2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Haberler/Etkinlikler » Çankırı Haberleri
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - TÜRKAV'da Sohbet Konusu Basın ve Halkla İlişkiler
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumTÜRKAV'da Sohbet Konusu Basın ve Halkla İlişkiler

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
turgut_reis Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Şehir: ÇANKIRI
Status: Aktif Değil
Points: 393
Mesajın Direkt Linki Konu: TÜRKAV'da Sohbet Konusu Basın ve Halkla İlişkiler
    Gönderim Zamanı: 21.01.2010 Saat 08:30

TÜRKAV Çankırı Şubesi’nin her hafta Salı akşamları yapmış olduğu  sohbet toplantısının bu haftaki  konuğu Çankırı Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Çetin KAPDAN oldu.

TÜRKAV Çankırı Şube Başkanı İsa Bölükbaşı sohbetin başında yapmış olduğu hoş geldiniz konuşmasında ulusal basının önemli olduğu kadar, yerel basının da bizim durumumuzda olan bütün sivil toplum kuruluşları açısından önemi küçümsenemeyecek derecede önemi büyüktür. Yerel Basının mahallinde olan olayları aktarmada, Sivil Toplum Kuruluşlarının yapmış olduğu çalışmaları Halkla buluşturmada bizlere verdikleri destekten dolayı kendilerine teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Yine Mahalli Basın’dan öğrendiğimiz kadarıyla Diyarbakır’da Demokratik Açılım konusunda bir araya gelen 41 İl Baro Başkanının içersinde Çankırı Baro Başkanının da bulunması, bura da bir bildiri hazırlanması, bu bildirinin Kürt sorunu bildirisine dönüşmesi, PKK Terör Örgütü işaret edilerek silahlı örgüt diyerek bizlere sıradan bir örgütmüş gibi gösterilmeye çalışılması, yine analar ağlamasın, evlatlarımız şehit olamasın diye böyle bir bildiri yayınladık, bu açılımı destekliyoruz dedikleri bir an da PKK terör örgütü tarafından bir uzman çavuşumuzun şehit edilmesi ve bir uzman çavuşumuzun da yaralanması biz Türk Milliyetçilerini derinden üzmüştür diyor sözü konuğumuza bırakıyorum.  

 BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER

Bütün Teşkilat yapıların da basın ve halkla ilişkiler konusunu ele almadan önce, bu konuyla doğrudan ilgisi nedeniyle iletişim konusunu açıklamak gerektiği düşüncesindeyim.  Kabaca iletişim, bizim başkalarını, başkalarının da bizi anlaması süreci olarak tanımlanabilir. Bu sürecin tıkanması, kapanması haline ise çatışma denilebilir. Konumuz itibariyle iletişim, iki temel başlık içerir:

1-Teşkilat İçi İletişim ya da Çatışma:

Teşkilat içinde görev alan kişilerin önceden tanımlanmış bir takım rollere girerek hiyerarşik bir düzen içinde bu rollerinin gereğini yerine getirerek, iletişimde bulunmaları teşkilat içi iletişime girer. Teşkilat içi çatışmalar ise genelde rol çatışmaları ve ast üst ilişkilerinden doğar. Örneğin kendi yönetiminde olmayan bir personel ya da birimi, bir yöneticinin kendi hizmetinde esas sorumludan gereken izni almadan kullanması ilgili kişiyi hiçe saymak ya da o kişiyi tanımamaktır. Böyle bir durumda yapılan işler birbirine karışır ve yapılması gereken iş aksar. Aynı zamanda fikri alınmayan yönetici bir çatışma yaşar ve bu çatışmayı farklı şekillerde dışarı yansıtabilir.

 2) Kitle İletişimi ya da Çatışması:

Bizim asıl öznemizi oluşturan bu konu, bir takım bilgilerin, sembollerin, bir takım hedefler tarafından üretilmesi, geniş insan topluluklarına iletilmesi ve bu insanlar tarafından yorumlanması sürecidir. Kaynak ve hedef arasındaki kanallara ise kitle iletişim araçları denir ki, konumuz itibariyle bu araçlar basın-yayın organlarıdır.

Basın denilince akla ilk gelen şey gazete ve gazetecilerdir. Gazetelerin ilk ortaya çıkışı 17. yüzyıl sonlarıdır. Avrupa’da çeşitli firmaların ilan ve reklamlarını basıp çevreye dağıtmak amacıyla başlayan gazetecilik hareketi, başlangıçta kraliyet çevresi ve asillerin bu uygulamadan yararlanmak maksadına hizmet etmiştir. Gerek kraliyet ve gerekse asiller faaliyetlerinden haberdar olmasını istedikleri geniş halk kitlelerine ulaşmanın kolay ve ucuz yolunu bu faaliyette bulmuşlar ve çoğu kez bu ilan ve reklam organlarına haberleri kendi yazılarıyla dikte etmişlerdir. Hatta bu halk yığınlarını belli bir davranışa yönlendirmek, kitleleri harekete geçirmek ya da tepkisizleştirmek konularında bu faaliyetlerin önemini de kısa sürede keşfetmişlerdir. Biz de 19. yüzyıl başlarında gerçekleşen gazetecilik faaliyetlerine en büyük tepki ise genellikle saray çevresinden gelmiştir ve bugün bile merkezi otorite ile basın arasında sık sık yaşanan çatışmalar hepimizin malumudur. Hatta ülkemizin siyasi partiler mezarlığına döndüğünü iddia edenler, basın mezarlığındaki ölüler sayısının siyasi partileri kaç kez katladığını araştırmalıdırlar.

Kitle iletişimi tanımından anlaşılacağı üzere, bu iletişimde 3 ana unsurun öne çıktığı kolaylıkla anlaşılabilir:

1-Mesaj

2-Mesajın ulaştırılacağı kanallar

3-Beklentiler 

HALKLA İLİŞKİLER

Kamuya ya da özele ait kuruluşların olumlu bir imaja sahip olmaları için gerekli tanıtım politikasının saptanması, kuruluşların bu doğrultuda yönlendirilmesi, insan grupları ve kuruluşlar arasında bilgi akışının sağlanması ve bu bilgi akışının gerekli etkinliği kazanarak amaçlanan sonuca ulaşması için yapılan planlı faaliyetlere halkla ilişkiler denir. 

KURUMSAL HALKLA İLİŞKİLER

Kurumsal Halkla ilişkiler, kurum ya da kuruluşun muhatap olduğu ve olacağı bütün hedef kitleler ile ilişkileri düzenleyerek, bu kitlelerin kuruma karşı olan bilgisizliklerini bilgiye, ilgisizliklerini ilgiye ve de sempatilerini kurumsal kimliğe dönüştürme çabalarının bütünüdür.

Kurumsal Halkla ilişkiler, hedef kitleleriyle iletişim kurarken çift yönlü bir iletişim sürecini kullanmaktadır. Bu çift yönlü iletişimi gerçekleştirmek için iletişim ve medya kanallarını kullanmaktadır. Kurumsal Halkla ilişkiler genel olarak kamuoyu oluşturma tekniklerinden yararlanmaktadır.

 

Kurumsal Halkla ilişkiler genel olarak şu işlevleri yerine getirmektedir.

Öneri ve danışmanlık

Kurumsal yayınlar

Kurum hakkında yayın

Toplumla ilişkiler

Kurumsal imaja yönelik reklam / mesaj

Kamuoyu yaratma - etkileme

Sosyal içerikli programlar  

Kurumsal Halkla ilişkilerin yerine getirdiği faaliyetlere baktığımızda kurumsal Halkla ilişkilerin klasik anlamdaki Halkla ilişkilerin görevini yerine getirdiğini söylemek yanlış olmaz.

 

 

Ne Mutlu Türk'üm Diyene...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek