2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Çevre Sorunları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - ENERJİ; ACIĞIMIZ ÜRKÜTÜÇÜ BOYUTT
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumENERJİ; ACIĞIMIZ ÜRKÜTÜÇÜ BOYUTT

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: ENERJİ; ACIĞIMIZ ÜRKÜTÜÇÜ BOYUTT
    Gönderim Zamanı: 10.03.2006 Saat 15:19



Düzenleyen kadiryavuz55 - 23.03.2006 Saat 10:01
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 25.03.2006 Saat 13:26

        ENERJİ AÇIĞIMIZ ÜRKÜTÜCÜ BOYUTLARDA

 

        Ülkemiz genelinde enerji açığımız % 60 lara ulaşan dışa bağımlı hale geldi, getirildik. ? Bu da ulusal bağımsızlığımızı tehdit eder durumdadır. Beyhude, tartışma ve söz dalaşına girmeden ulusal bir duruş ve de bunun sonucu da çözümler üretmek zorundayız.  Son günlerde bu bağımlılığı ortadan kaldırılması anlamında nükleer enerji santralleri kurulması yönünde bir takım girişimler, projeler ortaya atıldı Son derece doğa ve cevre tutkunu olmama rağmen dışa bağımlı kalmaktansa doğaya çevreye zarar verme insana zarar verme pahasına da olsa Nükleer enerji santralinin kurulmasından yana tarafım. Diyesi geliyor. İstemeyerek, kerhen de olsa !

 

         Petrole dayalı enerji üretim, tüketimi dünya üzerindeki rezervinin kırk yıl olduğu, Doğal gaza dayalı enerji üretimi  ve tüketimi ise mevcut koşullarda  60 yıl sonra sona ereceği bilir kişilerce beyan edilmektedir.? Dünya rezervlerinin kapasiteleri bunu göstermektedir. Ulusların geleceği için bu süre çok kısa bir süredir. Bırakın Ulusların geleceğini, bir insanoğlunun dahi göre bileceği, yaşayabileceği süredir. Bunun için bu günden alternatif enerji kaynaklarına yönelmek zorundayız

 

. .   Alternatif enerji kaynaklarını kullanarak kendi enerjimizi kendimiz üretmek zorundayız.  Geleceğe dönük Ulusal stratejimizi bu günde belirleyip yapmak zorundayız.Rusya dan ithal ediğimiz doğalgazı  Ukrayna   çetin kış koşullarını  öne sürerek ülkemize gelen doğal gaz vanalarını kesmesi ile  Ülke gündemine oturdu.Demek ki  olası bir olağan üstü ülkeler arası bir anlaşmazlık hasıl olsa ülkemizin sanayisi endüstrisi batacak ülke en büyük bir doğal afet yaşamışçasına, felç  olacak. ( pek çok ilimizde sanayi tesislerimiz üretimlerini durdurdu! )Rusya ile doğal gaz anlaşmaları bir türlü netleşmiyor. Bu konu için yüce divana  giden bakanlarımız.oldu.Hala bu konu hakkında meclisimizde bitip tükenmeyen iddialar , gensorular ortada, her gün ulusal medyada bu konuya ait yeni iddialar ortaya  atılıyor.?

         Başbakanımız, enerji bakanımız açıklıyor “ Rusya ile doğal gaz antlaşmaları en uygun fiyatlarla en ideal koşularda imzandı “ vb söylemlerle kamuoyu önünde beyanat veriyor. Basın soruyor kaça anlaşıldı, kaça alıyoruz? Uluslar arası antlaşmalar gereği açıklayamıyoruz diyor.? Ardından Rusya açıklıyor.

 

         Öğreniyoruz ki ! Dünya üzerinde Rusya dan en pahalı doğal gaz alan ülkelerin başlarında yer alıyoruz Bu gün Türkiye kendi ihtiyacının 6 mislisi kadar enerji yi sadece rüzgardan karşılayabileceği yönünde akademiksel  araştırmalar var.? Dahası güneş enerjisi, dahası Bunca akarsu yataklarımızdan nehirlerimizden akan yüzde birini dahi kullanamadığımız enerji üretemeyiz mi?

 

         Kusura bakmayın ama sayın siyasiler o zarar ediyor, satalım bu zarar ediyor satalım la bir yere varamayız. Devlet üretimden, ticaret ten elini çeksin bırakın özel sektör yapsın demekle olmuyor?  Bu gün ilimiz M.K.E Silah fabrikamız   kurumumuz % 20 gibi bir kapasite ile çalışıyor.( Yanılıyorsam ilgili birimimiz düzeltsin.)  M.K.E. Kurumumuz ilimizdeki en büyük sanayi kuruluşumuzdur. Bir başka değişle  % 80 zarar ediyor anlamına gelmektedir. Bu tesisimiz  %  20 kapasite de çalışırken neden bu tesisimizde alternatif ürünler üretmiyoruz. .Örneğin bu tesislerimizde rüzgar gülü üretip( Rüzgardan elektrik üreten aygıt ) dünya da kullanılan enerjinin  % 6 sı  bu yönde sağlanmaktadır. Bu yüzde seksenlik zararı artı değer üretmekte ,  kullanmıyoruz.?

        

 

           Siyasi erkin, bürokratımızın bu yönde becerisini yaptırım, gücünü burada

 ortaya koyması gerekmektedir? Bu yüzde seksenlik zararı nasıl telafi ederim. Zarar

eden tesisi nasıl kar eder duruma getiririm olmalıdır. Bu ülkenin dışa bağımlılığını

ne yaparsam ortadan kaldırırım yönünde olmalıdır… Siyasi erkin görevi budur.

 

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.02.2007 Saat 15:25

  ALINTI TEMA İNTERNET SİTESİ
TEMA’dan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Çağrı

Türkiye’nin Önceliği Nükleer Enerji Değil,
Enerji Verimliliği ve Yenilenebilir Enerji

“Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanun Tasarısı”, sivil toplum kuruluşlarının karşı çıkışına rağmen TBMM Çevre Komisyonu tarafından kabul edildi.

TEMA Vakfı, 555 TEMA Temsilci ve Gönüllü Sorumlusu, yaklaşık 300.000 gönüllüsü ve milyonlarca destekçisi ile Türkiye’yi etkileyecek enerji tasarılarıyla topraklarımızın ve doğal varlıklarımızın korunması bakış açısından son derece ilgilidir ve gelişmeleri yakından takip etmektedir.

TEMA Vakfı, Greenpeace Akdeniz ve Elektrik Mühendisleri Odası 17 Ocak 2007 tarihinde TBMM Çevre Komisyonu’nda “Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanun Tasarısı” ile ilgili görüşmelere katılmıştır. Sivil Toplum Kuruluşlarının karşı çıkmasına rağmen nükleer yasa tasarısı TBMM Çevre Komisyonu’ndan geçmiştir.

Nükleer Enerji, Türkiye İçin Bir Gereklilik Değildir
TEMA Vakfı Genel Müdürü Dr. Uygar Özesmi, Türkiye için nükleer enerjinin bir gereklilik olmadığını TEMA gönüllülerinin ve destekçilerinin tepkisini çektiğini, TBMM’nin ve hükümetin kamuoyunun ve sivil toplumun sesini dinleyerek nükleer enerji için öngörülen destek ve yatırımların enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjilere yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye Yol Ayrımında
Greenpeace Akdeniz Enerji ve İklim Kampanyası Sorumlusu Hilal Atıcı; Türkiye önemli bir yol ayrımındadır. “Türkiye, Avrupa ve ABD’de pazar bulamayan nükleer endüstrinin can simidi mi olacak, yoksa çevresel maliyetleri en az olan barışçıl yenilenebilir enerjiler ve enerji verimliliğine mi yönelecek? Biz Türkiye’nin Ortadoğu’da barış için adımların atılmasında liderlik yapabilecek bir ülke olduğuna inanıyoruz” dedi.“

Rüzgar enerjisi için yapıldığı gibi, diğer gerekli araştırmalar yapıldığında Türkiye’nin 2030 yıllarında dahi yeterli olabilecek kaynağının var olduğunu söyleyen Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler ise “Son rüzgar potansiyeli tespiti ile 2020 yılı hedeflerinde 3080 Mw. olarak yer alan tespitin 9000 Mw. rahatlıkla çıkartılabileceği söz konudur. Dolayısıyla sisteme 6000 Mw. rüzgar enerjisi ilave edileceğinden; 4500 Mw.’lık nükleer enerji santrallerinin kurulmasından vazgeçilmelidir” dedi.

Nükleer Enerji Değil Verimli ve Yenilenebilir Enerji
TEMA Vakfı Genel Müdürü Dr. Uygar Özesmi; “TEMA Vakfı 28 Haziran 2006 tarihinde düzenlediği enerji çalıştayı ile konunun uzmanları ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı’nın da katılımıyla enerji önceliklerimizi belirledi. Bu kapsamda ülkemiz ve TEMA Vakfı için en önemli öncelik enerji tasarrufu daha sonra da biyokütle enerjisi ile güneş, rüzgar ve jeotermal gibi yenilenebilir enerji kaynaklarıdır.” dedi

Kaynaklar Verimlilik ve Yenilenebilir Enerji Projelerine Yönlendirilsin
TEMA Vakfı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nı nükleer enerji için öngörülen destek ve yatırımları kamuoyunda ve sivil toplum kuruluşları arasında tartışmasız kabul gören yenilenebilir enerji teknolojilerine ve üretimine yönlendirilmesi çağrısı yapmaktadır.

 

Saygılarımızla;

 


Toprağına Sahip Çık !

TEMA Vakfı

 

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30.03.2007 Saat 11:33

Alıntı Kaynak http://www.tema.org.tr/tr/bizden_haberler/guncel/2007/EnerjiRaporu.htm

 

Doğa Dostu Enerji Kullanımı İçin

Yeni Fırsatlar

DEĞİŞEN İKLİM DEĞİL, ENERJİ OLSUN

Isıl Enerji ve Elektrik Üretiminde Güneş ve Rüzgâr Enerjisinin Kullanımının Artırılmasına Yönelik Bireysel ve Kurumsal Teşvik Sistemlerinin Kurulması

TEMA Vakfı Raporu 06 Mart 2007 İstanbul

 

        TEMA Vakfı, Türkiye’nin Çöl Olmaması için biran önce ülkemizde enerji

Verimliliğinin sağlanmasının ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasının

Gereğine dikkat çekiyor. TEMA Vakfı Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji için

Devlete ve yurttaşlara bu raporla somut öneriler sunuyor.

 

Hazırlayanlar

Dr. Uygar ÖZESMİ ve Prof. Dr. Necdet ALTUNTOP

NEDEN TÜRKİYE DOĞA DOSTU ENERJİYE GEÇMELİ?

DOĞA, ÇEVRE, TOPRAK EROZYONU

 

        Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli Raporu (IPCC), küresel ısınmanın son

50 yılda % 90 oranında insan eliyle arttığını ve asırlarca süreceğini resmen ilan

Etti. Rapora göre, sera gazlarından biri olan karbondioksitin küresel düzeydeki

artışı büyük ölçüde fosil yakıt (petrol, petrol türevleri, doğalgaz ve kömür)

kullanımından ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanıyor..

 

       Türkiye 2004 yılında atmosfere bıraktığı 294 milyon ton ile küresel ısınmaya

Neden olan ülkeler arasında 13’ncü sırada yer aldı. Türkiye 1990–2004 yılları

Arasında %72,6’lık bir artış kaydederek atmosferi kirletme konusunda dünyada

en hızlı artış kaydeden ülke olması endişe verici. Yeni Rapor da TEMA Vakfı’nın

Daha önceki IPCC ve NASA Raporları’na dayanarak 15 yıldan bu yana

Söylemekte olduğu, “eğer tedbir alınmaza Türkiye 40 yıl sonra çöl olacak”

Uyarısının artık çok uzak bir gelecek olmadığını destekler nitelikte.

Uzmanlar, küresel ısınmanın etkilerinin asırlarca süreceğini kaydediyor.

      Ama Mücadele için kararlı olursak ve harekete geçersek, bu etkiyi azaltabilir ve en aza İndirgeyebiliriz. TEMA diyor ki; küresel ısınmaya karşı mücadelede çaresiz

Değiliz. TEMA Vakfı, dünyaca kabul edilen bilimsel veriler ışığında; enerji

Verimliliğinin sağlanması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının küresel

Isınma, açlık, erozyon, çölleşme, ormansızlaşma ve tarım alanı kaybı gibi

Sorunların çözümü için atılacak büyük bir adım olduğunu savunmaktadır.

 

       TEMA Vakfı; Tarım, Çevre ve Orman ile Enerji Bakanları’nın bir araya gelerek

Ortak eylem planı oluşturmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirmektedir.

Ancak bu planda sivil toplum kuruluşlarının görüş ve çözüm önerileri de mutlaka

yer almalıdır. Kaybedecek vakit yoktur. Karar vericilerin bu konuda sürdürülecek

Mücadeleyi kâğıt üzerinde değil, bizzat uygulayarak gerçekleştirmesi gerekliliği

Kamuoyunun beklentisidir.

 

        TEMA Vakfı, “Türkiye Çöl Olmasın!” sloganıyla başladığı ve “Toprak Yoksa

Hayat Yok. El Koyun!” mesajı devam eden mücadelesine devam etmektedir. Bu

Çerçevede ülke genelinde başta halkımız, kurum ve kuruluşlar olmak üzere

300.000’i aşkın TEMA Gönüllüsü ve Temsilcisi ile küresel ısınmanın etkilerinin

Azaltılması için bu rapordaki önerilerin dikkate alınmasını ve uygulamaya

Geçmesini önermektedir.

 

          GÜÇLÜ BİR EKONOMİ, GELECEKTE REKABET GÜCÜ

 

      Enerji verimliliği ve artan yerli yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı fosil

Yakıt alımlarını azaltarak dışa olan bağımlılığı azaltır. Yerli kaynakların kullanımı

Ülkemizin yarattığı ekonomik değerlerin ülke dışına gitmesini engeller.

 

        Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım ve projelerin hayata

Geçirilmesi yatırımcılarımıza ve işsizler ordumuza yeni iş olanakları sağlar. Bu

sayede enerji verimliliğini sağlayan izolasyon gibi sektörlerde ve yaygın güneş ve

Rüzgâr sistemlerinin üretiminde, yapımında ve bakımında iş olanakları doğar.

Projelerin küçük ve yaygın olması hizmet sektörünü geliştirirken zenginliğin

Birkaç elde yoğunlaşması yerine halk tabanına yayılmasına katkıda bulunur ve

Gelir dengesizliklerini azaltır. Yeni gelişen sektör ekonomik büyümeyi hızlandırır,

Gayri safi milli hâsılanın artmasına katkıda bulunur.

 

         Önümüzdeki 30 yıl içinde ekonomik büyüme ve rekabet gücü için en önemli iki

Etken malzeme ve enerji maliyetleri olacaktır. Yerli, ucuz ve en az malzeme ve

Enerji ile üretim yapanlar pazar üstünlüğünü elde edecektir. Yenilenebilir enerji

Kullanımı ise iklim değişikliği nedeniyle uluslararası anlaşmalar çerçevesinde

İnsanlığın geleceği için şart koşulacaktır. Enerji verimliliğini sağlayan ve

Yenilenebilir enerjilere dönüşümü en erken ve etkili biçimde gerçekleştiren uluslar

ise küresel ekonomide rekabet gücüne sahip olacaklardır.

 

                   ENERJİ VE ÜLKE GÜVENLİĞİ

 

          Enerji kaynaklarında ne kadar dışa az bağımlı olursak politik karışıklıklar ve

Ekonomik krizlerden o kadar az etkileniriz. Enerji güvenliğinin en önemli garantisi

Yerli ve mümkün olduğu kadar kurumsal ve bireysel kaynaklara dayanmak ve az

Enerji ile idare edebilmektir. Yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği

Bunu sağlayabilecek tek yöntemdir. Bireyler kendi enerji ihtiyaçlarını evlerinde

Rüzgâr ve güneş enerjisi kullanarak ve aynı zamanda enerji verimliliklerini en üst

Seviyeye çıkartarak sağlama alabilirler. Kurumlar ve sanayi tesisleri ise birer

Kendi üretir olarak bir yandan enerjiyi verimli kullanırken diğer yandan da

Sırtlarını güneş, rüzgâr ve biyo yakıtlara dayarlarsa enerji güvenliklerini

Sağlayabilirler. Ulusal enerji şebekesi ne kadar çok düğümden beslenirse o kadar

Güvenilir olur ve riskleri azaltır.

 

         Komşu ülkelerdeki politik sorunlar ve küresel ölçekteki ekonomik krizlerden ne

kadar az etkilenmek istiyorsak o kadar çok enerji verimliliğine ve yenilenebilir

Enerjilere yatırım yapmamız gerekir. Ülkemizi, bir savaşa çekilme riskine karşı en

iyi savunulur hale getirecek enerji sistemi dağınık ve bireysel üreticilere dayanan

Sistemdir. Bu sayede ülkenin savaş halinde enerji arzını ortadan kaldırmak

Mümkün olmaz. Bireyler enerji güvenliklerini sağladıkları gibi şebekeyi

Beslemeye devam ederler. Kurumlar ayakta kalır, hizmetler devam eder ve

sanayi tesisleri birer otoprodüktör olarak üretime devam ederler.

 

    GÜNEŞ VE RÜZGÂR ENERJİSİ ARTTIRIMINA YÖNELİK

                                 TEŞVİKLER

             DÜNYA

        Avrupa Birliği 2010 yılı için toplam enerji tüketiminin % 12’sini ve elektrik

Tüketiminin % 22,1’ini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedefledi.

Bunun için 100 milyon m2 güneş enerjili su ısıtma sistemi, 1 milyon PV sistemi ,

10.000 MW büyük rüzgâr çiftlikleri, 10,000 MWth biyokütle ve 100 yerleşkede

Tamamen yenilenebilir enerjiye geçme hedefi koydu.

 

      Avusturya hali hazırda elektrik enerjisinin %70’ini İsveç ise %55’ini yenilenebilir

Enerjiden sağlamaktadır. Almanya, Fransa (yeni başladı), İspanya (yasal

Mecburiyet ve maddi teşvik var), Portekiz, Avusturya gibi ülkelerde güneşli sıcak

su ısıtma sistemlerinin alış fiyatının % 40 ile 60’ını karşılayacak şekilde destek

Verilmektedir.

 

       Son 20 yılda şebekeye elektrik verme kanunları Almanya, Danimarka, Italya ve

İspanya’da başarıyla uygulanmaktadır. Devlet, garantisini verdiği fiyattan elektriği

çift taraflı sayaçlarla almaktadır. En başarılı örnek olan Almanya’da rüzgâr

Enerjisi 0.09 Euro kWs’tan ve 5 kW altındaki PV sistemlerinden 0.5 Euro

kWs’dan elektrik alınmaktadır.

 

        Almanya’daki uygulamalardan şebekeye bağlı 5 kW altındaki PV sistemleri

ABD’de ve Japonya’da ise ilan edilen hedef her türlü güneş enerjisi sitemi için 1

Milyon adet güneşli çatıdır. Aynı zamanda ABD eyaletlerinde elektrik üretim ve

Dağıtım şirketlerine toplam yıllık kWsaat satış miktarlarına % 30’lara kadar varan

Zorunlu “yenilenebilir portfolyo standartları” getirilmektedir. Aynı zamanda

Yenilenebilir enerji üreticilerine kWsaat başına 0.015 USD vergi iadesi

Uygulanmaktadır.

 

         Dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan ve aynı zamanda,

İhracatçılarından olan İran da 2004 yılından itibaren başlatılan, dört yıllık bir proje

Kapsamında, devlet her yıl 75 milyon USD olmak üzere, toplam 300 milyon USD

Bütçe ayırarak, kırsal kesime yönelik olarak 100 – 150 adet kolektörlü, büyük

Boyutlu güneş enerjisi sistemlerini köylere ücretsiz kurmakta, şehirlerde; evler

için bireysel, güneş enerjili sıcak su ısıtma sistemlerinin maliyetlerini ise % 50

Oranında sübvanse etmektedir.

 

         İran da devlet tarafından köylere ücretsiz olarak kurulan büyük boyutlu güneş

Enerjisi sistemi. Bu sistemden önce arka planda görülen, hamam binasında, fuel

oil ile su ısıtılıyordu. Fotoğrafta Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.

Necdet Altuntop, Horasan- Birjant da büyük boyutlu güneş enerjisi sisteminin

Kurulmasında çalışan elemanlar ile birlikte görülüyor.

 

             TÜRKİYE: GÜNEŞ SU ISITMA SİSTEMLERİ

 

        Türkiye’nin toplam kurulu güneş sıcak su kolektör sistemleri 17 milyon m2

civarındadır, 3.5-4 milyon civarında konutta güneşli sıcak su üretim sistemi

Bulunduğu tahmin edilmektedir. Mevcut kurulu sistemler Türkiye’ye yıllık olarak

500–600 milyon USD değerinde enerji girdisi sağlamaktadır. Türkiye’de 18 milyon

Konut ve buna ek olarak yazlık konut, fabrika, otel, turistik tesis, yurt, hastane ve

Benzeri sıcak su kullanan birim bulunduğu dikkate alındığında, güneşli sıcak su

ısıtma sistemlerinin Türkiye ekonomisine ısıl enerji katkısı 3-3,5 Milyar USD

Olabilir.

 

İki adet kolektörlü güneş enerjisi sisteminin ürettiği

Sıcak suyu üretmek için bir yılda kullanılması

Gereken fosil yakıtlı enerji kaynaklarının miktarları

 

                                    Yakıt türü Miktarı Birimi

 

Odun (iki yetişkin çam ağacı) 2 900 Kg

Elektrik enerjisi 1 080 kWh

LPG 720 Kg

Doğal gaz 960 Kg

Yerli Soma kömürü 2 200 Kg

İthal linyit 1 585 Kg

İthal taş kömürü 1 480 Kg

Fuel – oil (kal-yak) 765 Kg

 

         Sağladığı enerjinin ekonomik yararı yanında yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere

Güneş su ısıtma sistemleri doğa dostu enerji sınıfında olup ormanlarımızın

Korunmasını sağlar ve küresel ısınmaya neden olan fosil yakıtların yerine geçer.

Güneş enerjisi sistemlerinin ilk yatırım maliyetini geri ödeme süresi

İlk Yatırımı Geri Ödeme Süresi Uygulanan Güneş Enerjisi Sistemi Yakıt

 

       ( Yakıt Türü )

 

Pompasız sistemler Pompalı Sistemler

Elektrik 10 – 12 ay 12 – 14 ay

12 kg ‘lık LPG (tüp) 11 – 12 ay 15 – 18 ay

Dökme LPG 15 – 18 ay 1,5 – 2 yıl

Fuel Oil (Kalyak) 3 – 3,5 yıl 3 – 3,5 yıl

İthal Kömür 3,5 yıl 3,5 yıl

Doğal Gaz (konut) 6 – 6,5 yıl 6 – 7 yıl

Yerli Linyit (Soma) 6,5 – 7 yıl 7 – 7,5 yıl

Doğal Gaz (Sanayi) 7 – 7.5 yıl 7.5 – 8 yıl

 

         Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere yurttaşlarımızın evlerinde güneş enerjisi su

Isıtma sistemlerini kurmaları durumunda diğer küresel ısınmaya neden olan

Yakıtların kullanılmasından da maliyet ve yarar dengesi içinde çok daha akılcı bir

Seçenektir ve ilk yatırım maliyetini kısa sürede karşılar.

 

          Bu tespitlere paralel olarak Mayıs 2005’de yasalaşan “Yenilenebilir Enerji

Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimi” ile ilgili kanun metni son kısmındaki

Paragrafta;“Yeterli jeotermal kaynakların bulunduğu bölgelerdeki valilik ve

Belediyelerin sınırları içinde kalan yerleşim birimlerinin ısı enerjisi ihtiyaçlarını

Öncelikle jeotermal ve güneş termal kaynaklarından karşılamaları esastır”

Denmektedir. Kanun ülke genelinde güneş ısı enerjisi kullanımı yolunu

Açmaktadır. Önemli olan vakit kaybetmeden kanunu uygulamaya koymaktır.

 

               TEMA VAKFI SOMUT TEŞVİK ÖNERİLERİ

 

          TEMA Vakfı önerileri dikkate alındığı takdirde kentte yaşayan insanlarımız

Küresel ısınmaya neden olan fosil yakıtlar yerine doğa dostu güneş enerjisini

Kullanma yönünde teşvik edilecektir. Kırsal kesimde yaşayan insanlarımız ise

Ormanı tahrip etmek ve hayvansal atıkları tezek yaparak yakmak yerine, önemli

Karbon rezervi olan ormanları koruyacak ve hayvansal atıkları tarlada gübre

Olarak değerlendirecek ve toprağın karbonca zenginleşmesini ve veriminin

Artmasını sağlayarak küresel ısınmanın yavaşlamasına katkı sağlayacaktır.

 

       1- Çevresel ve ekonomik nedenlerle Avrupa ülkelerinde olduğu gibi pompalı

Güneş enerjisi sistemlerine ülkemizde uygulanan % 18’lik yüksek KDV oranının

Düşürülmesi gerekmektedir. Buna ek olarak çevre temizlik veya emlak

Vergisinden bir sürelik muafiyet veya benzeri uygulamalar ile teşvik edilmesi

Gereklidir.

Estetik görünüşü olan pompalı günes su ısıtma sistemleri, Muğla - Fethiye’den bir örnek.

        2- Kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu bölgelerde, vatandaşa yönelik,

Devlet destekli üç-dört yılda ödeme imkânı veren seçeneklerle güneş enerjili

Sıcak su kullanım sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.

         3- Çevre ve Orman Bakanlığı ORKÖY projesi ile orman köylerine yönelik olarak,

Maddi destekli ve üç yıl vadeli olarak köylünün güneş enerjisi sahibi olması için

Çalışmaktadır. Bu projenin benzeri, ova köyleri, kasabalar, ilçeler ve şehirlerin

Kenar mahallerinden başlamak üzere bütün konutlar için uygulanmalıdır.

         4- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, illerdeki sosyal yardım fonları ile alım

gücü olmadığı belgelenen bireylere yakacak olarak kömür yardımı yapmaktadır.

Bunun yanında dar gelirli bireylerin; ısınmanın dışındaki sıcak su ihtiyaçları için

bir defaya mahsus olarak güneş enerji sistemlerinin parasal bedelini veya bir

Kısmını karşılayabilir.

 

               TÜRKİYE: EV VE KURUM ELEKTRİK SANTRALLERİ

 

          Bütün evlerin bir enerji santrali olma kapasitesi vardır. Evlerin çatılarına, dış

Yüzeylere PV sistemleri ve uygun yerlere küçük ölçekli rüzgar türbinleri

Kurulabilmektedir. Depolamalı veya şebekeye bağlı bu sistemler evlerin enerji

İhtiyacının tamamını veya bir kısmını karşılayabilir. Bu sistemler bireylerin ve

Ülkemizin dışa bağımlılığını azaltır ve küresel ısınmaya neden olan fosil yakıtların

Kullanılmasını azaltır.

 

              TEMA VAKFI SOMUT TEŞVİK ÖNERİLERİ

 

            1- Evlerde PV sistemleri ve küçük rüzgâr türbinleri ile elektrik üretim sistemlerini

Kurmak isteyen yurttaşlar için çift taraflı çalışan elektrik sayaçların kullanılması

Sağlanmalıdır. Bu amaçla elektrik şebekesine alıp-verme durumuna imkan

Verecek düzenlemeler mevzuatta yapılmalıdır. Çift taraflı sayaçlar (import-export meter)

 

          Bu sayede bireyler veya kurumlar maliyeti ne olursa olsun kendi elektriklerini

Üretebilecekler, ürettikleri elektriği kendilerinin kullanmadıkları saatlerde

Şebekeye verebileceklerdir. Şebekeye verdikleri elektriği ihtiyaçları olduğunda

Tekrar kullanabilecekler. Kullandıkları elektrik, kendi ürettiklerinden daha az veya

Çok olabilir. Ay sonunda elektrik dağıtım şirketi ile mahsuplaşacaklardır. Bireyler

Sadece, kullandıkları fazla (kendi üretimlerinin dışındaki) elektriğin parasını

Dağıtım şirketine ödeyeceklerdir.

 

          2- Yenilenebilir enerji üretiminde atılım yapan Almanya’daki politikalara benzer

şekilde bireysel veya kurumsal enerji üreticilerinden (otoprodüktör) çift taraflı

sayaçlar vasıtasıyla şebekeye verilen enerji satış fiyatından daha yüksek fiyata

satın alınarak bu yönde yatırımlar teşvik edilmelidir.

 

YENİLENEBİLİR ENERJİ SİSTEMLERİ ÜRETİMİNE YÖNELİK

TEŞVİKLER

 

             GÜNEŞ

            Ülkemizdeki güneş enerjisi potansiyeli düşünüldüğünde konumu nedeniyle birçok

Ülkeye göre şanslı durumdadır. Mayıs 2005 de yasalaşan “Yenilenebilir Enerji

Kaynaklarından Elektrik Enerjisi Üretimi” ile ilgili yasanın dördüncü bölümünde,

Madde 7 de c bendinde şu ifade geçmektedir:

c) Güneş pilleri ve odaklayıcılı üniteler kullanan elektrik üretim sistemleri

Kapsamındaki yapılacak AR-GE ve imalat yatırımları, Bakanlar Kurulu kararı ile

Teşviklerden yararlandırılabilir.

 

TEMA VAKFI SOMUT TEŞVİK ÖNERİLERİ

 

          1- Bireylerin, kurumların ve sanayi kuruluşlarının hızlı bir biçimde otoprodüktör

Olabilmeleri için gerekli düşük maliyetli sistemlerin sağlanabilmesi için ülkemizde

PV sistemlerin ve odaklayıcı ünitelerin üretilmesi için % 40 oranında toplam

Yatırım tutarına doğrudan katkıda bulunmalıdır veya yatırım maliyetini ticari

Kredilerden daha cazip krediler ile desteklenmelidir. Üretime geçen tesislere 5 yıl

Vergi muafiyeti sağlanmalıdır. Üretici sanayi kuruluşlarının ithalatlarına düşük

Oranda veya bütünü ile gümrük vergi muafiyeti getirmelidir.

 

           2- Ürün kalitesinin artırılması için, güneş enerjisi ile ilgili TSE standartları mecburi

Standartlar kapsamına alınmalıdır. TSE standartları ürün kalitesini artırıcı yönde

Ekler yapılarak yenilenmelidir.

 

           3- Türkiye de, güneş enerjisi sistemlerinin testini yapabilecek birçok birim mevcut

Olmasına rağmen, bunların hiç biri ekonomik sebeplerden dolayı, akredite

Değillerdir. Akredite laboratuar bulunmadığı için, üreticiler ürünlerini genelde

Avrupa ülkelerine götürüp test ettirmektedirler. Zahmetli ve maddi külfeti olan bu

Olumsuz duruma son vermek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde

Akredite bir laboratuar kurulmalıdır.

 

             RÜZGÂR

 

           Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının son rüzgâr potansiyeli tespiti ile 2020 yılı

için öngörülen 3080 Mw. Hedefin 9000 Mw olabileceği görülmüştür. Tespit

Türkiye’nin rüzgâr açısından ne denli zengin olduğunu ve doğru teşvik

Sistemleriyle bu hedefe daha önce ulaşılabileceğini göstermektedir.

 

                      TEMA VAKFI SOMUT TEŞVİK ÖNERİLERİ

 

          1- Ülkemizde rüzgâr enerjisinin teşvik edilmesinin ve hedeflere ulaşmanın

gerçekçi tek yolu üretilecek elektriğe özendirici bir fiyat garantisi verilmesidir.

Bugün uygulanan yöntemde 20 yıllık işletme süresi için ortalama fiyat tarifesi

6.21–6.65 cent/kWs arasındadır. Yatırımcıların bu alana özendirilmesi için

gerçekleşmesi gereken ortalama tarife 8-9 cent/kWs olmalıdır. Alternatif olarak

%50’lere varan ilk yatırım desteği veya cazip krediler verilmelidir.

 

             ENERJİ TALEBİNİ AZALTMAYA YÖNELİK TEŞVİKLER

 

            Enerji üretiminin diğer ayağı enerji kullanımıdır. Enerji yoğunluğu artırılarak

Başka deyişle enerjiyi verimli kullanarak üretimin önemli bir kısmını gereksiz

Kılabiliriz. Önemli olan en az tüketmek, unutmamak gerek her ne kadar güneş ve

Rüzgâr sınırsız enerji kaynakları olsa da bu kaynaklardan enerji sınırlı kaynaklarla

Üretiliyor ve tüketilirken sınırlı kaynaklar kullanılıyor. Dolayısıyla enerji

Kullanımının doğaya maliyeti her zaman olacaktır.

 

           TEMA VAKFI SOMUT TEŞVİK ÖNERİLERİ

 

           “Enerji Verimliliği” kanununda Madde–2 de; “Yerli ve yenilenebilir enerji

Kaynaklarımızın değerlendirilmesine ve enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik

Projeksiyonlar ve öneriler geliştirmek. “ ifadesi bulunmaktadır. Bu çerçevede:

 

            1- Belediyelere başta yeraltı treni ve raylı sistemler olmak üzere toplu taşıma sistemleri Kurmak üzere fon sağlanmalı, caddelere bisiklet yolları ayırma zorunluluğu

Getirilmelidir. Ulusal otomotiv endüstrisi hibrit motorlu, enerji verimli ve

biyoyakıtlarla çalışan ulaşım araçları üretmeye teşvik edilmeli ve alımları cazip

Kredilerle desteklenmelidir.

 

            2- Bu çerçevede bireysel ve kurumsal rüzgâr ve güneş enerjisi sistemleri ve

Duvar yalıtım malzemeleri gibi enerji verimli sistemlerin kullanımının hızlı bir

Şekilde yaygınlaştırılması için oluşturulacak bir fon aracılığı ile tüketicilere maddi

Destek veya kredi sağlanmalıdır.

 

            3- Teknik özellikleri belirlenmiş pasif solar yapılara düşük faizle konut kredisi

Verilmeli ve 5 yıl emlak vergisi muafiyeti getirilmelidir.

 

            4- Aşağıda kutu içinde verilen ifadeler uygun bir şekilde yeni yasalaşmış olan

kanun tasarısı içerisine tekrar ilave edilmeli ve TBMM’ ye götürülmelidir.

 

a) Enerji verimliliği yatırımlarına yönelik olarak:

 

            1) Endüstriyel işletmelerin mevcut sistemlerinde enerji verimliliğinin artırılmasına

Yönelik olarak hazırlanan ve asgari yatır ım büyüklükleri her yıl Bakanlar Kurulu

Tarafından belirlenen miktarın üzerinde olan projeler, kullandıklar ı yakıt türleri ve

Teknolojilerine bağlı olarak, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikte tanımlanan yıllık

Ortalama verim değerler inin üzerindeki kojenerasyon tesisleri; “Yatırımlarda Devlet

Yardımlar ı Hakkındaki Karar” ve “Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Yatır ımlar ında

Devlet yardımlar ı Hakkındaki Karar” çerçevesinde desteklenir,

 

           2) Bu kararlar ın yürürlükten kaldırılması halinde, bunların yerine yürürlüğe

konan uygulamalara ilişkin mevzuat hükümleri geçerlidir.

 

b) Aşağıda tanımlanan özelliklere sahip oldukları TSE tarafından

 

                 Belgelendirilmiş olan cihaz ve malzemeler için uygulanacak katma değer vergisi indirimi, Bakanlar Kurulu tarafından her yıl belirlenir ve yayımlanır,

 

          1) Asgari A sınıfında etikete sahip olan elektrikli ev aletleri, klimalar ve ampuller,

 

           2) Is ıl iletkenlik hesap değeri, bin santigrad derece ve altı sıcaklığa dayananlar

için 0,07 Watt/metre Kelvin ve daha düşük olan, daha yüksek sıcaklığa dayananlar için

ise 0,50 Watt/metre Kelvin ve daha düşük olan yalıtım malzemeleri,

 

          3) Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra yapı ruhsatı alınmış olan binalar ın dış

Cephesinde kullanılan miktar ı proje onay mercii tarafından belgelendir ilen ve ısıl

İletkenlik hesap değeri en fazla 0,20 Watt/metre Kelvin olan yapı malzemeleri,

 

         4) Is ı geçirgenlik katsayısı 2,00 Watt/metrekare Kelvin ve daha düşük olan

Pencere, kapı ve camlı dış cephe sistemleri,

 

         5) Sıcak su üretiminde kullanılan ve düzlemsel güneş enerjisi kol lektörlerinden

Ortalama ısıl verimi yüzde altmış ve üzerinde olanlar,

 

       c) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından bu Kanunun yürürlük tarihinden

İtibaren altı ay içerisinde yayımlanan verimlilik değerleri altındaki elektrik motorlar ı ve

ıs ıtma sistemlerinde kullanılan kazanlar 06/06/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim

Vergisi Kanununa tabi mallar arasındadır. Bu mallara uygulanacak özel tüketim vergisi

Oranları Maliye Bakanlığı tarafından her yıl belirlenir.

 

       d) Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik olarak, 12.04.1990 tarihli ve 3624

Sayılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı

Kurulması hakkındaki kanunda belirlenen hedef kitlesi kriterlerine uygun işletmelerin

Enerji verimliliğine yönelik alacaklar ı eğitim, etüt ve danışmanlık hizmetleri KOSGEB

Tarafından desteklenir. Bu uygulama ile ilgili usul ve esaslar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı

Tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.   

 

SONUÇ: DEĞİŞEN İKLİM DEĞİL, ENERJİ OLSUN

 

TEMA Vakfı önerlerini gerçekleştirmek zor değildir, sadece siyasi irade

Gerektirmektedir. TEMA Vakfı’nın ülke sathına yayılmış temsilcileri, 300.000

Üzerindeki gönüllüsü, üniversitelerimizdeki bilim insanları, diğer sivil toplum

Kuruluşları ve kamuoyu daha önceki yanlış enerji politikaları sonucunda oluşan

Bu iklim krizine karşı etkili ve acil eylem beklemektedir. TEMA Vakfı’nın ve

Kamuoyunun çağrısına kulak veren ve gerekli teşvik mekanizmalarını kuran

Siyasetçiler insanlığın ve ulusun geleceğini çizecektir.

 

DEĞİŞEN İKLİM DEĞİL, ENERJİ OLSUN

TÜRKİYE ÇÖL OLMASIN.

 
Çevreci Kadir Yavuz
 
Yukarı Dön
Nermin Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 22.06.2007
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 205
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Nermin Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.09.2007 Saat 13:55

Her tarafı suyla kaplı olan Ülkemiz şimdi nasıl susuzluk çekiyorsa, ileride karanlık günlerin geleceğini anlamamak için gündemi takip etmemek gerekir. Yetkililer, üstü kapalı da olsa elektrik darboğazına girileceğini söylemektedirler.

Bence bu ve benzeri sıkıntılar hükümetlerin izlediği politikalardan ve alınmayan önlemlerden kaynaklanıyor.Evet, elektriksiz kalmaktansa nükleer ve termik santrallerin yapımından yana olunmalıdır.Fakat bu işler yapılırken her türlü fizibilite çalışmalarının yapılması, gerekli  önlemlerin alınması ve insanların da bu konuda bire bir aydınlatılması gerekir.Biz toplum olarak genelde okumaktan çok dinlemeyi severiz.Görsel basın da sürekli 'Enerji de Nasıl Tasarruf edilir,' konusunda yayın yapılmalıdır.Belki de sizler” yetkililer daha iyi bilir ve elbette önlemleri alıyorlardır.” diyorsunuz.Ama ben bugünkü siyasetin  günü kurtarmak anlayışı içinde yapıldığını düşünüyorum.

Yazınızda da belirtildiği gibi bir sivil toplum örgütü olan ve ülkemize çok büyük katkısının olduğunu düşündüğüm Tema Vakfının somut teşvik önerileri ülkemizin enerji sorununa açık ve net şekilde yol göstericidir.Yasaların boşluklarından yararlanıldığı için suç işleme oranları da artmaktadır.İşte bu yüzden en önemli olması gereken,  ormanları koruma kanununda caydırıcı ve ağır şartların olmasıdır.Bir ülke için olmazsa olmaz kaynaklarının hoyratça tüketilmesine izin verilmemelidir.Bizler sadece bugün için değil,gelecek nesillere temiz toplum,zengin kaynaklı,bol rezervleri bir ülke bırakmak zorundayız. Yoksa bu işin vebali çok büyük.



Düzenleyen Nermin - 07.09.2007 Saat 14:10
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.09.2007 Saat 23:37

 

 ALINTI KAYNAK              http://www.jeotermaldernegi.org.tr/nedir%20i.htm

 

Jeotermal kaynak kısaca yer ısısı olup, yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, kimyasallar içeren sıcak su, buhar ve gazlardır. Jeotermal enerji ise jeotermal kaynaklardan doğrudan veya dolaylı her türlü faydalanmayı kapsamaktadır.

 

Jeotermal enerji yeni, yenilenebilir, sürdürülebilir, tükenmeyen, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türüdür.

 

     JEOTERMAL KAYNAKLAR İLE :

 

A – ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ,

B – MERKEZİ ISITMA, SOĞUTMA (AIR-CONDITIONING), SERA ISITMASI V.B.

C – ENDÜSTRİYEL AMAÇLI KULLANIM, PROSES ISISI TEMİNİ, KURUTMA V.B.

D – KİMYASAL MADDE VE MİNERAL ÜRETİMİ, KARBONDİOKSİT, GÜBRE, LİTYUM, AĞIR SU, HİDROJEN  V.B.

E – KAPLICA AMAÇLI KULLANIM (TERMAL TURİZM)

F – DÜŞÜK SICAKLIKLARDA (30 °C) KÜLTÜR BALIKÇILIĞI

G – MİNERALLİ SU OLARAK İÇİLEREK KULLANIMI VB. GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR.

 

 JEOTERMAL ENERJİ YENİ, YENİLENEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ENERJİ KAYNAĞIDIR.

 

Yağmur, kar, deniz ve  magmatik suların yeraltındaki gözenekli ve çatlaklı kayaç kütlelerini besleyerek oluşturdukları jeotermal rezervuarlar, yeraltı ve reenjeksiyon koşulları devam ettiği müddetçe yenilenebilir ve sürdürülebilir özelliklerini korurlar. Kısa süreli atmosferik koşullardan etkilenmezler.

 

Ancak, jeotermal rezervuarlardan yapılan sondajlı üretimlerde jeotermal akışkanın çevreye atılmaması ve rezervuarı beslemesi bakımından, işlevi tamamlandıktan sonra tekrar yeraltına gönderilmesi (reenjeksiyon) zorunludur. Reenjeksiyon birçok ülkede yasalarla zorunlu hale getirilmiştir.

 

 

Jeotermal enerjinin kullanımda hiçbir risk faktörü taşımadığı (patlama, yangın, zehirlenme v.b.) için son derece güvenilir olduğu kanıtlanmıştır.

 

İtalya Larderello sahasında 1904 yılından beri, Kaliforniya Geyser sahasından 48 yıldır jeotermal elektrik üretilmektedir. 1890’dan beri Boise Idaho’da (ABD) ve 1934’den bu yana Reykjavik-İzlanda’da merkezi ısıtma sistemi bulunmaktadır. Ayrıca, Paris’in banliyölerinde 85.000 konut Jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır.

  

NİÇİN  JEOTERMAL .....?

 

- YENİLENEBİLİR, SÜRDÜRÜLEBİLİR, TÜKENMEYEN ENERJİ

- ÖZVARLIĞIMIZ, DOĞAL KAYNAK

- TEMİZ, ÇEVRE DOSTU (Yanma teknolojisi kullanılmadığı için ve sıfıra yakın emisyon)

- ÇOK AMAÇLI ISITMA UYGULAMALARI İÇİN İDEAL (konutta, tarımda, endüstride, sera ısıtmasında vd.)

- METEOROLOJİK KOŞULLARDAN BAĞIMSIZ (Rüzgar, Yağmur, Güneş v.b.’den bağımsız)

- HAZIR ENERJİ

- FOSİL VE DİĞER ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARINA GÖRE ÇOK DAHA UCUZ

- ARAMA KUYULARI ÜRETİM VE BAZEN REENJEKSİYON KUYULARINA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

- GÜVENİLİR (Yangın, patlama, zehirleme riski yok)

- VERİMLİLİK %95’İN ÜZERİNDE

- MİNİMUM ALAN İHTİYACI (Hidro, Güneş vb’nin tersine)

- KOLAY VE HIZLI DEVREYE ALMA, İŞLETME VE BAKIM (6 ay – 1 yıl), uzun tesisat ömrü

- JEOTERMAL LOKAL BİR ENERJİ OLDUĞU, İTHALİ VE İHRACI VE ULUSLARARASI BİR FİYATI OLMADIĞI İÇİN SAVAŞLARA VE ULUSLARARASI             

   PROBLEMLERE NEDEN OLMAZ.

- JEOTERMAL ISITMA EVLERE FUEL-OİL, MAZOT, KÖMÜR, ODUN ATIKLARININ TAŞINMASINI ORTADAN KALDIRACAĞI İÇİN ŞEHİR İÇERİSİNDEKİ TRAFİĞİN  

    YÜKÜNÜ AZALTIR.

JEOTERMAL ENERJİ YENİ, YENİLENEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ENERJİ KAYNAĞIDIR.

 

Yağmur, kar, deniz ve  magmatik suların yeraltındaki gözenekli ve çatlaklı kayaç kütlelerini besleyerek oluşturdukları jeotermal rezervuarlar, yeraltı ve reenjeksiyon koşulları devam ettiği müddetçe yenilenebilir ve sürdürülebilir özelliklerini korurlar. Kısa süreli atmosferik koşullardan etkilenmezler.

 

Ancak, jeotermal rezervuarlardan yapılan sondajlı üretimlerde jeotermal akışkanın çevreye atılmaması ve rezervuarı beslemesi bakımından, işlevi tamamlandıktan sonra tekrar yeraltına gönderilmesi (reenjeksiyon) zorunludur. Reenjeksiyon birçok ülkede yasalarla zorunlu hale getirilmiştir.Jeotermal sistemdeki rezervuar, üretim ve reenjeksiyon

    ( Kullanılan bu suyun başı boş doğaya salıverme yerine,çıkan noktaya gerisin geri pompalanması gönderilmesidir)

 

  

 

 

Jeotermal enerji ve kullanım alanlarını gördükten  tanıdıktan sonra  ilimize endeksli olarak o halde şu soruların sorup cevaplarını da  aramak  gerekmez mi ?

 

       1.Çavundur kaplıcamız daki kullanılan bu suyu gerisingeri yer altına enjekte edip

         (    Gerisingeri yer altına pompalaması ) yapılıyor mu? Sanmıyorum Amerika yı   

         yeniden keşfetmeye de gerek yok tüm dünyada bu sistem uygulanırken neden

         burada ilimizde Çavundur kaplıcamızda  uygulanıyor mu dersiniz? (Bildiğim kadarı

          ile hayır,uygulanmıyor)

     2. Neden bu suyumuz evlerimizi, iş yerlerimizin ısıtılmasında kalorifer sisteminde                    

         kullanılmaz?

     3. Neden seralarımızın  ısıtmada sisteminde kullanmayız?

     4. Neden elektrik tribünleri kurup elektrik üretiminde kullanmayız

 

        Enerji fakiri bir ülke olmamıza, rağmen,enerji de yüzde atmışlara varan dışa bağımlığımızı azaltma yönüne gitmiyoruz, anlamak mümkün değil!

        Üstüne üstlük var olan enerji kaynaklarımızı da böylesi hoyratça kullanmamızı anlamış değilim?

 

       Çevreci Kadir Yavuz  



Düzenleyen kadiryavuz55 - 24.09.2007 Saat 01:44
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 15.04.2012 Saat 21:52

 

 

 

Tavuk gübresinden elektrik üretimine ödül

 

Kaynak  http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/203497

                                                                                                                                                   15 Nisan 2012

Tavuk gübresi ve tavuk çiftliği atıklarında bedava enerji çalışması Mimsan Grup'a 'Çevreci Geri Dönüşüm'ödülü getirdi.

Isı teknolojisi alanında faaliyet gösteren Mimsan Grup, çevre dostu ve enerji tasarrufu sağlayan yatırım projeleriyle Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği'nden ödül aldı.  

Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen, TÜBİTAK ve TİM desteğiyle, "I. Makine ve Aksamları İmalat Teknolojileri Ar-Ge Proje Pazarı" etkinliği gerçekleşti.

Etkinliğe, tavuk gübresinden ve tavuk çiftliği atıklarından bedava enerji, akışkan yataklı bölünmüş ocaklı kombine kızgın yağ ve buhar kazanı ile elektrostatik filtre imalatı olmak üzere 3 yeni Ar-Ge yatırım projesi Katılan Mimsan Grup, “Çevreci Geri Dönüşüm Ödülü”nü aldı.

Mimsan Grup'nun, TÜBİTAK TEYDEB Ar-Ge Proje desteği ile hayata geçirdiği projeler, birçok sektörde enerji tasarrufu, maliyetlerin düşürülmesi, daha fazla verimlilik ve çevre dostu olma özelliği taşıyor.

TAVUK FİRMALARINDAN TALEP

Ödül Töreninde konuşan Mimsan Grup İcra Kurulu Başkanı Enver İlhan, tavuk gübresinden elektrik üretilebilmek için çalışmalara başladıklarını söyledi. İlhan, “Prototip olarak çalışmalara başladık. Ar-Ge çalışmalarınız devam ediyor. Şu anda tavuk gübresinden buhar üretiyoruz. Bir özel sektör kesimhanemizin buhar ihtiyacını karşılıyoruz. Deneme maksadıyla yapılmış, yakma teknolojisini gerçekleştirebilir miyiz, yakma problemlerini, kül problemlerini halledebilir miyiz diye bir Ar-Ge prototip bir proje. Bunu başardığımızdan dolayı bundan sonra daha büyük projelerin yapılabilirliğini ispat ettik” dedi.

İKİ ATATÜRK BARAJI KAPASİTESİNDE ENERJİ

İlhan, ülkemizin büyük 4-5 tavuk üretici firmasının her birine 6-7 MW (megawatt) santral üretimi yapılmasına yönelik yaptıkları görüşmelerin son aşamaya geldiğini de kaydetti.

İlhan, Türkiye’de tavuk gübresi atığının enerji açısından büyük bir potansiyel barındırdığını kaydederek, “Ülkemizdeki tavuk gübresini değerlendirebilirsek, en az iki Atatürk Barajı kapasitesinde mobil enerji üretimi sağlamış oluruz” diye konuştu

 

Son günlerde Çevre adına, Doğa adına, Ülkemiz adına en güzel haber, inşallah arkası gelir üretime geçilir, Enerji alanındaki dışa bağımlığımız yok edilir.

“Ülkemizdeki tavuk gübresini değerlendirebilirsek, en az iki Atatürk Barajı kapasitesinde mobil enerji üretimi sağlamış oluruz”

Zira çok büyük bir enerjiden söz ediliyor! İki adet Atatürk barajından elde edilen enerjinin tamamını tavuk üretim çiftliklerindeki tavuk gübresinin değerlendirilmesi ile mümkünmüş…

Böyle bir çalışma, böyle bir şirket ayakta alkışlanır en büyük ödüllere teşviklere laik,

  

           Çevreci Kadir Yavuz

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek