2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Haberler/Etkinlikler » Çankırı Haberleri
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Fikri Demirok Hoca'dan İnkültürasyon Kavramı
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumFikri Demirok Hoca'dan İnkültürasyon Kavramı

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
turgut_reis Açılır Kutu Gör
haberci
haberci
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Şehir: ÇANKIRI
Status: Aktif Değil
Points: 393
Mesajın Direkt Linki Konu: Fikri Demirok Hoca'dan İnkültürasyon Kavramı
    Gönderim Zamanı: 10.03.2010 Saat 15:54

 

TÜRKAV’da bu hafta Emekli Eğitimci-Yazar Fikri Demirok İnkültürasyon kavramı konulu sohbet toplantısına konuşmacı olarak katıldı.

 

 Açılışta bir sunuş konuşması yapan Vakıf Başkanı İsa Bölükbaşı katılımcıları selamlayarak hepiniz hoş geldiniz dedi. BÖLÜKBAŞI; İnkültürasyon kavramı, Hıristiyan mesajının ve hayat tarzının, dünyanın değişik yerlerinde yaşayan toplumların ve milletlerin hayatına, kültürlerine uygun tarza sokulması ve günlük hayata yansıtılarak o toplumlara farkında olmadan yaşatılması anlamını taşımaktadır. Yani belli bir süreç içinde Hıristiyanlığın mesajının ve yaşam biçiminin planlı ve sistemli bir şekilde milli ve mahalli kültüre dâhil edilmesi sürecidir. 1960’lardan itibaren Misyoner örgütlerinin uygulamaya soktuğu Karakter İnşası ve İnkültürasyon metodunun netice verdiğinin en güzel örneği olan Türk kültürüne Noel Babayı yerleştirmek olmuştur. Türk kültür hayatının yapı taşları ile oynayarak değişiklikler yapmak isteyenlere karşı kendini Türk Milletine ve Türk kültürüne ait hissedenler sessiz kalmamalıdır. Sosyal yaşamımıza dâhil edilmek istenen yabancı kültür unsurlarına karşı mücadele etmek zorundayız. Dil ve kültür bir milletin temel taşlarıdır. Dilimize ve kültürümüze sahip çıkmadan bir mücadele yürütülemez. Bu mücadelenin ön saflarında Milli Kültür savaşçılarının yer alması gerekmektedir. Diyor sözü Sayın Fikri Hocama bırakıyorum.

 

Eğitimci Fikri DEMİROK da konuşmasında: Değerli arkadaşlar Hıristiyan dünyası şimdiye kadar, güzel dinimizi reddederek, haçlı seferleri düzenleyerek üzerimize gelmiştir. Fakat bunun kendileri açısından hiçbir faydasını görmediler. O nedenle 1960’lı yıllarda taktik değiştirerek İnkültürasyon denilen çalışmalara başladılar. Dostluk kurma, yakınlaşma, yardım etme, kendi kültürüne bizi özendirme şeklinde yapılmaktadır. Hâlbuki dinimiz bizim Hıristiyanlara ve Yahudilere benzememizi yasaklamaktadır.

Batı Dünyası yüz yıllardır üzerimizde çeşitli oyunlar düzenlemektedir. Bu gün Irak’ta 1,5 milyon insan katledilmiştir. Afganistan’da, Filistin’de işgaller sürmektedir. Türkiye üzerinde 27 yıldır bölücü faaliyet hız kesmeden sürdürülmektedir.

Bütün bunlara karşı Müslüman Türk Milleti olarak biz ne yapmalıyız? Bir kere tehlikenin nereden nasıl geldiğini iyi bilmeli, bilgi sahibi olmalıyız. Bunun içinde çok okumalıyız. Okumak İslam’ın ilk emridir. İkincisi çok çalışmalı, ilerlemeli ve güçlü olmalıyız.

Mesela bütün Müslümanlar her zaman okuduğu Fatiha Suresi’nin anlamını bilmek zorundayız. Camilerde, okullarda, kuran kurslarında Kuran-ı Kerimin anahtarı durumunda olan bu sureyi ezbere bilmeliyiz. Gençlerimizi ahlak ve bilgi ile donatmalıyız. Üzerimizde uygulanacak olan projelerden asla korkmamalı, yılgınlık göstermemeliyiz. Ecdadımızın İstanbul’u, Kıbrıs’ı niçin fethettiğini açıklamalıyız. Kıbrıs’a sahip olan Akdeniz’e hükmeder. Medeniyetin beşiği Akdeniz havzasıdır. İstanbul’u ele geçiren üç kıtada söz sahibi olur. Vahiy yoluyla her türlü bilgiye sahip olan peygamber efendimiz, bu iki yere işaret etmiş, sahabelerde buraları buraları ele geçirmek için şehit düşmüşlerdir.

Yüce Peygamberimizi evinde misafir eden Eyüp El Ensari İstanbul’u fethinde yaşlı ve hasta halinde savaşa katılmış, şehit düşmüştür.

  Peygamber efendimizin akrabası olan kadınlardan Osmanlı’nın Hala Sultan dediği Ümmül Haram, Kıbrıs’ı Fethe girişmiş, 90 yaşında Larnaka’da şehit düşmüştür. Her ikisinin kabrini ecdadımız onarmış, mezarlarını ihya etmiştir.

Bütün bu yapılanları çok iyi anlamalı ve düşünmeliyiz.

Anadolu İncile göre çok kutsal bir ülkedir. Hıristiyanlık ilk önce buralarda yayılmıştır. Antakya, İznik, Çankırı, Tarsus, Antalya, İstanbul, Van onlar için kutsal kentlerdir. Buraları tekrar ele geçirmek için 1097 yılından itibaren Haçlı seferleri düzenlediler. Kurtuluş savaşında Doğudan Erzurum’a, Batıdan Polatlı’ya kadar geldiler.

Merhum Prof. Erol Güngör Ümmet için de millet olma idealini her zaman savundu. Biz Türklerin İslam dünyası içersinde varlığımızı koruyarak Milli özelliklerimizi kaybetmeden barış için de yaşamamızı öğütledi. Türk-İslam ideali budur. İslam ümmeti dışında birde ümmeti davet vardır ki biz bunları ancak İslam’a davet edebiliriz. Zorla bir şey yaptıramayız, çünkü dinde zorlama yoktur diye buyrulmuştur. Biz hiç kimseye düşman değiliz, kimsenin de bize, dinimize, tarihimize düşman olmaya hakkı yoktur diyor beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder hayırlı geceler dilerim.  Dedi.

 

 
 
 

 



Düzenleyen turgut_reis - 10.03.2010 Saat 16:26
Ne Mutlu Türk'üm Diyene...
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek