduğunu açıkladı. El Ezher üniversitesine bağlı Yüksek İslami İşler Meclisi, yaptıkları bir incelemenin ardından Coca Cola ve Pepsi’nin içilmemesi gerektiğini açıkladı. Her iki içeceğin içinde domuz etinden bazı maddelerin konulduğunu tespit ettiklerini açıklayan Meclis, Müslümanları Coca Cola ve Pepsi’yi içmemeye davet etti. Bu tür gazlı içeceklerin insanlar için zorunlu şeyler olmadığını belirten Meclis, zor durumlarda “Zarûretler haramı mübâh kılar” kaidesi gereğince domuz, içki ve ölü etinin dahi sadece ölünmeyecek kadar yenilmesine izin verildiğini açıkladı. Meclis, böyle bir zorunlu durum olmadığına göre Müslümanların bu tür ferahlatıcı içeceklerden uzak durmalarını önerdi. Ürdün'de geçen gün uzun zamandır yapılan araştırma sonucu yapılan açıklamada, Coca Cola ve Pepsi'nin domuz'dan yapılmış bazı katkı maddeleri içerdiği açıklanmıştı.

 

Coca Cola ve Pepsi geçtiğimiz hafta Hindistan’da içinde zehirli bulunduğu gerekçesiyle ülke çapında resmen yasaklanmıştı.

 

Kaynak: http://www.akhbaralaalam.net/haber_detay.php?haber_id=921

 
 
Yasak dalgası büyüyor..

RİGA
Coca Cola’ya bir yasak da Letonya’dan geldi. Letonya’da hükümet, sağlığa zararlı oldukları gerekçesiyle Coca-Cola, Pepsi gibi içeceklerin okullarda satılmasını yasakladı. Letonya Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre suni koku, renklendirici, tatlandırıcı ve kafein içeren içecekler sağlığa zararlı oldukları gerekçesiyle okullarda satılamayacak. Açıklamada suni renklendirici ve tatlandırıcıların çeşitli alerjik reaksiyonlara yol açacağı belirtilerek, genç organizmaların kimyasal maddelere karşı duyarlı olduğu vurgulandı.
ALBRIGHT’TAN RİCA MEKTUBU
Sağlık Bakanlığı, AB üyesi her ülkenin suni ve kimyasal maddeler içeren içecek ve yiyecekleri yasaklama hakkı olduğunu bildirdi. Letonya 2004’te AB’ye üye olmuştu. Albright Group LLC adlı şirketin direktörlüğünü yapan ABD eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, geçtiğimiz ay Letonya Cumhurbaşkanı Vaira Vike-Freiberga’a bir mektup göndererek Coca-Cola’nın okullarda yasaklanmamasını istemişti. Coca-Cola, Albright’ın başında olduğu şirketin müşterileri arasında yer alıyor. Letonya Hükümeti’nin Coca-Cola ve Pepsi’yi de kapsayan söz konusu yasak kararı, Parlamento’nun onayına gerek kalmadan 1 Kasım’dan itibaren yürürlüğe girecek. Geçen haftalarda Hindistan’ın yasakladığı Coca Cola’yı İngiltere’deki Sussex Üniversitesi öğrenci birliği de protesto etmişti

Yeni şafak
 
 
Yukarı Dön
isa özkan Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2006
Status: Aktif Değil
Points: 93
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 09.09.2006 Saat 14:04

Kurtuluş savaşı sırasında sırtımız verdiğimiz araplara güvendık ve o bölgeye doğru dürüst bir cephe bile açmadık...

Ama ne oldu sırtımızı verdiğimiz Araplar bizi saattı... Sattığı gibi gibi bizi sırmtımızdan vurup ingilizlerle Franszılarla bir oldu...

Ve sonra ne oldu...
Bizim sırtımızdan vuranlar şimdi işgalde...
Ne oldu hani sizi kollayan ingilizler nerde...
Hani ne oldu...Abd yi oluşturan İngilizler bu gölgeyi işgal etti ve Bu bölgedeki Arapların ırzlarına, namuslarına girip özgürlükerini ellerinizden aldı...

Şimdi soruyorum...
araplar sırtımızdan vurmayıpta bize itaat etmiş olsaydılar bunların olurmuydu...
araplar Bize İtaat edipte bizle bir olsaydıklar şimdiki pozisyonunuz daha farklı olmazmıydı...

Yaaa işte dünya böyle...
Türkün Sırtından vurursan
Elin Gavurda gelir Annene de bacına'da Böyle ÇULLANIR...
Böyle özgürlüğünü alır...


Biz Türkler yıllar boyunca islamın kılıcı kalkanı olduk...
Bize İtaat edenleri hep kolladık savunduk...
Tek bir dindaşımıza-ümmetimize el uzattırmadık kılınıza dahi zarar verdirmedik hep kolladık hep destekledik...
Dünyanın neresine olusa olsun hep koştuk...
Malezeyay Aceye İspanyaya neresi olursa olsun hep koştuk...


Ama ümmetimiz dediklerimiz  ne yaptı ihanet edip sırtımızdan vurdu...

TÜRKÜN TÜRKTEN BAŞKA DOSTU YOK. 6 ASIR DÜNYAYA HÜKMETMİŞİZ AMA SİMDİ ZAVALLI DEDİDİĞİMİZ ARABLAR TÜRK GENÇLERİNİ ARKADAN VURANLAR ŞİMDİDE TÜRKLER GELSİN KURTARSIN DİYORLAR




Yeryüzüne Namusu-Şerefi-Hayseyeti-Adaleti yayan, Kendisine İtaat edeni kollayan TÜRK En yücedirki evrene Şerefi-Haysiyeti-İnsanlığı öğretti...


 

isa özkan
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.10.2006 Saat 00:29

 

         ERMENİ SOYKIRIMI YALANI ?

 

Hangi devletler parlamentolarından ermeni  soykırımı yasasını çıkardılar Türkiye’ye karşı bir bakalım.?

 

       Avrupa: Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Belçika, Fransa, İsviçre, Slovakya, Hollanda, Polonya, Almanya, Litvanya.

(Bunların pek çoğunun AB ülkesi  olması da son derece düşündürücüdür.)

       
Amerika Kıtası: Kanada, Arjantin, Uruguay, Venezüella.

       Ötekiler: Rusya ve Lübnan,  bugün yardımına koştuğumuz,askerimizi gönderdiğimiz  Lübnan!

       Avrupa Parlamentosu
, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisleri de yönde  kararlar aldı.


      
Tüm bunlar yapılırken bizler ne yaptık, neler yapa bildik? Cılız bir iki protesto,birkaç protesto notası dışında,

 

       Sözde dostumuz müttefiklerimiz olan ülkelere göre bizler sadece bir büyük Pazar olarak görülmekteyiz.Bu nedenle de Ülkemize Milletimize karşı ortak stratejilerini belirleyip Ulusal birlik ve beraberliğimizi yok etmek için ortak stratejileridir,

 

       Tüm bunlara rağmen bizler ulusal stratejimizi koruyacak önlem alamıyoruz.Daha hale bu ülkelerin dayatmaları ile yasalarımızda değişiklikler yapıp Uyum yasaları adı altında değişiklikler yapmaktayız?

 

      Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün ün aşağıda ki basın bildirisi son derece düşündürücüdür?


ALINTI    (ATO Internet sitesi )  ( Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün ün  Internet bildirisi)

KAÇAK EKONOMİSİ RAPORU

TÜRKİYE TAM BİR KAÇAK CENNETİ… SİGARADAN İÇKİYE, ÇAYDAN ŞEKERE, CEP TELEFONUNDAN ETE KADAR PEK ÇOK MAL KAÇAK OLARAK TÜRKİYE’YE GİRİYOR.

TÜRKİYE EKONOMİSİ KAÇAK ÜRÜNLER YÜZÜNDEN YILDA 20 MİLYAR DOLAR KAYBA UĞRUYOR.

YILDA 2.5 MİLYON TON KAÇAK AKARYAKIT GİRİYOR… TÜRKİYE’DE TÜKETİLEN AKARYAKITIN BEŞTE BİRİ KAÇAK

TÜRKİYE’YE YILDA 1 MİLYON TON ŞEKER, 40 BİN TON ÇAY, 25 BİN TON SİGARA, 1 MİLYON CANLI HAYVAN, KAÇAK YOLLARDAN GİRİYOR.

29.6 MİLYON KAÇAK CEP TELEFONU VAR.

AYGÜN: GÜMRÜKLERİMİZ DELİK DEŞİK… TÜRKİYE’YE HER YIL 204 BİN KAMYONUN TAŞIYACAĞI KADAR KAÇAK MAL GİRİYOR?

       Peki bizler birey olarak neler yaptık?Neler yapabiliriz! Önce iğneyi  kendimize,çuval duzunu (İğnenin sekiz on katı büyüklüğünde kalın kaba şeyleri dikmekte kullanılır ) başkasına batıralım.

       Bunları yurdumuza sokan satan hiç kuşkusuz işbirlikçi, vatan haini insanlarımızca, onları yandaşları ve aracılığı ile sokuluyor?Yerli sanayimizi endüstrimizi yok etmek için içerdeki yandaşlarına, başta pkk ya rant sağlamak için,

        Peki alternatifi olan Türk malı ürünlerimiz dururken,kaçak malları satın alan insanlarımıza ne demeli?Kaçak  olduğunu bildiği malları yetkili makamlara iletmeyenlere ne demeli?

       Ulusal duruş sergileyebilmek için önce birey olarak asgari müştereklerde birleşmek zorundayız.Lütfen Türk Malı olmayan ürünleri almamakla başlayalım.

 

        Sadece ve sadece bunu yapmakla yılda  20 Milyar dolar paramızın dışarı gitmesini önleyeceğiz,bir başka değişle de 20 Milyar dış borcumuz azalacak demektir.Yerli sanayimizin ayakta kalacaktır.Ülke ekonomisine mal ve hizmet sunacaktır.Hat safa da olan işsizliğe yoksulluğu çare olacaktır.Şu mübarek ramazan ayımızda,bizlerin de  bir ibadeti olacaktır. Saygılarımla

 

         Çevreci Kadir Yavuz




Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.03.2007 Saat 14:24

  

 
           
                KANAYAN YARAMIZ IRAK’TA NELER OLUYOR?

 

 

      Türk Ocakları Çankırı Şubesince,  ilimiz Atatürk Kültür Merkezinde 8 Mart 2007 tarihinde SAAT 19.00  da bir konferans düzenlendi,

Konferansın Konusu KANAYAN YARAMIZ IRAK’TA NELER OLUYOR?  Konuşmacı Ahmet Muratlı ITC IRAK TÜRKMEN CEPHESİ Ankara temsilcisi,

 

       Türk Ocakları Çankırı Başkanı O. Aydoğan Uğurlunun Açılış konuşması ( Dünya Kadınlar günü) olması nedeniylede Tüm dünya kadınlarının kadınlar günü kutlayıp, Irak ın tarihçesi, dünü bugünü ve de Irakta ki oynan ABD-AB emperyalizmin oyunlarını sine vizyon gösterimi ile gerçekleştirdi.

 

      Daha sonra kürsüye davet edilen Belediye Başkanımız İrfan Dinç; Dünya coğrafyasında dünde bugün de köklü bir devlet yapısına sahip olduğumuzu, sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde değil dünya coğrafyasındaki birçok ülkede Türklerin yaşadığını, Türk Cumhuriyetlerinin olduğuna değindi.

 

       Çankırı Valimiz Kürsüye çıktığında, Emperyalist güçlerin Saddam ı bahane ederek, Irak işgal etti!.  Irak ın bugünkü yarınki durumu Türkiye”yi yakından ilgilendiriyor. Emperyalizm burada etnik gurupları kendi içlerinde parçaladı. Daha sonra da dinsel mezhepsel farklılıkları ortaya çıkartarak, birlikte yaşayan insanlarımızın arasına nifak sokularak bölündü parçalandı.

      

        Irak’a Irak halkına desteğimizi vereceğiz, Tek kutuplu dünyanın işgalci güçleri ve yandaşlarını da karşımıza çıkabilir? Irak ı, Irak halkını bu kaostan, bu fırtınadan. Kasırgadan, selden afetten kurtarmalıyız, Iraktaki bir Türkmen kardeşimizin üzüntüsü, tasası tüm Türkiye halkının üzüntüsü tasası olmaktadır.

 

       Allah yardımcımız olsun,bahtımız açık olsun diyerek konuşmasına son verdi.?

 

       Daha sonra IRAK TÜRKMEN CEPHESİ Ankara temsilcisi,  küsüye çıktı, Irakta yaşayan Türkler olarak bu topraklarda 85 yıldır. Mezalim altında kaldık? Gelen vurdu giden vurdu? Her türlü baskıya zulme uğradık? Bizim Irak ta yaşayan hiçbir ırkla mezheple alıp veremediğimiz yoktur. Tüm etnik guruplar bize sonsuz güvenir bizim yanımızda olmak isterler!

      

       Bizlerse tüm guruplara eşit anlamda yanaşır ve görürüz birini diğerinden üstün tutup taraf olmayız. Bunun nedeni ise Irak ın bölünmesine paralanmasına izin vermeyiz vermeyeceğiz, Bölen olmayacağız! Bura da şu da yanlış anlaşılmasın bizlerinde silahı var. Bizlerde alasından kendimizi korur bu faşizan baskılara çok rahat bir şekilde karşı çıkarız?

      

       Ama hiçbir zaman yapmadık, yapmayız da, Hangi etnik guruba, hangi mezhebe zulmedildiyse onların yanında yer aldık. Kol kanat gerdik. Saddam ın zulmün den Kürtleri kurtarmak için evlerimizi açtık. Her türlü zulüm ve baskıya direndik. Onları Saddam ın şerrinden, zulmün den koruduk. Dağlara kaçan başka ülkelere kaçanların eşlerini, çocuklarını, mallarını canlarını bizler koruduk?

 

      Bu emperyalist güçlerinde amacı bizlerin böylesi bir oyuna gelmemiz için uğraş vermektedirler. Bunların taşeronluğunu yapan etnik guruplar aracılığı ile bizleri de bu kaosun içerisine çekmek istiyorlar! Amaç ve gayeleri bu! Dolayısıyla Türkiye’yi bu kaosun içerisine çekmektir amacları…? Bizler bunun bilincindeyiz, bu oyuna gelmeyeceğiz…? Bizler bu oyunu da sonucunu da görmekteyiz ve de bilmekteyiz? Irak halkının içerinde en fazla okuryazar oranı bizdedir. Eğitim durumu en yüksek olan bizleriz.

 

      Irak a ilk girdiklerinde emperyalist ülkeler ve yerli işbirlikçileri, tüm tapu dairelerini, tüm nüfus müdürlüklerini. Ardından da tüm resmi kurum ve kuruluşları talan ettiler, ettirdiler, yaktılar? Tek dokunmadıkları kurum Petrol Bakanlığının binası ve kuruluşlarıdır. Bunun nedeni ise tüm petrol gelirlerini tüm petrol vanalarına sahip olmak istediklerindendir.

 

       Zira Irak petrolünün yüzde elliden fazlası Kerkük’ten çıkmaktadır. Şimdi referandum yapmak, Türk çoğunluğunu , azınlık durumuna düşürme gayret ve çabasındalar. Kerkük’e dışarıda insanları getirip yerleştiriyorlar. Bunun tek bir nedeni var, o da Türkleri azınlık durumuna düşürmektir…?

 

         Bu seminer de ve slâyt gösteriminde bulunan insanlarımızın içerisinde ben ağlamadım diyen varsa aşk olsun?

         Yapılan bu zulüm işkenceye yürekler dayanmıyor. Yaşayan birinin ağzından bir şeyleri duyunca yaşananları slâytta görünce!

 

         Çankırı Türk Ocağı Şubesinin katkı ve desteği ile Gerçekleşen bu konferansı Çankırı halkına sunmalarındaki gayret ve çabalarından dolayı kutluyor, şükran ve teşekkürlerimi sunuyorum

 

         Çevreci Kadir Yavuz

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

      

 

         



Düzenleyen kadiryavuz55 - 13.03.2007 Saat 10:12
Yukarı Dön
Hasan ALTUN Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 26.11.2006
Status: Aktif Değil
Points: 55
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.03.2007 Saat 18:50
Gerçekten çok dehşet verici,bir müslümanın bir müslümanın kanını dökmesi tam bir vahşet!
Yukarı Dön
mürselalkan Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 22.05.2006
Status: Aktif Değil
Points: 33
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.03.2007 Saat 19:49

Müslümanın kanı ancak üç şeyden biri ile helal olur. Evlendikten sonra zina,müslüman olduktan sonra irtidat veya haksız yere adam öldürmek.

Bunlar haricinde müslüman müslümanın kanını dökemez..!
 
Konu için ALLAH razı olsun.
Çankırı'lı olmak ayrıcalıktır.
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 17.03.2007 Saat 13:55

Kongre’den geçirmeyin kötü olur

17 Mart 2007

 

Alıntı Hürriyet Gazetesi İnternet sitesinden

 

ABD’de Terror Free Tomorrow (Terörsüz Bir Yarın) isimli sivil toplum örgütü, Ermeni tasarısının geçmesi halinde tepkinin ne olacağına dair Türkiye’de anket yaptırdı.

Halkın yüzde 79’u, ABD’ye sert bir tepki verilmesini istiyor. Yüzde 83’ü ise Irak’ta ABD ile işbirliğine son verilmesini istiyor. Türklerin sadece beşte biri ABD’ye karşı olumlu görüşlere sahip. Ancak tasarının geçmesi halinde olumlu görüşlülerin beşte dördü görüşlerinin değişeceğini söylüyor. Örgütün kurucu başkanı Kenneth Ballen, anketin sonuçlarını Baltimore Sun’a yazdığı makalede yorumlayarak, "Soykırım var ama bu tasarıyı geçirmeyin. Türkiye daha yumuşak yöntemlerle bu işi çözer" dedi. Ballen, ABD’nin NATO’daki tek müslüman müttefiki Türkiye ile ilişkilerinin kaderinin, "yanlış tasarı" olarak değerlendirdiği Ermeni soykırım tasarısını oylayacak olan Kongre’nin ellerinde olduğunu belirtti. Ballen’in açıkladığı anket sonuçlarına göre, Türklerin yüzde 78’i Kongre’de Ermeni tasarısının kabul edilmesine karşı. Dörtte üçü, tasarı geçerse ABD hakkındaki fikirlerinin olumsuz olacağını söylüyor.

İLİŞKİYİ KES, BOYKOT ET

Türkiye’de 18 yaşından büyük 1021 kişiye sorular sorularak yapılan ankete göre halkın yalnızca beşte biri ABD hakkında olumlu görüşlere sahip. Ancak olumlu görüş sahibi olanların beşte dördü de, tasarı geçerse bu görüşlerinin değişeceğini bildiriyor. Ermeni tasarısı Kongre’de kabul edilirse Türkler’in yüzde 79’u Ankara’nın ABD’ye sert bir tepki vermesinden yana. Bu sert tepkiler arasında ABD ile diplomatik ilişkileri kesmek, Amerikan mallarını boykot etmek bulunuyor. Ballen’a göre en korkuncu da tasarı geçerse Türklerin yüzde 83 gibi ezici bir çoğunlukla Irak savaşında ABD’yi desteklemeye karşı olması.

TERROR FREE TOMORROW

Terror Free Tomorrow (Terörsüz Bir Yarın), merkezi Washington’da bulunan, siyaset dışı ve kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. İnternet sitelerinde kendilerini şöyle tanıtıyorlar: "Şu yeni stratejik vizyona kendini adamış olan tek örgütüz: Uluslararası teröristlerin güç aldığı halk desteğini kazanarak terörizme karşı savaşı yönetmek." Başkanlıkları döneminde Bill Clinton ve Baba Bush, örgütün çalışmalarını tanımıştı. ABD Senatosu, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı da TFT’nin anketlerini önemli göstergeler olarak nitelemişti.

 

 

 

               ALINTI KAYNAK İŞCİ PARTİSİ İNTERNET SİTESİ

 

http://www.ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=haberdetay&idhaber=542

 

YANLIŞ SALON
Burada iki gündür yapılan iş, yargılamaya benzemiyor; akademik bir toplantıya benziyor.İsviçre basınının yorumu da bu yöndedir. O zaman yanlış bir salon seçilmiştir. (Burada yargıç müdahale ederek, Perinçek’ten suçlama konusu içinde kalmasını ve mahkemeye eleştiri yöneltmemesini istedi)

Perinçek devamla: Ben de suçlamaya cevap veriyorum. Açıklamalarım, akademik hürriyetle ilgilidir. Üniversitelerin işini mahkemeler yapmaz. Mahkeme salonlarında tarih tartışması yapılmaz. Yargıçlar, tarih hakkında hüküm veremez. Aksi halde, tarih tartışmasını yok ederler. Ve yapılan iş, Avrupa uygarlığı için ayıptır.

Eğer buradaki faaliyet, ille bir yargılamaya benzetilecekse, Ortaçağdaki yargılamaların bir örneğidir. Sabahtan beri sorulan sorularla beynimin kıvrımları arasında dolaşılmaktadır. Cadı davalarında olduğu gibi, bilimsel kanaatim, düşüncelerim araştırılmaktadır ve suçlanmaktadır.

Bu yapılanlarla bana bir zarar verilemez. Ama İsviçre’ye ve Avrupa’ya zarar verirsiniz. Bilimsel konuların tartışılmasını mahkemeyle, polisle, hapishaneyle, gardiyanlarla önlemeye kalkarsanız, kendinize yazık edersiniz.

AVRUPA UYGARLIĞININ HALİ
Bir kez bilimsel kanaat ve düşünce suçlanınca, burada görüldüğü gibi, Talat Paşa, Mustafa Kemal Atatürk, Lenin, Mao gibi geçen yüzyılın bütün devrimcileri; hedef alınmaktadır. Bu devrim düşmanlığıyla ve paslanmış anti-komünizm silahıyla varabileceğiniz bir yer yoktur. Avrupa uygarlığı kendi temellerini yıkmaktadır. Bu salonda yaşananlar da ne yazık ki bu gerçeği kanıtlamıştır.

Bazı Avrupa ülkeleri 1930’larda Nazi Almanya’sından kaçan insanları ve Yahudileri sınırdan geri çevirir ve ölüme teslim ederken, burada suçlanan Jön Türkler, o insanları bağırlarına bastılar. Atatürk de o devrimci geleneğin temsilcisiydi. Almanya’dan gelen Hirsch, Roepke, Neumark, Schwarz, Koschaker, Ernst Reuter gibi bilim adamları, Avrupa’da faşizmin ve faşizme teslimiyetin kol gezdiği koşullarda, ırkçı zulümden kurtuluş ve bilim özgürlüğünü Türkiye’de buldular. (Doğu Perinçek burada İsviçre’nin Yahudileri sınırdan çevirerek Nazi soykırımına yaptığı hizmetlere değinmektedir. Ve bu sözleri yargıç ve savcı başlarını önlerine eğerek dinlediler.)

Avrupa uygarlığı öyle bir yıkılıyor ki, Jean Thibaux gibi dürüst ve gerçek aydınlar, Avrupa ülkelerinin vatandaşlığını terk ediyor. Tanığımız olarak dinlenen Prof. Dr. Jean Thibaux’nun Fransız vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçmesinden alayla söz edildi burada. Bu alayları bırakıp, Avrupa’nın gerçek aydınının niçin bu tavrı aldığı üzerinde düşünmeniz yerinde olur.

Hürriyetler Avrupası’nın değerlerini bugün, çürüyen Avrupa’ya karşı bizler savunuyoruz. Bu yargılamada benim esin kaynaklarımı araştırmak için hayli gayret sarfedildi. Galile, Robespierre, Goethe ve Marx gibi büyük Avrupalı’lardan aldığım esinle “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır.” diyorum.


SOYKIRIM YOK SAVAŞ VAR
Ermeni soykırımı iddiaları kesinlikle gerçek dışıdır. Konu iki düzlemde ele alınabilir. Birincisi, devletler arasında savaştır. Çarlık Rusyası ordusunda, Türkiye’ye karşı 200 bin Ermeni piyadesi savaşmıştır. İngiliz ordusunda 9 bin Ermeni’nin görev aldığı bilinir. Fransız ordusunda da 5 bin Ermeni askeri Fransız üniforması giydirilerek, Türkiye’ye karşı cepheye sürülmüştür. Rus, İngiliz ve Fransız ordularında savaşan Ermeni askerlerinin önemli bir kesiminin Türk ordusu tarafından savaşta öldürüldüğü bilinmektedir. 1920 ve 1921 yıllarında Ermenistan’ın Türkiye’ye saldırıları üzerine yapılan savaşlardaki kayıpları da buna eklemek gerekir. İkincisi, Rusya tarafından silahlandırılan Ermeni gönüllü birliklerinin Türk ordusunu iç hatlardan vurması ve köylerdeki terörü de, her iki taraftan önemli kayıplara neden olmuş, halklar arasında karşılıklı kırımlar yaşanmıştır. Tehcir sırasında yollarda salgın hastalıklar ve zor koşullar nedeniyle yalnız Ermeniler değil, onları korumakla görevli çok sayyıda Türk askeri de ölmüştür. Alman mareşali Liman von Sanders, Berlin’deki Talat Paşa suikasti davasında bu gerçeğe dikkat çekmiştir. Ancak şunu belirlemek gerekir ki, Ermeni birlikleri emperyalizmin aleti olurken, Türkiye vatan savunması yapmıştır.

RUS ARŞİVLERİ
Gerçekleri size göstermek için, Rus arşivlerinden yüz belge seçtik. Bunlar, yalnız Sovyet ve Bolşevik arşivleri değildir. Belgelerin çok önemli bir bölümü, Rus Çarlığı arşivlerindendir ve aynı zamanda Sovyet döneminde Moskova’ya getirilen Ermeni belgeleridir.

Bunu ısrarla belirtmemize rağmen, Savcının devamlı Bolşevik ve Sovyet arşivi diye anması, meslek ve kural dışı faullerdir. Böyle anti-komünizme başvurarak ulaşılacak bir gerçek bulunmamaktadır.

Benim tanıklarım, Ermenistan’ın ilk Başbakanı Kaçaznuni’dir. Dikkat ediniz Bolşevik değil Taşnak’tır. Ermeni devlet adamları Karinyan, Myasnikyan, Sovyetler Birliği’nin ünlü Dışişleri Bakanı Mikoyan, hep benim tanıklarımdır. Yine Boryan, Lalayan gibi Ermeni tarihçileri doğruları yazmışlardır. Bunların hepsi namuslu olan Ermenilerdir.

Ermeni komutanlarının savaş raporları da çok çarpıcı gerçekler içermektedir. Örneğin bir Taşnak subayı 1920 yılında Beyazıt Vaaram bölgesinden yazdığı raporda marifetlerini şöyle anlatmaktadır:

“Basar-Geçar’daki Türk nüfusu ayırt etmeden imha ettim. Bazen kurşunlara yazık olmasın dersin ya. Bu köpeklere karşı en etkili yol, çarpışmadan sonra sağ kalanları toplayıp kuyuların içine tıkmak ve bir daha dünyada bulunmamaları için yukardan ağır kayalarla ezmek. Ben de öyle yaptım. Bütün erkekleri, kadınları ve çocukları topladım, benim tarafımdan atıldıkları kuyuların içinde kayalarla ezerek hepsinin hayatına son verdim.“ (Gosarhiv Armenii F.65, D.116, y.96’dan aktaran Lalayan, Daşnaksutyun’un Karşı Devrimci Rolü, Kaynak Yayınları)

Elimizde Rus askeri mahkemelerinin kararları da bulunmaktadır. Örneğin Kafkas Ordu Karargahına bağlı Askeri Mahkeme Dairesi’nin 1014 sayılı kararında, Rus ordusundaki Ermeni askerler, 26 Müslüman kadınının ırzına geçerek öldürmeleri nedeniyle idama mahkum edilmişlerdir.

YARGIÇIN TARAFLILIĞI
Klebov gibi Rus komutanların raporları da çok çarpıcıdır. Bu raporlarda Ermeni piyade birliklerinin yaptıkları kırımlar, işkence ve tecavüzler ayrıntılı olarak anlatılır. Albay Klebov, Erzurum’da Ermeni piyadelerin katliamını ancak Rus topçu ateşiyle durdurabildiklerini anlatır.

Sayın Yargıç bu davada tanıklara ve bana, hep kaç Ermeni’nin öldürüldüğünü sordu. Ancak kaç Türkün öldürüldüğünü hiç kimseye sormadı. Bunun kasıtlı olarak yapıldığını sanmıyorum. Ama bu tavır da işte o taşlaşmış önyargıyı yansıtıyor. Türk’ün hayatının değeri yoktur. Tıpkı bugün Irak’ta ABD işgal kuvvetleri tarafından katledilen 600 bin insanın hayatının değerinin olmayışı gibi.

TAŞLAŞMIŞ ÖNYARGILARI KIRMA YÖNTEMİ
“Ermeni soykırımı uluslararası yalandır” dedim, doğru. Bunu “provokasyon” olarak niteleyenler bile oldu. Tarihten öğrendim ki, taşlaşmış önyargılar, okşayarak düzeltilmemiştir. Bu nedenle çarpıcı, vurucu ifadeler kullanmayı yeğledim. Başarı da kazandık.

Bizim İsviçre’de ve Almanya’da yaptığımız eylemleri de “provokasyon” olarak nitelediler. Oysa bu eylemlerde kimsenin burnu kanamamış, yürüyen kitlenin olgunluğu ve vakarı gazete haberlerine geçmiştir. İsviçre gazetelerinde bugün olayı “Tarih yeniden yapıldı” gibi başlıklarla vermeleri, önyargıları kırmada aldığımız mesafeyi göstermektedir. (Le Matin, 7 Mart 2007). “Uluslararası yalan” saptaması, iddia edildiği gibi benim suç kastımı değil, İsviçre kamuoyunu uyandırma kastımı kanıtlar.

TÜRK IRKÇILIĞININ TEMELİ YOK
Benim ırkçı veya aşırı milliyetçi olduğum ileri sürüldü. Irkçılık benim açımdan şerefsizliktir. İşin ahlaki cephesi budur.

Türk milliyetçiliği ırkçı değildir. Türkler, bir etnik grup değildir. Bilimsel açıdan bakarsak, Türk ırkçılığının temelinin olmadığı da görülür. Bugün Pasifik Okyanusu’ndan Atlas Okyanusu’na kadar uzanan alanda yaşayan halkların hepsi Türklerle şu veya bu oranda akrabadır. Hatta Amerika’da bile akrabalarımız bulunmaktadır. Türkler dünyanın en geniş alanlarına yayılmış kavmidir. Her yerde karışmış ve kaynaşmışlardır. Türk imparatorluk kültürü, aslında çok geniş bir coğrafyadaki halkları bir arada yaşatma kültürüdür. Irkçılığın böyle bir tarih ve böyle bir zeminde tutması mümkün değildir.

Türkler etnik grup değil, büyük bir millettir.

Türklerin Müslümanlığı kabul eden Ermenileri kendilerinden görmeleri de, ırkçılığa ne kadar yabancı olduklarını gösterir. Birinci Dünya Savaşı sırasında 400-600 bin arasında Ermeninin Müslüman olduğu bilinmektedir. Türkler onları bağırlarına basmışlardır. Evlenmişlerdir, birlikte çocukları olmuştur. 70 milyonun içinde Ermeni kökenli veya Ermenilerle karışmış olanların sayısı 6-7 milyona kadar ulaşmış olmalıdır.

Eğer Türkler ırkçı olsaydı, onları bağrına basar mıydı? Hitler bunu yapar mı?

BOŞLUĞUN HAKARET VE PSİKOLOJİK SAVAŞ MALZEMESİYLE DOLDURULMASI
Bu davada suçlamalar önyargılardan geliyor. Ön yargılara tarihi gerçeklerle cevap verdik. Tarih bilgisi olmayanlar, usavurmalarındaki ve olgulardaki boşlukları hakaretlerle ve psikolojik savaş malzemesiyle doldurmaktadırlar. Bu bir gelenektir. Ermeni soykırımı yalanı, Morgenthau ve Toynbee gibi devlet görevlileri ve istihbarat servisi elemanları tarafından uyduruldu. Aynı misyon, bugün de benzerleri tarafından yürütülmektedir. İki gün önce dinlenen Tessa Hofman, Almanya’nın Federal İstihbarat Servisi’nin Kafkasya Masası Şefidir. Yayınladığı kitabın kapağına, Rus ressamı Vasili Vereşçagin’in 1871 yılında yaptığı kurukafa yığını resmini, 1915 yılındaki Ermeni soykırımının fotoğrafı olarak yayınlamıştır. Bu yalan kampanyası, işte böyle pejmürde ve zavallı kanıtlarla yürütülmektedir. İki gün önce sorduğumuz soru üzerine, hatamı düzelttim demiştir. Hatalı fikirler düzeltilebilir elbette. Ancak ahlak düşüklüğü düzeltilemez.

Sürekli gönderme yapılan Taner Akçam ise, Alman servisi görevlisi Tessa Hofman’ın rahlei tedrisinde yetişmiştir. Türkiye’de iken, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde okumuştu. Ancak tarih bilmez. Hamburg Sosyal İncelemeler Merkezi’nde kendisi “Tarih alimi” olarak imal edilmiş ve siparişleri üretmiştir.

Duruşmanın ilk gününde sürekli Andonyan belgeleri diye bilinen Talat Paşa telgrafları üzerinde duruldu. Savcıya bu telgrafların sahteliğinin uzun yıllar önce kanıtlandığını anlatmıştık. Nitekim Birleşmiş Milletler’e ait sunduğumuz belge, bu sahtekarlığı yeniden belirlemiştir.

Türk-Ermeni Uzlaşma Komisyonu’nun foyası da çıkmıştır. Ermeni soykırımı kampanyaları her aşamada böyle düzmece belgelerle yürütülmüştür.

KANUN UYGULANAMIYOR
Burada yaptığımız tartışma artık mahkemelerde değil, üniversitelerde ve diğer bilim kurumlarında sürdürülmelidir.

Varolan yasaya göre suçsuzum. Çünkü soykırım iddiası, Ermeni olayında geçersizdir. Bana uygulanmak istenen hüküm, Ermeni meselesinde ölmüştür. Bu yasa, Yahudi soykırımı için uygulanabilir, bu mahkemelerin bileceği iştir. Ancak Ermeni meselesinde uygulanamıyor.

İngiltere Eski Başbakanı Margaret Thatcher’in danışmanı Prof. Dr. Norman Stone, Die Weltwoche dergisinde “Ermeni soykırımı olmamıştır” başlıklı yazısında, “Doğu Perinçek ile bütünüyle aynı görüşteyim” diye yazmıştır. Prof. Stone’u yargı önüne çıkaramıyorsunuz.

Korg. Yaşar Müjdeci “Ermeni soykırımı yalandır” diye konferans veriyor. İsviçre polisi kameraya alıyor. Ama dava açılamıyor.

Eski Bern Milletvekili Albert Hourriet de Ermeni soykırımının yalan olduğunu açıkça belirtiyor. Ancak yine dava açamıyorsunuz.

Nitekim Lozan Sorgu Yargıcı Jacques Antenen, 21 Eylül 2005 günü beni sorguladıktan sonra, takipsizlik kararı vereceğini, İsviçre Devlet televizyonu 1. Kanalı dahil, bütün kanallardan kendi ağzıyla birinci açıklamıştır.

Açıktır ki, İsviçre’nin kamu vicdanında bu kanun Ermeni soykırımı açısından kabul görmemiştir.

Bizim Lozan 2005 eylemimizden sonra İsviçre Senatosu, Ermeni katliamını kabul kararını gündeminden temelli kaldırmıştır.

Ve 2006 Ekim ayında İsviçre Adalet Bakanı sayın Blocher, soykırımı inkar edenleri cezalandıran yasayı kaldıracaklarını açıklamış ve bu amaçla bir komisyon kurmuştur. Komisyon Başkanı sayın Leupold da, “Yargıçların tarih hakkında hüküm veremeyeceklerini” açıklamıştır.

İşte bizim yaptığımız provokasyon diye suçlanan eylemler, İsviçre devletini kanunu değiştirme noktasına getirmiştir. Demek ki yapılan iş provokasyon değil, İsviçre’ye yardımdır.

ÖLMÜŞ EŞEĞİN ETİNDEN SUCUK OLMAZ
Bizim Türkçemizde söylenen bir söz vardır: Ölmüş eşeğin etinden sucuk olmaz.

Bana uygulanmak istenen kanun maddesi, Ermeni soykırımı açısından ölmüştür. Artık bu ölüyü ortadan kaldırmak gerekmektedir.

Kanunun hukuken bugün yürürlükte bulunması, uygulanabilir olması anlamına gelmez. Kanunlar da ölürler ve defnedilirler. Yapılması gereken ve kaçınılmaz olarak yapılacak olan budur.

TÜRKİYENİN, ORTADOĞU’NUN VE DÜNYANIN GELECEĞİ İÇİN
Suçun oluştuğunu belirlemek için benim kastım araştırıldı. Size “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” derken, hangi amaçla hareket ettiğimi belirteyim.

Birincisi gerçeğe bağlılık duygusudur.

İkincisi, Türkiye’nin, Ortadoğu’nun ve dünyanın geleceğiyle ilgilidir.

Bu yalan, Ermeni meselesiyle ilgili olarak değil, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde kullanılacaktır. Kuzey Irak’taki kukla devleti Türkiye, İran ve Suriye’ye doğru genişletme operasyonunda bu yalana başvurulacağı şimdiden görülmektedir. Bunda İsviçre’nin ve Avrupa’nın bir çıkarı yoktur. İnsanlığın ve Ermeni kardeşlerimizin de bu politikada bir çıkarı yoktur.

Adil b
ir karar vermenizi talep ediyor ve saygılar sunuyorum

 

 

 

              ABD’de Terror Free Tomorrow (Terörsüz Bir Yarın) isimli sivil toplum örgütü, Ermeni tasarısının geçmesi halinde tepkinin ne olacağına dair Türkiye’de anket yaptırdı.

              Yukarıda anket sonuçları mevcuttur. Nerede bizim siyasi erkimiz böylesine haklı olduğumuz bir noktada Doğu Perinçek’in yanında yer almıyorlar. Anket sonuçları ortada, Irak’ın bölünmesine parçalanmasına neden seyirci kalınıyor. Ermeni katliamı diye sürülmeye çalışılan bu lekeye neden seyirci kalınıyor

                Keşke parlamentomuzdaki mevcut vekillerimizin tamamı bu olaya destek verebilseydi.Anketteki vatandaşların görüşleri doğrultusunda hareket edebilseydiler.???

                Çevreci Kadir Yavuz

Yukarı Dön
gamze Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 08.09.2006
Şehir: Çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 17
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.03.2007 Saat 10:25
Gerçekten çok dehşet bir durum soruyorum size bi Müslüman bi Müslamana nasıl zarar verebilir?Ayrıca Ali Bey size de fotograflarınız için teşekkür ederim...ALLAH FİLİSTİNİN, IRAK'IN ve TÜM MÜSLÜMANLARIN YARDIMCISI OLSUN........

Düzenleyen gamze - 18.03.2007 Saat 10:27
HEPİMİZ TÜRKÜZ TÜRK KALACAĞIZ...
Yukarı Dön
Misafir Açılır Kutu Gör
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.09.2007 Saat 10:06
....

Düzenleyen esmerkız - 18.10.2007 Saat 09:32
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.10.2007 Saat 00:29

                                  

 
 
          TERÖRE LANET BAYRAĞA SAYGI MİTİNGİ

 

      Bu gün Çankırı İlimizde teröre lanet, TÜRK BAYRAĞINA saygı mitingi yapıldı.

 

      52 yaşımdayım doğma büyüme Çankırılıyım ilk kez Çankırı Halkının bu denli yoğun katılımının  sağlandığı bir miting ilimizde gerçekleşti. Çankırı Sivil Toplumlarınca  ortaklaşa düzenlenen miting te!

 

      İnsanlarımızda ki kararlılık,  kin ve öfke seli oldu! cadde ve sokaklarımızda aktı!

    

      Çankırı halkının atmış olduğu, sloganlarla yer yerinden oynadı!

 

      Bu kinin,öfkenin dışa vuruş nedeni; on beş Askerimizin pkk tarafından şehit edilmesi,abd ce ermeni soykırımı yasasının kabul edilmesi olmuştur!

 

      Miting sonrası, Dini Bayramlarımızın arifesinde  törelerimizde de olduğu gibi mezarlık ziyaretlerimiz yapılmaktadır.Miting gününün böyle bir güne gelmesi de  İlimiz Şehitliğin de ki ziyaretçi sayısını artırmıştır.

 

     Şehitliğimizi Şehit Aileleri ve  Askeri Mülki Erkanını eş ve çocukları ile katılması,duygulu anlarında yaşanmasına neden oldu.

 

    Bir Şehitimizin Babasının Komutanımıza lütfen artık şehitler gelmesin,dayanamıyoruz,Bu gün 60 yaşımdayım ne olacaksa olsun beni de gerekiyorsa askere alın ben gönüllüyüm!

 

     pkk illetinden bu Vatanı, bu Milleti kurtarın demesiyle göz yaşlarını tutamadı!Bununla birlikte orada ziyarette bulunan tüm insanlarımızın gözleri sulandı! Ağladı!

 

     Her zaman olduğu gibi tüm Şehit Aile ve yakınlarını teskin etmek yine TSK mensuplarına ve Komutanlarımıza eş ve çocuklarına düştü….???? 

 

    Ne yazık ki bir tek siyasimiz yoktu..???

 
 


Düzenleyen kadiryavuz55 - 15.10.2007 Saat 16:01
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.10.2007 Saat 01:37
 Alıntı Biz kaçkişiyiz.com.
      Tünay Süer        
 
 
              BURUK BAYRAM

          OLMAZ OLSUN BÖYLE BAYRAM..

 

Ben de bayram günü oğlunu  genç yaşta kaybetmiş bir anayım. Bayram , bayramlar gelmiş neyime? Evladını yitirmiş hiçbir ana onu kaybettikten sonra gülemez, eğlenemez. Dışı gülse içi kan ağlar. Ama bunu kimseyi üzmemek adına belli edemez. Göz yaşlarını hep içine akıtır. Ne tarafa dönse onun hayalini görür. Anacım diyen sesini özler. İçi yanar, yanar. Tıpkı, bir kor gibi. Yüreği dağlanır. Ona benzer birisini görse, bebem diye koşup boynuna sarılmak, koklamak, saçını okşamak ister. Sonra bakar ki o asker oğlu değildir. Ama,ana için fark etmez. Asker askerdir. Onun için o elbise yeterlidir. O da onun oğlu gibidir. Sanki kendi bebesidir.Çünkü evlatlar ne kadar büyüseler de, analar için , sütünü emzirdiği  bebeleridir. Onları her türlü kötülüklerden korumak isterler. Gerekirse canlarını verirler. Gündüzlerinde hep onlar vardır. Gecelerinde ise onları rüyada olsun görmek için dualar ederler. Ahhh! Ne derler? Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar. Boşuna dememişlerdir. Analar evlatlarının rahat yaşamalarını isterler. Mürvetlerini görmek, onların mutlu olduklarını bilmek isterler. Her ana böyledir işte. Analar oğullarını güle oynaya, davullu zurnalı askere yollarlar. Askerlik yapmak bir onurdur, bir şereftir. Askerlik adam olmaktır. Her asker anası gururla,-- oğlum askerde der. Çoğu insan  erkek çocuklarına ;Hele bir askerliğini yap gel de öyle adam olursun der..Neden? Çünkü, asker ocağı baba kucağıdır.Vatanın, ulusun güvenliği refahı için, karda, kışta, cehennem gibi sıcakta, dağda bayırda, ovada nöbet tutar asker. Askerlik bir anlamda hayatı anlamaktır. Vatanı sevmektir. Gerekirse bu uğurda  can vermektir.

    Savaşarak şehit olan bir oğul için analar hem ağlar hem de vatan sağ olsun derler. Acılarını içlerine gömerler. Oğlum şehit oldu ama, aslanlar gibi savaşarak,vatanı için der, biraz teselli bulurlar. Hatta gururlanırlar..Analar neye dayanamazlar? Oğullarının kalleşçe öldürülmelerine dayanamazlar işte. Analar oğullarının pis bir terör  örgütünün  kalleşçe döşediği mayınlarda parçalanarak ölmelerine dayanamazlar. Her gün şehit haberleri gelirken askerde olan oğullarının böyle  şehit olacakları korkusu içerisinde yürekleri titrer daima . İşte, analar hep böyledir. Şimdi bunca şehit vermiş vatanımda,bağrı yanık  analar dizlerini dövüp ağlarlarken ve ben aynı acıyı kalbimde duyarken  benim için nasıl bayram olabilir ki? Gözlerimin önünden gitmiyor bir türlü. Bayraklara sarılmış musalla taşında yatıyorlar aslan gibi gençlerimiz.Boyunları bükük biçare gelinler,kardeşler babalar ve de babasız kalmış çocuklar. Kulak-larımdan gitmiyor anaların feryatları. Baba bizi bırakma, diyen küçük kızın ağıdı. Söyleyin dostlar ben nasıl bayram yaparım? Hangi teselli sözü evlatlarımızı geri getirir? Bu acı acıların en büyüğüdür.Allah kimsenin başına vermesin..Her bir şehidimiz için aynı acıyı yaşamak nedir biliyormusunuz? Çünkü onlar hepimizin oğulları, hepimizin kardeşleri. Şimdi Türkiye’de  bir kesim var ki şehit olmuş olmamış,ne umurlarında. Bir elinde cımbız, bir elinde ayna. Altlarında son model arabalar,cebleri şişkin,kendileri pişkin adamlar.Ama hiç belli olmaz bu gün bana yarın da onlara.Kimse yarın ne olacağını bilemez. Ruhları şeytana satılmış gamsız insanlara sesleniyorum.Ya sizin de evladınız şehit olsa yine böyle rahat olabilir misiniz?Ateş düştüğü yeri yakar.Bu terör denen olay ne zaman bitecek? Ne zaman yavrularımız savaşacaklar? Ne zaman intikamımız alınacak? O zaman salın dağlara, biz anaları. Bağlayın bedenimize bombaları. Kökünden kurutalım  bu vicdansızları. Ağlamasın artık Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak ve diğer analar. Biz bir ulus devletiz, hepimiz kardeşiz. Salın bizi düşmanın üzerine. Salın da, oğullarımız kalleşçe ölmesinler yine. Ben böyle  bayram yaşamak istemiyorum. Ne zaman bu iş kökünden biter,işte o zaman gözlerimin yaşı diner.Ve ,o zaman  bayramı kutların ben…

              

                            

HER ŞEHİDİM İÇİN   BİR OK DAHA SAPLANIYOR YÜREĞİME

 

Bu gün içimde  yine bir hüzün var..Sanki hazan dolmuş

benliğime ..

Rüzgârla savrularak   uçuşuyor ,  taptaze fidanlarım,

hep yerlerde.

Bu gün ,kalbimde bir sızı var yine,

İşte öylesine  acıtıyor   yakıyor ,   yüreğimi.

Her   şehidim için bir ok daha saplanıyor  düşlerime.

Ağlamak istiyorum , ama ağlayamıyorum.

Sanki ,göz yaşlarım da terk etmiş gibi ..

Gözlerimin önünde musalla taşları,

bayraklara sarılmış   yan yana,

daha dün, vatan için düşman kovalayan,

canlı,kanlı ,delikanlı  yiğitlerim, cansız yatıyorlar..

Dayan ey yüreğim dayan , bu dayanılmaz acıya.

Uyandırmak istiyorum, uyanmıyorlar,

Sanki bana , hazin bir elemle   bakıyorlar.

Neden yiğidim, yiğitlerim neden?

Neden, böyle üzgünsünüz?

Soruyorum. İsyan ediyorum...

 

Savaşamadan öldük , kahpece vurulduk,

sana mahcubuz ana, ondandır ..diyorlar..

 

Oğullarım,canlarım,

Biliyorum, içten dıştan  düşmanla sarılmış yurdumuz,

Bu düşmanlar sinsi,..Bu düşmanlar kalleş.

Bu düşmanlar,

Düşman bile sayılmazlar.

Bunlar zoru görünce , tabana kuvvet kaçarlar.

Savaşmayı  da bilmezler,

Çünkü onlar asker bile değiller.

Bir kaç çapulcu, peşmerge,

bir kaç vatan haini el birliği olmuşlar,

Kimi saltanatını sürüyor,

Kimisi de dağlarda sürünüyor.

Sanıyorlar ki ABD yanlarında

Saddam -ı görmüyorlar sonlarında.

 

Yavrularım, canlarım benim,

 şimdi sizsiz ne yapacağım ben?

Söyleyin ,nasıl dayanayım bu acıya?

Yüreğime bir kor düşmüş böylesine,yanıyor, yanıyorken..

 

Anam ,sen bakma bizim, yattığımıza ,

ruhumuz arkadaşlarımızla.

Biz yine dağlardayız,

her yerdeyiz ,mevzideyiz onlarla..

Son düşman ölene kadar, rahat etmeyiz,

Yatsak da toprağımızda.

 

Sen bizim için üzülme, sevin ana..

Biz  vurulduk,şehit olduk.

Vatan için asker olduk.

Vatanı korumazsak ,o zaman neden doğduk?.

 

Anam ,sen demez miydin ki bize her zaman,

Vatan kutsaldır, uğruna ölünür diye.

Şimdi bu üzüntün niye..

Çalsın davullar, zurnalar yine,

halaylar çekilsin.

Bayrağım dalga dalga, dalgalansın göklerde.

Bak,daha nice oğullar var Atatürk,ün izinde..

Biz hür doğduk, özgürlükçüyüz,Atatürk çüyüz.

Taşına toprağına kurban olduğumuz,

uğruna baş koyduğumuz,vatan elden giderse ,

İşte o zaman biz,

Biz, gerçekten de  ölürüz..

Anam, sen sütünü helal et, başka bir şey demiyoruz.,

Biz, burada  böylece yatıyoruz  sanma,

Dağılmışız vatanımın tüm topraklarına...

 

Offf, oğullarım off.

Oy..! canlarım  oy!

Benim sütüm size helâl olmayacak ta , kime olacak?.

Her şafaktan sonra mutlak, yine güneş doğacak..

Helâl olsun sütüm size helâl..canlarım,kuzularım.

İsteğiniz bu olsun yavrularım.

O zaman siz meraklanmayın,

hiç ,tasalanmayın.

Davullar, zurnalar çalacak,

Ay yıldızlı bayrağımız,

Dünya var oldukça  hep dalgalanacak.

Andım olsun size.Andım olsun..

 

Bu gün içimde  yine bir hüzün var..Sanki hazan dolmuş

benliğime ..

Rüzgârla savrularak   uçuşuyor ,  taptaze fidanlarım,

Hep yerlerde.

Bu gün ,kalbimde bir sızı var yine,işte öylesine  acıtıyor   yakıyor ,yüreğimi.

Her  şehidim için bir ok daha saplanıyor  düşlerime.

Ağlamak istiyorum ,ama ağlayamıyorum.

Sanki ,göz yaşlarım da tükenmiş  gibi....

  .       Tünay Süer  14.6.2007      

    
 
     Yorumsuz sunuyorum,tek kelime ekleyemem tek kelime ilave edemem.
 
     Tüm Şehit ailelerimizin başı sağolsun .
     Allah onlara sabır versin...                             


Düzenleyen haberci - 12.10.2007 Saat 08:46
Yukarı Dön
Nermin Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 22.06.2007
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 205
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.10.2007 Saat 22:20

 

Müslüman müslümanın kanını döküyor ile ilgili bütün yazıları okudum ve içim ürperdi.Bütün bunlar gerçekten dehşet. Bu gerçekleri hala bugün de maalesef anlamıyoruz veya işimize gelmeyip anlamamazlıktan geliyoruz. Orta Doğu Projesi dahilinde olduğumuzu bu örnekler göstermiyor mu?Halen ülkemizde teröre kurban verilmiyor mu?Daha geçen günlerde şehit olan mehmetçiklerimizin kanının hesabını kim verecek?Verilen bu sınır ötesi harekat kararını vermekte geç kalınmadı mı?Peki!meclisteki Pkk'lılar ne olacak?Hesap sorulmayacak mı?

Filistin de, Irakta olduğu gibi ABD ve işbirlikçileri müslümanın ve Müslüman olmayan masumun kanıyla dolaşmakta ve dehşet saçmaya devam etmektedirler. Onların içimizdeki uzantıları da halen bu cinayetlere destek veriyorlar.Ülkemizde en önemli kurumları özelleştirmeyle satın alınıyor.Kimler satın alıyor,amaçları nelerdir?biliyormuyuz. Bu da bizim için nasıl tehlike yaratıyor bir düşünelim lütfen.

Emperyalistlerin, siyonistlerin döktüğü masum kanları yetmiyor mu?Bizler bunlara halen alet olmaya devam edecek miyiz? AB’ye ve medeniyetleşmeye, demokratikleşmeye karşımısın? diye sorulabilir.

Ülkemizin bağımsızlığını kaybedecek ve önemli ölçüde varlığımızı tehdit edecek unsurları taşıyorsa KARŞIYIM.

Vatanıma göz dikildiyse,Ay Yıldızlı Bayrağımı özgürce dalgalandıramayacaksam KARŞIYIM.
ATAM’a ve vatan şehitlerime dil uzatılacaksa KARŞIYIM.
Ocaklar sönüyorsa KARŞIYIM.

Ben Türk değil,Türkiyeliyim denilecekse KARŞIYIM.

Kanalın birinde izlediğim bir şehit anası canından çok sevdiği evladının acısını hissede  hissede vatan sağ olsun diyebiliyorsa devlet ve millet olarak sesimizi yükseltmek, harekete geçmek ve çareler üretmek  görevimiz değil mi?

Ayrıca; Amerika ve İsrail, zulüm ve işkencelerine devam ettikçe, bizler onların ürünlerini kullanarak onlara ekonomik destek vermekle onlarla ortak hareket etmiş olmaz mıyız?Evet oluruz,olanları dikkatle vatandaş olarak izleyelim ve ona göre karar verelim.

“VATANSIZ BİR MİLLET OLMAZ”ve

 “MÜSLÜMANLIK OLMAZ”

 

ATATÜRK DİYORKİ;

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

 

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

 

 

 



Düzenleyen Nermin - 14.10.2007 Saat 22:24
Yukarı Dön
Nermin Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 22.06.2007
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 205
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 15.10.2007 Saat 10:30

Bir hemşehrimin bana gönderdiği bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.ABD ve İsrailin yaptıkları aleni ortada.Biz duyarlı vatandaşlar olarak uyanık olmak zorundayız.Sadece biz değil,politikacılarda tüm kişisel çıkarlarından arınıp ne yapılması gerekiyorsa yapmak zorundadırlar.Çünkü onlar bizleri temsil etsin,sözcümüz olsun diye meclisteler.İnsan her ne görüşte olursa olsun,hem Türk, hem de müslüman olarak bu gidişe dur demeliyiz..Ben asla ırkçı değilim,hatta dünya milletleri kardeştir savını destekliyorum ama, vatan söz konusu olunca başka bir insan oluyorum.

Vatan hepimiz için kutsaldır.
 
ALINTI:
 
Terör örgütü, Kuzey Irak'taki kaos ortamından da yararlanarak silahlarını yenilemeye devam ediyor. PKK'nın elinde füze ve uçaksavar bulundurması artık sıradan bir hale geldi. Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmaları Enstitüsü'nün hazırladığı, "2007 AskerÎ Dengeler" raporunda PKK'nın durumu ve terör örgütüne karşı yürütülen mücadele hakkında geniş bilgilere yer verildi. Örgütün, "Uzaktan kumandalı model uçaklarla terör saldırısı planladığı" ibaresi önemli bir ayrıntı olarak raporda yer aldı. Sözü edilen model uçakların İsrail yapımı olduğu ve onlarca kilometre mesafeden kontrol edilebileceği belirtiliyor. Merak edilen; ancak üzerinde sadece tahminlerin yürütüldüğü örgütün cephaneliği, yabana atılacak cinsten değil. Öncelikle, uçaksavarlar, füzeler, havan topu gibi silahların artık PKK için sıradanlaştığını söylemek mümkün. Terör örgütünün elinde 11 adet 14,5 mm'lik Dokça uçaksavar, 8 adet 82 mm'lik havan topu, 5 yüksek teknolojili termal kamera, 20 muhabere santralı ve silahlara ait binlerce mermi bulunuyor. Genelkurmay raporlarına da yansıyan bilgilere göre örgüt sürekli silah yenilemeye devam ediyor. 3 uçaksavarın şu anda Türkiye sınırları içindeki teröristlerde olduğu, kalanların Kuzey Irak'taki PKK kamplarında muhafaza edildiği örgüt yanlısı kaynaklarca doğrulanıyor. Diğer uçaksavar ve havan toplarının Kuzey Irak'taki Harun Kampı Bölgesi ile Tang-i Shiwadiza Bölgesindeki kampta bulunduğu aktarılıyor.

KAYIP SİLAHLAR PKK'NIN ELİNDE

Bu silahların yanı sıra PKK'nın elinde 4 ton TNT, arazi ve yola döşenme kapasiteli 5 bin hassas mayınla birlikte 2 Katyuşa füzesi ve çok sayıda Rus yapımı Strella füzesi bulunuyor. Strella füzelerinin Sırbistan'dan 20 biner dolara silah tüccarlarından alınarak, Rusya üzerinden Kafkaslar, Ermenistan, Bakü hattıyla İran'dan geçirilerek Kuzey Irak'a ulaştırıldığı aktarılıyor. Örgüt bu silahlar için parayı çeşitli yardım kampanyalarından, işadamlarından topladığı haraçlardan ve uyuşturucu ticaretinden elde ediyor. Bazı kiliselerde toplanan paraların da PKK'ya aktarıldığı ileri sürülüyor. Bu durum geçmişte teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın ifadelerine de yansımıştı.

RPG roketatarlar, MP-5 makineli tabanca, M-4 (keskin nişancı silahı) AK-47 Kalaşnikof, Colt, Smith-Wesson, Glock tabancalar da örgütün silah listesinde yer alıyor. Genellikle Avusturya ve Rus yapımı olan bu silahların doğrudan veya dolaylı olarak Amerika tarafından örgüte sağlandığı iddia ediliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz aylarda "PKK'nın elinde ABD menşeli silahlar var." uyarısını yaparak bunun araştırılmasını istemişti. Türk ve Amerikan istihbarat birimlerinin araştırmaları, Başbakan'ın haklılığını ortaya koymuş, Amerikalıların birçok kayıp silahının da PKK'nın eline geçtiği belirlenmişti.

İSRAİLLİ KOMUTANLAR MI EĞİTİYOR?

ABD'nin yerel güvenlik güçlerinin kullanması amacıyla 2003'ten sonra Irak'a gönderdiği 500 bin silahın yüzde 10'unun kayıt altına alındığı tespit edildi. Kalan silahların bir kısmının bulunmasına rağmen kayıp 14 bin silahın izine rastlanmadı. Bu silahların PKK'nın eline geçtiği ve örgütün önemli ölçüde silahlarını yenilediği aktarıldı. Kayıp silahlar arasında RPG roketatarlar, makineli tüfekler, Kalaşnikoflar, Colt ve Simth-Wesson bulunuyor. ABD'nin gönderdiği 200 bin Glock tabancanın önemli bir kısmının da yine PKK'nın eline geçtiği belirtiliyor. Örgütün çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için silahları sattığı biliniyor. Murat Karayılan ve Cemil Bayık'ın bildirilerine de yansıyan bu açıklamalar sonrasında binlerce Glock marka tabancanın Türkiye'ye sokulduğu emniyet birimlerince tespit edildi.

Ortalama 7 bin militanı bulunan terör örgütünde her teröriste değişik çapta 3-4 silah düşüyor. Bunların yanı sıra örgütün son yıllarda dijital patlayıcı kullanmada da önemli aşamalar kaydettiği belirtiliyor. PKK'nın bu amaçla 50 kadar militana uzaktan kumanda, cep telefonu ile patlatma düzeneği üzerine eğitim verdiği örgüt yanlısı kaynaklarca doğrulanıyor. İddiaya göre terör örgütü PKK'nın uzaktan kumanda eyleminin geliştirilmesi için İsrailli komutanlar K. Irak'taki kamplarda teröristlere eğitim verdi. PKK saflarına geçen eski Hizbullahçıların da teröristlere ders verdiği aktarılıyor.

Örgüt, saldırılar için TNT, C-4 ve A-4 türü patlayıcılar kullanıyor. İstihbarat birimlerine göre PKK'nın elinde 1 ton A-4 ve bol miktarda C-4 patlayıcı bulunuyor. Portekiz menşeli A-4 patlayıcılar sadece devletlerarası resmi yazışmalar ve anlaşmalarla satılıyor. İstihbarat birimlerine göre terör örgütü Irak ordusu cephaneliklerinden ele geçirdiği bu patlayıcıları Türkiye'ye soktu.
 


Düzenleyen Nermin - 15.10.2007 Saat 16:49
Yukarı Dön
Nermin Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 22.06.2007
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 205
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 21.10.2007 Saat 17:00

Bu gün Türk milleti için kara bir gün.Geçen verilen 15 şehidimizin

ardından bu günde 16 şehit ve kayıp askerler için içimiz kan ağlıyor.
Artık yeter.Yazık değil mi bu gencecik çocuklarımıza?Neyi bekliyoruz?
Neyin bedelini ödüyoruz,Peki! bugüne kadar verilen şehit anne,
babalarına ne denebilecek, ne yüzle bakılacak bu insanlara?Daha
hala ABD’den izin ne zaman alınacak ve bu kan ne zaman durdurulacak?Ben de terörü ve işbirlikçilerini bir kez daha lanetle kınıyorum.Şehitlerimize Allah’tan rahmet,Türkiye’mize de başsağlığı diliyorum. PKK,ABD ve işbirlikçilerini bir kez daha kınıyor ve YAZIKLAR OLSUN diyorum………
Bugün birlik olma günü,
Bugün elele verme günü,
Bugün duyarlı olma günü,
Bugün siyasi iradenin karar verme günüdür.......
Yukarı Dön
ozanyazar Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 412
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.10.2007 Saat 15:38
 "Irak'ta büyük oyunlar dönüyor, Türkiye batağa çekiliyor" deniyor.
Türkiye, üzrinde bu kadar oyuna müsade edecek kadar küçük bir ülkemi ki. Oyunları tersine çevirebilmeli. PKK'nın peşinden Irak'a girerse
--Ya Türk askerleri çok sayıda kayıp verir
--Ya da (ABD uşağı) Peşmergelerle işbirliğine mecbur olur, sonuçta da orda (Türk düşmanı olduğu/olacağı artık belli olan) bir sözümona devletin kurulmasına müsade etmek/desteklemek zorunda kalacağı söyleniyor.
 
   Biz katilleri de cezalandıracak, kedi sever köpekleri de etkisiz hale getirecek, muhatap almayacak güçlü bir ülkeyiz. Yeter ki, ABD dümenine/emrine girmeyelim.
       İngilizlerin eski bir politikacısının söylediği söz, şimdi bize de rehber olabilir ; "İngiltere'nin dostları değil , menfaatleri vardır"
      Biz de kendi menfaatimize olmayan hiç bir işte   ABD ile,AB ile, İsrail ile bir adım atmayalım artık.
 
 
   
Çankırı'lı
Şair-Kısa Öykü Yazarı

       Ahmet Ünal ÇAM

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.10.2007 Saat 16:34

 
 
 
 
bugün kalem
tutarız, gerekirse yarın silah da tutarız.(öğrencilerimizin ulusalcılıktaki dik duruşunu ifadeleyen göz yaşartıcı tepkisi)

ÇANKIRI’DA  ÖFKE  SELİ       ….

 

Yurt genelinde  olduğu gibi Çankırı’da da  öfke  artarak devam ediyor.

Bu kin  ve  öfke,  hain saldırıların  sona  erdirilmesi, hainlere  gereken cezaların  verilmesi, ulusal  bağımsızlığımız, ulusal  birlikteliğimizi yok  etmeye  yönelik  bu tür  girişimlerin mutlak suretle bertaraf edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

 

         Her  geçen gün  artan yürüyüş ve  mitinglerdeki  sloganlardan, katılımın artışından, ülke  ve ilimiz  genelindeki toplu reaksiyonlara  dönüşmesi açıkça  görülmektedir.

 

         Radyo Televizyon Üst Kurulunca yazılı-görsel basına verilen yasak ve bazı  illerimizdeki Milli Eğitim Müdürlükleri’nce gösteri ve yürüyüşlere  idareci,  öğretmen  ve  öğrencilerimizin  katılımlarının engellenmesi için (gizli açık genelgeler  gönderilmesi gibi yollarla) idareci, öğretmen  ve  öğrencilerin fişlenmesine  yönelik yapılmıştır.

 

         Bu tür  yasak ve yasaklamalar etkinin tepkiyi  doğurmasından dolayı istenmeyen sonuçlara  yol açacağından  korkmaktayım.

 

         Hükümetin, yetkililerin bunları yasaklama  yerine  Ulusalcı bir  politika içerisinde  bir milli politika oluşturması gerektiğine inanmaktayım.

 

         Katılımcılar arasında  öğrenciler  olduğunu bizzat  kendi gözlerimle  gözlemledim. Demek ki “SÖZ KONUSU VATANSA  GERİSİ  TEFERRUAT’TIR”. Öğrencilerimizin bu dik duruşu, yetkililerce  engellenmeye  çalışılan  ulusal birlikteliğin önüne geçme  yönündeki  girişimlerini boşa çıkardığını gösteriyor.

 

         Çanakkale  Savaşı’nda, Kurtuluş Savaşı’nda  İstanbul Vefa  Lisesi ve Tıp  Fakültesi gibi okullarımızdaki öğrencilerin, çocuk yaşta olmalarına  rağmen bir  toplumsal reaksiyon, ulusal direniş adına tek bilek ve  tek yürek  olmuşlardı.

 

         Bugün  içinde  bulunduğumuz  durumu anlatmak  yorumlamak Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe  Hitabe’si  kadar güzel anlamlı ve  net olamaz.


         ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

        Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!

                                                            
                                                 Mustafa Kemal ATATÜRK

 

 

 

 



Düzenleyen kadiryavuz55 - 28.10.2007 Saat 15:26
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03.01.2009 Saat 00:36

                          

 
            BU KATLİAMA KİM DUR DİYECEK

 

                  Filistin de bir insanlık sucu işlenmektedir.Tüm dünya ise bu katliama seyirci kalmaktadır.Bu katliamın önünü kesme adına somut atılmış bir adım yoktur.Tüm dünya ülkelerinden cılız  sesle kınamalar gelmesine karşın etkin bir çözüm yoktur.

                 Böylesi bir katliam Müslüman bir devlete değil de Müslüman olmayan bir ülkeye her hangi bir ülke tarafından yapılmış olsaydı ? Acaba bu gün dünya devletleri böylesine sessiz kalırlar mıydı?

                 Dünya devletlerinde ki Müslüman ülkelerin duyarsızlığına ne demeli !

                Ülkemiz  genelinde bu katliamları kınayan basın bildirileri,yürüyüşler mitingler yapılmasına karşın bu katliamı önlemekten uzak kalmıştır.Yaptırım gücü olmamıştır?

                İsrail bu katliamlarına bir son vermemiştir.Katliamlarına ara vermeden devam etmektedir.

                Bu katliamın önünü kesmenin tek yolu Dünya ülkeleri parlamentolarından heyetler oluşturularak Filistin e  gönderilmesidir.Filistin halkı ile birlikte, İsrail bombalarına çanlı kalkan olmalarıdır.

                Gerçi ülkemizde İsrail dostluk gurubu oluşturan parlamenterlerimizi de görmüştük,halkından seçmeninden izin almadan, dostluk gurubu, gurupları   oluşturmuşlardı?( Parlamenterler,iş adamları,şirketler düzeyinde)Ulusal basınımızda yerel basınımızda bu isimler haber yapılmıştı

                Sözüm ona bu dostluk gurubunu oluşturanlar bu akan kandan vicdanen bir rahatsızlık duyuyorlar mı doğrusu merak ediyorum?

                Bu akan kanın durdurulması için bu güne kadar neden bir girişimleri olmadı Yoksa bu akan kandan ve göz yaşından hala kişisel çıkar hesaplarını mı yapmaktadırlar ?Doğrusu merak ediyorum.

 

                Filistin bu gün  bu duruma düşmesinin birinci nedeni vatan topraklarını İsrail lilere  satarak, İsraillilerin vatan kurmalarına devlet kurmalarına  zemin hazırlaması olmuştur.Geçmişte Filistin yönetimince  yapılan  bu hata, Filistin halkının   çok ağır diyetler ödenmesine neden olmuştur.

                Ülkemizde ki yabancılara yapılan bu satışlardan da son derce endişe e ve  korku duymaktayım.

               İlimizde dahi 108 yabancının gelip mülk almasından korkar oldum!

              Bu gün gelinen noktada bu yabancılara yapılan satışlara bir son verilecek mi doğrusu merak ediyorum

             Milli Emlak Müdürlüklerimizce yapılan  bu satışlarında halkımızdan saklanmasından gizlenmesinden ve ya eksik bilgilendirilmemizden doğrusu utanç  duyuyorum

            İlimiz Millet Vekillerinin de duyarsız kalmasına da bir anlam veremiyorum

             Bu gün Filistin devletinin düştüğü duruma düşmekten doğrusu korkuyorum

             Sürcü lisan etimse de affola

 

            Çevreci Kadir Yavuz

Yukarı Dön
Ravi Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2008
Şehir: Çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.01.2009 Saat 11:48
İsraille Dostluk grubunu oluşturan Milletvekillerimiz (birzamanlar ki Çankırı Milletvekilimizde vardı her nekadar istifa etsede) bu grubu olusturan AKP vekilleri-Parlementodaki diğer vekillerimiz de neden bu kanı durdurmak için Gazzede önlem almıyor...
Ravi
Yukarı Dön
melih18 Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 17.05.2008
Şehir: ankara
Status: Aktif Değil
Points: 19
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 06.01.2009 Saat 12:12
Kadir bey sizi geleceği gördüğünüz ve siyasi düşüncelerinizden ötürü kutluyorum. Sizin gibi cesaretli olmayı çok isterdim. Ve halkımızın sizi anlayabilmesini uykudan uyanabilmesini daha çok isterdim. maalesef %47 bu sekılde bır turkıye yı begendı ve kabul ettı. feryat fıgan nafıle anlatamadık anlayamadık. onumuzde yerel secımler var ve benım bu ulke ıcın hıc mı hıc umudum yok. ıktıdar parısı %47 den daha fazla oy alacak. bu gıdısattan kım memnun onu bır turlu anlayamıyorum. sanırım mılletımızı fakırlestırmek bır politika olsa gerek. Allah sonumuzu hayır etsin.
melih yumak
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek