2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Hakkı DURAN
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - LEYLEK YUVASI BU YIL ŞEN DEĞİL!
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumLEYLEK YUVASI BU YIL ŞEN DEĞİL!

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
 Rating: Topic Rating: 1 Oylar, Average 4,00  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: LEYLEK YUVASI BU YIL ŞEN DEĞİL!
    Gönderim Zamanı: 05.08.2009 Saat 01:46
 
           LEYLEKLERE NE OLDU?
 
                                Hakkı Duran
 

           Şimdi mahalle sayısı dörde çıkarılmıştır. Esasında Kalfat Beldesi, ortasından geçen çayın iki geçesinde yer alan Sünnetçiler ve Hatipler  Mahallelerinden oluşur. Kalfat’ta eskiden beri iki adet câmi bulunmaktadır.  Hatipler Mahallesinde bulunan câmiin yapılış tarihi 1912’dir.   

 
                                 -Yuvada yalnız-
             

        Küçüklüğümden beri bu câmiin güneydoğu tarafında bir leylek yuvası vardır. Göçer kuşlardan olan leylekler, her yıl ilkbaharda gelir, yavrularını uçacak hale getirir. Sonbaharda uzun yolculuklara çıkar,  Afrika’ya  sıcak iklimlere göçerlermiş. Ertesi yıl  ana-baba leylekler geri aynı yuvaya gelmez, yetiştirdikleri yavrular bu yuvayı şenlendirirmiş. Onlar yavrularını yetiştirip sonbaharda göçtükten sonra ertesi yıl gelenler -yine yavrulayıp- ebeveyn olarak döneceklerdir. Bu mâcera böyle tekrarlanıp durmaktadır.

 
                        YUVADA BİR ŞEYLER EKSİK
 
           Fotoğraftan anlaşılacağı üzere bu yıl yuvada bir gariplik vardı. Leylek ailesinin nüfusu 4 olmalıyken günün değişik zamanlarında yuva boş veya ailenin bir ferdi arzı endâm ediyordu. Halbuki yavruların kanatlanıp uçana kadar yuvadan ayrılmaması gerekirdi. Ne olmuştu?
 
                     YAĞAN ŞİDDETLİ DOLU
        

          Bu yıl şiddetli yağışlar oldu. Cevizden iri dolu yağdığı sırada yuvadaki yavrular zarar görmüş. Ölülerini gören yok...ama belde ahalisi, yavruların dolu darbeleriyle öldüğüne inanıyorlar. Hattâ yuvada yalnız ebeveynlerden birinin gözükmesi, ötekinin de ölmüş olabileceği yorumlarına yol açtı. İyimser ihtimal ise, yavruların güvenli bir yere taşınmış olması, ana leyleğin de onların başında beklemekte oluşu.   

 
 
 
 

              Kalfat beldesinde leyleklerin durumu gündemde. İyimser ve kötümser bir çok yorumlar yapılıyor. Yazları köyde kalan 88 yaşındaki annemi ve köyümü ziyaret maksadıyla gitmiştim. Dört-beş gün kaldığım Kalfat’ta ben de yuvayı gözlem altına aldım. Yuva bazen boş kalıyor, bazen tek bir leylek bekliyordu. Değişik halleri fotoğraflamaya çalıştım. Sonraki bir gün leylek sayısı ikiye çıktı.

 
                  -Yeni bir evlilik mi?-
 
                   İYİMSER ve KÖTÜMSER TAHMİNLER
 

                 Yavrularla birlikte ananın ölmüş olduğunu tahmin edenler, leyleğin kendine yeni bir eş bulduğunu düşünüyorlar.  İkinci evlilik gibi bir şey..

              İyimserler, yavrularını güvenli bir yere taşıyan ana leyleğin ara sıra câmideki yuvaya gelip gittiği kanaatinde.

              Her halükârda hüzünlü bir ortam meydana gelmiş durumda. Herkes için için üzülüyor, yavruların başına gelenlere... ve onları kaybeden ana-baba leyleklere…Annenin de öldüğünü düşünenler açısından durum daha da elem verici.
 
          -devam edecek-

                



Düzenleyen Hakkı Duran - 05.08.2009 Saat 01:50
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.08.2009 Saat 11:05
                    ANNEMDEN BİR LEYLEK AĞIDI
                  
      Şu an  88 yaşında olan annem Oğuz’un Yuva-Salur boyları karışımı Nazmiye hanım, pencereden leylek yuvasını takip ediyor. O da yavruların öldüğüne inananlardan… Çünkü dolunun ne kadar iri olup sert darbeler vurduğunu gözlemlemiş. Konuşurken iyice içlendi. Ezberinde bir çok ilâhi, mani, deyiş vs. var. Bunlar çağrışım yaptıracak bir konu gündeme gelince ağzından dökülüveriyor. Leylek konusunu açınca iyice duygulandı. gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Ağlayımsı tonda  ağıt gibi sözlerini kısmen  hatırlayabildiği bir türkü döküldü dudaklarından: Leylek üzerine….
 
                LEYLEK ALAYI
 

Bizim alayımız da leylek alayı

Biz de uçup geldik dolayı dolayı

Kanadı bitmedik yavrum bekle yuvayı

Bilmem kimden aldık biz bu bedduâyı

 
                Tahı kırmızıdır, kanadı kâre

                Hak'dan emir gelmiş bulunmaz çâre

 
 Kanadı bitmiş deyi umdum da geldim

 Bilinmez dağlardan döndüm de geldim

……………………………..        

               

                Tahı kırmızıdır, kanadı kâre

                Hak'dan emir gelmiş bulunmaz çâre

 
       

        (Tamamını elinde eski bir kayıt olduğunu  işittiğim bir kişiden elde etmeye çalışıyorum. Temin edebilirsem daha sonra yazıya ekleyeceğim.)

         Annem, tah'ın gaga demek olduğunu belirtti.

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.08.2009 Saat 23:24
 
             ÜLKEMİZDE LEYLEKLER NE DURUMDA
 
 

Leylekler konusu gündemime girince Türkiye’deki durumu incelemeye çalıştım. Bazı dikkat çekici hususlarla karşılaştım.

Vesile ile bunları site okuyucuları ile paylaşmak gereğini duydum.

 

                     LEYLEK SAYIMI SONUÇLARI
 

          Türkiye’de leylek sayısı gittikçe azalmaktadır. Buna dair tek temel veri kaynağı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün 2005 yılında yapılan bir sayımdır. İl  Çevre ve orman müdürlüklerine gönderilen anket formlarına verilen cevaplarla ulaşılan sonucun ne derece sağlıklı olduğunu bilemiyorum. Ancak başka bir istatistiksel sonuç elde olmadığına göre bunu esas almak durumundayız. Bu sayıma göre 2005’de ülkemizde

              -604 adet leylek yuvası

              -794 leylek yavrusu

             -4992 adet leylek varlığı tespit edilmiştir.

           Bu sayının her yıl daha azaldığı düşünülürse tablonun endişe verici olduğu açıktır.

            İnsanlarımız leyleklere kutsal bir kuş inancıyla yaklaşmaktadır. Leylek ölümlerinin en baş sebebi elektrik çarpmasıdır. Leyleklere en büyük kaybı verdiren elektrik iletim hatlarıdır. Daha sonra tarım ilaçları, doğal âfetler gelmektedir.

 

       BAZI KÖY ve KASABALARDAKİ GÜZEL GELİŞMELER
       
       Konuyu araştırırken ilginç şeyler öğrendim. Buna dair gazete haberlerinden bazılarını amaca uygun biçimde özetlemek istiyorum.
 

    1- Bursa İli, Karacabey İlçesi, Eskikarağaç köyünde 2004 yılından beri ’Leylek Şenliği’ düzenlenmektedir. Bu yıl 5.’si düzenlenen şenliğe yoğun katılım olmuştur. Festivalde coşkulu anlar yaşanırken, fener alayına binlerce kişi katıldı. Eskikaraağaç; Uluabat Gölü kıyısında, Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı bir köydür.

 

  

 
 
   Osmanlı döneminde yerleşik hayata geçmeye karşı devlete isyan eden 'ferman padişahınsa dağlar bizimdir' diyen Avşar boyuna ait bir köyde bu ibret verici anlayış, doğrusu çok mutluluk verici.

Leylek dostu olarak tanınan Aydın'ın Söke ilçesinde bağlı Avşar köyüne bu yıl 304 geçici konuk geldi. (7 Ağustos 2009)


      Avşar köyüne ilk kez dışarıdan bu kadar çok leyleğin gelmesi, köylüleri de şaşırtmış durumda. Köylerinde yuva yapan leyleklerin Mart ayında gelip, Ağustos ayının sonunda gitmelerine alışkın olan Avşar köylüleri, yüzlerce leyleği birarada görünce, leylekleri takip etmeye başladılar. Avşar Köyü Muhtarı Kerim Uyanık, " Bu leylekler iyi ki bizim ektiğimiz ürünleri yemiyorlar. Yoksa mahvolmuştuk. Aksine bizim için tüm zararlıları temizliyorlar. Çiftçilerimiz için çok faydalı kuşlar" dedi.
 
     3-Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde, "Leylek Şenliği" düzenleneceği bildirildi. Ege Üniversitesi'nden ilçeye gelerek inceleme yapan Kuşbilimi uzmanlarının önerisi ile elektrik direklerindeki yuvalar kaldırılıp, uygun yerlere yapay yuvalar monte ediliyor.
     Sındırgı'da 4-5 Haziran 2009'da daha önce planlanan Leylek Şenliği  gerçekleştirildi. Sındırgı  Leylek Şenliği  kapsamında 4 Haziran 2009 Perşembe günü Halk Eğitim Merkezi Salonunda gerçekleşti. “Türkiye’deki Leylek Koruma Çalışmaları” konulu panel düzenlendi.
        Bu yöreler haricinde Ankara'nın Kızılcahamam İlçesi, Çorum ve Muğla İllerinde de leylekleri koruma amaçlı çalışmalar olduğunu öğrenmekten büyük memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Bu faaliyetleri organize eden, yürüten ve her kademede görev alanları kutluyorum.


Düzenleyen Hakkı Duran - 10.08.2009 Saat 23:32
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
ozanyazar Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 412
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı ozanyazar Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 19.08.2009 Saat 13:59
Sağ olunuz Hakkı bey.
İnsanlara bile insafı olmayanların arttığı dönemde,
Mevlanın yarattığı bu canlıları düşünen
hatta daha yakınımızda her zaman olan kedi, köpek,serçe, güvercin için müsait yerlere bir tas su koyan herkesten Allah razı olsun diyorum.

Çankırı'lı
Şair-Kısa Öykü Yazarı

       Ahmet Ünal ÇAM

Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.08.2009 Saat 15:58
                        YÜKSEK İNSANΠVASIFLAR           
             
        Ahmet Ünal Çam'ın işin insanî boyutuna atıf yapan notu için teşekkür ederim. Bu hususta iki haberi değerlendirmek istiyorum.
         DHKD(Doğal Hayatı Koruma Derneği)’nin sitesinden aldığım şu ifade, milletimizin yüksek insanî vasıflarını göstermeye kâfidir.

            “Leylekler Anadolu'nun en şanslı göçmen kuşları olarak göze çarparlar. Göç yolları boyunca bir çok ülkede av kuşu olarak avlanan leylekler Türkiye'de Hacı Kuşu olarak bilinir ve Anadolu' da saygıyla ağırlanır. Bir çok kuşun aksine yuvalarını köylerde evlerin, camilerin ve direklerin üzerine yapan bu türe, köy evlerinin üstüne insanlar tarafından yapılan yuvalarla da yaşam ortamı sağlanmaktadır.".   

 
                           HACI LEYLEK

                                                                 
          Çocukken büyüklerimiz leyleklere taş atmamızı kesinlikle yasaklamışlardı. Halkımız onlara “Hacı Leylek” diye hitâbederdi. Konduğu(yuva yaptığı) yöreye bereket getirdiğine inanılırdı. Âdeta kutsal birer varlık gibi idiler. Eli küt olmuş biri için leylek öldürdüğü için bu hâle geldiği söylendiğini hatırlıyorum..
Yaralı leyleklere vakıflar tahsis etmiş, yapılarına kuş sarayları ve kuş evleri eklemiş bir milletin evlâdıyız.  
        Leylekler bazı ülkelerde av hayvanı olarak görülürken memleketimizde-insanî değerlerimizden kaynaklanan- doğal bir koruma zırhına sahiptir. 
 
 
 
 
 
 
 
                      KARAMÜRSEL KÖYÜ
 
     -Kızılırmak-Karamürsel Köyünde Leylek yuvalı bir ev-
        
        Kızılırmak İlçemize bağlı Karamürsel Köyünde olanlar buna sadece bir örnektir ve son derece memnuniyet vericidir.
 

          Kızılırmak ilçemiz Karamürsel Köyü leyleklerin uğrak yeri haline gelmiş.

           Kızılırmak ilçemiz Karamürsel Köyü’nde hemen hemen her evin çatısında leylek yuvası görmek mümkün. Köy halkı tarafından da bizim leylek şeklinde espirilerin yapıldığı duymamak elde değil.”

(Kaynak:http://www.bizimcankirigazetesi.com- 25 Mayıs 2009 )



Düzenleyen Hakkı Duran - 20.08.2009 Saat 16:16
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.08.2009 Saat 16:46
  
 
     Halk edebiyatı araştırmacısı Cahit Öztelli'nin sözlerini derlediği yöresi belli olmayan aşağıdaki leylek türküsü, annemin naklettiğinin bir çeşitlemesidir.
 
            LEYLEK TÜRKÜSÜ
 

       "Bizim alayımız leylek alayı
       Havada uçarız dolayı dolayı
       Çekeriz Allah'tan gelen belayı

                      Uçuramadım yavrum kalındı
                      Ben gideyim sen arkamdan gelindi

       Yuvamın dört yanı asmadır asma
       Anam gitti diye darılıp küsme
       Ben gidersem yavrum sesini kesme

                     Kanadını düzemediğim kalındı
                     Ben gideyim sen arkamdan gelindi

         Karadır kanadımız bağrımız aktır
         Nereye varırsak yüzümüz paktır
         Analık kaygısı bunda haktır

                            Uçuramadım körpe yavrum kalındı
                            Anan gidiyor sen arkamdan gelindi

             Bizim gözümüze bakmak istemez
             Sürmesi kendinden çekmek istemez
              Iraklara gidene haber işlemez

                                 Seni de Tanrı onara yavrum kalındı
                                 Ben gideyim sen arkamdan gelindi"

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
eskidost Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 03.09.2009
Status: Aktif Değil
Points: 5
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı eskidost Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03.09.2009 Saat 11:36
hocam bende bir gözlemimi paylaşmak istiyorum. bu yaz tatilinde memleketime yani çankırının güzüde ve güzel köylerinden birine gittim ve heryer leykekti hele birde ırmaktan yada kanaldan tuttukları yılanları yavrularına vermeleri oldukca ilginç görüntüler oluşturuyordu ama otubüse binipte sivasa doğru gelmeye başlayınca baktım ki leylekler azalıyor hatta burada bu sene hiç görmedim ne yerde ne havada.
eskidost
Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.09.2009 Saat 09:56

Sayın Hakkı Bey, leylekler hakkındaki bu açıklayıcı ve aydınlatıcı bilgilerden sonra insanın aklına hemen şu soru geliyor.Demekki leylekler avlanma sonucu azalmadıklarına göre tek azalma sebepleri elektrik tellerindeki yüksek akımlar,  zirai mücadele ilaçları ve başka nedenler. Bu hayvandan başka bilinçsiz avlanmadan dolayı  nesli giderek  hızla tükenmekte olan  bir diğer kuşta keklik ve bıldırcındır. Eskilerin anlattığına göre köylerde kırda, bayırda, tarlada, kısaca hemen hemen her yerde  keklik ve bıldırcınları  sürüler halinde görmek mümkünmüş.Maalesef belirttiğimiz bu doğal ortamlarda kekliğe ve bıldırcına şimdi rastlamak  neredeyse mümkün değil gibi bir şey.Tarihimize nasıl değer veriyorsak, doğaya ve orada yaşayan diğer canlılara da  o kadar değer vermek gereklidir diye düşünüyorum.



Düzenleyen Şeref IŞIK - 18.09.2009 Saat 09:59
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı i.zencirci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.09.2009 Saat 10:53
Sayın Şeref Işık
 
Keklik ve bıldırcın merakınızı gidermek ve Çankırı da keklik görmek isterseniz, Valilik lojmanına gitmenizi öneririm.
 
Sayın Valimiz gelir gelmez ilk icraat olarak, lojman bahçesine keklik kümesi yaptırmış. Üzerine vazife olmayan birisi bunu eleştirince, Çankırılı'ya ve Çankırılı çocuklara kuş sevgisinin aşılamak için yaptırdıklarını ifade etmişler.
 
Geçtiğimiz günlerde de Yapraklı da 200 keklik doğaya salmışlar, kümesten çıkmayan inatçı keklikleri bizzat kümese girerek kişelemişler.
 
Daha öncede başka ilçelerde yüzlerce kekliği doğaya saldı vali beyimiz. Çok şükür Çankırı da "Kuşbaz" bir böyüğümüz var.
 
Gerçi ben başka bir sitede  haddim olmadan, "Çankırı da Kuşculuk ve Kuşbazlık" hakkında yazdım. Bu konu hakkında fazla bilgim olmadığı için, yazı kuşbazlıktan, Çolukculağa uzadı.
 
Sayın Hakkı Duran'nın ve sizin Çankırı'da Kuşculuk ve Kuşbazlık hakkında bildiklerinizide bizlerle paylaşmanızıı isteriz.
  


Düzenleyen i.zencirci - 18.09.2009 Saat 10:55
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.09.2009 Saat 11:56
Sayın İbrahim ZENCİRCİ bey,
Önce verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.Yalnız burda biraz benim demek istediklerimi yanlış anlamışsınız galiba siz.Ben keklik ve bıldırcını hiç görmedim bu yüzden görmek istiyor gibi bir şey söylemedim. Sayın Çankırı Valimizin bu davranışı elbette güzel bir olay.Ama illaki keklik ve bıldırcın görmek için  Çankırı'yamı gitmemiz gerekecek.Bence bu söyledikleriniz tartışılması gerekli bir durum.Bir diğer husus  keklik ve bıldırcın görmek istiyorsak Çankırı dışında göremeyizmi hiç.Anadolu'da sadece keklik ve bıldırcın çok doğal olarak Çankırı'da değil hemen hemen her bölgede mevcuttur.Bu konudaki yukardaki yazımda demek istediğim şuydu.Eskiden daha çok rastlanılan  keklik ve bıldırcın maalesef parmakla sayılacak kadar az ve bunun sebeplerini de yukarda belirttik zaten.

Düzenleyen Şeref IŞIK - 18.09.2009 Saat 12:16
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı i.zencirci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.09.2009 Saat 12:19
Sayın Şeref Işık
 
Sayın Vali Beyimiz, Çankırı da keklik ve ötücü kuş neslinin çoğalması için canla başla çalışıyor. Kendisine müteşekkiriz.
 
Kınalı Keklik ötüşüne çok ihtiyacımız vardı.
 
 
 
Kuşbazlık iyidir arkadaş...
 
 
* Çankırı da işsizlik varmış, nüfus azalıyormuş, milletvekili sayısı 2 ye düşmüş aklınıza bile gelmez...
 
* Organize sanayinde insanlar asgari ücretten bile az maaşa mahkum edilmiş, onu da doğru dürüst alamazlarmış bilmezsiniz...
 
* Giden Vali Cumhurbaşkanına "Çankırı da işsizlik yok, 100 kişi gönderin hemen işe yerleştireyim" dediğini soruşturmazsın... 
 
* Yedi senedir, yeni hastane binası bitmiş bitmemiş ilgilenmezsiniz...
 
* İl Genel Meclisinde yolsuzluk yapılmış umursamazsınız...
 
* Yıldız Tepeye çöken "kütükçünün" biri kamu ihalelerini organize etmiş, adam vurmuş, mülki amirin bacanağıyım diye ortalıkta dolamış, lojmanda kahve-sodasını hiç eksik etmezlermiş ne umurun...
 
 
* Çankırı'da yolsuzluğu, hırsızlığı sorgulayacak muhalefet partisi varmış, yokmuş uğraşmazsın...
 
* Yarenler köçek olmuş ne gam...
 
* Çankırı'da işsizlik nedeniyle intiharlar çoğalmış dert etmezsin...
 
* Çankırı teşvik yasası ile 4. bölge ilan edilmiş, Kastamonulular 15.000 (on beş bin iş adamına mektup yazarak kendi illerini tanıtmışlar, bizim efendi ağalar kamyoncular lokalinde okeye dönüyorlarmış ne güzel...
 
Kuşbazlık iyidir, Sayın Şeref Işık
 
KUŞBAZLIK İYİDİR...
 
 

“Vay ki kuşbazlık… Bize nettiyse kuşbazlık etti, arkadaş.”

 

Kuşbazlığa vurup Hukuk Fakültesini boşlamasaydık nice baltalara sap olduktu adam sırasına bile girdik gittiydi.
 
 Hatta Yalova’ya kaymakam bile olurduk.
 
Ama Çankırı'ya müstahdem bile olamadık.

  

“Vay ki kuşbazlık… Bize nettiyse kuşbazlık etti, arkadaş.”

 
 
 Her şeye rağmen kuşbazlık iyidir arkadaş, suya sabuna dokunmazsın, fincancı katırlarını ürkütmezsin.
 
Sana dokunmayan yılan bin yaşasındır. 
 
Kuşbazlık iyidir, iyi.
 


Düzenleyen haberci - 18.09.2009 Saat 12:43
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.09.2009 Saat 14:05
Sayın İbrahim ZENCİRCİ bey,
Yazınızı okudum.Yukardaki yazdıklarınızla ilgili yaptığınız bir iki örnek verirmisiniz bana rica etsem.Mesala giden Vali beyin arkasından yazdıklarınızı acaba o dönemde de yazdınızmı.Veya bu konu ile ilgili kendisine  şahsen veya yazılı olarak müracaat ederek işe alınacak bir yakınınıza yardımcı olmasını istedinizmi.İstedinizse yardımcı oldumu? olmadımı?, yada Çankırı'daki bitmeyen hastane binası ile ilgili olarak ilgili kurumlardan dilekçe ile bilgi istedinizmi?(Valilik veya Sağlık Bakanlığı'ndan) istedinizse herhangi bir bilgi verildimi tarafınıza.Sadece kuşbazlıkla olmuyor değerli arkadaşım.Ben bu ve buna benzer  çoğu durumlarda doğrudan kendimi ilgilendirmese de yazılı olarak müracaat etmişimdir.Sonuş almışım veya almamışım ama ilgili kurumlara müracaat etmişimdir.Bu yüzden çoğu zaman tepkide aldım.Hiç kimse ağrımayan başını ağrıtmak istemiyor ama ben ağrıttım.Bu yüzden yazınızın sonunda belirittiğiniz bana dokunmayan yılan bin yaşasın sözünüze  hiçmi ama hiç katılmıyorum. 


Düzenleyen Şeref IŞIK - 18.09.2009 Saat 14:09
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.07.2011 Saat 00:12

 

                    YUVADA HER ŞEY NORMALE DÖNMÜŞ GİBİ...

          Gidip geldikçe Kalfat Hatipler Mahallesi Camii üzerindeki leylek yuvasındaki gelişmeleri takip ediyorum. Kuş evleri yapmış, leylekler için vakıflar tesis etmiş ataların evlâdı olarak yadırganacak bir durum değil bu. Leylek yuvası geçirdiği felâket sonrası yarasını sarmış görünüyor. Yuvada ana-baba ve yavrular mevcut.

                             
 
                                                                   -Yuvanın 3 Temmuz 2011 günkü görüntüsü-      
 
         Bu gelişmeler beni çok memnun etti. Leylekler konusunda epeyce bilgi sahibi oldum. Leylek ilahisinden haberdar oldum. İlahinin uzun yıllar önce yapılmış bir ses kaydına ulaştım. Merhum Kezban Aydoğan tarafından söylenmiş bu ilâhinin sözlerini ve ses kaydını daha sonra sizlerle paylaşmayı ümit ediyorum.
 
     
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16.07.2011 Saat 16:55
 

               GUREBÂHÂNE-İ LAKLAKAN (Garip Leylekler Evi)

 

           Ahmet Hâşim, bir Bursa seyahati sırasında tarihi eserleri ziyaret eder. Bu arada Bursa’da elli altmış seneden beri yerleşen Türk dostu ve Türklere has san’at meraklısı Greguvar Bay ismindeki zatla tanıştırılır. Ahmet Hâşim, konuyu bu zatın ağzından nakleder:

             ''Bilmem Bursa'yı gezerken gördünüz mü? Haffaflar Çarşısı'nın ortasında bir meydan var. Bu meydan sakat bazı hayvanların darülacezesidir. Kanadı ve bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar, kör ve sağır baykuşlar burada halkın sadakasıyla geçindirilir. Haffaf esnafının aylıkla tuttuğu belki yüz yaşında, baktığı sakat leylekler kadar âciz bir ihtiyar, sadaka parasıyla her gün işkembe alır, temizler parçalar ve insan merhametine sığınan bu zavallı kuşlara dağıtır.”

 
       [Ahmet Hâşim(1885-1933): Türk yazar ve şair, Üç Eser(Bize Göre, Gurebâhâne-i Laklakan, Frankfurt Seyahatnamesi), MEB Yay.(Haz. Mehmet Kaplan), İstanbul-1989, s.91.]
 
                          
 

                                      -Bursa Gurebâhâne-i Laklakan Kültür merkezi-(Tedavi başlamış bile)-

 

 

 Bursa'dan güzel bir haber:

 

          'GUREBÂHÂNE-İ LAKLAKAN' YENİDEN AÇILDI

 

             "19. yüzyılda leylekler ve göçmen kuşlar için kurulan hayvan hastanesi yeniden açıldı. Osmangazi Belediye-si'nin desteğiyle açılan hastane tarihi Irgandı Köprüsü'nün doğu ayağındaki binada hizmet verecek. Veteriner hekimler haftanın belirli günlerinde hastalanan hayvanları tedavi edecek.

Bursa'da 19. yüzyılda başta leylekler olmak üzere göçmen kuşların bakımının yapılması amacıyla kurulan, Türkiye'nin ilk hayvan hastanesi olan Gurebâhâne-i Laklakan  (Düşkün Leylekler Evi) yeniden açıldı. Hastane, tarihî Irgandı Köprüsü'nün doğu ayağında yer alan ve restorasyonu tamamlanan tescilli yapının giriş katındaki bir bölümünde yaşamaya devam edecek. Toplam kullanım alanı 350 metrekare olan bina üç kattan oluşuyor. Veteriner ekipleri haftanın belirli günlerinde burada halka hizmet verecek." 07.01.2010

 

           Atalarımızın Osmanlı döneminde çaresiz leyleklerin yeme-içme, barınma ve tedavi ihtiyaçlarını karşılamak üzere böyle bir hayır kurumu oluşturmaları iftihar edilecek bir husustur. Ecdâdın bu yüce davranışını dikkate alan bir şuura sahip olarak bu kurumu ihyâ ettikleri için başta Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar  olmak üzere bütün hizmeti geçenleri candan tebrik ediyorum.(Hakkı Duran)
 


Düzenleyen Hakkı Duran - 14.05.2012 Saat 23:09
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.05.2012 Saat 23:50
   


                      
LEYLEK TÜRKÜSÜ

        
Yukarıda annemden işittiğim 'LEYLEK ALAYI' diye bir türküden söz etmiş, "Tamamını elinde eski bir kayıt olduğunu  işittiğim bir kişiden elde etmeye çalışıyorum. Temin edebilirsem daha sonra yazıya ekleyeceğim." diye bir not eklemiştim.

          Kalfat'ta yaşamış ve 30 küsur yıl önce vefat etmiş olan merhum Kezban Aydoğan'ın bu türküyü iyi söylediğini yine annemden işittim. Evlat ve torunlarından rica ederek bir kayıt var ise vermelerini rica ettim. Torunu Mahmut Aydoğan bir teyp kasedine kaydedilmiş Leylek türküsünü buldu. Sağolsun mp3 formatına dönüştürerek bana ulaştırdı. Halk edebiyatı ve halk müziği açısından önemli bulduğum bu eserin kaybolup gitmesine izin vermeyenlere müteşekkirim. Merhumun oğlu Hasan Hüseyin Aydoğan, torunu Mehmet Aydoğan ve onun oğlu Mahmut Aydoğan'a bir kez daha takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Kezban Aydoğan'ın sesinden dinlediğimiz türkünün sözleri üstte naklettiklerimizden biraz farklıdır.

                    

LEYLEK TÜRKÜSÜ

 

Leylekler içinde yavrum adım bir leylek

Dilerim Allah’dan kuzum bir bütün evlat

Öğsüzüm bağrıma  yavrum konar mı devlet

 

Kanadı bitmedik yavrum bekle yuvayı(orayı)

Gözleri sürmeli yavrum bekle orayı

 

Yuvanızın önü yavrum büklüktür büklük

Benim belimi büken hasiretlik yokluk

 

 Bizim alayımız da yavrum leylek alayı

 Biz de gezeriz havada  dolayı dolayı

 İnsanlardan aldık yavrum bu beddûayı

 

Bizim  de yuvamız yavrum yüksekten bakar

Yavrumun ataşı  ciğerim yakar

 Yavrum da mis olur burnuma kokar

 

                        İn gel yavrum in gel in gel aşağı

                        Evini de yapar  köyün uşağı.

                                                           Okuyan: Kezban Aydoğan

NOT: Sözler, rahmetli Kezban Aydoğan'ın söylediği şekilde yazıya aktarılmıştır.

 

        Geçenlerde mp3 kaydını aktardığım türküyü Kalfat Vakfı Gençlik kolları Başkanı Sinan Karağaç video görüntüleri eşliğinde dinlenebilecek hale getirmiş. Kendisine teşekkür ederim. Aşağıda ulaşabileceğiniz adresi sunacağım.

          Türküyü şu linkten dinleyebilirsiniz:

                http://www.youtube.com/watch?v=cHFV58TwEIE



Düzenleyen Hakkı Duran - 15.05.2012 Saat 23:07
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 09.08.2013 Saat 23:41

İKİ GÜZEL HABER:

              LEYLEKLER RAHATSIZ OLMASIN DİYE ONARILMAYAN MİNARE

               Elbistan'a bağlı Çiçek köyünde yıldırım düşmesi sonucu zarar gören, minareye yuva yapan leylekler yaklaşık 45 yıldır köy halkı ile birlikte yaşıyor. Yıldırım düşen minarenin ucuna yuva yapan leylekler Çiçek köyünün bir parçası haline gelmiş.

Caminin minaresine yıldırım düşmesi sonucu tahribat oluştuğunu belirten köylüler, minareyi tamir etmek istediklerini, ancak minareye leylekler tarafından yuva kurulduğunu, bu nedenle tamirattan vazgeçtiklerini söylediler.


Yaklaşık 45 yıldır leyleklerin, köylerini ziyaret ettiğini ve bu yuvada yaşadıklarını ifade eden köylüler, bu duruma alıştıklarını ve leylekleri çok sevdiklerini ifade ediyor.


(Kaynak: http://www.zaman.com.tr)



Yavru Leylek Yuvasına Bırakıldı

            Arguvan'ın Kömürlük ilçesinde elektrik direği üzerinde bulunan yuvadan uçmaya çalışan yavru leylek, elektrik tellerine çarparak yaralanmıştı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Malatya 15. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve Malatya Hayvanları Koruma Derneği üyelerinin yardımıyla Malatya merkeze getirilerek tedavi edilen yavru leylek, iyileştikten sonra yuvasına bırakıldı.


                   Malatya Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Hüseyin Uğur, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Elektrik tellerine çarparak yaralanan yavru leyleği, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Malatya 15. Bölge Müdürlüğü ekiplerinin yardımıyla Kömürlük köyünden alarak, Malatya Belediyesi Hayvan Barınağı'na teslim ettik. Veteriner hekimler tarafından yavru leylek tedavi altına alındı. 5 gün süren tedavinin ardından leylek iyileşti. Yavru leyleğimizi tekrar doğal ortamına bıraktık” dedi.

                                (Kaynak: http://www.habervaktim.com)

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek