2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Ibrahim Zencirci
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Babannemden Masallar 1 - AYER ZELA
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumBabannemden Masallar 1 - AYER ZELA

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
i.zencirci Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: İzmir
Status: Aktif Değil
Points: 772
Mesajın Direkt Linki Konu: Babannemden Masallar 1 - AYER ZELA
    Gönderim Zamanı: 18.08.2010 Saat 16:56
 

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, birileri birilerinin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan:

    - Tutun ha, vurun ha!  diye bir gürültü kopmaz mı?
    - Eyvah, dedim. Şimdi bunlar susmazlar, uyuyan devi uyandırırlar..

İki kalktım, bir hopladım, yedi yüz kilometreyi bir çırpıda atladım.

Baktım; bir kuru kalabalık.  

    - Nereye gidiyorsunuz böyle, dedim.
    - Zayde Hala’dan masallar dinlemeye gidiyoruz, dediler.

    -Masalcı Zayde Hala benim babannem olur, kış geceleri ocak başında çok masal dinlemişliğimiz vardır. Gelin babannemin masallarını birde benden dinleyin,  dedim. Masal meraklılarının hepsi gelip yamacıma dizildiler. "Başlar mısın başlayalım mı? Karagözün evini taşlayalım mı?”  diyerek, tempo tutup el çırpmaya başladılar.

 
Buyurun, başlayalım masalımıza.
 

Pireye vurdum palanı yedi yerinden çektim kolanı..

Karıncaya bindin deveyi kucağıma aldım

Tozu dumana kattım vardım gittim, Yeniceköylü Kadir Ağanın Hanına, oradan bir at aldım dorudur diye,  o at anlıma tepti geri dur diye...

Büyük Caminin minaresini belime soktum borudur diye… 

Taş Mescid'e attılar beni delidir diye…

Babaannem, dedi ki; “bu onun eski huyudur”

Bereket inandılar şimdilik beni saldılar. 

 

Var varanın, sür sürenin, baykuşu çoktur viranenin, selamsız, destursuz yaran ocağına girenin…

 

O yalan bu yalan fili yuttu bir yılan; Bu da mı yalan?

 

 AYER ZELA

Vaktiyle memleketin birinde Zela adında çok bilmiş bir kadın varmış. Bu kadını tanıyanlar ona Ayer Zela da derlermiş. Bu kadın memleketin beylerinin, paşalarının hanımlarına, kızlarına dil dersi verirmiş.

Paşalardan birisinin kerimesi, o memleketin tellalını severmiş. Ayer Zela bunu öğrenmiş. Bir gün gene ders vermeye gitmiş konağa. Paşanın konağında kazlar, ördekler “vak vak vak”  bağırışırlarmış. Biraz safça olan paşanın kerimesine, Ayer Zela;

-A hanımım bu kazların, ördeklerin gürültüsünü neden çekiyorsun? demiş. 

-Ne yapayım Zela Hanım?

-Onları bana verde, ben onlara dil öğreteyim.

-Kazlar, ördekler dil öğrenir mi?

-Tabi öğrenir, siz öğreniyorsunuz ya, onlar neden öğrenmesin, hem ben onları bir dil öğreteyim sende gör, demiş.

Paşanın kerimesi.

-Peki, al götür, demiş.

Ayer Zela kazların, ördeklerin her gün birini kesmiş yemiş. Aradan aylar geçmiş, paşanın kerimesi sormuş.

-Kazlar, ördekler ne yapıyor?

Ayer Zela;

-Pek güzel dil öğreniyorlar, hizmetçileri odadan çıkarında size anlatayım, demiş.

Paşanın kerimesi hizmetçileri, odalıkları dışarıya çıkarmış. Oda da kimse kalmayınca, Ayer Zela;

-Ördekler iyi öğreniyorda da, kazlar arada bir şey söylüyorlar. Ne yapsam onlara dil öğretemedim. Her gün; “Dil lala, dil lala, bizim hanım paraları yedirdi tellala” diyorlar.

-Aaaa o ne demekmiş? Aman Zela Hanım paşa babam duymasın, kazları da, ördekleri de sakın buraya getirme, kes ye, afiyet olsun.

Aradan zaman geçmiş, kazların, ördeklerin kimi "yaren kebabı"olmuş, kimi fırında kızarmış, sonunda hepsi yenmiş.

En sonunda tek bir kaz kalmış. Ayer Zela ile Lalası son kazı pişirirken, paşada derin uykulardaymış, nar gibi kızaran kazın kokusu tüm memleketi sarmış, derin uykudaki paşa, kızarmış kaz kokusunu alınca, bir sağına bir soluna dönmeye başlamış, Ayer Zela, Lala’sına usulca seslenmiş.

-Lala, çevir kazı yanmasın, aman paşa uyanmasın.

.../...
(Babannemden masallar devam edecek)


Düzenleyen i.zencirci - 18.08.2010 Saat 17:05
İbrahim ZENCİRCİ
Yukarı Dön
fduran18 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 25.03.2010
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 59
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 21.08.2010 Saat 11:21
Teşekkürler sabah sabah hoş bir tebessüm ettirdiniz bana.
Fduran18
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek