2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Ibrahim Zencirci
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Kuşlar yalan söylüyor, Paşam!
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumKuşlar yalan söylüyor, Paşam!

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
ahmetgulsen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 877
Mesajın Direkt Linki Konu: Kuşlar yalan söylüyor, Paşam!
    Gönderim Zamanı: 04.06.2010 Saat 11:11

Sayın Zencirci yine çok haklı ve çok doğru tespitler yapmış.

Bu tespitleri bu kadar doğru yapabilmesinin nedeni Çankırı’yı gerektiğinde dışardan, gerektiğinde içerden doğru verilerle izlemesinden ve bunu yorumlamaya becerisinden kaynaklanıyor.

Dışardan izlemek, ‘ içerden insanların’ ne yöne bakarsa baksın göremeyeceği bir çok gerçeği ilk anda görmemizi sağlıyor.

Çankırı Valisi UZUN: “Çankırı bizim! Çankırı’yı Çankırı’da yaşayan insanlar, yani bizler geliştirip, kurtaracağız.  Bizler birlik ve beraberlik içerisinde olursak, Çankırı’ya nifak sokmak isteyenler emellerine erişemezler. Çankırı için bir güçbirliği platformu oluşturulmuştur. Çalışmalara sarılalım!” demiş. (Yerel Basından alıntıdır.)

 

Sayın Vali beyin ifadelerinden yaptığınız son alıntı bir gerçeği daha ortaya koyuyor. Türkiye’de aslında Valilik için tek bir eğitim kurumu yok ama o noktaya gelmek için yürüdükleri yolda elde ettikleri mesleki (aslında meslek de değil) bir yönetim tecrübesi elde ederken edindikleri prensipler, öğretiler demekki hep aynı. Vali beyler “aforoz” yetkisinin kendilerinde olduğuna gayetle eminler. Mevcut şehir sakinlerinin kendilerine bağlılıklarını ilan etmelerinden sonra geriye kalan insanları yok sayıyorlar. Artık gelecekte vali olacak kaymakam ve emiyet müdürlerinin bu noktada kendilerini daha iyi hazırlamaları gerektiğine inanıyorum. Bugün Ermenistanı savunanlar, İsrail devletini savunanlar içindeki üç beş yerleşimci değil bilakis dışardaki diasporasıdır.

                Çankırı Milletvekilleri, siyasi parti başkanları artık kendilerini ‘tek parti dönemi Türkiye’sinin Valilerinin’ memuru gibi görmekten kurtulmalıdırlar. Herkes kendi görev alanlarını bilmeli bulundukları makamların gereği plan, program ve icraatleri yapmalıdırlar.

                Bakın daha geçen yıla kadar Kayseri de ikamet ediyordum, gördüğüm şu ki milletvekilleri ve Kayseri diasporası çalışır illerine sürekli kendi seçtikleri valileri getirtirler. Ki bu valilerde daha sonra mutlaka iyi yerlere atanır ve yine orada Kayseri’ye hizmet etmeye devam eder. Fakat Çankırı için bu sözkonu değil. Çünkü gelen ve giden bürokratı arayan, soran, takip eden, değerlendiren bağımsız bir “siyasi insan kaynakları planlaması” yapan birimimiz yok. Bu haliyle Çankırı 1919’un panoraması neyse öyle kalmaya mahkumdur.

                Yapılması gereken nedir? Kurulacaksa bir platform bunun teknik, siyasi ve ekonomik temelleri atılmalıdır. Temelsiz birlikteliklerin yürümeyeceği aşikardır. Çankırı için ilk elden gerekli olan şey bir “stratejik planlama” yapan siyasi partiler üstü yapı oluşturulmasıdır. Sayın Nurettin Derelli’nin bahsetmiş olduğu, yıllardır faaliyet gösteren Kastamonu’ya hizmet götürme birliği gibi ama daha kapsamlı ve gelecek 10, 20 ve 30 lu yılların projeksiyonlarını yapacak bir tam bağımsız bir birim.

                Bu stratejik birim gerek içerden yetiştireceği, gerekse dışardan getireceği geleceğin Çankırı bürokratlarını şimdiden yetiştirmeli ve hatta görevler verip, araştırmalar yaptırtıp Çankırı için  yorum yeteneklerini geliştirmelidir. Bu aşamadan sonra bir staj mukabili şuanki yönetime icraatleri için kanaatler sunmaları sağlanmalıdır. Bu çalışma yukarıda bahsettiğim gibi bir “siyasi insan kaynakları planlaması” yapmayı gerektirir.

                Sayın Zencirci “Hodri Meydan” demiş. Ancak unuttuğuz bir tecrübemizi hatırlatmak isterim. Hatırlarsınız Çankırı Üniversitesinin kurulmasını sağlayan bir milat dönemimiz vardı. YÖK başkanı ile sorunlarımızda valilik makamı konularla ilgili açıkça resmi cevap veremedi ve o gün site üyemiz bir arkadaşımıza kendi adına yayınlaması için bir yazı vermişlerdi. O yazarımız “yazı hazırlamakta teknik yardım aldım” şeklinde konuyu itiraf etmişti. (detaylar)

Kısacası Çankırı’nın hala bir meydanı yok.



Düzenleyen ahmetgulsen - 04.06.2010 Saat 16:17
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/
Yukarı Dön
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 03.06.2010 Saat 18:58
 

Alıntı

“Kengırı’nın bedbahtlığı yalnız yol cihetiyle değildir.”
 

Bir kısım memurinin (memurların) aczinden, yolsuzluğundan da yüreği yanıktır.

 
Zannolur ki gerek İstanbul, gerek Kastamonu Kengırı’yı aciz idare memurlarının menfası (sürgün yeri) addetmekte hala musirdirler (ısrarcıdırlar).
 
Muhakkaktır ki aceze-i memurin (aciz memurların), hele mağdurin ve mensubinin (mağdur ve bir kısım memurların) ilk kademe-i ikbali Kengırı’dır. Burada acemilik çıkar, burada iktisab-ı liyakat edilir. (Liyakat kazanılır)”

 

Kengırı (Çankırı) Muhabir-i Mahsusundan Birinci Mektup.

Açık Söz Gazetesi - Kastamonu – 1919

Kaynak: Ömer Türkoğlu ( http://www.sozcu18.com/kose-yazarlari/1919un-cankirisi-2.html )

 

 

Çankırı’nın bedbahtlığı (talihsizliği) yüz yıldır değişmedi.  

 
Bu gidişle de değişecek gibi değil.
 

Pipolusunu, papyonlusunu ve dahi eyyamcısını gördük derken...
 
PLATFORMDA YENMİŞ, YAREN KEBABI

Geçen gün, Çankırı Sivil Toplum Kuruluşları Güç Birliği Platformu oluşturulmuş, (uğurlu, kademli olsun) düzenlenen toplantıdan sonra yemeğe geçilmiş, yemekte  “yaren kebabı”, samırsaklı et, tavuklu pilav, yanında kızılcık eyşisi ve yumurta tatlısı ile mideler iyice kavi olunca, (“Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı, yok zarar")  ne olduysa olmuş, hazım için en son yenen ekşili bamyayı unutmuşlar.

 

“Bütün bu nazlı beylerin, ne varsa ortalıkta say:
Haseb, neseb, şeref, şataf, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay

Yiyin efendiler, yiyin; bu han-ı iştiha sizin;
Doyunca, tıksırınca, patlayıncaya kadar yiyin
!”

(Tevfik Fikret-Han-ı Yağma)  

 

 

SODA VE EKŞİLİ BAMYA NİYETİNE
Bu kadar yiyip içmeye birebir gelen, soda- maden suyu yerine geçen ekşili bamya unutulunca, sanırım hazım sorunu ortaya çıkmış.  Soda- maden suyu ve ekşili bamya yerine hazım için, arada bir “Çankırı’ya bir çanta ile gelip, giden”  iki kişi hedef alınmış ve yerel basından öğrendiğimize göre, İlbay paşamız, yemek sonrası ayaküstü, her zamanki veciz konuşmalarından birini yaparak;

 

“Çankırı bizim. Çankırı’ya hizmeti biz yapıp, biz üreteceğiz. Sizler birlik ve beraberlik içinde olun. Çankırı’yı Çankırı’da yaşayan sizler kurtaracaksınız. 

 

Çankırı’ya gelişimden bu tarafa icraatlarım (ilk icraat olarak lojmana yapılan keklik kümesini yazmadık mı?ve şahsım hakkında bir sürü yazı yazıldı.  İnceledim, Çankırı’da yaşayan insanlardan olmayan kişilerin (kaya kovuğundan çıkmadık) Çankırı’ya hizmet verenlerin şevkini kıran yazılar uydurma yazılar olduğu kanaatine vardım.

 

Çankırı’ya bir çanta ile gelip, giden kimselere itibar etmeyin.

 

Çankırı bizim! Çankırı’yı Çankırı’da yaşayan insanlar, yani bizler geliştirip, kurtaracağız.  Bizler birlik ve beraberlik içerisinde olursak, Çankırı’ya nifak sokmak isteyenler emellerine erişemezler. Çankırı için bir güçbirliği platformu oluşturulmuştur. Çalışmalara sarılalım!” demiş. (Yerel Basından alıntıdır.)

 

"Elinizden alan mı var, Paşam?" 

 
Bakın ala-yı vala ile duyurduğunuz toplantıda neler olmuş:
 
"Tüzüğü dahi hazırlanan platformun, resmi kuruluşu yasalara uymadığı için gayri resmi olarak meydana getirilmiş" 
...
  "İşte bundan sonraki birlik ve beraberlik değişti. Çankırı’ya hizmet yarışı şahıs ismini ön plana çıkarma yarışına dönüştü." (Yerel Basından)
 
Bunları da toplantıda duydunuz mu, Paşam?
 
"Platform yasalara uymamışmış"
 
"Birlik beraberlik değişmiş, hizmet yarışı, şahıs ismini ön plana çıkarma yarışına dönüşmüş"
 
Bunlar " yaren kebabından" önce olmuş, haberiniz oldu mu?
 
"Çankırı'ya bir çanta ile gelip gidenler, "şahsi yarışanların" ve "yaren kebabını" yiyenler içinde değildi, Paşam. 
 
KUŞLAR YALAN SÖYLÜYOR!
Siz kuşlara inanmayın, Sayın İlbay Paşamız, bu günlerde küfürbaz olan bu kuşlar, dün, bu gün ve yarın, her daim dalkavukturlar, huzurda temenna ederler ve cemaziyelevveleri bizce malumdur.

 

Çankırı’ya bir çanta ile gelip, giden ve itibar edilmeyecek kişilerin “yaren kebabından” sonra hazmetmeye iyi gelir diye kim söylediyse, yalan söylemiş, yanlış söylemiş, Paşam.

 

Hazım için siz yine soda limona ve de ekşili bamyaya devam edin. Sakın ha “takviyeli limonataya” bulaşmayın, Paşam.

 
Oysa, selefiniz Yıldız Tepede, "derelerin çatındaki" kiraz bahçelerinde, takviyeli kızılçık ekşisine devam ederdi. Ama soda-limon ve ekşili bamyayıda hiç eksik etmezlerdi.
 
Çok şey mi biliyoruz, Paşam?   
 
"Dar yoldan gel suna boylum dar yoldan aman.
Sen doldur da ben içeyim fincandan aman." 

 

Aman diyeyim aman.

 
Siz amanı bilir misiniz? Paşam.

 

Sakın kuşlara uymayın, inanmayın, Siz kuşları boş verin. Kuşlar yalan söylüyor.

 

Hazım için soda-limon ve de ekşili bamyadan ayrılmayın.

 

Bize inanmıyorsanız! Selefinize sorabilirsiniz. 

 

Hani gelir gelmez, “kütükle” kaplanmış lojmanın bahçesine, ilk icraatınız olarak  ne güzel keklik kümesi yapmıştınız ya, işte O selefiniz ve Çankırı’daki kamu ihalelerinin organizatörü ve o lojmanı “kütükle” kaplayan bacanağı, çok iyi bilirler sodanın ve ekşili bamyanın hazma nasıl iyi geldiğini.

 
Çok şey mi biliyoruz, Paşam?
 
Rahatsızlık mı veriyoruz?
 
"Kütükleri" hiç merak etmediniz mi?

 

Siz sakın kuşlara uymayın, kuşları boş verin, Paşam. Kuşlar yalan söylüyor.

 

Çankırı’ya bir çanta ile gelip, giden ve itibar edilmeyecek kişilerin hazım için iyi geldiğini kim söylüyorsa size, yalan söylüyor.

 

Kuşlar yalan söylüyor, Paşam!

 

 

 

 

Merak edene not:

NOT: Vedat Beki'nin  www.sozcu18.com sitesindeki; "Hodri meydan" önerisine katılıyorum ve böylesi bir görüşmeyi ben de "şahsen" talep ediyorum. (İ.Z.)



Düzenleyen i.zencirci - 04.06.2010 Saat 01:19
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek