2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Hakkı DURAN
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - IV. MURAD'IN  BAĞDAT SEFERİ GÜZERGÂHI
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumIV. MURAD'IN BAĞDAT SEFERİ GÜZERGÂHI

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: IV. MURAD'IN BAĞDAT SEFERİ GÜZERGÂHI
    Gönderim Zamanı: 17.11.2009 Saat 17:37
 
 

          SULTAN  IV. MURAD’IN  BAĞDAT SEFERİ GÜZERGÂHI

 

          Çankırı üzerine yazılan kitap, yazı ve makalelerde, yapılan konuşmalarda “4. Murad Bağdat Seferi’ne giderken...” diye başlayan cümlelere sık sık şahit olmuşuzdur. Kimsenin aklına "acaba Sultan IV. Murad Han (27 Temmuz 1612-8 Şubat 1640), Bağdat Seferinde Çankırı Sancağı sınırları dahilinde bir yere uğradı mı?” sorusunu sormak gelmiş midir, bilemem.

 
       Yaptığım tetkikler sonucunda Sutan IV. Murad'ın Çankırı Sancağına dahil bir coğrafî mevkiden geçmediği kanaatine vardım. Kanaatimi değiştirecek, aksine bir kaynak ve belge gösterilirse, bize özür dileyip hatâmızı kabul etmek düşer.

 

         Biz haklıysak, ilgililerden bu yanlışı tekrarlamamalarını bekleriz. Bunun ne önemi var diyen olursa, bu tür sözleri söyleyenleri kimse ciddiye almaz. 

 

  SULTAN IV. MURAD’IN BAĞDAT’A GİDİŞİ SIRASINDA UĞRADIĞI MENZİLLER

 

               1 Nisan 1638 (16 Zilkade 1047)’de ordu, 8 Nisan (23 Zilkade)’de de Sultan IV. Murad, alaylarla Üsküdar’a geçti.

 

           Üsküdar’da 29 gün kalınıp, son hazırlıklar tamamlandı ve 8 Mayıs 1638 (23 Zilhicce 1047)’de İzmit’e doğru yola çıkıldı.  Sırasıyla, Maldepe, Tuzla, Dilönü, Çınarçayırı geçilip, 27 Zilhicce’de İznigmid’e (İzmit) gelindi. Burada sekiz gün kalındı.

 
          Buradan 6 Muharrem’de kalkılıp, Kazıklı, Dikilitaş, İznik, Yenişehir (1 gün kalındı),  Akbıyık, Pazarcık, Bozöyük menzilleri geçildikten sonra, İnönü menziline varıldı (28 Mayıs 1638-14 Muharrem 1048). Ertesi gün tekrar yola çıkıldı ve Eskişehir’e ulaşıldı. Burada iki gün kalınıp, Akviran, Seyyid Gazi, Bardakçı, Hüsrev Paşa Hanı ve Bayat geçilip, Bolvadin’e ardından İshaklı, Akşehir (25 Muharrem), Arkıd, Ilgın, Cisr-i Atıyk, Sulı Zengi, Gülmüç ve Kariz (Kariz-başı)382 menzilleri geçilip, 17 Haziran (4 Safer)’de Konya’ya varıldı.  Konya’da 9 gün kalındı.

 

           25 Haziran (12 Safer)’de Konya’dan yola çıkıldı ve Bikarioğlı, Pınarbaşı, Firuz, Akçeşehir ve Gölbaşı geçildikten sonra, Ereğli’ye konulup iki gün kalınması emredildi. Ardından Çavuşköyü, Ulukışla, Çiftehan, Ramazanoğlu yaylası ve Sarışıklar menzilleri geçilip, Çakıdhan isimli menzile gelindi.  Ardından Küçük Çakıd geçilip Adana’ya, ardından Misis, Kal’a-i Şahmaran, Nehr-i Kenar Çayırı geçilip Payas’a konuldu. Payas’tan yola çıktıktan sonra, İskenderun, Gölbaşı, Antakya (17 Temmuz-5 Rebiülevvel), Cisr-i Hadid (6 Rebiülevvel), İm Suyu (7 Rebiülevvel), Atarib (8 Rebiülevvel) ve Hantuman (9 Rebiülevvel) menzilleri geçilip, 22 Temmuz (10 Rebiülevvel)’de Halep yakınındaki Gökmeydan’a konuldu. Sultan 16 gün Halep’te kaldıktan sonra, 8 Ağustos (27 Rebiülevvel)’ de Halep’ten yola çıkıldı. Sırasıyla, Haylan, Samuka, Merc-i Dabık, Tirişkin, Telfar, Telbeşar, Mizar, Nizip’e varıldı.

 

          Ardından Nizip geçilip, 15 Ağustos (4 Rebiülahir)’de Birecik’e varıldı. Birecik’de, Fırat nehri üzerine 40 gemi yan yana dizilip bir köprü oluşturuldu. Sultan, köprü olmasına karşın, kayıkla karşıya geçti. Birecik’de 2’si 25 Kıyye ve 3’ü 18 Kıyyelik olan beş top dökülmüştü. Bunlar Bayram Paşa tarafından Felluce iskelesine yollandı.

  
         6 Gün Birecik’de kalındıktan sonra, 21 Ağustos’ta Birecik’ten yola çıkıldı. Başdepe, Şühudpınarı, Üçpınar, Ruha (Urfa) menzilleri geçilip Cüllab’a varıldı. Daha önce hastalığı olan Veziriazam Bayram Paşa, 27 Ağustos’ta bu menzilde hayatını kaybetti.
 
          Ordu Cüllab’dan çıkıp, Abdun ve ardından Haçe-göz menziline gelindi. 3 Eylül’de Ordu, Elmalı, Karacadağ, Kızıldepe, Kaykırd çayını geçip, Diyarbekir’e ulaştı ve 9 gün kalınması emredildi
 

            12 Eylül (2 Cemaziyelevvel)’de ordu Diyarbekir’den kalkıp Musul’a doğru yürüyüşe geçti. Karaköprü, Göksu, Cühudpınarı, Şeyh Zuli, Koçhisar, Karadere, Nüsaybin, Cerrahi415, Sommakı, Dellilke, Hakemiyye, Kabur, Kefr-i Zaman, Kefr-i Zaman, Ebu Sa’id, Dilfesene, Eski Musul, Cemal Kendi ve Karakuyu menzilleri geçilip, 8 Ekim’de Musul’a varıldı ve 10 gün burada kalınması emredildi.

 

         18 Ekim (9 Cemaziyelahir)’de ordu Bağdad’a doğru tekrar yola çıktı.

 
 

         ORDUNUN BAĞDAT’A ULAŞMASI VE KUŞATMA HAZIRLIĞI

 

             Osmanlı ordusu Musul’dan Bağdad’a doğru yola çıktıktan sonra sırasıyla, Kızfahri, Mukabele-i Ali Hamamı, Zab Suyu (9 Kasım), Mukabele-i Zab Suyı, Şemamik, Pirdavud, İncesu, Altunköprü, Gökdepe, Hassasuyı, Kerkük,Taze Hurmakı, Nahiye-i Tavuk, Tuz Hurmakı, Kifri, Telbeşan, Şurb (Tabi-i Bağdad), Narinsuyı ve Taşköprü geçilip, Receb ayının başlarında Çubukköprü’ye varıldı.
 
        Çubukköprü’de bir gün kalınarak, ordunun ihtiyacı olan çubuklar bu menzilde kesildi. Ardından Diyale nehri kenarından, Bakube ve Bihruz menzili geçilip, İmam Musa türbesinin bulunduğu menzil olan Kazımmiyye’ye gelindi (14 Kasım 1638).  (Kazımiyye, Bağdad’a bir saat mesafede ve Dicle’nin batısındadır.)

                                    

                         BAĞDAT'A VARIŞ

 

           Ertesi gün, 15 Kasım 1638 (8 Receb 1048)’de, Üsküdar’dan bu yana 121 konak geçilip, 197 gün, günde ortalama 4,5 saat yürüyüş ile toplam 540,5 saatte, İmâm-ı Âzam türbesine inildi ve Sultan, tüm ileri gelen devlet erkânını toplayıp, derhal siperlere girilmesine karar verildi. Sultan Murad, aynı gün Bağdad’a doğru yürüyüp, bizzat kendisi konak yolunu ve siperleri inceledi.



Düzenleyen Hakkı Duran - 17.11.2009 Saat 17:44
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24.11.2009 Saat 16:39
Sayın Hakkı Bey,
Eğer IV Murat bağdat seferine giderken Çerkeşe uğramamışsa neden Çerkeşte kendi adı ile hamam ve cami yaptırılıyor.Yada neden peki Çerkeşe uğramış.Bu konudaki bilgiler ortada kaldığı sürece daha bir çok soru insanın aklına geliyor.1584 yılında Kırımdaki karışıklıklar nedeni ile Osmanlı Devletinin Sadrazam Osman Paşayı Kırıma sefer düzenlemek üzere görevlendirdiğinde (kış şartlarında (Kasım ayı) eşi görülmemiş bir sefer olarak yorumlanmakta, malum genelde baharda seferler yapılıyor) Osmanlı Ordusunun kışlak olarak yaklaşık 3 ay gibi bir süre  kaldığı Kastamonuda ordunun yük ve binek hayvanlarının kalacağı  yer konusundaki sıkıntıyı çözmek için Osman Paşa Ankara, Çankırı, Amasya gibi sancaklara Kastamonudan ordunun  binek ve yük hayvanlarını göndermişti malum.Burdan şuraya gelmek istiyorum.Tamam IV Murat Bağdat seferine giderken  güzergah olarak Çerkeş'e uğramamış olabilir, ama bu güzergahta ordu kalırken herhangi bir nedenle yukarıda saydığımız sebepler gibi IV Murat Çerkeşe uğramış olamazmı.Benim şahsi düşüncem bu yönde.Herkese selamlar.
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.11.2009 Saat 02:37

 

                 BAĞDAT'IN FETİH MÜJDESİ

 

             Bağdat’ın fetih müjdesi, 17 Ocak 1639 (10 Ramazan 1048)’de Musa Paşanın Tatarı, 3 gün sonra 20 Ocak 1639 (13 Ramazan 1048)’de ise Mirahor Halil Paşa tarafından İstanbul’a ulaştırıldı ve İstanbul’da 20 gün şenlik yapıldı.

 

         Sultan Murad, Veziriazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa'ya, Safevilerle yapılacak olan savaş veya barış görüşmelerine dair yetki verip, orduyla beraber

Irak’ta bıraktı. Ardından Şeyhülislâm Yahya Efendi bazı devlet erkânı ile beraber İstanbul’a dönmeye karar verdi. Sultan Murad, 14 Ocak 1639 (9 Ramazan 1048)’de Kazımiyye’ye geçti.

     

SULTAN IV. MURAD’IN BAĞDAT SEFERİ DÖNÜŞÜ

 

Sultan 20 gün Bağdad’da kalıp, İmam-ı Âzam, Şeyh Abdülkadir Geylanî türbeleri ile Bağdad’ın yıkılan sur ve kulelerin onarım işlerini yoluna koydu. 17 Ocak 1639 (12 Ramazan 1048)’de İmam Musa (Kazımiyye)’den kalkıp, Diyarbekir’e doğru yola çıktı. Sultan, İmam Musa’dan kalkıp, Tel-Kuş, Kasr-ı Sümeyke, Sadr-ı Decüyle ve Aşık Maşuk menzilini geçip, altıncı menzilde Tekrit’e vardı. Sultan; Kızılhan, Acısu, Karga Çimi, Ali Hammamı’nı geçip, Bir gün kalındıktan sonra, Han-ı İsmail, Kesik Köprü, Ak-Boğa, Demirkapu, Nusaybin, Mardin altı ve Şuhud Pınarı menzilleri geçildi.

 

                    DİYARBAKIR’DA 70 GÜN

 

            28 Ocak 1639 (1 Şevval 1048)’de Diyarbekir’e varıldı ve kış sebebiyle 70 gün burada kalındı. Burada Ramazan Bayramı geldiği için vezirler ve ulemâ, Sultanın elini öpüp bayramlaştılar. Sultan Murad Han, 16 Nisan’da  Diyarbekir’den kalkıp, Şilbe, Zengiyan Köprüsü, Ergani Altı, Malatya(3 gün kalındı), Sivas (1 Muharrem – 3 gün kalındı), Ilıca (4 Muharrem), Tokat (2 gün kalındı), Lala Çayırı, Ankara ve oradan 6 Safer 1048 - 8 Haziran 1639’da İzmit’e varıldı. Burada Sultan Murad’ı, İstanbul’dan gelen devlet erkânı karşıladı. 8 Safer’de deniz yoluyla İstanbul’a geçen Sultan, Üsküdar’a geldi ve ayaklarındaki ağrıdan dolayı 2 gün Sinan Paşa köşkünde kalıp, 10 Safer - 12 Haziran’da muhteşem bir karşılama töreniyle şehre girdi.  

 

Bağdad’dan İzmit’e 65 Menzilde, 146 günlük bir zaman zarfında ulaşılmıştır. Günde ortalama 6 saatlik yürüyüşle, İstanbul’a gidiş ve dönüşde toplam 393 saat yürüyüş yapılmıştır. Oturak yapılmasa, 65 günde gelinebilecek yol, oturaklarla 6,5 ay sürmüştür. Gidiş ve dönüş toplam 13,5 ay sürmüştür. [1]



[1] Sultan IV. Murad’ın Bağdat Seferi sırasında gidiş ve dönüşte takip ettiği yol güzergâhı ve katettiği menziller, bir  yüksek lisans tezinden özetlenerek sunulmuştur. Ayrıntılı bilgi için bkz,: Yunus Emre KONUK, “Sultan IV. Murad’ın Bağdad Seferi ve Kasr-ı Şirin Antlaşması” Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sos.Bil.Ens. Tarih Bölümü, Afyon 2005.

 

 

 

 

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.06.2010 Saat 18:13

 

      BAKANLIK RAPORU TARİHÎ GERÇEKLERLE BAĞDAŞMIYOR!

          Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu belirtilen IV. Murad hamamı ile ilgili bir rapor,  www.çerkeş.com sitesinde, Erdem Altuntaş'ın köşesinde yayınlanmış bulunmaktadır. Yazımızın başlangıcında belirttiğimiz yanlışın tekrarına yeni bir örnek olarak karşımızda durmaktadır.

 
           Söz konusu raporun bir bölümüne göz atalım:         "Çankırı İli, Çerkeş İlçesi, merkezde bulunan IV.Murat Çifte Hamamı olarak anılan hamam eski konut dokusu içerisinde olup 16 yüzyıl eseridir.

Hamam IV.Murad’ın Bağdat Seferi sırasında yapılan Muradiye Camiine gelir amaçlı yapılmış olup, Abdülhamit zamanında onarım gören Muradiye Camii 1944 yılında yıkılmış camiin temelleri üzerine bugünkü camii inşa edilmiştir. Ancak çifte hamam günümüze kadar gelebilmiştir. Hamamların camiye vakfedildiği Çankırı Vakıflar Memurluğunun 02.05.1949 gün ve 810/21 sayılı yazıları ile belgelendiği de kaynaklarda geçen bir bilgi olmakla beraber Vakfiyesine ulaşılamamış ancak vakfiyetini belgeleyen 1636 tarihli bir ilamı tespit edilmiştir. "

        Raporun iktibas ettiğimiz bu bölümünde tarihî bakımdan yanlış ve çelişkili iki konu hemen farkedilmektedir:

 

      1-  IV. Murad Han, (27 Temmuz 1612-8 Şubat 1640) tarihleri arasında hayat sürmüş olup, yaşadığı dönem 17. asırdır. Rapor müellifi hamamı 16. asır eseri yapmıştır. 

 

       2-Yazımızın üstteki bölümlerinde görüleceği gibi, Bağdat Seferi (8 Mayıs 1638-20 Ocak 1639) tarihleri arasında vukubulmuştur. Üstte bu sefere dâir gidiş ve dönüş menzillerini zikretmeye çalıştık.

        Yine raporda zikredilen: "...vakfiyetini belgeleyen 1636 tarihli bir ilamı" ifadesinden rapor müellifinin olayların kronolojik sırasına dikkat etmediğini anlıyoruz.

 

         Vakıfların belirttiği 1636 tarihli îlâm, Câmi ve hamamın Bağdat Seferinden(1638-1639) önce mevcut olduğunu açıklıkla ortaya koymaktadır.       

 

Hakkı DURAN
Yukarı Dön
Şeref ISIK Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 13.02.2013
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 1
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref ISIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.02.2013 Saat 17:09
 
SAYIN: HAKKI DURAN Beye,
 
Hakkı bey, yukarıdaki yorumunuzda "Yaptığım tetkikler sonucunda Sutan IV. Murad'ın Çankırı Sancağına dahil bir coğrafî mevkiden geçmediği kanaatine vardım. Kanaatimi değiştirecek, aksine bir kaynak ve belge gösterilirse, " şeklinde ifadeniz var.Nacizane  aşağıdaki bilgiyi siz ve sitenin diğer müdavimleri ile paylaşmak istedim.
KAYNAK: IV SULTAN MURAD'IN REVAN VE TEBRİZ SEFERİ RUZNAMESİ  Yunus ZEYREK Kültür Bakanlığı  Ankara, 1999
  IV MURAD YUKARDE BELİRTİLEN SEFER DÖNÜŞÜ ESNASINDA ÇERKEŞ'E BAKINIZ NASIL UĞRAMIŞ VE TARİHİ CAMİ İLE HAMAMIN YAPILMASI İÇİN ŞAHİN AĞA'YA ON KİSE GURUŞ TESLİM EDİLMİŞ.
57 a)..............
     b) Receb 2 Çarşanba: Menzil-i Çerkeş.Bugün  Sa'adetli Gaazi  Padişahımız ılgar ile cırıd oynayarak yeddi buçuk sa'atde Otak-ı Humayun'a  nüzul olunmuşdur.Ve Menzil-i Mezburda Amasiyye Müsellimi ile üç dane abd-ı Memlukları Ma'an Otak-ı Humayun önünde başları  kesildi.Ve Yevmi-i mezburda mescid ile hamamı-ı  hayrat içün Şahin Ağa'ya on kise guruş teslim olunmuşdur. "ibaresine göre IV Murad Hanın Çerkeş'te Otağ Kurduğu belgeleri ile ispatlanmaktadır.İlgililere ithaf olunur.
Yukarı Dön
Hakkı Duran Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 30.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 947
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Hakkı Duran Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.02.2013 Saat 23:22

        BAĞDAT SEFERİ AYRI, REVAN SEFERİ BAŞKA

         Hani adamın birinin şöyle dediği rivayet edilir: “Beni bir kişi anladı, o da yanlış anladı!” … Şeref Işık’ın durumu tam bu söze uyuyor. Doğru kaynağı bulmuş, fakat tersten yorum yapıyor. Şeref Işık’ın neden böyle anladığını bilemem. Halbuki benim yazımın başlığı ile kendisinin başvurduğu kitabın adı üzerinde azıcık düşünse doğru cevabı bulabilecekti.  Bir daha okuyalım:

         SULTAN  IV. MURAD’IN  BAĞDAT SEFERİ GÜZERGÂHI

          Çankırı üzerine yazılan kitap, yazı ve makalelerde, yapılan konuşmalarda “4. Murad Bağdat Seferi’ne giderken...” diye başlayan cümlelere sık sık şahit olmuşuzdur. Kimsenin aklına "acaba Sultan IV. Murad Han (27 Temmuz 1612-8 Şubat 1640), Bağdat Seferinde Çankırı Sancağı sınırları dahilinde bir yere uğradı mı?” sorusunu sormak gelmiş midir, bilemem.

       Yaptığım tetkikler sonucunda Sutan IV. Murad'ın Çankırı Sancağına dahil bir coğrafî mevkiden geçmediği kanaatine vardım. Kanaatimi değiştirecek, aksine bir kaynak ve belge gösterilirse, bize özür dileyip hatâmızı kabul etmek düşer.

        Sözüm aynen geçerlidir: Sultan IV. Murad Han, Bağdat Seferi sürecinde Çankırı Sancağı sınırları dahilinde bir yere ne gidişte ne dönüşte uğramamıştır.

         Şeref Işık’ın başvuru kaynağı hangi adı taşıyor: IV. SULTAN MURAD'IN REVAN VE TEBRİZ SEFERİ RUZNAMESİ. (Bu eser. yayınlandığı tarihten beri elimin altındadır.)

          Revan, bugün Ermenistan'ın başkenti olan Erivan'dır. Tebriz, İran'da Türk nüfusun çoğunlukta olduğu büyük bir şehirdir. Revan Seferi,  1635 yılında, Bağdat Seferi 1638-39 yıllarında vuku bulmuştur.

          IV. Murad Han'ın Çankırı Sancağı sınırları içindeki bazı kasabalara Revan Seferi dönüşü uğramıştır.  Üstte Câmi ve hamamın Bağdat Seferinden önce mevcut olduğunu belirtmemiz de buna işaret etmek içindir.Buna dair  önceden yazdığım yazıyı artık yayınlamanın zamanı geldi.

          Bağdat Seferi başka, Revan Seferi ayrı!

 



Düzenleyen Hakkı Duran - 14.02.2013 Saat 23:24
Hakkı DURAN
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek