2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Araştırmalar » Şehir Araştırmaları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - 21.yy Tarih Eğitimi ve Hedefleri
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli Forum21.yy Tarih Eğitimi ve Hedefleri

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Erhan METİN Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge
Tarihçi

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: ÇANKIRI
Status: Aktif Değil
Points: 118
Mesajın Direkt Linki Konu: 21.yy Tarih Eğitimi ve Hedefleri
    Gönderim Zamanı: 06.03.2006 Saat 23:18

XXI.Yüzyıl Tarih Öğretim Sistemi Nasıl Olmalıdır? 

 

Erhan METİN

 

             Bu konuda çalışmalar yapılmadan önce ilk olarak 21.yüzyıla kadar devam ede gelen tarih derslerinin çeşitli düzeylerdeki eğitim kademlerine göre hazırlanmış müfredat kapsamının incelenerek; tarih eğitiminin günümüze kadar devam ede gelen sorunları ve eksikleri belirlenmelidir. Tarihin sosyal bilimler içinde özel bir yeri vardır. İlköğretimden yüksek öğretimin sonuna kadar bütün eğitim basamaklarındaki eğitim programlarında yer verilen tarih dersi  sosyal bilimler  alanına olan   genel ilgisizlikten en çok etkilenen disiplinlerden  biri olarak görülür.[1]

Günümüzde tarih eğitimcilerinin görüşlerinden ve araştırmalarımızdan tespit edebildiğimiz başlıca eksikleri ve bu eksikler karşısında yapılabilecek aktiviteleri ana hatlarıyla  şu şekilde sıralamak mümkündür.

Tarihin kendi yapısı, tarihe bilgi toplamaktan daha çok, bir araştırma tarzı olarak bakmayı önemli kılmaktadır. Eğer tarih, temelde geçerli yorumlar vermekle ilgiliyse, tarih dersinde, öğrencilere tarihsel materyali çözümleme de ve yorumlamada yardım edecek becerileri kazandırma üzerine odaklanması gerektiği tartışılmalıdır. Tarih öğretiminde temel hedef, olguları ezberlemekten daha çok, beceriler olmalıdır. Öğrencilerin, tarih disiplininin ana özelliklerinin farkına varmalarında sınıf ortamı, öğretmenin bilgiyi veren olarak gösterildiği  ortamdan çok, öğrenciler için aktif öğrenme çevresi olmalıdır. “Yeni tarih” tarafından savunulan  “yaratıcı tarih öğretimi” öğretimi, sadece sebep ve sonucun analizini geliştiren becerilerin de ötesine gider.[2]  

Bu öğretim modeli ile, yüzyıllardır süre gelen klasik tarih eğitimi usullerinin, dışına çıkılarak; tarih derslerinin öğrenciler için daha ilgi çekici hale getirilmesi sağlanabilir. Öğrenci bu metot ile sadece önüne konanları ezberlemek yerine önüne konan tarihi kaynaklardan yola çıkarak yeni bulgular elde etmeyi öğrenecek ve kendine has yeni şeyler keşfettikçe hem kendine olan güveni artacak; hem de derse karşı olan tutumlarında artı düzeyde ilerleme sağlanabilecektir.  Derse olan ilgi olumlu yönde arttırılabilir.

Çocukların ilgileri göz önünde bulundurulmadan yapılan bir tarih öğretiminden kayda değer sonuçlar alınacağı kuşkuludur. [3] Öğrencilerin fizyolojik ve psikolojik gelişimleri doğrultusunda hazırlanan bir tarih müfredatına çocukların ilgilerini çekebilecek konuların eklenmesi tarih derslerini daha zevkli  ve aktif olarak geçen bir ders haline getirebilir.Yine derslerin işlenişi sırasında düz anlatım yönteminin dışına çıkılarak, teknolojik gelişmeler sonucunda ortaya çıkan materyallerden yararlanılması da bu derse ayrı bir atmosfer kazandıracaktır. “Filmler, belgeseller, ve görsel-işitsel ürünlerden yararlanılmalıdır. Bilişim teknolojisi yoluyla iletilen malzemelerden, halka açık arşivlerden yararlanılarak, kaynak yelpazesi geniş tutulmalıdır.”[4] Öğrencilere bütün bunlardan yararlanma fırsatı verilmelidir.Böylece öğrenci; yıllardır alışıla gelmiş olan ve kendisini pasifise  eden, geleneksel tarih öğretimi anlayışından da kurtulmuş olacaktır.

Öğrenciyi doğruyu ve yanlışı ayırt etmeye yönlendiren ve gerçeklere öğrencinin karar vermesini sağlayan bir tarih öğretimi hedeflenmelidir. Tarih derslerini bu şekilde sevdirilmeye çalışılırken bu yöntemle tarihçi yetiştirilmediği de unutulmamalıdır. Öğrenciye verdiğimiz tarih dersindeki amaç tarihçi yetiştirmek değil, tarih şuurunu kazandırmaktır.

21.yüzyılda tarih eğitiminin hedefleri değerlendirilmelidir.  Tarih öğretimi bir ideolojik manipülasyon, bir propaganda aracı olmamalı veya hoşgörüsüz, bağnaz, aşırı milliyetçi, yabancı düşmanı, ırkçı yada antisemit düşünceleri yaymak amacıyla kullanılmamalıdır. İnsanlığa karşı suçları önlemek için bir araç olmalıdır.Hoşgörü, karşılıklı anlayış, insan hakları ve demokrasi gibi temel değerlerin yaygınlaşmasında hayati bir role sahip olmalıdır.[5]

Tarih eğitimi almış olmak demek, çeşitli insan deneyimleri ile ilgili belli bir takım düşünce yöntemleri kazanmış olmak demektir. Bu eğitim sürecinde elde edilen bilgi kendi içinde bir değer taşımadıkça ve gerek kendimizi gerekse diğer insanları tanımamıza yardımcı olmadıkça kanılmasına gerek yoktur.[6]

             Mete Tuncay’a göre çağdaş dünya değerleri açısından, barışçı bir tarih anlayışı hedeflenmeli, çocuklarımız ve gençlerimiz askeri zaferler kazanmaya değil, bilimlere katkıda bulunmaya ve sanatsal yaratıcılığa özendirilmelidir.[7]

             İlhan Tekeli’ye göre küreselleşen dünyada tarih öğretiminin amaçlarını açıklarken; Milli Devletler milli tarihler ortaya çıkartmışlar, dolayısıyla yazılan tarihte belirgin “biz ve ötekilerle” dolu  savaş tarihi yer almaktadır. Tarihi savaşlarla okuyan bir öğrenci çevresindeki tüm milletleri düşman olarak algılamaktadır. Dünyanın küreselleşmesi ile tarih de barışçı bir tarza girebilmeli, “biz ve öteki mefhumu” ortadan kaldırılmalı demektedir.[8]

             Öğrencilerimize yani gelecek kuşaklarımıza bütün bunlar verilmeye çalışılırken, milli kültür, Türk milletinin ve Devletinin esasları; ikinci plana itilmemelidir. Dünyayı Globalleşmiş bir köye benzetmeye çalışırken, bu köy içerinde kaybolan hane olmamak lazımdır. Öğrencilerin  dünyadaki evrensel değerleri öğrenmesi arzulanırken aynı zamanda  kendi asıl kimliklerini benimsemeleri de sağlanmalıdır.

              

 



[1] Mustafa Safran, “Lise Öğretmen ve Öğrencilerine Göre Tarih Dersinin Amaçları”, Eğitim Dergisi, s.3 Ankara 1995

[2] Yossane Vella, çev: Bahri Ata, “Creative History Teaching” “Yaratıcı Tarih Öğretimi”, M.E.B dergisi sayı 150 Mayıs 2001

[3] Mustafa Safran,”Tarih öğretimi ve çağdaş müfredat teorileri”, XII.Türk Tarih Kongresi, Ankara 1997

[4] Çev:Eda Cerrahoğlu, Mutlu Öztürk, “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 21.yy da tarih öğretimi ile ilgili Tavsiye kararı, s.5

[5] Eda Cerrahoğlu, Mutlu Öztürk, a.g.m, s.s.3

[6] Mustafa Safran, a.g.m, Ankara 1997

[7] Mete Tuncay, “Tarih Öğretiminin iyileştirilmesine Yönelik Düşünceler”; Salih Özbaran, Tarih Öğretimi ve Ders Kitapları, 1994 Buca Sempozyumu, Dokuz Eylül Yay. İzmir 1998

[8] İlhan Tekeli, Küreselleşen Dünyada Tarih Öğretiminin amaçları ne olabilir” Salih Özbaran, a.g.e s.35 İzmir 1998

"Söz Ola kese savaşı, Söz ola Kestire Başı. Söz Ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz." (Yunus Emre)
Yukarı Dön
İbrahim Akyol Açılır Kutu Gör
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Simge

Kayıt Tarihi: 29.12.2005
Şehir: çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 100
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.03.2006 Saat 09:28

Tarih eğititm ve öğretmini önemsiyorum. Zira tarih laboratuvardır. İbret alınması gerekir. Mehmet Akif'in deyimiyle;

Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar

Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?

İbrahim Akyol
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek