2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Ibrahim Zencirci
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - "Takviyeli Limonata" ve Yaran!
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli Forum"Takviyeli Limonata" ve Yaran!

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı i.zencirci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: "Takviyeli Limonata" ve Yaran!
    Gönderim Zamanı: 11.11.2009 Saat 17:46
  

Hacı hacı canım hacı

Başındadır altın tacı

           Sohbet tatlı, sonu acı

İç Ağam afiyet olsun

Sohbetin mübarek olsun

 
 
Takviyeli Limonata ve Yaran!

 

Yıllardır dilimizde tüy bitti.

 
Başağalar, yarenağalar,  efendiağalar ne olur yapmayın, etmeyin eylemeyin dedik.

 

Yeri geldi, “usuletle ve suhuletle” kibarca uyarmaya çalıştık.

 

Yeri geldi, “övendireyle, nodulla” dürttük anlatamadık.

 

Yeri geldi, aman diledik. Siz amanı bilir misiniz? Dedik.

 

“Kökü Oğuz boylarına dayanan, Selçuklu, Osmanlı kültürün den süzülerek gelmiş. Ahilikle müesseseleşmiş; Temel ilkesi olarak "açık ve kapalı"  diye ikiye ayrılan. Açık olması gerekenler(ALIN, KALB ve SOFRA) kapalı olması gerekenler (EL, DİL ve BEL) olan.” 

 

Bu kadim, Çankırı Yaran Kültürünü, televizyonlardaki aptal şov programlarına, siyasete malzemeye yapmayın, siyasetçiye peşkeş çekmeyin, valiye, belediye başkanına dalkavukluk yapmak için kullanmayın, her gelen bakana, milletvekiline “dondurmacı kıyafeti” giydirerek fahri başağa ilan etmeyin dedik. Dinletemedik.

 

Vakıf Başkanı ve Federasyon Başkanını da alet ettiler.

İstanbul Çankırılılar Vakfı Genel Başkanı Eşref HARMANDAR, Ankara Çankırılılar Federasyonu Başkanı Adem CAN, telefon mesajları ile Çankırı dışındaki hemşerilerine duyurdu. Belediye de şehirde anons yapmış; “10 Kasım Salı akşamı Star Televizyonun da, Çankırı Yaranları çıkıyor, memleketimizin tanıtımı olacak. Dizinin bu bölümünde; yaran sofrası, yemek duası, halk oyunları ile orta oyunlarından örnekler sergilenecek”. Aman kaçırmayın, mutlaka seyredin dediler.   

 

10 Kasım, Salı akşamı, İzmir de, seksen yedi yaşındaki annemle, oturduk televizyonun karşısına, her ne kadar başımıza nelerin geleceğini bilsem de, son aylarda yazdıklarımızdan belki etkilenmişlerdir. Belki akılları başlarına gelmiştir. Belki yüzleri vardır, utanmışlardır. Belki bu sefer memleketimizin tanıtımına bir katkısı olur umudu ile başladık “Papatyam” dizisini seyretmeye, “Bizim yarenler, aha şimdi çıkacak, birazdan çıkacak” diye, reklamlarda bile gözümüzü ayırmadık. Dizinin reytingini artırdık.

 

Takviyeli Limonata veTakviyeli Kızılcık Eyşisi.

Yaran sofrasını, yemek duasını beklerken, dizideki Necati Usta, “yaranda içki yoktur, masanın üstünde olmaz, ama masanın altını kimse görmez” diyerek, “takviyeli limonataları” bir biri arkasına yuvarlarken, meydana çıktı “bizim yaren oğlanları” (malum; oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi. Atanız böyle değildi; ne bileyim, siz kime çektiniz?)

 

Görmez olaydık; Seksen yedi yaşındaki annem üzüldü, ben kahroldum. 

 
 
 
Çavuş'tan olma Başağa ve "Çankırılı" Necati Usta
 
 
"Edeb ya hu!" 
Çavuşu yapmışlar başağa, başağa da “Duvara vurdum kazmayı, amman Alim, ben yandım” diyerek ortada döneliyor. Bu nasıl yaran adabı? Edeb ya hu!
 
Sanki, "İmaret Helasının Algunu"
Necati Usta, “alguna döker gibi” peşi peşine “takviyeli limonataları” yuvarlarken, bizim “yaren oğlanları”  yine sahnedeydi. Sazendeler, Allah uzun ömürler versin, “Teksaz Zeki” (Babadağ) dan derlenen (telif hakkını hatırlatırım) ve ona “rahmet okuturcasına”  Dar yoldan gel suna boylum dar yoldan aman… Sen doldur da ben içeyim fincandan aman…” ,Diyerek, "kıvrak" oyun havasına geçince, Necati Usta çakırkeyif olarak türküye eşlik ederken, “sen doldur takviyeliyi ben içeyim bardaktan” diyordu, takviyeli limonatayı ağalar, beyler çoktan tüketmiş, takviyeli kızılcık eyşilisine geçilmişti, bedava olduğu için alguna döker gibi döküyordu usta, misafir ağalar, bizim yaranlar ortada döneliyordu. (Çavuştan olma(!) Başağam Necati Ustadan davacıyım "kırmızı mindere" oturtulsun)
 
Bu pisliği nasıl sileceksiniz? 

Hazırladığı kitaplara koyduğu, eski yaran fotoğraflarındaki, içki kadeh ve şişelerini fotoshop ile kaldıran, silen, dernek başkanı ve bu rezilliğe ön ayak olanlar (dizinin sonundaki yazılarda sizinde adınız vardı) "takviyeli limonatayı" ve bu pisliği neyle sileceksiniz, nasıl temizleyeceksiniz?

 

Bu tanıtımı seyrettikten sonra, Yaranı merak edipte Çankırı’ya gelenlere, masa altından servis yapmak için hazırlayın, “takviyeli eyşiliyi”(!)  

  
"Karga klavuzunuz" ile birlikte, dalkavukluk yapmaya çok meraklı olduğunuz eski İlbay Paşanızda pek severdi  Yıldız Tepede “takviyeli eyşiliyi." Nedeni şimdi anlaşıldı.

 

Saygılar bizden…

 

 

Sohbet tatlı, sonu acı

İç Ağam afiyet olsun

           Sohbetin mübarek olsun
           Başağam mürüvveti daim olsun...
 
 
Merak edene not:

Çankırılılığımdan şüphe edenlerin dikkatine…

Ben “elekçiyim”, “çingan” değilim, haberiniz ola(!)
 
Takviyeli limonata meraklısı, artiz, başağalar, yarenağalar, çekilsin izzet-i ikbal ile bâb-ı yarandan.
Çankırılıların hayırla andıklarından olsun kadim. (Ölümde var!)
"Ebced Memed" hesabı ile düşürdü bu tarihi “Elekçi İbrahim”

 

Son Not: Özümüzü, kültürümüzü, Çankırı Yaran Kültürüne yakışır şekilde yaşatan dernek, başağa ve yaren ağaları tenzih ederim.

 

 

 

 



Düzenleyen haberci - 03.04.2011 Saat 23:18
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı i.zencirci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.11.2009 Saat 00:05

 

Dr. N. Kemal PARILTI ile Sohbetler
(Hazırlayanlar: Sadık SOFTA ve Mehmet HALLAÇ)

Elif, de, be, “Edeb” demektir.
Edebi çok kullanırız. Fakat “Edeb” ne demektir?
Edeb, külli iradeye râm olmak demektir.
Edeb, millet iradesine hürmet edebilmektir; itaat etmek demektir.
Edeb, fert iradesine saygı göstermek demektir.
Edeb, incinmemektir, incitmemek demektir.
Edeb, kendini bilmek demektir.
Edeb, haddini bilmek demektir.

Tarihte ve kitabımız Kuran’da buyuruluyor ki, haddini kaybeden, hadde tecavüz eden hiçbir toplum hayatını devam ettirememiştir.
Edeb, kadında iffet, erkekte hizmettir.
Bugün, kadında zillet, erkekte hakim olmak haline gelmiştir.
Edeb, kul olmaktır.
Edeb, kendine hürmet etmek demektir.

İşte “yâran” bu ruh ile yetiştirilir. Sade burada bu değil, dergahların kapısında, “Edeb ya hu” diye girilir, böyle yazar.

Edeb, Yeniçeri Ocağı’nın kapısında yazar idi.

Edeb, devletin en yüksek itaat edici, amir hükmü idi.

Ne zaman ki, Yeniçeri haddini kaybetti, devlet onu topa tutmak durumuna düştü. Buna münasip, ahilikte aynı prensiplerle çırak, kalfa, usta yetiştirildi. Ahilerin, babadan eşe, eşten evlada, sistemi yine budur.

Yâran, bu dört müessesede, -dördüncüsü cami’dir- bu ana prensiplerle yetiştirir idi. Fakat yâranın bir hususiyeti var. Oyun içerisinde edebi öğretmek.

Edeb, dil demektir. Edebiyat kelimesi de bundan müşküldür. Edepler manasını taşır.

Dil, bir toplumun, bütün değerlerinin, düşünce olarak ifadesi ve bilahare de, sonra da fiil haline getirilmesi demektir. Onun için yâranda şiir, mani, musiki, sohbet vardır.

Yâranda Sohbet

Sohbet, ehil olmayanla yapılmaz. Sohbet, kapılar, pencereler sıkı sıkı kapatıldıktan sonra, yâran ile, sadece yâran ile, başağaların topluluğunda yapılır. Hatta, bir noktada çavuş efendi bile oraya giremez.

Yaranda Misafir

Yâran içerisine bir ikinci değer olarak misafir alınır. Misafir, mana olarak, ikram için rağbet edilen insan demektir. Yine bizim kültürümüzde, “Misafir, umduğunu değil, bulduğunu yer.” diye bir söz vardır. Bu, misafirin peşin hükümle gelmesine musade edilmediğinin ifadesidir. Misafir, ev sahibine tabidir. Ev sahibi, “Şu köşede oturacaksın efendim.” derse, orada oturmak zorundadır. “Şu ikramımı, lütfen kabul edin.” etmek zorundadır. Hiçbir şeye itiraz etmek hakkına sahip değildir.

Misafirin değerini anlatmak için, tarihte vukuu bulmuş bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Kendisi tebşir edilmiş olan Fatih Sultan Han Hazretleri zamanında, bu gün ismine izafe edilmiş bulunan, İstanbul’daki Vefa Semti’nde, Ebül Vefa isminde -bir gönül eridir- bir zat vardır.
Fatih, bunu duyar.
Ziyaretine niyetlenir. Gider.
Zat, arif kişidir.
“Bütün kapıları, pencereleri kapatın, hiç ses çıkarmayın, padişah geliyor.” der.
Padişah gelir. Kapıyı bir çalar, ses yok; iki çalar, ses yok; üç çalar ve döner.
Emir buyurulmuştur ki, “Misafir gittiğiniz yerde, kapıyı üç kere çalınız. Eğer içeride insanların olduğunu bilseniz dahi, girmeyiniz. Israrda bulunmayın.” buyurmuşlardır.
Fatih, bilahare,evvelki, “Efendi hazretleri, Devleti Ali Osman Padişahı olarak geldim, beni kabul buyurmadınız.” O zat da buyuruyor ki, “Bizim muhabbetimiz, sizi yanlışa götürmez. Sizin vazifeniz, devleti tedvirdir. Bizim meclisimizde, sizi meşgul etmek hakkına sahip değiliz.”

Misafir, yârana girdiği zaman, hiçbir sıfatı yoktur. Hepsi “misafir ağa”dır. Ne yaş, ne ilim, ne rütbe, orada misafir ağalığın üstünde vasfedilmez.
 
Nasıl ki, içi süslü olan camimize girdiğimizde, o caminin süsüyle değil, içindeki insanların edebiyle o camide yer kazanıyor ise, yâran ocağı de öyledir.
 
Camide her gelen şahıs, boş bulduğu safta oturur. Yahut kıyam eder. Hiçbir üstünlük, bir öndeki safta birisini geri çekip, bir başkasını oraya getiremez. İsterse padişah olsun. Burada insanın, insanlık değerine hürmetin ölçüsü konmuştur.
 
Biz bu alemde misafiriz. Öteki aleme de misafir olarak gideceğimiz için, en son ayrılış anımız burada, musalla taşıdır. Musalla taşında bu yolculuğa çıkartılan misafir, uğurlanan misafire –sıfatı ne olursa olsun- padişah olsa, “er kişi niyetine” denir.
 
Ayyaş olur, -imanı vardır da, ayyaş olur- ölene de “er kişi niyetine” denir. Sultan o makama konsa, “hatun kişi niyetine” denir. Müseccel, fahişe olsa –affedersiniz- ona da “hatun kişi niyetine” denir. İşte burada bize, misafirin edebi öğrenebiliyor. Kim bu edebe aykırılık gösterirse, hiçbir alemde misafirlik sıfatına sahip değildir.

Misafir, bir yere giderken, talip edilenden, davet edilenden başkasını da götüremez. O da, gittiği yere hürmetin ifadesidir.
 
İşte, dergahımıza –bugün, maalesef- ordumuzda- biraz önce bir şey söyledim. Milli iradeye itaattir, o devlettir ve kullukta, Allah’a kul olmakla, bütün edep prensiplerine göre yaşanan insanlara paye sunulur. İşte, eline, beline, diline sahip olmak ve bunun neticesinde meydana gelecek şey, bu toplulukta yaran olmak, yani yar’dan ilerde insan ve insan münasebetine ulaşmak demektir.
 
Geçmişte yaranın bu değerlerini ifade etmek suretiyle, bunun müessese haline getirilmesini arzu ettik, ettiler. Amma ne yazıktır ki, bu müesseseyi müdrik olamadılar.
 
Bunun bir tek sebebi vardır. Toplum olarak edeb değerini bilemedikleridir.
 
Yâran, bütün Türk dünyasında şu anda yaşıyor. Uyguristan’dan başlayınız, Kazakistan’dan, Türkmenistan’dan, Özbekistan’dan hepsinde var. Amma zamanın getirdiği anlayışsızlık, pek çoğunu dejenere etmiştir.
 
Yahut kimlerden kalmıştır? Ne olur? Batı dünyasında eğitimin bir metodu vardır. Çocuktan başlatıyorsunuz, büyüğe kadar. Avrupa, 1500’lü yıllarda sekiz sene toplumuna edeb öğretmeye çalışmıştır. Adabı muaşeret kaideleri öğretmeye çalışmıştır ve Avrupa bugünkü tekniğine, o eğitimin sebebiyle gelmiştir.

Fazla vaktinizi almak istemiyorum. Bu dörtlü müessese, bir’dir. Ahi ocağı, yâran ocağı, dergah ve devlet’tir. Edeb olmayınca ona “ocak” denmez; Afedersiniz. Edeb olmayınca, edebe sahip olamazsınız, o sıfatı kazanmış olamazsınız.  İşte, bizi 20 milyon kilometrekarede ve bütün dünyada, Devleti Ali Osman, yahut Cihangir Devlet, yahut Adil Devlet yapan ana prensipler bunlar idi.
 
Bu küçüle, küçüle, küçüle yâranın içine kadar geldi. Temenni olunur ve niyaz ederiz ki, mülkün sahibi bize yeniden o yolu açsın, bize idrak, izan, anlayış ve kendine dönüş ölçüsü ve insaniyetini versin.
 
Biz de hem bu vatanda; hem dünyaya insanlığı öğretmeye mükellefiz. İşte küçük başağının tertip olarak işaret buyurduklarının özü budur ve bunu kaybettiğinizde her şeyi kaybedersiniz.

Bir parantez açarak bir şey söylemek istiyorum- İstiklal Savaşımızdaki muvaffakiyetimizin tek sebebi, millet olarak devletin iradesine, milletin imanına ve dinine saygılı hareket etmiş olmamız neticesinde muvaffakiyete gideriz. Elimizdeki silah budur. Edep bu kadar güçlü bir değer olur.

Ne olursak olalım, edeb olmayınca o şairin dediği gibi: “Dışı insan, içi boş olur.” Bu bir ayeti kerimenin tefsiridir.
 
“Biz sizi ruhen ve bedenen noksansız, insan olarak yarattık. Ama bu değerleri taşıyamazsanız, hayvandan aşağı durursunuz.” diyor Cenabı Allah. Din baştan aşağı edebdir ve bize edebi öğretir.
 
Gönül ister ki, hepimiz o değeri müdrik olarak yaşayalım.
 
 
Merak edene not:
Rahmetli Dr. N.Kemal PARILTI' nın, Esentepe (Boyalca Köyü) Mahallesinde, yakılan Yaran Ocağında yapmış olduğu bu sohbet, Sadık SOFTA ve Mehmet HALLAÇ tarafından kaleme alınmıştır.( İ.Z.)
 


Düzenleyen i.zencirci - 12.11.2009 Saat 13:15
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
akaraabali Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 10.01.2006
Şehir: İstanbul
Status: Aktif Değil
Points: 135
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı akaraabali Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.11.2009 Saat 13:47
Merhaba İbrahim Abi,

Yazdıklarınızın tamamına katılıyorum.

Yaren Ocağının bir standartı olması gerektiğini düşünmekteyim.

Dizide Yaren Ocağı yerine Urfa Geceleri Olsaydı daha farklı olurdu.

Sanırım Dizide Rol alan Yarenlerimizin biraz tecrübesizliği birazda galyana gelip hemen tv ye çıkma isteğinden olsa gerek büyük hata yaptılar.

10 Kasım Retinglerine bakıldığında Papatyam dizisi ilk 5'e girdiği gözükmektedir.Dua edelim o gün son günlerde popüler dizi olan Geniş Aile'de oynamaktaydı.

GENIS AILE Serials Turkish KAND 20:06 10,6 25,5  
KUCUK KADINLAR. Serials Turkish KAND 22:14 9,6 31,2  
OMRE BEDEL Serials Turkish FOX 19:57 5,8 14,1  
M.ALI BIRAND'LA KANAL D ANA HABER Newscast KAND 19:02 5,7 15,7  
PAPATYAM Serials Turkish STAR 20:10 5,6 13,6  




Ali KARAABALI
İstanbul Çankırı Gençlik Derneği(ÇAN-GENÇ)
--Aynı Toprağın Çocuklarının Buluştuğu Adres---
www.icgd.org.tr www.cankirigenclik.net
Yukarı Dön
zabalayn Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 12.11.2009
Şehir: Adana
Status: Aktif Değil
Points: 2
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı zabalayn Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.11.2009 Saat 15:22
Sırf bu mesaja yorum yapabilmek için üye oldum. Kusura bakmayın da ben hayatımda böyle saçma bir eleştiri görmedim. Programa katılan yarenleri çankırı'dan bilirim, ama yok efendim içki masasına meze oldular argümanını da tasvip etmiyorum. Orada metin akpınar ne diyor "yaranlar içki içmez, yasaktır" yani verilen mesaj yeter. Ve dikkat edilirse gizliden gizliye içiyor içkisini, yani başağayı alet etme durumu yok.

Bunun dışında ulusal bir kanal'da şehrin bu kadar reklamınının olmasını bile takdir etmemiz gerekirken yok kısıtlı zaman ayrılmış, vay efendim kültürü tam anlamıyla tanıtmamışlar vs... Sanırım hayatınızda hiç çankırı dışına çıkmadınız, türkiye'nin birçok ilinde "çankırı" nın il olduğundan haberdar değiller, çankırı'nın il olduğunu bilenler de "yeni mi il oldu?" sorusunu soruyorlar. İşte hep bu kafalar yüzünden biz ilimizi tanıtamadık, yani burada kültürümüzü yanlış tanıttılar diye şikayet ederken çankırı milliyetçiliği yaptığımızı sanıyoruz ama çankırı'da her 5 arabadan en az 2'sinin 06 plaka olduğunu unutuyoruz.

Plaka örneği sadece küçük bir örnekti, ama yineliyorum, eğer kültürümüzü orada kafamızdaki gibi ifade etmek için reklam vermeye kalksak, saniyesi binlerce dolardan başlıyor, var mı böyle bir reklam yaptırabilecek babayiğit? Bence eleştiri getirirken her yönüyle değerlendirmek lazım. Teşekkürler.
Yukarı Dön
M_C_S_A_D_I_K Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 09.03.2007
Şehir: Çankırı Yeraltı
Status: Aktif Değil
Points: 7
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı M_C_S_A_D_I_K Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.11.2009 Saat 19:45
Reyting konusuyla ilgili bir yanlışınız var. Her televizyon izleyenin reyting e katkısı olmaz. Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere bu 3 ilde toplam 5 ila 10 bin kişinin evinde reyting cihazı vardır ve bu cihazı olan kişilerin izlediği kanallar reyting alır. Aslında çoğumuzun yaptığı yanlış reyting almasın diye kanal değiştiririz ama bizim izlediğimiz kanalın reytingi artması gibi bir şey söz konusu değildir.
Www.18Yer6.Org - "Çankırı'nın İlk ve Tek Hiphop Forumu" © 2007
Yukarı Dön
akaraabali Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 10.01.2006
Şehir: İstanbul
Status: Aktif Değil
Points: 135
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı akaraabali Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.11.2009 Saat 11:14
Sayın Sadık  Bey,

Reting oranlarının nasıl hesaplandığı hakkında detaylı bilgiye sahip bir kişiyim.
Ben sadece bilgi olması açısından bilgi verdim.


Ali KARAABALI
İstanbul Çankırı Gençlik Derneği(ÇAN-GENÇ)
--Aynı Toprağın Çocuklarının Buluştuğu Adres---
www.icgd.org.tr www.cankirigenclik.net
Yukarı Dön
M_C_S_A_D_I_K Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 09.03.2007
Şehir: Çankırı Yeraltı
Status: Aktif Değil
Points: 7
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı M_C_S_A_D_I_K Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.11.2009 Saat 23:48
Orjinalini yazan: akaraabali akaraabali Yazdı:

Sayın Sadık  Bey,

Reting oranlarının nasıl hesaplandığı hakkında detaylı bilgiye sahip bir kişiyim.
Ben sadece bilgi olması açısından bilgi verdim.




Ali abi ben de  
Orjinalini yazan: </font></span><a href=member_profile.asp?PF=18&FID=45 target=_blank>i.zencirci</a> i.zencirci Yazdı:

“Bizim yarenler, aha şimdi çıkacak, birazdan çıkacak” diye, reklamlarda bile gözümüzü ayırmadık. Dizinin reytingini artırdık.
yazısına istinaden yazmıştım.
Www.18Yer6.Org - "Çankırı'nın İlk ve Tek Hiphop Forumu" © 2007
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı i.zencirci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.12.2009 Saat 12:39
DEMEK Kİ OLUYORMUŞ...
 
09 Aralık 2009 tarihinde, saat 23.00 de,  KANAL B Televizyonunda "Sesle Gelen" Proğramında Çankırı Yaran Kültürü tanıtımı yapıldı.
 
Acımasızca eleştirdiğimiz geçmiş proğramlarla, bu son Kanal B de yapılan tanıtımı lütfen karşılaştırınız.
 
Bu güne kadar ne demek istediğimiz açıkca görülecektir.
 
Bu son proğramda emeği geçenleri, Çankırı Yaran Kültürünü layıkı ile tanıtımını yapanları, tebrik ediyorum. 
 
Sade bir Çankırılı olarak ayrıca teşekkürlerimi iletirim.
 
Samimi, dürüst ve sevecen açıklamaları nedeniyle; "Doktor" Mehmet Bayraktar'a
 
Genç Yaranağalara, Yaran Kültürünü yaşayarak, göstererek  öğreten; Hacı Atilla Ağabeye ayrıca teşekkür ederim. 
 
Yaran Kültürünün tanıtımı için, olur olmaz TV. leri deneyen, "Kadrolu Misafir Ağa" Aydın Bey bu sefer doğru yolu bulmuş...
 
Allah Aydın Beyi doğru yoldan ayırmasın.
 
DEMEK Kİ İSTENİNCE OLABİLİYORMUŞ...
 
Teşekkürler...
 
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
zabalayn Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 12.11.2009
Şehir: Adana
Status: Aktif Değil
Points: 2
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı zabalayn Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.03.2010 Saat 16:13
Yorumu şimdi gördüm, Kanal B'de çankırı tanıtımı yapılmış.. Kaç kişi izledi peki programı, 4 mü? Kanal B nedir, kimdir ya. Allah aşkına basit bir internet sitesine video yüklesek daha fazla izlenir bence Kanal B'den. sohbet programına konuk olmak değil mesele, ülke gündeminde yer işgal etmek. Biz kanal b'ye çıktık, reklam yaptık diye sayıklarken tüm dünya bizi "güvercin gibi takla atan binamızla" biliyorlar, bilmem meseleyi anlatabildim mi?
Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.03.2010 Saat 16:46
Zabalayn bey,
Şu kanal,  bu kanal farketmez.Yeterki yanlı tanıtım yapmasın.Neden taktınız kanal işine bu kadar.Çankırılı değilmisiniz yoksa.Çankırılı değilseniz bırakında bu yorumu biz yapalım o zaman.Memleketimizi  olumlu yönde tanıtan tüm kanallara teşekkür etmeliyiz.Böyle ard niyetle yaklaşmak anlamsız olur.


Düzenleyen Şeref IŞIK - 05.03.2010 Saat 16:47
Yukarı Dön
sancakalperen Açılır Kutu Gör
Üye
Üye


Kayıt Tarihi: 01.02.2007
Status: Aktif Değil
Points: 6
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı sancakalperen Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 15.03.2010 Saat 22:13
sevgili ibrahim kardeşim,
çankırı yaran kültürünü özünde benimseyen bir memleket sevdalısı,hani derlerya yiğidin harman olduğu havayı teneffüs edenlerdenim.
yazılarınızı mümkün oldukça takip etmekteyim.bazen de böyle yazma gereği hissederek düşüncelerimi paylaşma gereği hissediyorum..
 
ekranda çankırı nın yaren kültürünü nice programlardan takip ettim ..lakin papatyam dizisindeki senarist malasef yaran kültürümüzü diziye alet etmiş,yaranın dizideki etkisi malesef yetersiz kalmıştır..
eleştiri yaparken dikkat edilecek husus her ne olursa olsun,yaran kültürünü insanlara anlatmak olsa gerek diye düşünenlerdenim..
saygılar ve sevgiler sunarım..Alper Sancak
 


Düzenleyen sancakalperen - 15.03.2010 Saat 22:16
Yukarı Dön
fduran18 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 25.03.2010
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 59
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı fduran18 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.04.2010 Saat 00:06
14 yaşında Çankırı'dan çıkmış ve senede 20 gün Çankırı'ya ya gelen ya gelmeyen (görevi gereği) bir Çankırılı  olarak Zabalayn Bey'in "türkiye'nin birçok ilinde "çankırı" nın il olduğundan haberdar değiller, " sözüne katılıyorum, diğer konularda yorum yapabilecek bilgide değilim. Ama cahilliğimden olsa gerek yine Zabalayn Bey'in  " tüm dünya bizi "güvercin gibi takla atan binamızla" biliyorlar," cümlesinden ne demek istediğini anlamadım.  Saygılar.
Fduran18
Yukarı Dön
kckCAYkasiklari Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 15.04.2007
Status: Aktif Değil
Points: 22
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kckCAYkasiklari Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.08.2011 Saat 12:41
takla atan binayla kastedilen şey emniyetin karşısındaki un fabrikası.
hasan emin çelik
Yukarı Dön
YakupKaraman Açılır Kutu Gör
Kurum Temsilcisi
Kurum Temsilcisi
Simge

Kayıt Tarihi: 07.06.2011
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 11
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı YakupKaraman Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.08.2011 Saat 14:38
Hiç bir televizyon kanalını küçümsememek lazım. Şimdi bize sormazlarmı Çankırının televizyon kanalı varmı diye?
Keçiören Müteahhitler Derneği Başkan Yardımcısı (Yapraklı-YENİCEKÖY)
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek