2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Araştırmalar » Şehir Araştırmaları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Bir Başka Açıdan- DELİ ADNAN
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumBir Başka Açıdan- DELİ ADNAN

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Erhan METİN Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge
Tarihçi

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: ÇANKIRI
Status: Aktif Değil
Points: 118
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Erhan METİN Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Bir Başka Açıdan- DELİ ADNAN
    Gönderim Zamanı: 02.03.2006 Saat 12:11

SİZCE HANGİMİZ DELİ

Bir öğle yemeğinde gittiğim lokantanın vitrin camında gördüm; bu tanıdık simayı. Bir anda çocukluğum geldi aklıma ve bir de geçmiş o günler. Çocukken korktuğum, lise çağlarımda güldüğüm; şimdilerde ise düşündükçe imrendiğim bir kişilikti Adnan. Namı meşhur Deli Adnan. İsteyen deli desin, isteyen meczup. Ama benim gözümde kötü gün dostu olarak kaldı hep Deli diye tanımlanan bu Adam. 21.yy İnsanlığının içerisinde, geçmiş manevi değerlerin son temsilcisiydi adeta…

Günümüzde iyi gün dostlarının çoğaldığını görmek, Adnan gibi kişiliklere olan hayranlığı ve saygıyı daha da arttırıyor. Niçin kötü gün dostudur? Diye soracak olursa Adnan’ı tanımayanlar veya tanıma fırsatını bulamayanlar. Çünkü hep kötü günlerinizde yanı başınızda görürdünüz Onu. Hiçbir Cenaze Adnansız kalkmadı fakat Adnan’ın cenazesi Adnan’sızdı. Elinde bidonuyla ebediyete intikal eden her Çankırılının ardından ağlayan ve son görevini büyük bir ciddiyetle yerine getiren, madden fakir olsa da Çankırı’nın gönül zenginleri arasında sayılırdı Adnan.       

 

Ben niçin imrenirdim bu esrarengiz, kimilerine göre deli, kimilerince komik olan adama? Dünya onun için bir istasyondu, ne kimseye borçluydu, nede kimseden alacağı vardı. Dedim ya onun gönüllerde hep ayrı bir yeri vardı. Bence dünyayı ti’ye alan tek adamdı. Kızdırılınca kullanmak zorunda kaldığı tek silahıydı tükürüğü. Hadi o deliydi ondan tükürüyordu. Peki ya günümüzde kızınca beylik tabancasını ateşleyenlere ne demeli…..

Sizce Hangimiz Deli?



Düzenleyen Erhan METİN - 02.03.2006 Saat 13:49
"Söz Ola kese savaşı, Söz ola Kestire Başı. Söz Ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz." (Yunus Emre)
Yukarı Dön
fkocer Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Newyork
Status: Aktif Değil
Points: 29
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı fkocer Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02.03.2006 Saat 17:51

Teşekkürler Erhan Bey. Yine hatıralar canlandı beynimde. Deli Adnan bizim mahallede oturuyordu sanırım. Çünkü günde belki on defa görürdük onu. Kızdıklarına tükürdüğünü, sevdiklerini öptüğünü, öpemediklerine de "öpücük" dediğini çok iyi hatirlıyorum.

Biz çocuklara birşey demezdi. Biz onu bazan taşlardık ama o ne döverdi ne de söverdi. Neden taşladığımızı bilmiyorum ama adının "deli" ile başlaması bir etken olabilir. Son yıllarda Deli Adnan' ın çok değiştiğini duymuştum. Hatta bunu bana anlatan anneme "Adnan mı akıllanıyor yoksa biz mi onu anlamaya başladık" gibi birşeyler söylemiştim.

Sizler bir bakıma bize göre şanslısınız. Bizim çocukluk hatıralarımızda kalan tarihi içinize çekerek yaşayabiliyorsunuz. Biz de teknolojik oyuncaklarla oyalanıp haber almaya çalışıyoruz. Yine de yoktan iyidir elbet.

Merhuma Allah' tan rahmet dilerim. Size de tekrar teşekkür ederim. Hem maziyi hatırlattığınız için, hem de "Sıla-i Rahim" emrine Adnanları da eklemek gerektiğini kavrattığınız için.

Tüm hemşehrilerime saygılarımla..

Ferhat Kocer
Yukarı Dön
urve18 Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 03.01.2006
Şehir: Çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 5
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı urve18 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02.03.2006 Saat 21:51

herkese selamlar,

Erhan Hocam, gene bizi maziye götürdün.Ortaokula başladığım yıllarda tanıdım Deli (Veli) Adnan'ı . Herkes ona deli derdi ama ben hiç deli diyemiyordum. Bilmem neden ama onda farklı bir yağı vardı. O  ahiretini bu dünyada bulmuş bir insan gibiydi. Çankırı'da yaşayıpta onun tükrüğünü bilmeyen yoktur herhalde. Allah rahmet eylesin. kimseye zararı yoktu be adnanın. Bende küçük bir anımı anlatayım , böylece Veli Adnan'ı anmış olalım. Ortaokul yıllarımda olkua gelip giderken hep büyük caminin önünden gelip geçerdik. Tabiki adını duymuştuk ama biliyordum, çünkü küçüğüz ,her yeri bilmeyiz, okuldan gelirken yolda biri bize biz birşey yapmadan ansızın tükürdü.Ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başladık sonradan anladıkki bizim deli adnan bu imiş. Böylece adnan'la tanışmış olduk.Bir daha kim unutur adananı. Allah gani gani rahmet eylesin.

                                                                    Murat Urve Korkmaz 

Murat Korkmaz
Öğretim Elemanı
Yukarı Dön
Koray ÇAM Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 22.01.2006
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 100
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Koray ÇAM Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02.03.2006 Saat 22:59
Teşekkürler Erhan Hocam... Siz ve sizin gibi arkadaşlar sayesinde eski günlerimizi yâdediyoruz.

     Adını ilk duyduğum zamanı hatırlamıyorum bile... Ama kendimi bildim bileli "Deli Adnan"ı da bilirim. Akil baliğ olduktan sonra da her gördüğümüzde tanıdık ve tükürükten nasiplenmeyelim diye yolumuzu değiştirdik. Manifaturacılar Çarşısı ve İstasyon Caddesi'ndeki esnafın büyüklerine "baba" diye hitap şekli halen kulaklarımda yankılanıyor.

     Hak'kın rahmetine kavuştuğunu duyduğumda da etrafımdaki arkadaşlarıma Adnan'ı anlatmıştım. (Herkes "deli" diye bahsedilen bir adamdan böylesine güzel bahsedilmesine şaşırmıştı.) Çankırı'da yaşayan her ailenin bir parçasıydı aslında. Kimseye zararı olmayan ve dediğiniz gibi her cenaze de son görevini yapan... Duyduğuma göre cenazesi, Çankırı daki son yılların en kalabalık cenazesi imiş ve "Allah herkese cenazesinde böyle cemaat nasip etsin" duaları edilmiş.

     O, Çankırı tarihindeki yerini almıştır ve hatıralarda yaşayacaktır. Allah mekanını cennet eylesin. Sizler de sağolun. Belge haline getirdiğiniz için.

     (Bir de "Deli Halil"imiz vardı. "Meraba abi meraba meraba" deyip, 10 liradan fazla para almayan. Hem de herkesten değil, belirli yerlerden. Bir de ismini hatırlayamadığım... Onların da vefatlarını duymuştum. Allah rahmet eylesin.)

     Sevgi ve Saygılarımla...



Düzenleyen Koray ÇAM - 02.03.2006 Saat 23:17
Koray ÇAM
Yukarı Dön
mustafa Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 21.02.2006
Şehir: çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 18
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı mustafa Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03.03.2006 Saat 00:56

Evet yeni nesil, yani burada bu konuyu oluşturan ve yorum yazan abilerimizden sonraki nesil yani, adnan'ı çok ta iyi tanımıyor vede onlarda çevre etkenlerinden olsa gerek çokta hoş görmüyorlardı,görmüşlüğüm ve bombardımanı altılnda kalmışlığım var bisürü kişi gibi kendisi tarafından aslında. İşin gerçek yanı onun böyle oldugunu bilmeyen yeni kuşak ben bile yazıyı ve tüm yorumları okurken duygulanmadan edemedim doğrusu.ÇANKIRI FARKLI İşte bu gerçek olan.ßiz bir bütünüz ve deli(veli)'lerimize bile sahip çıkmalıyız. Gerçi değerler ölünce anlaşılmakta fakat hatırlatmakta fayda var.

yazı için teşekkürler...

ÇANKIRILIYIM BEN...
Yukarı Dön
turgut_reis Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Şehir: ÇANKIRI
Status: Aktif Değil
Points: 393
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı turgut_reis Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03.03.2006 Saat 06:32

Teşekkürler Erhan hoca Adnan'ımızı unutmayıp bize hatırlattığın için.

Adnanan vefatı ardından yazılan yazılar aşağıdaki linkte dir.

İlgilenenlere.....

http://www.cansaati.org/topic.asp?TOPIC_ID=769&FORUM_ID= 12&CAT_ID=3&Topic_Title=ADNAN+ZOR+%28%C7ANKIRININ+G% DCL%DC%29+VEFAT+ETT%DD&Forum_Title=Kaybettiklerimiz+ve+t aziyeler

Ne Mutlu Türk'üm Diyene...
Yukarı Dön
muzaffer Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08.02.2006
Şehir: İstanbul
Status: Aktif Değil
Points: 7
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı muzaffer Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 06.03.2006 Saat 10:26

Eyvallah Erhan,

Hatırlattın bize bazen gülüp geçtiğimiz, bazen ilginç hallerini durup seyrettiğimiz Adnan'ı. Çankırı denilip de Adnan ismi ve de hitabı "deli" kimin aklına gelmez ki. Nadir bahtiyarlardan bana göre Adnan. Çankırı'yla özdeşleşen "Deli Adnan" ismi baki kalacak Çankırı'nın semalarında. Çünkü o bir fenomendi.

Rahmetle...

İstanbul Üniversitesi
Yukarı Dön
crazygirl Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 27.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı crazygirl Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 06.03.2006 Saat 18:30

Adnan vefat ettikten bir hafta sonra rüyamda Adnan  bana kızım şu adresde muhtaç aile var çok madur ona gidin diye 3 kere tekrarladı ve aileyi bana gösterdi.Aradan 15 gün geçti geçmedi birgün Adnan'ın rüyamda bana gösterdiği ailenin küçük kızı kütüphanede karşıma geldi ayakkabıları eski saç darmadağınık ama gözleri pırıl pırıl okuma azmi vardı.Kıza iyice baktım ve rüyamda gördüğüm küçük kızdı karşımda duran ve yanına gidip sordum ayakkabın su almıyormu senin dedim kız ağlamaklı alıyor ama abla babam hasta annem temizlik işlerine giderek evimizi zor geçindirmeye çalışıyor dedi.OKuldan almadınmı diye sordum okuldan bana vermediler dedi.Kızdan adresini aldım araştırdık ve gerçekten aile Adnan!ın bana rüyamda gösterdiği ev ve aile ve biz bu aile elimden geldiğince maddi menevi ihtiyaçlarını karşaladık.Adnan'ın haber vermesiyle ben ve yardımda bulunan arkadaşlarda hem manevi hayır kazanmış olduk.Allah ADNAN DAN RAZI OLSUN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarı Dön
figen Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 10.03.2006
Şehir: istanbul
Status: Aktif Değil
Points: 16
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı figen Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 15.03.2006 Saat 16:42

çay kenarındaki iki katlı evimizin önünde oynarken, günde kimbilir kaç kere gelip yanımıza otururdu. bazen çoraplarını sıvar, saatlerce kaşınırdı. ilkokulda onunla ilgili yazdığım bir kompozisyon, il çapında dereceye girince başladım yazı yazmaya. bugün metin yazarlığı yapıyorum, ilk ilhamımı ondan aldım galiba. babam ona çok takılırdı, o da severdi, sayardı babamı. ondan kaçtığımızı hatırlamıyorum. bazen olur olmaz yerlerini açıverirdi, tek bu durumdan korkardık, annem "bakmayın" diye bizi uyarırdı.

halil vardı bir de. kocaman cüssesiyle, caddenin tam ortasından yürüyen. gördüğüm en büyük adamdı o, masal aleminden gelen.

onlar sokakta öyle dolaşıp, evimizin önünde otururken, bizim kapımız hiç kilitlenmez, ardına kadar açık dururdu. çocukluğumuz boyunca bizi, delilerimizin bile güvenilirliği korudu.

akıllı geçinenlerin güvenilmez olduğu milenyumda, çelik kapıların bilmem kaçıncı kilitleri bile yetmiyor insanoğluna.

teşekkür ediyorum bana adnan ı ve halil i hatırlatan tüm arkadaşlara.

Yukarı Dön
ekol18 Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17.03.2006
Şehir: diyarbakır
Status: Aktif Değil
Points: 2
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı ekol18 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 17.03.2006 Saat 16:25

    nerden nasıl aklına geldi bilmiyorum bizim çocukluğumuzun (güya) delileri!!! ama söylediklerine sonuna kadar katılmamak mümkün değil. keşke onlar hep deli bizde hep çocuk kalsaydık...

       Eline,diline yüreğine sağlık....

uzaklardan selam olsun ekol18
Yukarı Dön
halit öksüz Açılır Kutu Gör
Okur
Okur


Kayıt Tarihi: 17.02.2006
Status: Aktif Değil
Points: 12
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı halit öksüz Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 17.03.2006 Saat 18:22

erhan bey bize bu adnanımızı hatırlatığınız için ne kadar teşekkür etsek azdır.Çünkü adnan bizim her şeyimizdi sadece şunu belirtmek istiyorum ki o bizim( GÜLÜMÜZDÜ )ADNAN  anlatmakla bitmez ruhun şad olsun deli adnan.

halit öksüz

Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı i.zencirci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.03.2006 Saat 10:57

 Rahmetli ADNAN gibi Çankırı'mızın GÜLÜ olmasa da; Bu da başka bir "çiceğimiz" EROL'umuz... Kimseye zararı olmayan kendi halinde, fotoğrafta da görüldüğü gibi kendine has gülüşü ile "Bizim Erol'umuz" Gençliğinde kalaycı çırağı olarak körük çekmiştir.  Aşağıda ki hikayenin bir bölümü Erol'un kendine has anlatımı ile nakledilmeye çalışılmıştır.   

EROL'un GERÇEK ASKERLİK HATIRASI: Bizim Erol sürekli babasına evlenmek istediğini söylüyor. Babası başından savmak ve askerliğe elverişli olmadığını düşünerek; "oğlum herkes askerlikten sonra evleniyor, sende askerliğini yap gel bakarız çaresine" diyor. 

Yanılmıyorsam 1978-1979 yıllarında nasıl oluyorsa oluyor Erol askere çağrılıyor. Acemi birliği olarak Amasya ya gönderiliyor. Acemi birliğinde asteğmen olarak görev yapan ve daha önce Çankırı'dan Erol'u iyi tanıyan Çankırılı asteğmene, askerler yeni bir hemşerisinin geldiğini söylüyorlar. Bunun üzerine toprağı ile tanışmak için kendisini çağırınca bir de ne görsün karşısında; Parkanın düğmeleri yukarı aşağı iliklenmiş, postal bağları yerlerde."Bizim Erol" değil mi. Asteğmen;"Erol sen burada ne arıyorsun? Hangi bölüktesin?" diye sorunca. Erol;"Ahâ işte askerlik yapıyoruz, ben çay içilen televizyon seyredilen bölükteyim" diyor. Bunun üzerine asteğmen; "oğlum bütün bölüklerde çay içiliyor" diyor. Erol'un özel durumunu bölük komutanına bildirmek için, onu getiren erlerle beraber bölüğüne kadar gidiyorlar. Erol bu arada toprağı asteğmene yakınıyor."Askerde de herşeye kızıyorlar. Pisküvüt yiyorum diye dayak atıyorlar. Bu nasıl iş anamadım" diyor. Asteğmen bu konuyu arkadaşlarına sorduğun da işin aslı anlaşılıyor. Meğerse "Bizim Erol" içtimadan önce bisküvüleri ufalayıp parkanın cebine dolduruyor. Komutan içtima alırkende bu bisküvüleri yiyormuş. Erol'un özel durumunu öğrenen bölük komutanı rapor için hastahaneye sevk ediyor. Heyet daha önce verilmesi gereken raporu vererek Erol'un kısa askerlik macerasını sona erdiriyor. Askerliğin tüm zorluğuna rağmen ve babasının sözünü unutamayan Erol'un bu iş hiç hoşuna gitmiyor. Bu nedenle komutana ileri-geri söyleniyor. Bu sürede Erol'u tanıyan komutan; "Hay seni gönderen askerlik şubesinin...." diyor. Bunun üzerine Erol da; "Ben şubeme laf söletmem, ben de senin ........" diyor. Komutan çok kızıyor biran önce alın başmdan şu adamı diyor.

Çankırı da bir süredir ortada görünmeyen Erol yeniden ortaya çıkıyor. Tanıyanlar merakla Erol'a nerelerde olduğunu soruyor. O da askerde olduğunu, askerliğinin bittiğini söylüyor. Fakat bu arada " izin de kulanamadık, yandı ............" diyerek hayıflanmadanda geri kalmıyor. O günden sonra da babasının başını sürekli "ağrıtıyor"

Not:Askerlik sonrası evlilik için çektirilen aşağıda ki 1.fotoğrafın orjinali Çankırı da Gökmenler Fotoğrafçılıktadır.    &n bsp;   

1.Fotoğraf yaklaşık 25 yıl öncesi, gençliği.

2.Fotoğraf Çankırı, Ağustos 2005



Düzenleyen i.zencirci - 22.03.2006 Saat 16:10
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
ArCaN Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 28.08.2006
Şehir: ÇANKIRI
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı ArCaN Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.08.2006 Saat 10:59
MERHABALAR  SEVGİLİ ERHAN HOCAM  GERÇEYE  KAPATILAN BİR MANEVİYET ÖRTÜSÜNÜ ARALADINIZ  GERÇEKTEN TŞK EDİYORUM SİZE.. DELİ ADNANI EN İYİ TANIYAN VE TANIK İNSANIM  ÇANKIRININ GÜLÜYDÜ ADETA ALLAH  TARAFINDAN  GÖREVLENDİRİLEN BİR KAPALI HAZİNEYDİ   BELKİDE BU DÜNYADAN GÖÇ ETMESİNİN SEBEBİ  HAZİNENİN GÜN YÜZÜNE CIKMASIYDII ADNAN HERŞEYİ DELİLİGE VURUP  RUHANİYETİNİ GİZLEYEN BİR MEZNUPTU.BUNUN ARTIK GÜN YÜZÜNE  CIKMASI DİLDEN DİLE  YAYILMASIYLA   BU MUBAREK ZATIN DÜNYAYA  NEDEN GÖNDERİLDİGİNİN  BİR  NEBZE  OLSUN  GÜN YÜZÜNE CIKMIŞTII  ASLINDA BU BİZE BİR NEBZE  İBRET OLMALI KİMİLERİ DELİ OLUP DERYA(DENİZ) GEZER  KİMLERİ AKLLI OLUP HÜLYA  GEZER :) ALLAH  RAHMET  VE  BEREKET  EYLESİN  CENABI ALLAH  BŞAMIZDAN BÖLE  KİŞİLERİ  EKSİK EYLEMSİN
Yukarı Dön
Ali TAŞ Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 18.04.2006
Status: Aktif Değil
Points: 197
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Ali TAŞ Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 11.09.2006 Saat 21:50

Adnan bir meczuptu her meczupta olan ve cenabı Allah tarafından verilen hususi özellikler ona da verilmişti en önemli özellikleri ,namazı hiç kaçırmaması .cenazelerde namazdan başlayıp defnedinceye kadar bulunması ,aşırı kanaatkar olması ihtiyacından fazla hediyeyi kabul etmemesi yalnız ihtiyacı kadar olanı alıp geri kalanı iade etmesi ve bazen hoşuna gitmeyen insanların hediyesini kabul etmemesi onun belli başlı özelliklerindendir,birde tabii kendisine göre yaptığı değerlendirme sonucunda bazı şahıslara tükürmesidir.Ben özellikle rahmetli Adnan ın bu özelliğinden çok çekinmişimdir onun benim gerçek yüzümü görüp tükürmesinden çok korkmuşumdur Allah a şükür böyle bir kaza ile hiç karşılaşmadım belki korkudan da olsa gerek, verdiğim hediyelerimi hep kabul etmiştir.Rahmetli ile en son vefatından bir hafta önce Hoca Ahmet Yesevi camiinde bir ikindi namazı karşılaşmıştık, şimdi rahatlıkla söyleyebilirim ki Adnan la aynı safta namaz kılmaktan maalesef hep kaçınmışımdır sebepleri de onun giydiği kıyafetlerden ve meydana gelebileceğini tahmin ettiğim kokusunun verdiği rahatsızlık olsa gerek. o gün Adnan la karşılaşınca yine bir yolunu bulup kendimi ön saflardan birine attım ,ancak öndeki safların boşalması ile yanıma gelen cemaatin bir, bir öne çıkması sonucu birde baktım Adnan yanımda, bunda da bir hayır var diyerek namaza durdum birde ne göreyim Adnan da beklediğim kokunun zerresi yok hatta şık görünümlü cemaat den bile güzel kokuyordu.Kendisine cenabı Allah tan rahmet diliyorum.

Yorumuma son verirken rahmetli Adnan a her türlü hizmeti veren bunun içerisinde yemek, barınma ,giyecek,temizlik(hamama götürüp her türlü temizlik dahil)konularında kendisinden yardımlarını esirgemeyen KIBIR ailesine ve özellikle rahmetli kıbırlar ın Hüseyin amcaya teşekkür eder yaptığı iyiliklerin gerçek dünyada kendisine fayda getirmesini yüce Allah dan niyaz ederim. 

Ali TAŞ
Yukarı Dön
ahmetgulsen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 877
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı ahmetgulsen Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.05.2007 Saat 00:37
06 Mayıs 2007 Pazar Günkü Nüshasının Pazar Ekinde Recep YETER imzalı yazıyı ilginize sunuyoruz.
 
---------------
Deli ile Velî arasında ince bir sınırda

Bir memleket, bir insan hikayesi anlatmak istiyorum size… Bir şehrin iliklerine işleyecek kadar gerçek bir hikaye... Bir divanenin, Çankırılı Adnan'ın hikayesi... Hemen her şehirde bir kopyası olan, saflığın, doğallığın simgesi nam-ı diğer Deli Adnan'ın… Aslında, bu hikaye ne sadece Çankırı'ya ait, ne de sadece Adnan'a. Bu bir Anadolu hikayesi...

RECEP YETER
Çocukluğumda izi olan siluetlerden biriydi Adnan.. Çocuk aklımızla, çocuksu aklını alay konusu ettiğimiz, şehrin delisiydi… Memleketten ayrılıp uzaklara gittikten uzun yıllar sonra, memleketin sokaklarını arşınlarken bir kez daha aradım sokaklarda Adnan'ı… Çocukluğumun şehrini güzel yapan, şehrin tarihi camisinden kaldırılan her cenazeyi elinde bir bidon suyla kabre kadar uğurlayan Adnan'ı… Öğrendim ki birkaç yıl önce ölmüş Adnan… İlk kez bir cenaze, 'Adnansız' kalkmış Büyük Camii'den… Ama hemşehrilerinin tamamı varmış bu kez. Şehrin tanıklık ettiği en kalabalık cenaze törenlerinden biriyle akıllıların dünyasından göçüp gitmiş Adnan… Bu satırları karalarken bir kez daha öğrendim ki, Adnanlar, aslında bu memleketin gülleriymiş… Biz akıllıların korkup söyleyemediklerini söyleyen, göremediklerini gören, işin sırrını çözen divaneleriymiş. Sorulacak hesabı olmamanın hafifliği

Her geçen gün masumiyetimizi, derinliğimizi yitirdiğimiz, iyi, doğru ve güzelden gitgide uzaklaştığımız bir ortamda, şehirlere ruh ve vicdan katan, şehirlilerin hamilik, şefkat, merhamet duygularını körükleyen çocuksu adamlardanmış Adnan...

Çankırı'nın sivil toplum portalı www.cansaati.org sitesindeki şu ifadeler, Adnan'ı ve onun dünyasındaki tüm çocuksu adamları çok güzel tasvir ediyor: Bu insanlar, insanoğlunun alavere-dalaverelerinden, çıkarcı hin hesaplarından uzak, kimsenin canını, malını, keyfini kasti olarak bozmayan, yeryüzünde bizlerle yaşayıp, hiç bir konuda hesap vermeyecek ve hiç bir şeyin hesabı sorulmayacak insanlar. Bu insanların düşleri bizimkilere benzemez. Gülüşlerinin sebeplerinin de, anlamlarının da bizimkilerle akrabalığı yok. Onlara 'Deli' der geçeriz. Bizim toplumumuzda genellikle sevilir deliler. Her şehrin bir delisi, belki de bir kaç delisi mutlaka vardır. Bu soylu insanlar, şehre yıllarca hizmet vermiş milletvekillerinden, aydınlarından daha çok tanınır, anılır ve anlatılırlar.'

Sabah namazını kaçırmazdı

Memleketten küçükken ayrıldığım için sadece Adnan'ın hayal meyal silueti aklımda. Sonrası hemşehrilerinin dilinden... Büyükcami etrafındaki esnaf, çok sever ve kollardı Adnan'ı. Hatta Adnan ortalıkta görülmese merak edilir, herkes birbirine sorardı. Her sabah Büyük Camii'de sabah namazını kılan Adnan, kendi dilinde dualar eder, eğilir kalkar zaman zaman cezbeye kapılmış dervişler gibi nidalar atardı. Bölge esnafına işlerinde yardımcı olan Adnan, kahvelerde boş bardakları toplar bahşişini de kapardı. Adnan'ın bahşiş olarak öyle para ile işi yoktu. Onun bahşişi, bir esnafın yanağından aldığı bir öpücüktü. Adnan kendisine para verildiğinde de ac gözlü değildi. Kağıt paraları paradan mı saymazdı bilinmez ama, elinin tersiyle iteler, '25, 25' diyerek madeni para istediğini ifade ederdi. Sonraları bu 25, 2,5 lira ve 250 bin lira oldu. Adnan'ın hoşuna gitmeyen insanların hediyelerini kabul etmemesi, ihtiyacını alıp geri kalanı iade etmesi kimi insanları seçip yüzlerine tükürmesi ise Adnan'ın divanelik halleriydi.



Düzenleyen ahmetgulsen - 07.05.2007 Saat 00:38
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/
Yukarı Dön
Nurcan Aksoy Açılır Kutu Gör
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Nurcan Aksoy Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.03.2013 Saat 23:17
Erhan Hocam öncelikle öğrenciniz olmaktan gurur duyduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Derste bize Adnan'ı anlattığınızda içimiz ürpermişti adeta. Aynı duyguları bu yazınızı okuduğumda tekrar yaşadım. Allah siz gibi değerli ve ilim sahibi hocalarımızı,biz gibi üniversite öğrencilerinin başlarından eksik etmesin. Sizlerden öğreneceğimiz çok şey var. Tarih okumaktan ve inşallah okutman olacağımdan mutluluk duyuyorum. Işıklarınız altında biz gibi gençlerin aydınlanması dileğiyle...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek