2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Çevre Sorunları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - YER ALTI DEHLİZLERİMİZ
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumYER ALTI DEHLİZLERİMİZ

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
 Rating: Topic Rating: 1 Oylar, Average 5,00  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: YER ALTI DEHLİZLERİMİZ
    Gönderim Zamanı: 25.12.2010 Saat 22:14

 

       02.02.2004 Tarihinde İlimiz  Karatekin Gazetesinde yazdığım yazı           

 YERALTI "DEHLİZ" VE TÜNELLERİMİZ!

Yıllardır bir şehir efsanesini gibi Çankırı da anlatılır!

Kaleden Astsubay Okuluna,Acı çaya,Taş mescitte, vb yerlere yeraltı bağlantıları dehlizleri var diye,

Geçtiğimiz yıllarda ilimiz yerel basınında konuyu gündeme getirip, ilgili makamlarca araştırma yapılması yönünde çağrıda bulundum.

Yetmedi ilgili kurumlara müracaat ederek, yazılı bilgi istedim?
 
İnternet sitemizde gündeme getirdim.
 
Olayı bizzat yaşayan kişilerle yaptığım görüşmelerde yeraltı dehlizlerine-tünellerine girdiklerini aleni olarak yazıp altına imzalarını koymalarına rağmen yine lakayıt tutumlarından ilimiz yetkili kurumları vaz geçmedi!
 
1958–1960 lı yıllarda ilimizde "Dilaverin Kahvesi" diye adlandırılan ( Mühlis tepesinden kaleye-su deposuna çıkan yol üzerindeki, demirciler arastasının yan tarafı) gelen sel çevreye epeyce zarar verdikten sonra yol burada çöküyor. Gelen sel yeraltına iniyor, bu günkü Ziraat Bankası o yıllarda daha yeni yapılıyor. Sel Ziraat Bankasının bu günkü merdivenlerinin olduğu yerden yer üstüne çıkıyor!(Olayın görgü tanıklarından ....... anlattı! Halen hayatta olan görgü tanıkları mevcuttur.)

Söz konusu göçen yerde yer altı dehlizi olduğu 2 metre genişliğinde 2.5 metre yüksekliğinde ( takriben) oval bir şekilde olduğu söylenmektedir. Görgü tanıklarınca, her iki nokta arasındaki mesafe takriben 500 metre kadardır?

Bir başka en önemli kanıtsa, ........ kişi birkaç arkadaşı ile ..... noktasında giriyorlar yüz metre kadar gittikten sonra 4x4 büyüklüğünde( takriben) bir odamsı yere ulaşıyorlar burada bir havuzun olduğunu bu havuzun ortasından bir suyun çıktığını, aynı havuzun içinde suyun kaybolduğunu, yer altı dehlizinin  2 metre genişliğinde 2ile 2.5 metre yüksekliğinde ( takriben) oval bir şekilde olduğu, bu yoldan rahat bir şekilde doğan, şahin gibi arabaların gidebileceği, Görgü tanığınca söylemektedir.

Bu odaya acılan beş kapı olduğunu bu kapılardan, Üçüncü kapıdan girip 100 ile 150 metre kadar da gittikten sonra elerindeki ipin bitmesi sonucu gerisin geri dönüş yolunu bulamayacakları endişesi ile gerisin geri çıkıyorlar.( İçeriye meşaleyle giriyorlar, yanlarında birde canlı Güverci bulunduruyorlar (Oksijenin azalması bitmesinde kuş en erken ölen hayvandı)

Bunca bilgi belge varken hala yetkililerimiz bu yeraltı dehlizlerini araştırıp incelemeyecekler mi?

Toki ilimizde yıkımlara başladı! Yakında da sanırım inşaat çalışmalarına başlanacaktır. Tokinin Çankırı da çalışmalarına asla karşı değilim! Ama kanaatimce yeterli araştırma inceleme yapılmadan bir oldubittiye getirip, gerisin geri dönüşü olmayan bir yola girip! Biz Çankırı halkına bir diyet ödetilmesizinden korkuyorum? Endişe duyuyorum

Çevreci Kadir Yavuz
 
 
Konuya İlişkin Yazılı Başvuruma verilen cevaplar
 
 


Düzenleyen kadiryavuz55 - 26.12.2010 Saat 13:44
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02.01.2011 Saat 22:14

 

                                               

 
        BU TOPRAK BORULAR NEYİN NESİ?

 

 

 

            İlimiz İhvan Sitesi Sırtlarında Belediyemizce başlatılan, Şelale Yapı Kooperatifince temel açma adına yapılan hafriyatta Dört ayrı noktada Toprak su boruları çıkmıştır! Bu boruların içten içe genişliği 20 ila 25 cm yi takriben bulmaktadır.

 

          HARFİAT ESNASINDA ORTAYA ÇIKAN SU    

                   BORULARINDAN GÖRÜNÜM

 

 

 

     

 

 

 

           Çankırı Belediyesince yayınlanan ÇANKIRI İZLENİMLERİ Seyyahlar ve Araştırmalar adılı kitapta sözü edilen sarnıç?  Acaba İlimiz kalesinin olduğu söylenen su sarnıcıyla bir ilgisi var mı bu su borularının!

 

 Çankırı Belediyesince yayınlanan ÇANKIRI İZLENİMLERİ Seyyahlar ve Araştırmalar adılı kitabın  16 sayfası

 

 

 

 

Not   :   Fotoğraflar üzerindeki tarih yanlıştır.Fotoğrafları çekiş tarihim 30.12.2010 dur

 

Yukarıda ki belgenin yazıya dönüştürülmüş hali

ÇANKIRI İZLENİMLERİ

Seyyah Karı pazarı(Orta)Nahiyesinden:"...Kösdağı Nihayet'i garbiyesinde Boğaz Kıblesinde bir düz yerde bakı cum'a günü bazarı durur..."sözlerine yer verdikten sonra Çankırı kent merkezine geldiğinde burası hakkında:
"Bu liva halkı ekseri ehl-i İslam ve etraktendir.Kisbleri bağ ile geçinirler ve tiftik keçisi ile takayütleri vardır:bazı kasabalarında debbahhaneler olup sür satyanları bulunur.Fahir atları besleyip  bey'ü şira ile ticaret ederler.(26)
Çankırı kalesi olan bayındır bir şehirdir.Çarşıları,hanları ve Süleyman Camii ile Bey Camii olarak bilinen iki camisi vardır.Kalesi sağlam bir kale olup içinde evler,mahalleler ve camii vardır.Demir kapılı büyük bir sarnıcın bulunduğu kale halkı,suyu şehirden temin etmektedir. Sarnıcın zemini olan yer yekpare sahradır.

Bir iki mil ta kasaba zeminine gelinceye kadar delinip minare merdiveni gibi taştan merdiveni vardır ki orasında yine taştan oyulmuş bir havuz ve sarnıcın bir tarafına uzunlamasına bir mecra yapmışlardır ki birkaç adam gövdesi kadar bir nehir olur.

Halk,o nehir kasaba altından bir koludur der.Sıcak günlerde halktan bazı kişiler ve seçkinler oraya inerek yemek ve kebap pişirirler.Dizdar ve muhafızları bulunan kale gayet sağlamdır.Şehrin düzlük kısmında ve kalenin tam karşısına gelen tepe üzerinde şehirden oldukça uzakta beylere ait bir saray ve beylere bağlı halkın oturduğu tahtadan yapılmış evler vardır.Ekseri binalar çam ve ardıç tahtasından üzeri kiremit örtülüdür.Şehrin acı suyu kasabadan üç saat şarkta bulunan bir tuzlaya uğrayarak acılaşmaktadır.
Bu kasabanın deniz önünde olan düzlüğünün bir tarafında kara su adlı suyu tatlıdır.Diğer tarafında da acı su adlı bir nehir gelip kasabadan bir iki mil aşağıda birleştikten sonra birkaç saat mesafede Kızılırmak adlı büyük nehre dökülürler.Kasaba bu iki nehrin ortasında kalır.Acı su kasabadan üç saat doğudaki tuzlaya uğradığından suyu acı olur.Çankırı'dan Engüri güneye üç merhale,Çerkeş batıya iki merhale,iskelesi Sinop altı merhaledir(27) ifadesini kullanmaktadır.Seyyah daha sonra uğradığı Koç Hisar (Ilgaz)için ise "...Kasabadan mülfasıl bir hemvar sahrada bir camiiyi ve kurbunda bir mahkeme Yevm-i Cum'a da bu mahalde bazarı durur.Kadısı dahi mahll-i mezbıura vardır."demektedir.(28)

 

__________________________________________________________________________________

Cihannümayı yazdığı da bilinen bir gerçektir.
26:Katip Çelebi'nin bu ifadesinden de Çankırı halkının geçim kaynaklarının,bağcılık,tiftik keçisi,tiftik,dericilik,at ve katır yetiştiriciliği olduğu anlaşılmaktadır.

27:Katip Çelebi.Cihannüma(Haz.)O.Şaik Gökyay,İstanbul,1972,647

28:Katip Çelebi'nin ifadesinden de Orta ve Ilgazda Cuma günleri kurulan pazarın bölge ticareti için ne derece önemli olduğu anlaşılmaktadır.

16     __________________________________________________Seyyahlar ve Araştırmacılar

Liva-Sancak
Etrak-Türkler
Kisb-Çalışma,Kazanç
Debbahhane-Tabakhane-Deri İşlenen Yer
Sülh Sahtiyan-Boyanmış deri
Fahir-Beğenilen
Bey'ül Şira-Alıp satıp ticaret etmek


 
 
 
 
 
 


Düzenleyen kadiryavuz55 - 20.02.2011 Saat 16:13
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 09.01.2011 Saat 20:55

 

 
 
 
 
Alıntı ;  http://www.cankirisitesi.com/haberdetay.asp?ID=2110    Tarih 15.10.2010
 
 
 
 

                  Kralların başkenti…Tanrıların ocağı…

 

                     Dağlarında,tepelerinde tiftik keçileri cirit atıyor..İnsanlar ziraat ve  hayvancılıkla daha çok da çobanlıkla geçiniyorlar.Dağlar,tepeler,ovalar,çaylar, dereler;kuzeye gittikçe ormanlar ortaya çıkıyor,.Meyveleri bilhassa elması ünlü.Diğer kentler ve dahası krallıklarla yarışma halinde.

                         M.Ö. 3. yüzyıldan sonra bölgenin en önemli şehri ve yerli krallara başkentlik etmiş olan Gangra’nın efsanevi kuruluş hikatesini Byzantionlu Stephanos’tan öğrenmekteyiz. Yazar burada Gangra sözcüğünün dişil olduğunu söyledikten sonra efsaneyi özetle şu şekilde anlatmaktadır:  “Poseidon’la Aryes’in çocuğu olduğunu söyleyen Nikostratos Paflagonya çevresinde keçilerini otlatmak için bir otlak arar ve sonunda uygun bir yer bulur ve bu geçit vermeyen dağların çobanı, toprak sahibiyle anlaşır. Keçilerini otlatırken arazisine de göz kulak olacağını söyler… Bir gün yüksekçe bir tepe üzerinden çevreyi gözlerken dimdik yükselen fakat öbür tarafa geçit veren bir kayalık görür ve o sırada aşağıda oğlakların melediğini işitir. Orada doğurmuş olan keçiyle yavrusunu taşıyarak geçitten geçip, gördüğü elverişli arazi üstüne bir şehir kurar ve oğlağa taktığı Gangra adını şehre de verir.

                             Gangra'nın Olgassys(*) adlı bir dağı var.O denli yüksek ki,o denli ulaşılmaz ki üzerinde pek çok tapınak mevcut.Efsaneyegöre güçlü ve zengin kral Tantalos gök tanrı Zeus’un oğlu ve   diğer tanrılar tarafından da çok seviliyor.O zamanlar tanrıların dağların zirvelerinde  yaşadıklarına inanıldığı için  bu dağın zirvesinde Tantalos’un düzenlediği yemeklere katıldıklarına inanılıyor.Dahası bastırdıkları sikkelere bu nedenle “tanrıların ocağı” ibaresini koyuyorlar.

                         Bağımsızlıklarına düşkün bu insanlar  topraklarını işgal etmeye kalkışanlara kafa tutmayı biliyorlar.M.Ö.5.yüzyılda 120.000 asker çıkarabilecek bir güçleri var...Güçlü Pers imparatorluğu bu toprakları zapt etmeyi başaramamış.Zaman zaman Romalıları perişan ediyorlar.

                          Peki Paflagonya neresidir ? İlkçağ tarihçileri Bartın Çayı ile Kızılırmak nehrinin arasındaki bölgeye Paflagonya ismini vermişler:Bölgenin kuzeyinde Karadeniz; güneyinde Işık,Aydos dağları bulunmakta…Karabük,Kastamonu,Karabük ve Sinop bu krallığa dahil olduğu gibi Samsun,Çorum,Bolu ve Zonguldak illerinin bir bölümünü de içermektedir.

                          M.Ö.280’li yıllarda ise bugün Orta Avrupa dediğimiz bölgeden  20.000 kişilik  bir gurup Brennios adlı bir liderin komutasında Romalıların baskısı ve nüfus artışı nedeniyle doğuya hareket ediyor(**)…Bu guruptaki kadın ve çocuklar da zaman zaman savaşa katılıyorlar…Önce İstanbul’a geliyorlar..Burada bir tepeden(***) tehditlerini sürdürüyor ve ardından da hem haraç alıyorlar hem de Anadolu’ya geçmelerine izin veriliyor.

                         Çeşitli çatışma ve savaşlardan sonra Beypazarı merkez olmak üzere Ankara,Yozgat,Çorum gibi bölgeleri de içine alan bir krallık kurmalarına izin verilen bu insanlar tarihte Galatlar olarak adlandırılıyorlar…Bu insanlar yerleştikleri konum itibariyle Paflagonyalılara  komşu oluyorlar.

                          Galatlar Romalılardan farklıdırlar.Bu farklılık yerleştikleri dağlık bölgenin Asya kökenli insanlarıyla kaynaşmalarına yardımcı oluyor.Romalılar’a karşı Gangra kralları bu insanlara yardım gönderiyorlar.Galatlar toprak anayı dölleyen bir tanrıbaba-gök’e inanıyorlar.Toprak ana bütün doğa güçlerinin anasıdır.Su,toprak,hava,ateş.Kaynakların,dağların,ağaçların,yıldırımın,canlıların,dünyada olup bitenlerin anasıdır.

                            Ruhun ölümsüzlüğüne,hayatın iyileştirici gücüne inanıyorlar..Grekler onların tanrılarının yüzünün olmaması ile alay ediyorlar.Çünkü  Galatlar Putlara heykellere tapmıyorlar…

                            (Bu anlattıklarım sizlere kimleri anımsatıyor?)

                             Zamanla Paflagonyanın başına bu iki krallığın birleşmesi sonucu Galatya hükümdarı Deiotarus geçiyor ve Gangra’yı da bu yeni krallığın başkenti yapmakta bir sakınca görmüyor..(İ.Ö.40 yada 37.)Ancak o ölünce kent hem Galatya sancağına hem de Roma İmparatorluğuna dahil oluyor.

                             Yaşadığı toprakları  bir an evvel terk edip gitmek için can atan binlerce gencin  olduğu bir kentin bir zamanlar tanrıların ve kralların kenti olduğunu söylemek ne denli saçma sapan ve anlamsız geliyor değil mi?

                             Gangra yani Çankırı başkentlik ünvanı taşımış bir kenttir.Tarih için önemli bir kenttir.Pek az kente nasip olmuş bir statüye sahip olabilmiştir.

                              Çankırılılar üzerinde yaşadıkları toprakların tarihini çocuklarına öğretmek zorundadırlar.Bu topraklar hep önemli olmuştur.Hiç bir komplekse kapılmadan,araştırmak,incelemek ve okumak zorundayız.

                              Paflagonyalılar ve Galatlar bu toprağın insanlarıydılar.Bizimle aynı  havayı soludular,aynı suyu içtiler,bu topraklar için savaştılar,benzer acıları çektiler.Hiç kuşkusuz dinsel inaçları o çağların gereği olarak bizim bugünkü inançlarımızdan çok farklı ydı..Ancak ne olursa olsun bu toprakların insanlarıydılar.Belki bizlerin biyolojik ataları değiller ama onlar da tıpkı bizim atalarımız gibi çoktan bu topraklara gömülüp,toprak oldular.

                               Çankırılılar onları da sahiplenmek ve Çankırı tarihindeki onurlu yerlerini almaları için gereken çaba ve katkıyı göstermek zorundadırlar.

                             Biraz daha bilinçlenmekte, Çankırı’nın dış ülkelerdeki tanıtımının özellikle  bu noktalardan yürütülmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.

 NOT:      * Bugünkü Ilgaz dağı

             **Galatların geldiği bölgede geçen olaylar Asteriks adlı çizgi romanda hoş bir şekilde anlatılmaktadır.

           ***Galatların İstanbul’u tehdit ettikleri tepede kurulan semtin adının bu nedenle Galata olduğu söyleniyor.

 

                                                                                         Avukat Mustafa KARAGÜLLE

 

 

        Kralların başkenti…Tanrıların ocağı…Çankırı bu gün ne halde ???

 


Düzenleyen kadiryavuz55 - 14.01.2011 Saat 19:34
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.01.2011 Saat 19:29

 

 
 
 
   Kralların başkenti… Tanrıların ocağı… ÇANKIRI?

 

 

             Yıllar yılı bir şehir efsanesi gibi anlatılıp durdu! Çankırı dehlizleri-tünelleri, kalede ki sarnıçtan bahsedildi duruldu, Kalemizin hemen altında, Şehrimizin neredeyse her noktasından görünen Mağaramıza ne demeli;  kim araştırdı? Kim inceledi…?

 

           İhvan Sitemizde Şelale Yapı Kooperatifin yapılan hafriyatta, çok eski zamanlara ait toprak su buruları kepçe ve dozerlere kurban edildi! Tarih 27.11.2010

 

 

 

           Yine aynı mıntıkada Cami yapıldı? Benzer su boruları burada talan edildi? (takriben iki yıl kadar önce) Hiçbir yetkilimiz çıkıp ta bu borular neyin nesi diye araştırma zahmetinde bulunmadı?

 

 

 

                  

 

          Muhtemelen benze su boruları ihvan sitesi inşaat alanında çıkmıştır! Gören, duyan araştıran olmadı!

 

           Şelale Kooperatifi inşaat alanında çıkan su borularının geliş istikameti kalemizle Üniversitemiz yerleşke alanının ortasına takabül ediyor?

 

    

 

          Çankırı Belediyesince yayınlanan ÇANKIRI İZLENİMLERİ Seyyahlar ve Araştırmalar adılı kitap  ın 16 sayfasında sözü edilen sarnıç?   İlimiz kalesin de olduğu söylenen su sarnıcıyla bir ilgisi var mı bu su borularının!

 

         Zira kalemize cazibe yoluyla (Akış yoluyla) su gelebilecek tek nokta burasıdır.(Söz konusu yerin uzantısı Ayan Köyümüz, Çavuş köyümüz Handırı, Ahlat Ilgaz dağlarına kadar uzanan belli bir yükseltiyle de devam etmektedir)

 

       

         Üniversitemiz deki heyelana Kalemizde olduğu söylenen su sarnıcına su taşıyan borulardaki sızıntı veya sarnıç dan kampus alanımıza,kampus alanı zeminine su mu akıyor?Kampus alanımızdaki heyelanla ilgili link aşağıdadır  http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3238

         Yağmur yok,kar yok kampus alanından adeta mil-çamur akıyor!Üstüne üstlük ikinci bir nokta da yeni bir heyelan oluşmuştur?

 

          Akan mil ve çamurun görünümü

 

 
 
Kampüs Alanındaki Yeni Oluşan Heyelan ( İkinci ayrı bir nokta)  
 
 
 
 
Çevreci Kadir Yavuz


Düzenleyen kadiryavuz55 - 14.01.2011 Saat 19:32
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.01.2011 Saat 00:03

         Kralların başkenti… Tanrıların ocağı… ÇANKIRI?

 

            Yer altı dehlizlerimizle ilgili Çankırı Belediyemiz e,  Çankırı Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüze  yazılı başvurularım oldu.Söz konusu başvurularım aşağıdadır.Cevap geldiğinde, aynı sayfada verilen cevabı yayınlayacağım.

 

                                     

 

 

                               BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

                                                                ÇANKIRI

 

KONU: Yeraltı Dehliz ve Tünellerimiz Hk.

 

llardır ilimiz kalesinden Taşmescit-Tugay Komutanlığı Acı çay vb yerlere,  yeraltından bağlantılı dehlizlerin olduğu söylenmektedir.

 

Bu rivayet olmaktan çıkmıştır. (Zira bu tünelle girdiğini beyan eden yurttaşlarımız mevcuttur. Bu yurttaşlarımız yer mevki isimleri vermektedir. Çok ciddi anlatımları da

Mevcuttur.)

              

Eski Mevcut yapılar da bu tünel ve dehlizler üzerinde muhtemelen,1958-1960 lı yıllarda, Gelen sel çevreye belli bir zarar verdikten sonra, Bu gün Dilaverin Kahvesi diye adlandırılan Demirciler arastasının yan tarafında yol çökmüş! Selin tamamı yeraltından giderek bu günkü İlimiz Ziraat Bankasının önünden yer üstüne tekrar çıkmıştır!

 

Belediyemizle TOKİ arasındaki sözleşme ilimizde çok ciddi yıkımların olacağı, ekolojik mevcut dokunun (eğimlerin, mevcut kotların eksi artı olarak değişikliklere neden olacağı, hafriyatların dolguların, temel açmaların olacağı aşikardır.) Üstelik bu dehliz ve tünellerin olması muhtemel yerlerde,

 

Belediyemizce şelale yapımı başlatılmıştır. Kalemiz eteğinde, söz konusu dehliz ve tünellerin olması muhtemel yerde! Keza Şelale Yapı Kooperatifi ile Belediyemizin Şelale Kooperatif Evleri-Su deposu korusu da dehliz ve tünellerin muhtemelen olması muhtemel yerlerdir. 

 

Söz konusu dehliz ve tüneller ilgili kurumlarımızca araştırılıp,geçtiği yerlerde ki yapılanmaların bu günden  önlemleri alınmalıdır..Çankırı belediyesi olarak Çankırı Halkı olarak bizlerin gelecekte uğramamız muhtemel olan zararlarımızın bu günden önü alınmalıdır.

 

Bu yer altı dehliz ve tünellerin ivedilikli olarak gün ışığına çıkarılmalıdır. Belediyemiz ve ilgili kurum ve kurumlarımızca araştırılıp bu yeraltı dehliz ve tünellerimizin gün ışığına çıkartılmasını talep ediyorum.

 

Saygılarımla

 

 

                                                                                               29.12.2010

                                                                                              Kadir Yavuz

29.12.2010 tarih 9493 tarih sayılı müracatım

 

rkevler Mahallesi Sosyal Konutlar xxxxxxx Çankırı

 

 

 

 

 

 

     KÜLTÜR VE TURİZİM İL MÜDÜRLÜĞÜNE

                                                                ÇANKIRI

 

 
 
KONU: Yeraltı Dehliz ve Tünellerimiz Hk.

 

llardır ilimiz kalesinden Taşmescit-Tugay Komutanlığı Acı çay vb yerlere,  yeraltından bağlantılı dehlizlerin olduğu söylenmektedir.

 

Bu rivayet olmaktan çıkmıştır. (Zira bu tünelle girdiğini beyan eden yurttaşlarımız mevcuttur. Bu yurttaşlarımız yer mevki isimleri vermektedir. Çok ciddi anlatımları da Mevcuttur.)

              

Eski Mevcut yapılar da bu tünel ve dehlizler üzerinde muhtemelen,1958-1960 lı yıllarda, Gelen sel çevreye belli bir zarar verdikten sonra, Bu gün Dilaverin Kahvesi diye adlandırılan Demirciler arastasının yan tarafında yol çökmüş! Selin tamamı yeraltından giderek bu günkü İlimiz Ziraat Bankasının önünden yer üstüne tekrar çıkmıştır!

 

Belediyemizle TOKİ arasındaki sözleşme, ilimizde çok ciddi yıkımların olacağı, ekolojik mevcut dokunun (eğimlerin, mevcut kotların eksi artı olarak değişikliklere neden olacağı, hafriyatların dolguların, temel açmaların olacağı aşikardır.) Üstelik bu dehliz ve tünellerin olması muhtemel yerlerde,

 

Belediyemizce şelale yapımı başlatılmıştır. Kalemiz eteğinde, söz konusu dehliz ve tünellerin olması muhtemel yerde! Keza Şelale Yapı Kooperatifince yapılana bloklar, Evleri-Su deposu korusu da dehliz ve tünellerin muhtemelen olması muhtemel yerlerdir. 

 

Söz konusu dehliz ve tüneller ilgili kurumlarımızca araştırılıp,geçtiği yerlerde ki yapılanmaların bu günden  önlemleri alınmalıdır..Çankırı belediyesi olarak Çankırı Halkı olarak bizlerin gelecekte uğramamız muhtemel olan zararlarımızın bu günden önü alınmalıdır.

 

Bu yer altı dehliz ve tünellerin ivedilikli olarak gün ışığına çıkarılmalıdır. İlgili kurum ve kurumlarımızca araştırılıp bu yeraltı dehliz ve tünellerimizin gün ışığına çıkartılmasını talep ediyorum.

 

Saygılarımla

 

  30.12.2010

                                                                                                                         Kadir Yavuz

 

 

 

 

rkevler Mahallesi Sosyal Konutlar xxxxxxxx Çankırı

 

 

 

Yukarı Dön
ozanyazar Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 26.12.2005
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 412
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı ozanyazar Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 18.01.2011 Saat 09:50
       Allah razı olsun Kadir bey, önemli bir konuya değindiniz. Yine konuyu dağıtmak sayılamayacak kadar önemli bir diğer benzer konu da yer altı şehirlerimizden Eskiahır'daki yer altı şehri.

     Kurşunlu Eskiahır köyündeki yeraltı şehrini gün yüzüne çıkarma işlemleri bir kaç yazışmadan sonra durdurulmuş diye duymuştum. Yer altı şehrini içindeki sudan ve birikmiş zehirli gazdan (sanırım metan gazından) kurtarmak, arkeolojik inceleme yapmak için bir ihale açıldığını, Japonya'dan bir şirketin (Duyuma göre) trilyon miktarında bir ödenek isteğinden sonra (Dışarı bu kadar para verilmesini desteklemiyorum) gelişme olmadığını duydum.

        Rakam sadece halktan bir duyum olduğu için gerçeğini öğrenemedim. Bu rakamdan çok daha küçüğü ile yerli ekiplerce ön araştırma, haritalandırma yapılmasını destekliyorum ki asıl ihale yapılacaksa da gerçekçi şartlar ortaya konulabilsin. Tabi ki bunlaır yetkililer de düşünebilir/düşünmüşlerdir ama halka her hangi bir açıklama yapılmadığından, ilerleme olup-olmadığını öğrenemedik, öğrenmek istiyoruz.



Düzenleyen ozanyazar - 18.01.2011 Saat 10:26
Çankırı'lı
Şair-Kısa Öykü Yazarı

       Ahmet Ünal ÇAM

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24.01.2011 Saat 02:16
 
 
 
Kaynak Metin Yılmaz beyin Eski Çankırı Fotoğrafları ( Türbenin fotğrafı )

 

http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3295&KW

 

 

                                                  FOTOĞRAFIN ANALİZİ?

 

 

 

             Söz konusu Fotoğrafların hangi tarihe ait olduğunu bilmiyorum? Şayet Metin Yılmaz Kardeşimde bu fotoğrafların çekiliş tarihini biliyorsa bizlerle paylaşmasını rica ediyorum,

 

            Kalemizde ki türbe bu gün itibariyle mevcut kalemizin ortalarına tekabül eden bir noktadadır: Oysa Söz konusu fotoğraflarda kalemizdeki Türbe kalenin SINIRIN DA UC NOKTASINDA gözükmektedir? ( Muhtemelen de kalemizin kuzey ucunda bu günkü kırkevler kısmına bakan yamaçta!)    

 

          Türbenin bu günkü haliyle duran yerinden fotoğraf çekmeye kalktığımızda (Hiçbir ağacın olmadığını var sayarak) türbenin arkasında ki gözüken tepeleri görme imkânımız olamaz!  Zira türbemizin kuzeyi bugün itibariyle kuzey uc noktası ile türbe arasındaki kot farkı 20 metreyi çok rahat bir şekilde bulur?( Oysa eski fotoğrafta arka tarafta tepeler gözükmektedir!

 

           Zira Türbemiz bu günkü konumu itibariyle Çukur denecek bir noktadır! Bu günkü konumu itibariyle hangi acıdan resim çekersek çekelim arkada ki tepeleri görme şansımız olmayacaktır? Sadece ve sadece Kuzey doğu cephesinden tepeleri görme şansımızı olur (Türbe resminin arkasında) o zamanda mevcut sur kalıntılarının olması gerekir?)

 

            Yoksa zaman içerisinde birileri iş güz arlık yaparak türbenin yerini mi değiştirdi?( Şayet öyle bir şey varsa bir şeyleri mi örtmeye gizlemeye mi çalışılmış! Malum manevi değerlerimizi pek fazla sorgulamayız, araştırmayız, sorgusuz sualsiz kabulleniriz!       

 

               Tüm okurlarımızdan, araştırmacılarımızdan bilgisi belgesi olanlardan resmi iyi okumamızı analiz yapmamızı görüşlerimizi de bu platformda  paylaşılmasını istiyorum.Yoksa ben mi yanılıyorum?Saygılarımla

 

 

                   KALEMİZDE Kİ TÜRBE NİN YERİ HAKKINDA İLK AÇIKLAMA  (ELEŞTİRİ) GELDİ yorumsuz olarak resimleri ve yazıyı aynen yayınlıyorum.

 

Kadir Bey iyi günler. Bahsettiğiniz fotoğrafları inceledim ve gidip aynı açıdan bende fotoğraflar çektim. Maalesef tezinizde yanıldığınızı gördüm. Türbenin yerinde herhangi bir sıkıntı yok. gönderdiğim fotoğraflara bakarsanız durum gayet net. Sizin Ulu Yazı olarak adlandırdığınız tepeler Batıda yer alan Hıdırlık Tepesine ait sırtlardır. Malesef havanın puslu olması ile büyümüş olan ağaç ve çalılar fotoğrafta net olarak netice almamı engelledi. Ancak çıplak gözle aynı açıdan baktığınızda tepeleri görmek mümkün. İkinci fotoğraftaki yükseklik ise bugün mevcut olan kuzey surlarının bulunduğu yükseklik. Sayfanızdaki yazıyı değiştirmenizi ve böylelikle kafa karışıklıklarına sebebiyet vermemenizi tavsiye ediyorum.

Kolay gelsin.   28.01.2011

 

 



Düzenleyen kadiryavuz55 - 28.01.2011 Saat 21:30
Yukarı Dön
Metin YILMAZ Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 13.09.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 1325
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Metin YILMAZ Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24.01.2011 Saat 02:36
Bu fotoğraflar Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde de mevcut. Fotoğrafların çekildiği tarih için şu an bir şey söyleyemiyorum ama bilahare mümkün.
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 27.01.2011 Saat 12:38
 
 
 

Alıntı Yenigün gazetesi 27.01.2011 (Özgür Alantor )

 

YERALTI MAĞARALARI İLE İLGİLİ ŞOK GELİŞME

 

MAĞARANIN İÇİNDE BİN METRE İLERLEDİĞİNİ İDDİA ETTİ

 

Mağaralar yeraltında 10’larca parçaya ayrılıyor

 

 

Yıllardır kaleden başlayıp Çankırı’nın altından geçtiği iddia edilen dehlizlere girdiğini savunan biri ortaya çıktı. 65 yıl önce dehlizlere girdiğini iddia eden Hamdi Mutlu (74), dehlizlerin içinde arabanın gezebileceği kadar büyük olduğunu söyledi.

 

Gazetemize, yıllar önce dehlizler içerisinde yaptığı gezilerle ilgili açıklamada bulunan Mutlu, 9 yaşındayken kendisinden daha büyük olan Tevhik isimli bir arkadaşı ile birlikte ellerine aldıkları ip yumakları ile kalenin üst kısmından mağaraya girdiklerini söyledi.

 

El fenerleri ve içerideki oksijeni kontrol etmek için bir güvercinle dar girişli bir mağaradan dehlizlere daldıklarını ifade eden Mutlu, “Birkaç metre boyunca girişte su vardı. Dizimize kadar gelen suyu geçtikten sonra mağaranın içerisine taş attık. Bir anda binlerce yarasa havalanarak dışarı çıktı. Elimize aldığımız ipi aça aça derinlere doğru ilerlemeye başladık” dedi.

Kaleden girdikleri mağaranın taşlarla örüldüğünü söyleyen Mutlu, mağaranın aşağıya doğru eğimli olduğunu dile getirerek, “ devamlı aşağıya doğru tatlı bir eğimle yürüdük. Taş ata ata elimizde fenerlerle ilerledik. Duvarlarda tahta değnekler üzerinde ateş yakmak için yerler vardı fakat değnekler çürümüştü” ifadelerine yer verdi.

 

MAĞARA 5’E BÖLÜNÜYOR

 

Bir süre sonra bir meydana geldiklerini söyleyen Mutlu,  meydanda mağaranın 5’e bölündüğünü kaydederek, “Önce hangi taraftan yolumuza devam edeceğimizi şaşırdık sonra 5 kapının ortasındaki kapıdan yolumuza devam etmeye karar verdik. Mağara beş kapıya ayrılıyordu ve hepsi başka yönlere bakıyordu. Orta kapıdan bir süre yürüdükten sonra tekrar bir meydana çıktık. İkinci meydan ilkinden daha büyüktü” diye konuştu.

 

ORTASINDAN SU ÇIKIYOR

 

İkinci meydanın ortasında bir dibek olduğunu iddia eden Mutlu, aslında mağaraya değerli eşya aramak için girdiklerini söyleyerek, “Dibeğin ortasından değnek gibi bir şeyden su çıkıyordu. Elimizde bulunan sopayla suyu kesip suyun içerisinde değerli eşya aramaya karar verdik.  Fakat su o kadar tanzikliydi ki suyu kesemedik. Su çıktığı yerden tekrar kayboluyordu. Bu bizi çok şaşırtmıştı” dedi.

Mağaranın içinin bir arabanın ilerleyebileceği kadar büyük olduğunu iddia eden Mutlu, ikinci meydanda da mağaranın 5’e ayrıldığını dile getirerek, “Burada da ortadaki mağarayı tercih ederek ilerlemeye başladık ve ileride insanların saklanması için sığınak biçiminde bir yer olduğunu fark ettik. Ayrıca mağarada ilerlerken, mağaranın kenarlarında yer yer insanların vücudunu saklayabileceği kadar bölümler olduğunu gördük. Elimizdeki ip yumakları yaklaşık bin metre gittikten sonra bitti ve biz daha fazla ilerleyemedik” şeklinde konuştu.

 

Mağaranın içerisinde herhangi bir havalandırma deliği görmediklerini söyleyen Mutlu buna rağmen içeride hafif bir esintiyi hissettiklerini belirtti.

 

-15 YIL SONRA BİR MUCİZE-

 

Mağarada bir şey bulamayıp, iplerinin bitmesinin ardından arkadaşı ile birlikte geri dönen Mutlu, bu gizemli geziden yaklaşık 15 yıl sonra şaşırtıcı bir olayla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Mutlu herkesin şaşkın kaldığı bu olayı şöyle anlattı:

“Bizim mağara gezimizden yaklaşık 15 yıl sonraydı. Bir gün Çankırı’ya aşırı bir yağmur yağdı. O sıra Damlanca mevkiinde bulunan dilaverin kahvenin oradan sel gelirken bir çocuğun sele kapıldığını ve toprağın çökerek içinde kaybolduğu söylendi. Yağmur yağarken biz Ziraat Bankasının yanındaydık.  Dilaverin kahvenin orada selle birlikte çöken toprağın altına giren bu çocuk Ziraat bankasının yanında bir anda suyla birlikte dışarı çıktı. O anda yerin altından su çıkmaya başlamış, çocukla suyla birlikte dışarı çıktı. Bunu biz gözlerimizle gördük. Hatta çocuğu ellerine alıp salladılar ve çocuk ancak kendine gelip ağlamaya başladı” o dönem biz çocuğun selle birlikte mahzenlere düştüğünü ve sonra yine selle çıktığını düşündük. Çocuk geçen yıl hayatını kaybetti.”

Yıllar önce yaşanan bu olaylarla ilgili bu hikâyenin ortaya çıkmasının ardından şimdi mağaranın yerinin tespit edilmesi için bir ekip kurularak çalışmalar başladı.

Önümüzdeki süreçte mahzenlerle ilgili nelerin ortaya çıkacağı ise merak konusu.

 

 

 
 
 
 


Düzenleyen kadiryavuz55 - 27.01.2011 Saat 22:37
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.02.2011 Saat 01:20

                  

 
 
         BU LAKAYİTLİK NEDEN?

 

     02.02.2004 Yılından beri Yeraltı mağaralarımız,Dehliz ve Tünellerimizle ilgili gerek ilimiz yerel basınında, internet sitemizde gerekse de ilgili kurumlarımızla ilgili yazışmalarımla gündemde tutmaya, çözümler üretme çalışıyorum!

 

       29.12.2010 tarih ve 9493 sayılı Çankırı Belediyesine, 30.12.2010 tarihli Çankırı Turizm İl Müdürlüğümüze vermiş olduğum dilekçelerime de bu güne kadar cevap verilmemiştir!

 

      Söz konusu dilekçelerimin mahiyeti yeraltı dehlizlerimizle ilgilidir.

 

       Yeraltı dehlizlerimizle ilgili araştırmalarımda, görgü tanıklarından aldığım bilgiler ışığında 9 adet tünelin varlığından söz edilmektedir.(Şahsi kanat ve düşüncemse bu sayının da üzerinde olduğu yönündedir.Bir girişten giriliyor! Belli bir mesafe sonra burası beş ayrı tünele bölünüyor? Belli bir mesafe daha kat ettikten sonra tekrar beş ayrı tünele bölünüyor? Bu da şu demektir ki en az dokuz ayrı noktada çıkışın olabileceğidir? Tesadüfen girilen giriş dokuza bölüne biliyorsa diğer tüneller kaça bölünüyor?) Bu tünellerin toplam uzunluğu ile ilgili  en iyimser tahminim ise  30 ila 40 km dolayındadır.

 

       İlimiz İhvan sitesi üst tarafındaki inşaat alanında çıkan toprak boruları da, kalemizle Üniversitemiz yerleşke alanı arasında su sarnıcının olabileceğinin göstermektedir.(Söz konusu alan ve çevresinde 8 adet su borusu çıkmıştır. İki yüzlük boru diye tabir edilen, topraktan yapılma, horasan harcı ile de ek bağlantıları yapılmıştır, Bu boruların geliş istikameti ise aynı yöndedir!)

 

       Bu su boruları (Apartman yapacağız, cami yapacağız ) diye kepçe ve dozerlere kurban edilmiştir ne yazı ki!  bu su boruları neyin nesi diye bir araştırma yapılmamıştır?

 

      Bukadar acık ve bariz olanlar talan edildikten sonra daha neler talan edilmemiştir ki …?    

                         
       
   
      Çevreci Kadir Yavuz



Düzenleyen kadiryavuz55 - 09.02.2011 Saat 21:49
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 10.02.2011 Saat 01:36

                          

 
 
            S ON NEFES SON HAMLE…!!!

 

 

            Yer altı dehlizlerimiz adlı yazıya ana dayanak olarak başladığım, İlimiz İlker Tuncay İlköğretim okulu arkasındaki mağaramızın bulunduğu alanda hummalı bir harfi at başlamıştır!(Oysa söz konusu alanın tamamına yakını ormanlık alandı? Malum Çankırı mız için badem ağacı orman ağacı demektir! Tüm badem ağaçları bir bir katledildi; Bir yetkilimizde çıkıp dur sen yapıyorsun demedi!

 

            Meslek Yüksek Okulumuzun sınırlarını belirlemek için geçmişte, tel örgü içerisine alınmıştı? Bu tel örgüler kepçe darbeleriyle kurban edildi!  Şimdi ise harfi at alanının merkezi oldu?

 
                  

 

 

            02.02.2004 Yılından beri tüm gayret ve çabalarım boşunaymış. Bırakın söz konusu mağaramızın açılıp, kültürel mirasımıza bir yenisinin kazandırılmasını, Söz konusu mağaranın topluca katliamı gerçekleşecek sanırım! Zira söz konusu mağaramızın şah damarına kadar dayanmış, iş makineleri!

 

            

 

         Son bir umut son bir kurtarma umuduyla İlimiz kültür Turizm İl Müdürlüğümüze bimer aracılığı bir müracaatım oldu! Bilmiyorum 02.02.2004 yılından beri bunca yazışma ve girişimlerim sonuçsuz kalmış iken bu defasında başarır mı yım?

 

 

 

           SÖZ KONUSU BİMER BAŞ VURUM:::???

 

 

 

                   KÜLTÜR VE TURİZİM İL MÜDÜRLÜĞÜNE

                                                                                           ÇANKIRI

 

 

     Konu :  Yer altı Mağaramız,

 

 

 

    İlgi :

           İlimiz İlker Tuncay İlköğretim okulunun arka yan tarafın da 1965 ila 1970 li yıllarda yol yapımı çalışmalarında ( kaya mezarı-mağara-yeraltı sığınağı-yeraltı dehliz ve tünellerinin dinlenme odası, ismini net olarak açıklayamayacağım)bir mağara ortaya çıkmıştı!( Üstelik bu mağaranın giriş kapısı yoktu! Greyder-Dozer yol yapımı esnasında mağarayı tepeden açmıştı?

 

         Hatırlaya bildiğim kadarı ile o yıllarda mağara ya defalarca girdik. Üç adet bugün için yetkililerce ölü sediri diye adlandırılan yer vardı? Çankırı kalesi tarafına giden tünelimsi yer mevcuttu, Sert kayalık zeminde tamamen insan eliyle şekillendirilmiş ve yapılmıştı! o yılarda nedendir bilinmez söz konusu tünelimsi yer kapatıldı. İlgisizlikten kaderine terk edildi, zaman içerisinde yağmur suları toprak akması vb doğal nedenlerden kapandı! 40 ila 45 yıllık süre dir de kaderine terk edildi?  

 

       Söz konusu alanda şimdi de çok ciddi bir harfi at çalışması başlatılmıştır.( 10 metreyi geçkin bir kot sıfır noktasına getirilmiştir. Söz konusu mağaramızın bulunduğu yol da harfi at başlatılmıştır.)   

 

       Söz konusu mağaramızda kısa bir süre içerisinde kepçe ve dozerlerce yok edilecektir?

 

 Talep :

 

        Söz konusu alanda ki harfi at çalışmalarına ivedilikli olarak son verilmesi

        Söz konusu alanın tescillenip mağaranın, temizlenip gün ışığına çıkartılması

        Mağara içerisinde bilimsel çalışmaların yapılıp, Çankırı halkının, hizmetine sunulması

       

 

Sayın kadir yavuz

09.02.2011 tarihinde Çankırı Valiliği birimine Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yapmış olduğunuz başvuru birim yetkilisine ulaşmıştır. Kanuni süreç izlenerek başvurunuza yanıt verilecektir.

İçişleri Bakanlığı

 

   Başvuru Numaram 23071

 

 

 

       Çevreci Kadir Yavuz

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.02.2011 Saat 01:02

                              

 
 
 
 
          
             SİS PERDESİ NEDEN ARALANMIYOR…?

 

         

 

 

             Yer Altı dehlizlerimiz üzerindeki siz perdesi hala aralanmadı! Belirsizlik hala devam etmektedir.

              15.01.2007 tarihinden bu güne değin, ne kadar süreceği de meçhul!

              Yeraltı dehliz ve tünellerimizle ilgili bunca tanık varken muamma ya dönüşmesini, dönüştürülmesin anlamak mümkün değil?

              Yeraltı dehliz ve tünellerimizin varlığını teyit eden iki arkadaşımızın görüşleri mevcuttur aşağıda,   

 

 

 

                      Kaynak http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=1170

 

                 Değerli yazarlarımızdan Merhum Nurettin Dereli nin yorumu Gönderim

                Zamanı: 17.01.2007 Saat 15:52

 

 

     Kadir bey, değindiğiniz mağaranın diğer bir ağzı hatırlayabildiğim kadarı ile kalenin Selevine bakan yüzünde acı suyun üzerinde kireç değirmeninin biraz ilerisinde bulunmaktadır. biz çocukluğumuzda buraya çıra yakarak girerdik ancak 10-15 metreden sonra gidemezdik. Mağara ilerledikçe aşağıya doğru oyuk hal alır ve çıra zifirinden nefes alamadığımız için yukarı doğru tırmanamayız endişesi ile geri dönerdik. Mağaranın ilerledikçe şehrin altından Ateşokulunun oralarda tekrar dışarı çıkıldığı söylenirdi. Sanıyorum içinde oda veya odacıklarında bulunması ihtimali olabilir. İleriye yönelik araştırma yapılması uygun mudur değil midir hiç olmazsa yerbilimcilerin (jeologların) konuyu masaya getirmeleri gerekir diye düşünmekteyim.

 

 

Alibayram 18  Rumuzlu okurumuzun yorumu Gönderim zamanı 02.03.2007 Saat 19:50

 

 

                    SİZLERİNDE BAHSETTİĞİ DELHİZ VEYA MAGARALARDAN BİR TANESİ DE YILANLI MAGARANIN KARŞISINDA OLUP GİRİŞİ ÇOK GİZLİ YAPILMIŞTIR BEN 5-6 ARKADAŞIMLA GİRDİĞİMİZDE KALENİN İÇİNDE BULUNAN KARATEKİN TÜRBESİNE ÇIKTIĞINI BİZZAT YAŞADIM AYRICA BİR YOLUDA KALENİN SARNIÇLARINA GİTMEKTEDİR. İÇİNDE ÇİVİ YAZILARINI MEŞALE, YATMA YERLERİNİ GÖRMÜŞTÜK İÇİNDE İÇİLEBİLİR SU KANALI VE YIĞMA TAŞTAN DESENLE ÖRÜLMÜŞ KAPI GEÇİDİ BULUNMAKTADIR. BURDAN GİRİLDİĞİNDE BİR YOLUDA METEOROLOJİ TARAFINDAN ÇIKTIĞINI DA SÖYLEMEK İSTERİM.

           ÇOK İYİ HATIRLIYORUM BİR PAZAR GÜNÜ İDİ VE CANKIRIDA O GÜN DEPREM OLMUŞ VE BİZDE HİİSSETMİŞTİK.ÇOCUKTUK LAMBAYI TUTUNCA PARLAYAN DUVARLARDAKİ O IŞILIMSI GÜZELLİK BİR BAŞKA İDİ HALA BİR SIR GİBİ GİZEM GİBİ ORASI HALA.......

 

 

Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 14.02.2011 Saat 08:52
Sayın Kadir YAVUZ hemşehrim,
Bu konuda  ilgili kurumlara verdiğiniz dilekçe ve aldığınız cevabi  resmi yazı örnekleri ile birlikte ilgili kurumların üst makamlarına müracaat etmeniz halinde daha yararlı olacağı düşüncesindeyim.

Düzenleyen Şeref IŞIK - 14.02.2011 Saat 10:06
Şeref IŞIK
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.02.2011 Saat 11:14
 
 
 
 
     KÜLTÜR VE TURİZİM BAKANLIĞINA

                                                                   ANKARA

 

Sayın Bakanım Ertuğrul GÜNAY beye,

 

 

KONU: Çankırı da ki Yeraltı Dehliz ve Tünellerimiz Hk.

İLGİ .

 

Çankırı ilimizin bilinen yazılı tarihi MÖ üçüncü yüz yıla kadar dayanmaktadır. Tarih içerisinde Çankırı şehrinden Kralların Başkenti, Tanrıların ocağı diye anılmıştır. MÖ beşinci yüz yılda 120.000 kişilik ordu çıkarmıştır…! 

 

 

llardır ilimiz kalesinden Taşmescit-Tugay Komutanlığı Acı çay vb yerlere,  yeraltından bağlantılı dehlizlerin olduğu söylenmekte idi…

 

Bu rivayet olmaktan çıkmıştır. (Zira bu tünelle girdiğini beyan eden yurttaşlarımız mevcuttur. Bu yurttaşlarımız yer mevki isimleri vermekte, yer mevki göstermektedirler. Çok ciddi anlatımları da mevcuttur.) Gerek yerel basınımızda gerekse internet sayfalarında yer almıştır.

 

 Belediyemizle TOKİ arasındaki sözleşme, ilimizde çok ciddi yıkımların olacağı, ekolojik mevcut dokunun (eğimlerin, mevcut kotların eksi artı olarak değişikliklere neden olacağı, hafriyatların dolguların, temel açmaların olacağı aşikardır.) Üstelik bu dehliz ve tünellerin olması muhtemel yerlerde,

 

Belediyemizce şelale yapımı başlatılmıştır. Kalemiz eteğinde, söz konusu dehliz ve tünellerin olması muhtemel yerde! Keza Şelale Yapı Kooperatifince yapılana bloklar- Evler Su deposu korusu da dehliz ve tünellerin muhtemelen olması, yerlerdir. 

 

TALEP

 Söz konusu dehliz ve tüneller Kültür ve Turizm Bakanlığımızca araştırılıp, geçtiği yerlerde ki olası yapılanmaların bu günden önü alınmalıdır. Çankırı belediyesi olarak Çankırı Halkı olarak bizlerin gelecekte uğramamız muhtemel olan zararlarımızın bu günden önü alınmalıdır.

 

Bu yeraltı dehliz ve tünellerin ivedilikli olarak gün ışığına çıkarılmalıdır. Görgü tanıklarının anlatımlarına dayalı olarak diyorum ki!  İnsan eliyle yapılmış en uzun en görkemli yer altı dehlizleri Çankırı da dır!Dünya da eşi ve benzeri olmayan tarihi mirasımızın Çankırı mızın gelişmesinde,tanınmasında tür izim merkezi,cazibe merkezi olacağına kesin olarak bakmaktayım.

 

Not Konu ve Konulara ilişkin bilgi ve belgeleri söz konusu sitede bir kısmını bulabilirsiniz  

 http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3430&get=last#14135

 

                                                                                 Kadir Yavuz

                                                                                 19.02.2011
 
 
 
 
 
 
Kırkevler Mahallesi Sosyal Konutlar xxx/x  Çankırı    
 
 
 
                

Sayın Kadir Yavuz, AKİM'e yaptığınız müracaat (110219-0304) numarasıyla kaydedilmiştir. Kaydınız, sonuçlandırılmak üzere ilgili merciye bildirilecek ve size geri dönülecektir. AKİM'e gösterdiğiniz ilgi ve destek için teşekkür ederiz. 0312 444

 

 

 

 

            Çevreci Kadir Yavuz

 

 

Sayın KADİR YAVUZ

AK Parti İletişim Merkezi’ne yapmış olduğunuz  110219-0304 numaralı başvurunuz, Kültür ve Turizm Bakanlığı;'na iletilmiştir. Bakanlıktan gelen cevaplar aşağıda yer almaktadır.

İlgili Mercilerin Cevabı

22.02.2011
Sayın Yavuz,
Konu ile ilgili birçok başvuru aldık. Görüşleriniz makama iletilmiştir.
Saygılarımla
Kültür ve Turizm Bakanlığı

Bilginize sunar sistemimizi kullandığınız için teşekkür ederiz. AK PARTİ GENEL MERKEZİ HALKLA İLİŞKİLER BAŞKANLIĞI AKİM 0312 444 25 44

 

 



Düzenleyen kadiryavuz55 - 28.02.2011 Saat 14:34
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 24.02.2011 Saat 21:02

            

 
 
      DEHLİZ VE TÜNELLERİMİZ ÜZERİNDE Kİ SİS PERDESİ   

                                          ARALANIYOR MU …???

 

 

 

         Yorumsuz olarak bana gönderilen resmi evrak ve resimlerin bir kısmını aşağıda veriyorum.

          Konu ve konulara ilişkin görüşlerimi bilahare vereceğim

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 



Düzenleyen kadiryavuz55 - 25.02.2011 Saat 19:54
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.02.2011 Saat 21:59

          

 
 
 
          DEHLİZ VE TÜNELLERİMİZ ÜZERİNDE Kİ SİS PERDESİ   

                                        ARALANIYOR MU …???

 

                    YOKSA KAMUFLAJ MI EDİLİYOR…..???

 

 

         Yılan Hikâyesine dönen dehliz ve tünellerimiz üzerinde ki sis perdesi bir nebze de olsa aralanıyor mu? Kamuflaj mı ediliyor? Yetkililerce, doğrusu anlamış değilim!

 

         Zira yeraltı dehliz ve mağaralarına girdiğini, gördüğünü beyan eden insanların farklı anlatımları mevcuttur! ( Söz konusu anlatımların bir kısmını daha önceki yazılarımda, dillendirmiştim)

 

          Girilen yer benim yazımda bahsedilen yer değildir! Söz konusu yer damlamca deresinden girilip Gürözün  bağı olarak bilinen yere çıkıyormuş,( Daha önceki dönemlerde girenlerce, Söz konusu yerin hiçbir şekilde mimari özelliği olmadığı üstelik buranın 400 ila 600 metrelik bir kısa tünel olduğu söylenmektedir.)

        

         Şu anda girilen yer tamamen toprağımsı-kis imsi bir tabaka resimlerden de bu çok net anlaşılmaktadır.Bu girilen yerinde gün ışığına çıkartılması da mutlaka güzel yerinde bir uygulamadır

 

         Oysa benim yazıma konu olan yer burası değildir! Benim Bahsettiğim alan Dilaverin kahvesi önünde yolun göçmesi sonucu ortaya çıkan tüneldir. Başvuruma resmi yazıma, gerekse de internette ki yazılarıma, konu olan yer burasıdır?( Konu ve konular hakkında görgü tanıkları ile konuştuk ca benzeri göçmelerin ilimizin muhtelif başka yerlerinde meydana geldiği beyan edilmektedir)

 

         Yer atı dehliz ve tünellerin girişi geçmiş yıllar da kalemizden mümkünmüş, bu gün için bu girişi bulmak mümkün olmadı? Zira Kalemiz yüzeyi çok ciddi bir erozyona uğramış, uğratılmış! zaman dilimi içerisinde

 

         Söz konusu dehlize girmenin yolu Dilâverin kahvesi önündeki yolu kazıp söz konusu dehlizi bulup araştırmaların buradan başlatılması ile mümkündür, bu gün için;

 

        Bu çalışma yapılmadan böyle bir dehliz ve tünel yok?  Bu bir şehir efsanesi vb. söylemlerle olayı savuşturmaya, örtbas etmeye yönelik, resmi yazıya dönüştürüp böylesi bir cevap verilmesi en basit ifadeyle bir basiretsizliktir.

 

          Söz konusu Tüneli gören, sel olayını yaşayan Çankırı mız da ben onlarca insana ulaştım bire bir görüştüm! Faklı zaman diliminde farklı mekânlarda, görgü tanıklarının anlattıklarının hepsi de bir birini teyit eder niteliktedir.

 

         (Belediyemizin ve Kültür Turizm İl Müdürlüğünün konu ve konulara ilişkin bilgisinin olmaması çok manidar?)

 

         Çevreci kadir Yavuz

 

 

 

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.03.2011 Saat 17:03

                 

 
      TARİHSEL  SU SARNICIMIZ NEREDE…?

 

 

     İlimiz İhvan Sitesinin üst tarafına yapılan inşaat çalışmaları esnasında 8 adet 200 lük toprak su borusu ortaya çıkmıştır!(Benim gördüğüm tespit edebildiğim bu,göremediğim,tespit edemediğim var mı bilemiyorum.? Veya bu güne kadar gün ışığına çıkmamış su boruları var mı? O da bilinmiyor!

 

     Bu gün için İlimize Güldürcek barajından su getiren borunun hacimsel büyüklüğü 800 lüktür.

     Gün ışığına çıkan su borularının hacimsel büyüklüğü her biri 200 lüktür.Sekiz adet mevcut gün ışığına çıkmıştır tespit ettim..Bunların hacimsel büyüklleri ise 1600 e tekabül etmektedir

 

   Bir başka ifade ile bu günkü ilimize içme suyu sağlayan borunun hacimsel büyüklüğünün iki katıdır.  Güldürcek Barajımızdan gelen bu su Çankırı’nın 30 ila 50 yıllık daha ileriye dönük su ihtiyacını karşılayacağı yetkililerce söylenmektedir.kaynak  http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=446 )

 

 

   

 

 İnşaat alanı kazanma adına kepçe ve  dozerlere kurban edildi. İlgili firma ve Çankırı Belediyesince,

 
 
 
 

 

    Bu boruların geliş istikameti Çankırı Kalesi ile Karatekin Üniversitemiz yerleşke alanının ortasına tekabül eden yeri göstermektedir.Hiç bir yetkili kurumumuz bu su boruları neyin nesi nereden geliyor.Bu su boruları nereyle bağlantılı diye merak edip araştırmadı.???

 
 
Söz konusu Sarnıçla bağlantılı olabileceğini düşündüğüm toprak su borularının fotoğrafı

 

  

 

 

Çankırı Turizm İl Müdürlüğü de tüm yaşananları seyretmektedir…???

 

      İlimizin Muhtelif Apartmanlarının altından çıkan su kaynağını hep merak etmişimdir. Keza Eski Çarşamba Pazarımızın yerine yapılan inşaat alanındaki çıkan

Su! Konu ve konulara ilişkin yetkili birimlerimizden de yazılı başvurularıma tatmin edici bir cevap bu güne kadar almış değilim.( DSİ Müdürlüğümüz, gerekse Belediye Başkanlığımızca verilen cevabı tatmin edici bir cevap olarak göremedim)

 

      Konu ve konulara ilişkin görüşlerimi, kaygılarımı, ilgili birimlerimizle yaptığım yazışmalarımı daha önceki yazılarımda sunmuştum? 

 

      Şahsi kanat ve düşüncemse ilimizde çok yoğun  ve yüksek seviyede yeraltı sularının olduğu yönündedir.(Bu yönde düşünmemin de göstergesi şehrimizdeki muhtelif apartmanlarının altından çıkan sular, Çarşamba Pazaryerindeki çıkan su!  bu suların su motorları, santra fişlerle sürekli olarak şehir kanalizasyonuna, su yataklarına suyun boşaltılmasıdır)

 

   Acaba olması muhtemel olan su sarnıcımız zaman içerisinde bir şekilde hasara uğrayıp, Mevcut tahliye borularının dışında başıboş bir vaziyette akıp ta, şehrimizin yeraltı sularını mı oluşturdu?

 

   Tüm bunları araştırıp inceleyip bizleri bilgilendirecek bir birimimiz var mı ilimizde acaba…???

 

 

 

  Çevreci Kadir Yavuz                               

 

      

 
 
 
 
 

 

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 29.12.2011 Saat 22:44

                     

 
                                GELDE ÇIK İŞİN İÇİNDEN !!!!!

 

 

              09.12.2011 tarihli Valiliğimize yaptığım başvuruda ilimizdeki yeraltı ve dehlizlerini ilgili kurum ve kurumlarımızın lakaytlığından duyarsızlığından, söz konusu dehlizlerin gün ışığına çıkartılması yönünde bir yazı yazarak meyille valimize gönderdim.(Konu ve konulara ilişkin geniş bilgi belge kaynağı olarak ta sitemizdeki ling adresini vermiştim)

 

 

           Valimiz olaya duyarlılık göstererek ilgili birimler söz konusu yazımı göndermiş, ilgili birimlerimizden konu v e konulara ilişkin cevap verildi. Cevap denirse! söz konusu bana cevaben yazılmış yazıyı aşağıda sunuyorum!

 

            Söz konusu olayları kısa bir şekilde tekrar bir özetleyeyim!

            02.02.2004 İlimiz Aksu Mahallesinde bulunan bir mağarayla ilgi yerel basında bir yazı yazdım. İlgilileri göreve çağırdım! Kimse sahiplenmedi?

            Konuya ilişkin resmi yazı ile başvuruda bulundum!20.02.2004 Cevap alamadım! Tekrar resmi yazıyla söz konusu yazıma yazılı cevap istedim?Lütfedip  Cevap verdiler!.22.07.2004 cevap denirse!( Mağaranın ağzı kapalı müdürlüğümüzce incelenememiştir?diye cevabi yazı verilmiştir.ilgili makamca!mağarayı ben açacağım, hafriyatını ben boşaltacağım sanki!  )

 

            Söz konusu mağaranın bulunduğu alanda inşaat çalışmaları başlatıldı! İlgili kuruma başvurarak koruma altına alınması yönünde ki girişim hava da kaldı İlgili birim neden koruma altına alıp, incelemedi tescillemedi? Söz konusu başlatılan inşaat tarafından talan edilmesine veya inisiyatifine bırakıldı?)

 

           İlimizde şehir efsanesi gibi anlatılan yeraltı dehliz ve tünellerini dillendirip, sitemizde yayınladım, Bu efsane gibi olan gerçeğe dönüştü giren gören insanlar izlenimlerini yazılı olarak paylaştı altına imzaları koydular!( İlgili birimlerimizden gören duyan. takip eden araştıran olmadı?)

 

            Olayı bizzat yaşayan bizzat gören söz konusu mağaraya giren insanla bire bir görüştüm. Anlattıklarını, gözlemlerini şahsın adını vermeden yayınladım. İlgili şahsın ismini vererek ilgili kurumla görüştüm. Bu şahısla ilgili birimin yetkilileri ile görüştürdüm! Gün belirlendi, olay yerine hep birlikte gidildi. Girdiğini gördüğünü beyan etmiş olan yetkililerde çağrıldı.Bu görüşme bizim üzerin de dahi durmaya gerek duymadığımız dillendirmediğimiz bir başka yer altı geçicine odaklandı!!!Bu geçişte araştırma yapıldı? Yetkililerce,(Olay mahalline gidildiğinde giren arkadaş girişi bulamamıştır! Doğrudur zaman içerisindeki heyelan, sel vb doğal aşınmalar yok etmiş; Israrla dilaverin kahvesinin önündeki sokak açıldığında bu tünel çıkacaktır denmesine rağmen bu konuda hiçbir girişim yapılmamıştır?)

 

           Söz konusu olayı yaşayan yeraltı dehlizine giren vatandaşımızla ilimiz mahalli Basın Yeni Gün yeraltı dehlizleri ile ilgili bir röportaj yaptı. Bu röportajda yayınlandı.  27.01.2011 Söz konusu röportajda pek çok ayrıntı mevcuttur! Yetkililerimiz ne yaptı???

 

 

           Çankırı Belediyesi tarafından yayınlanan ÇANKIRI İZLENİMLERİ Seyyahlar ve Araştırmalar adılı kitabın  16 sayfasında yer alan Çankırı da ki yeraltı tünelinden

 su sarnıç dan bahseden (Bir iki mil ta kasaba zeminine gelinceye kadar delinip minare merdiveni gibi taştan merdiveni vardır) diyen tarihi belge de kabul görmedi.

Demir kapılı büyük bir sarnıcın bulunduğu kale halkı, suyu şehirden temin etmektedir. Sarnıcın zemini olan yer yekpare sahradır.

 

           Bu tezimi teyit edercesine ihvan Sitesi üst kısmında çıkan su borularını sitemize taşıyıp ilgili birimlerimizce araştırılması yönünde taleplerim oldu? ( Araştırıp inceleyip bilgilendirilmedim-bilgilendirilmedik!)

           Söz konusu yazışmaların yazıların tamamı sitemizde mevcuttur!Tüm bu bilgi ve belgelere karşın ilgili kurumumuz  beni ütopik ( Hayalcilikle ) itham etmektedir.Söz konusu alanlarla ilgili hiçbir bilgi ve belge olmadan ortaya attığım İddialarım olduğu ve bunların çürütüldüğü  beyan edilmektedir….!!!

.Beni kurumları töhmet altında bırakmakla suçlamaktadır? Cevaben verilen cevaplarında…!!! HAYRET DOĞRUSU…

          Takdir Kamuoyunundur.

Gelen cevabi yazılar belgeler meyille gelmiştir.( Gönderilen bu belgeler yazılar BDF dosyası olarak gönderilmiştir.)

           

          

   

                 

                

    

              Çevreci Kadir Yavuz

 

 

 

Yukarı Dön
Misafir Açılır Kutu Gör
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Misafir Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30.12.2011 Saat 10:06
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar atasözümüzü lütfen bu site üyeleri ve diğer ziyaretçiler olarak tekrar hatırlayalım.
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02.01.2012 Saat 00:13

 

                KİM O ÜTOPİK DÜŞÜNEN!

                 KİM O KURUMLARI TÖHMET  ALTINDA BIRAKAN  !!!

                                  Sayın  yetkilim

 

         Beni Kurumları töhmet altın bırakmakla iham etmişsiniz! Beni asılsız iddialarla kurumları meşgul etmekle suçlamışsınız! Yazdıklarım, resmettiklerim, olay mahalli yer ve mevki vererek sizleri bilgilendirmem, Resmi başvuruda bulunmam, Cevap istemem ütopik lik se ,  Bir Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşı olarak,  bir Çankırı lı yurttaş olarak benim onur payem  OLUR, ONUR  PAYEME DE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKARIM!

 

YAŞANAN TÜM GELİŞMELERİ RESMİ BELGELERLE

HEP BİRLİKTE ANALİZ EDMEYE DEVAM EDELİM O HALDE!

İLİMİZİN GİZLİ HAZİNESİ BU OLABİLİR Mİ?

Link adresi http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3583&title=İlİmİzİn-gİzlİ-hazİnesİ-bu-olabİlİr-mİ?

       İlimiz Eldivan ilçesinin bir köyünde bir takım tarihi eserlere ulaşıyorum. İlgili kurumumuza başvuruda bulunuyorum. Söz konusu tarihi eserlerin resimlerini veriyorum. Tarih 07.06.2011  İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze dilekçe ili başvuruda bulunuyorum!

 

      Söz konusu dilekçemi verdikten sonra yazıyı sitemizde yayınladım. 15.06 2011  İLİMİZİN GİZLİ HAZİNESİ BU OLABİLİR Mİ ! ?????? diye yazıyı yazıp yazmamada çok tereddütler yaşadım! Söz konusu eserlerin çalınma, tahrip edilme korkusu yaşadım.!Sekiz gün geçmesine rağmen ilgili kurumca cevap verilmeyince, araştırma yapılmayınca!( Ben yazıyı siteye koydum aklımca kamuoyu oluşturma ilgili kuruma bir ikaz olacağını düşünmüştüm! Meğer ben karanlıklara göz kırpmışım!)

İlgili kurumumuza muhtelif tarihlerde gittim konu hakkında ne yaptınız neyin nesi diye! Her defasında gidemediklerini, söylediler nihayet10.10.2011 tarihinde cevap verildi? Yani dört ay sonra!

         M.Ö. 350 yıllara ait Mezar taşları ( Helenistik döneme tarihlenen mezar steli!) ve (İslami döneme ait kitabe)    Verilen cevabi yazıda Bu eserler köy muhtarına zimmet edilip gelinmiş! İslami döneme ait kitabe günümüz Türkçesine çevrilme kamuoyu ile paylaşılma gereği dahi duyulmadan, Araştırma inceleme yapılmadan! Oysa söz konusu köyümüzün geçmişi o denli gerilere gidiyor ki!

          Bu arada Sayın Müdürümüze bu köyle ilgili bir hatırlatma yapmanın yerinde olacağını düşünüyorum! Söz konusu köyde tarihi eser fışkıran köyümüzde bir taş ocağı açılmış kimler onay vermiş kimler açmış doğrusu bilmiyorum?Yetkili kurumumuz haberdar mı ?

           Bildiğim bir şey varsa bu köyümüzün tüm güzelliklerinin ve olması muhtemel tarihi eserlerinin gideceğidir. Zira benzer olaylar yurdumuzun diğer illerinde benzer olaylar yaşanmıştır! Yer yer görsel medyada,yazılı medyada yer almıştır…!

 

 (İlgili birimimiz görevini yapmış oldu, O köy halkı o köyün muhtarı çeksin husayı! Oh ne ala memleket, ola ki bir kazaya kurban gitti veya olası bir hırsızlık oldu, İşte o zaman bu görevlerini ifa ettiğini sanan yetkili kurum ezrail olup çıkar? Vay vatandaşımın köylümün,muhtarımın haline..?  Yoksa Bu köyümüz Muhtarımız bu cezayı hak etti mi? Bu tarihi eserleri köy camisi duvarına koymakla, Çeşmesine, hayvanlarının su oluğuna koymakla…, İmha etmedikleri için satmadıkları, tahrip edip yok etmedikleri için, Yetkililerimiz yöre insanına aba altında sopa mı gösterdi?Durup dururken bu taş ocağı işletmeciliği nereden çıktı! Eğer ki öyleyse söz konusu köy halkı bin pişman olmuştur. Eğer öyleyse kim bile benim başıma neler gelir bilinmez!!!!    Beni kurumları töhmet altında bırakmakla- beni ütopik olarak suçlamakla-kurumları asılsız iddialarla müşkül etmekle suçlamanın ötesinde daha neler neler olur bilinmez !!! )

 

 

 

            ÇANKIRI KALESİNDE KAÇAK KAZI

Kaynak http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3471&title=ankiri-kales%DDnde-kaak-kazi

             Yıllar yılı biz Çankırı halkının bilmediğini sandığım ama bir takım yabancıların yerli iş birlikçilerinin bildiğini sandığım Çankırı’mızın bir albenisi olduğunu düşünmekteyim. Bu nedenden dolayı da tarihi eser vb. konulara biraz da temkinli yaklaşmaya çalışırım?

             Bu ve benzeri durumlarda da yetkili kurum ve kuruluşlarımla bilgi belge neye ulaşırsam paylaşırım!

              İlimiz kalesindeki yapılan kaçak kazı gerekse de ilimiz Şehitliğinde yapılan kaçak kazıyı günü güne yetkilerle paylaştım! Son kazı olayına ilimiz şehitliğinde tanık olmuştum!

              İlgililerle olay mahalline şehitliğimize gittiğimizde yetkili-uzman kişinin birkaç kez fotoğrafını çekip tamam gidelim! Bu ve benzeri kazılar her gün oluyor? Yapacak bir şey yok ,resimde görüleceği üzere mezar taşının  kapağı dahi açılmamışken,açma inceleme zahmetinde dahi bulunulmamıştır….?

( Konuya ilişkin caba ve gayretlerimin yüzde biri kadar dahi emek ve uğraşta bulunmadan,olayı  sonlandırdı?”Bu ve benzeri kazılar her gün oluyor” diyerek, Açılmamış mezar kapağını dahi açmadan araştırmadan .Yetkili makamın emeğe tarihe olan saygısı bu kadar !!!!! Hayret Doğrusu…

 

                                    KALEMİZDEKİ TÜRBENİN YERİ ….   ?

        Hatırlanacağı üzere kalemizdeki türbenin şimdiki yeri konusunda endişelerim vardı.! Konuya İlişkin görüşleri mi yazıp ilgi makamdan araştırma yapılmasını istemiştim. Konuya ilişkin bu sayfanın üst kısmında bulunan FOTOĞRAFIN ANALİZİ adlı bir yazı yazıp, söz konusu fotoğrafı koyup görüşlerimi bildirmiştim!

        İlgili birimden gelen cevabi yazıyı ve resimleri de paylaşmıştım. Gelen cevabi yazıda benim ileri sürdüğüm tezlerin hepsinin yanlış olduğunu beyan edip, ilgili makam ‘ insanların kafasını karıştırmayın!’ Söz konusu yazıyı çekmem konusunda telkin de bulunmuştu! Söz konusu ilgili birimin tezinin ne denli yanlış olduğunu yine tarihi fotoğraflarla ortaya koyacağım

 

          Bahse konu olan türbenin eski bir fotoğrafı daha çıktı ! Sitemiz Köşe yazarlarından Metin Yılmaz tarafında sitemize konmuştur!

          Şimdi bu fotoğrafı analiz edelim

 

               KALEMİZDEKİ TÜRBE NİN RESMİ

              

Türbenin doğu cephesinden resim çekmeye kalktığınızda veya görsel baktığınızda nasıl oluyor da Hıdırlık Köyümüzün tepelerini görmek, resmetmek mümkün oluyor? Zira türbenin batı cephesindeki yükselti buna kesinlikle engel olur. Bunun kanıtı söz konusu resimdir. Bu gerçek fotoğrafta da net olarak gözükmektedir.!

          Söz konusu türbenin resminin çekildiği yönü analiz edelim. Kalenin güney kısmında çekilmiş. Fotoğrafın çekilme noktası Büyük camimizle, sarıbaba arasından bir noktadan çekilmiş! O halde türbenin resimde gözükmeyen yönü kuzey yönü, buna göre e batı yönü hıdırlık olunca batı yönündeki yükseklikte fotoğrafta net olarak gözüktüğüne göre, nasıl oluyor da doğu yönünden çekilen bir fotoğrafta hıdırlık tepelerini görmek mümkün oluyor?

( Eski fotoğraflarla bu günkü kalemizi mukayese ettiğimizde gerçekten çok büyük fiziki yapısında değişimlere uğradığı kesin! Bu kadar kısa sürede doğal koşullarda bu denli fiziki değişimin olmasına ihtimal veremiyorum! Yok, daha sonra bu değişimler teknolojik iş makineleri ile yapıldıysa ne maksatla yapıldığı mercek altına alınıp irdelenmelidir. Kültür müdürlüğümüzde bu konuda bir bilgisi, bir dokümanı var mı bilemiyorum. Açık söylemem gerekirse de olacağını sanmıyorum.! Kalemizdeki fotoğraftaki gözüken cami minaresi 1950 lere kadar var olduğunu söyleyen insanlarımızdan yaşayan görgü tanıkları mevcuttur.1940 lı elli yıllarda caminin kendisinin de var olduğunu, ama ibadet yapılmadığını virane bir vaziyette olduğunu söyleyen görgü tanığı yaşayan yurttaşlarımız var?Minare yi camiyi resimde göremiyoruz!O halde bu resim 1950 lili yıllardan sonra çekilmiş olabileceğini düşünmekteyim.)

   BİRİNCİ DERECEDİKİ SİT ALAHIMIZDAKİ KALEMİZDEKİ ÇALIŞMALAR

        Yetkililerimizce de beyan edildiği gibi Çankırı Kalemiz ve Çevresi birinci derecede sit alanıdır. Yine yetkililerimizin yazılı cevaplarından beyanlarında Kalemiz ve çevresinin birinci derecedeki sit alanının haritası olduğu yazılmış? Muhtemelen de koordinatları ve ölçümleri mevcuttur. O halde sayın yetkilimiz bu haritayı söz konusu cevabi yazısında neden vermemiştir. Kamuoyu ile neden  paylaşmamıştır? Siyasilerin günü birlik istek ve talepleri doğrultusunda var olduğu nu söylediğiniz sit alını haritası güncelleniyor mu? Bilinmez..!

        Sit alanı içerisine bu günkü su deposu diye adlandırdığımız alan dahil değil mi ? Şayet Dâhilse Belediye Başkanlığının buradaki satış – yapılaşma için çıkardığı 05.02.2007 tarih ve 25 sayılı  karar iptal edilmiş mi dir ?

        Yine aynı noktaya çok yakın yer olan İhvan sitesi bu sit alanına dahil mi dir.? Dahil değilse neden dahil edilmemiştir! Zira söz konusu alanda gün ışığına çıkıp ta karartılamayan tarihi su sarnıcımızın ( Tarihsel belge de) olup ta gün ışığına çıkarılamayan su sarıcından başka bir yerden gelmesi mümkün olmayan tarihi su borularının talan edilmesine niye seyirci kaldınız. Bu alanı niye sit alanı ilan etmediniz…!...?

          Kalemizde Belediyemizce başlatılan rekreasyon çalışmalarının Bakanlık onaylı bir çalışma olduğu yazıyorsunuz onay tarihi olarak ta  18.02.2011  tarih ve 5800 sayılı kurul kararı ile onanan projenin  Müdürlüğünüz denetiminde 13.07.2011 tarihinde başlayıp 13.12.2011 sona erdiğini bildirmişsiniz! Kazı yapılmadığını aksine dolgu yapıldığını yazmışsınız?Kazı yapılınca tahribat oluyorda dolgu yapıldığında  tahribat olmuyor mu ...!

          Çankırı Belediyesince Kalemize şelale yapımı için kim onay verdi? Onay verilmediyse kalemize hançer gibi saplanan o kepçe ve dozerle yıllarca nasıl çalıştı! Beledîmizce değişik platformlarda, buraya Orta Doğunun Balkanların en büyük şelalesini yapacağım diyip, kalemizin güney sırtlarındaki çalışmaya neden müsaade ettiniz burası sit alanı değil mi?

         Söz konusu alanda, Kazı yapmak için, şelale yapmak için. Belediyemizin Müdürlüğünüzden, Bakanlığınızdan, almış olduğu bir olur var mı? Varsa lütfedip cevabi yazınızla neden vermediniz!  Bana sehven verilmediyse, kamuoyu ile paylaşır mısınız bana verir misiniz?

          Tüm yaşananlar ortada, yazdıklarım ortada, verilen cevabi yazılar ortada takdir kamuoyunundur saygılarımla

 

 

                  ……  !!!!!!.......??????......!!!!!  ……….

 

            Çevreci Kadir Yavuz

 

Yukarı Dön
Şeref IŞIK Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 29.06.2009
Şehir: Ankara
Status: Aktif Değil
Points: 181
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (1) Teşekkür(1)   Alıntı Şeref IŞIK Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 02.01.2012 Saat 16:20

Kadir Bey,

Sizi bu konuda ne kadar anladığımı  tahmin edemezsiniz.Sevindiğim tek şey bu konuda hala sizin gibi aydın insanların olması, üzüldüğüm konu ise sizden başka bu sitede çok az kişinin bu işe değer verdiğini görmek.Şabanözünün bir beldesi köy haberi ne kadar önemli bilemem.Bence tarihi bir esere verilecek değer daha önemli olmalı.Bu siteleri takip eden ilgili ve yetkililerimiz yokmudur.Elbette vardır.İnşallah bu konulara eğilen  idarecilerimiz zamanı gelince bu işlere  sahip çıkarlar.Bir köy muhtarına yapılan zimmet olmamalı bu sahip çıkma.O eserleri ilelebet korumayı garanti altına almalı ve gelecek nesillere kültür hazinesini sağlam teslim edebilmeliyiz.
Şeref IŞIK
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.02.2012 Saat 23:12

            BU GİZEM DAHA NEREYE KADAR DEVAM EDECEK!

 

 

 

           Yer altı dehliz ve tünellerimizin izini 2004 yılından beri sürmekteyim.! Ne yazık ki bir arpa boyu yol kat etmek mümkün olmadı?

 

         ( Şahsi kanaat ve düşüncem şu dur bu yeraltı dehliz ve tünellerinin yüzde yüz var olduğuna inanıyorum. Çankırı’mızın geleceğine çok ama çok büyük katkı sağlayacağına da inanmaktayım! Bu inanç ve kanaatim bir ütopya gibi algılanıp,  yetkililerce dillendirilse de… ) durmak yok,  bu konuda mücadeleme devam edeceğim

 

            Sayın Valimiz Vahdettin Özcan a Yeraltı dehliz ve tünellerimizle ilgili konu ve konulara ilişkin bir rapor olarak yazıp meyille gönderdim. Daha sonrada Sayın Valimizle, konu hakkında msn üzerinden konu hakkında görüşmemiz oldu, konuyla ilgileneceğini bildirdi, Sayın Valimiz,

 

        Sayın Valimiz Vahdettin Özcan a meyil yoluyla göndermiş olduğum yazı,

 

 

 

            SAYIN VALİM

ÇANKIRIMIZA ÜLKEMİZE EN BÜYÜK HİZMETİN ÇANKIRIMIZDAKİ YERALTI DAHLİZ VE TÜNELLERİN GÜN IŞIĞINA ÇIKARTILMASI OLACAĞINA İNANMAKTAYIM

 

         Sayın Valim, Çankırı’da yeraltı dehliz ve tünelleri vardır. Bu şehir efsanesi olmaktan çıkıp kesinleşmiştir. Ben kişisel uğraşlarım sonucu yeraltı dehliz ve tünellerine giren onlarca insana ulaştım. Somut bilgilere ulaştım. Bu insanları ilimiz Kültür Müdürü ve Belediyemiz Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü dâhil olmak üzere diğer yetkililerle bire bir görüştürdüm.

         Çankırı Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüze, Çankırı Belediye Başkanlığına konuya ilişkin resmi başvurularımı yaptım. Ancak büyük bir duyarsızlıkla karşı karşıyayım.

          Söz konusu dehliz ve tünellere giren insanlarımız, basınımızın önünde bu konuya ilişkin yaşadıklarını, gördüklerini, tanık olduklarını kendi anlatımları ile aktardılar, yerel basında, internet sayfalarında bu anlatımlar mevcuttur, söz konusu belgeleri bu linkte bulabilirsiniz

http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3430&title=yer-alti-dehlİzlerİmİz

 

         Tüm bunlara karşın yetkili kurum ve kuruluşlarımızın lakayt tutum ve davranışları ile tüm bu bilgi ve belgeler ortada iken bu büyük tarihi eser talan edilmektedir? Bu çalışmalar yapılırken hiçbir ön araştırma yapılmamakta, uzman kişiler bu çalışmalar sırasında alanda bulundurulmamaktadır. Bu tarihi eseri yok eden çalışmalar şunlardır:

  1.  Birinci derece sit alanı olan Çankırı Kalesi ve çevresi, Çankırı Belediyesince Çankırı Kalesinde rekreasyon çalışmalarının başlatılmış olması,

  2.  Toki Kentsel dönüşüm projesi kapsamında yine birinci derecedeki sit alanlarında yıkımların- apartmanların yapılıyor olması.

        Oysa söz konu alanlar birinci derecede ki sit alanlarıdır, akademiksel üst kurullarca gerekli inceleme araştırma yapmadan Tokinin ve Çankırı Belediyesinin çalışmaları başlatmalarına anlam veremiyorum? Bunca bilgi belge görgü tanıkları ortadayken…

        Bu yapılanmaların Çankırı’mıza ve Ülkemize fayda sağlamayacağına, aksine zarar vereceğine inanmaktayım. Şöyle ki:

        Söz konusu yer altı dehliz ve tünellerinin en iyimser uzunluğu 30 ila 40 km.dir. Söz konusu tüneller kesme taşlarla yapılmıştır. Yer yer dinlenme yerleri mevcuttur. Bu dinlenme yerlerinde havuzlar mevcuttur. Çivi yazılarının dahi olduğu yönünde görgü tanıkları ve onların anlatımları mevcuttur. Bu tünellerin en az dokuz bağlantılı koldan oluştuğu, kaleye tek tünel olarak çıktığı yine görgü tanıklarınca beyan edilmektedir. Bugünün bir panelvan minibüsü - cip vb kara nakil aracının çok rahat gidebileceği yönünde beyanlar da mevcuttur.

        Bu tünellerin yapımının da mimari ve estetik yönünden harika bir yapı olduğu kuşkusuzdur. Çankırı Belediyesince yayınlanan ÇANKIRI İZLENİMLERİ Seyyahlar ve Araştırmalar adlı kitabında bu yeraltı tünellerinden ve su sarnıcından bahsedilmektedir.

         Sayın Valim bu dehliz ve tünellerin gün ışığına çıkartılması demek, dünyanın yedi harikasından birini yeryüzüne çıkarmak demektir. Çankırı’nın bir dünya şehri olması demektir. Çankırı’nın dünyadaki en önemli turizm kentlerinden biri olması demektir. Bu yer altı dehliz ve tünelleri sadece bugün Çankırı’da yaşayanların değil, insanlık tarihinin, Türkiye’nin, dünyanın, gelecekte yaşayacak çocuklarımızın ortak eserleridir.

         Böylesi devasal bir tarihi eser üst kurullarca araştırılmadan bilimsel araştırmalar yapılmadan Çankırı Kültür Müdürlüğünün, Belediyemizin ve Tokinin isniyatifine bırakılarak talan edilmesine isyanım var. Bir vatandaş olarak!

         Çankırı Kalesinde rekreasyon çalışmaları, Tokinin se Üç bina yapımı için; bu tarihi yok ettiğimizi Türkiye duysa, dünya duysa utancımızdan saklanacak yer bulamayız. Çankırı halkı için bizlerin bir utanç tablosu olacaktır. Çankırı’nın en büyük zenginliği yok edilmek üzere. Lütfen daha fazla geç kalmadan, bu konuya el atıp bir çözüm yolu bulunuz; Sonra ah vah etsek de işe yaramayacak! Sayın Valim Saygılarımla    

 

                                                                                            Kadir Yavuz ( Çevreci)

 

 

          Sayın Valimiz ilgi kurumumuz olan Çankırı Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüze göndermiş olduğum yazımı göndermiş, konuya ilişkin Çankırı Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüzden cevabi bir yazı gelmiştir. Söz konusu yazı aşağıda mevcuttur.

 
 
 
 
 
                          

  

  

 

 

 

 

 

       

 
         Bu yazı da dikkatimi bir şey çekti! Bu yazının dağıtımı Çankırı Valiliği ve şahsıma olarak yapılmıştır. Ekinde ise bir rapordan bahsedilmektedir. Fakat bana gelen yazıda rapor yoktur ( Bu yazıda da açıkça ek konmadı şeklinde açıklanmıştır.?)

 

       Konuya ilişkin Valiliğimize nasıl bir rapor yazıldı? Doğrusu merak ediyorum, Yok daha önce ki bir yazışmamda bana gönderilen 22.12.2011 tarihli raporsa, Valiliğimize gönderilen rapor! bu rapora ilişkin görüşlerimi 02.01.2012 tarihli KİM O ÜTOPİK DÜŞÜNEN! KİM O KURUMLARI TÖHMET  ALTINDA BIRAKAN  !!! Sayın yetkilim

       Başlığı altındaki yazımı bir üst sayfada bulmanız mümkündür.

 

       Şayet bu rapor değil başka bir raporsa bu raporunda içeriğini doğrusu merak ediyorum?

 

       Anlaşılan bu dehliz ve tünellerimiz  daha çok devam edecek…..

 

 

       Çevreci Kadir Yavuz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

        

 

 

 

        

 

 

 

 

 

 

Yukarı Dön
haberci Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Canssati.Org Haber Servisi

Kayıt Tarihi: 07.12.2005
Şehir: Çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 290
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı haberci Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.06.2012 Saat 22:51


Cansaati.Org
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 13.06.2012 Saat 23:26

Röportaj da Mustafa beyin bahsettiği evin fotoğrafı ( Muhtemelen de resim deki gözükün merdiven!)

 

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek