2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Araştırmalar » Çankırı İçin Düşünüyorum » Seçim Dosyası
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Seçim Mülakatları Ankara II Bölge Bünyamin TEZCAN
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumSeçim Mülakatları Ankara II Bölge Bünyamin TEZCAN

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
ahmetgulsen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 877
Mesajın Direkt Linki Konu: Seçim Mülakatları Ankara II Bölge Bünyamin TEZCAN
    Gönderim Zamanı: 30.03.2011 Saat 16:09

Haziran 2011 Genel Seçimleri Aday/Aday Adayları Mülakatları

Ankara II Bölge Aday Adayı Sayın Bünyamin TEZCAN ile Mülakat

Çankırı Araştırmaları Sitesi [Cansaati.Org] öteden beri dile getirdiği üzere seçim ve diğer dönemlerde  siyasi partilere, siyasi partiler içerisinde ise adaylara daima ve taviz vermeden eşit mesafede durmuştur. Ancak ‘düşünen insan’, ‘yazan insan’ bizim için daima bir adım önde olmuştur. Özelde Çankırı için, genelde ise içinde bulunduğumuz çevre, toplum için yaşanılabilir ve sürdürülebilir bir gelecek planlayan, çalışan, fikir beyan eden ve bundan öte adım atan insanlara bizler de bir adım yaklaşmaktayız. Bu bağlamda Çankırı seçmenlerine ve Keçiören, Pursaklar başta olmak üzere Ankara II. bölge seçmenlerine ve dolayısıyla buradaki Çankırılı hemşehrilerimize plan, program ve düşüncelerini izah etme gayretinde olan aday-adaylarına bizler de yardımcı olmak, Parti yetkililerine en doğru adayı bulmak konusunda aday adayların fikir dünyasını ortaya koyan doneler oluşturmak amacıyla mülakatlar serisi hazırlamaktayız. Bu çerçevede ilk mülakatı Sayın Bünyamin TEZCAN ile gerçekleştiriyoruz. Çok kısa zaman sonra diğer aday/adaylarıyla da mülakatlarımız neticelenmiş olacaktır.

 

Hoş geldiniz sayın Tezcan,

2011 genel seçimleri sürecinde hizmete talip olanlardan birisiniz. Sizle bizi bir araya getiren neden ise Çankırılıların yoğunlukta olduğu (KEÇİÖREN, PURSAKLAR, ALTINDAĞ, YENİMAHALLE, AKYURT, AYAŞ, BEYPAZARI, ÇAMLIDERE, ÇUBUK, ELMADAĞ, GÜDÜL, KALECİK, KAZAN, KIZILCAHAMAM, NALLIHAN) ilçelerini kapsayan Ankara II.bölge’den bir Çankırılı olarak aday adayı olmanızdır.

 

Sizlerle yapacağımız mülakat üç aşamada gerçekleşecektir. İlk bölüm, bir milletvekili olarak ülke ve dünya gündemine dair bakış açınız, Mecliste yasama görevlerindeki çalışma hedefiniz yer alacaktır. İkinci bölümde ise Ankara II. bölge milletvekilli olarak bakış açınız sorgulanacak olup, son aşamada ise Ankara II. bölge milletvekilliği görev alanı içinde zımnen mündemiç olan Çankırı +1 Milletvekilli olarak yapmayı planladıklarınız halkımıza aktarılacaktır.

 

Sayın Tezcan kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

 

1972 yılında Ankara Keçiören’de doğdum. Aslen Çankırının Şabanözü ilçesinin Gürpınar beldesindenim. Halen Keçiören’de ikamet etmekteyim. İlk, orta, lise öğrenimlerimi Ankara’da tamamladım.1995 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Maliye Bölümünü bitirdim. Vatani görevimi tamamladıktan sonra kurduğum şirket ile çalışma hayatına atıldım. Faaliyet gösterdiğim gıda, organizasyon ve inşaat sektörlerinde  halen hizmet vermekteyim. Alın teri ile hizmet üretmenin haklı huzurunun yanında istihdam oluşturmanın ve  vergi ödeyerek ülkeme katkı verebilmenin gururunu da yaşamaktayım. Evliyim ve iki çocuk babasıyım.

 

Neden milletvekilliği?

Milletvekilliği müessesesini nasıl görüyorsunuz, Sizce kimler milletvekili olmalıdır?

 

Kuruluşundan bugüne kadar, Ak Partiye gönül vermiş bir kardeşiniz olarak siyasetteki anlayışım, insanımızın huzur ve mutluluğudur.


Sizler de bilirsiniz ki siyaset fedakarlık ister. Siyaset yapmak gönül işidir, sevda işidir. Bu sevda, kişisel ihtirasların ve çıkarların sevdası değildir. Bu sevda, hak için halka hizmet edenlerin sevdasıdır. 12 Haziran seçimlerinden sonra halkımızın özlemi olan “Sivil Anayasa” yapımı çalışmalarının ne kadar hassas ve önemli olduğunun bilincindeyim. Ak Partimizin 2023 yılı Türkiye hedeflerini gerçekleştirmek ve Türkiye’mizin yakalamış olduğu güven ve istikrarın devamı için Başbakanımın liderliğindeki AK kadrolarda yer almanın onuru ile ülkeme hizmet etmek istiyorum.“Ülkem kazanacaksa partim kaybetsin” diyebilecek kadar halkına MERHAMETLİ ; “Ben ülkeme hizmet etmek için beyaz gömleğimi giyerek yola çıktım” diyecek kadar CESUR YÜREKLİ Başbakanımın AK Kadrosunda yer almanın onur ve şerefini yaşamak istiyorum.

 

Milletvekilleri neler yapmalıdır?

 

Öncelikle seçmenlerine karşı dürüstlükten vazgeçmemeli. Etik kurallarına aykırı davranmamalı. Bağlı olduğu partinin ilkelerine uygun davranmalı. Parti disiplini içerisinde olmalı. Hakkın ve hukukun üstünlüğüne inanarak hizmet üretebilmeyi kendine gaye edinmeli.

 

Aday olduğunuz mevcut iktidar partisinden Milletvekili seçildiğiniz taktirde kendinize mecliste nasıl bir yer bekliyorsunuz. Örneğin hangi komisyonlarda daha verimli çalışırsınız?

 

Üçüncü dönem iktidar olarak ülkemize hizmet verecek olan Ak Partide; içinden geldiğim iş dünyasında özellikle üretimin düştüğü dönemlerde maliyetlerin üzerinde ağır baskı oluşturan sigorta primleri, vergiler ile iş gücü teşviki konularında katkı verebileceğimi düşünüyorum. Çalışma hayatını düzenleyen komisyonlarda etkili görev yapabileceğime inanıyorum.

 

Yasama görev alanlarında ne gibi planlarınız var?

 

Öncelikli olarak, önümüzdeki yasama döneminde milletimiz tarafından beklenen en önemli icraat sivil anayasa yapımıdır. 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarının yapımı itibariyle, sivil iradenin tezahürü olmaksızın gerçekleştirildiği tüm milletimizin malumudur. Cumhuriyet Dönemimizde ilk defa halkın iradesiyle şekillenecek Anayasanın yapımında görev almayı, ilgili komisyonlarda vazife yapmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyorum. Demokratik yaşamın tüm kurum ve kuruluşlarla işletildiği, temel hak ve hürriyetlerin garanti altına alındığı, yükümlülüklerin adaletli bir şekilde tespit edildiği, devletin milletine karşı hakim bir bakışla değil, hizmet veren bir yapıda düzenlendiği sivil bir anayasanın bu dönemde gerçekleştirilmesi milletimizin bir beklentisidir. Bu beklentiyi karşılayacak Ak Kadrolar içerisinde üzerime düşen vazifeyi en iyi şekilde yerine getireceğime inancım tamdır. Diğer yasama çalışmalarında da hakkın ve hukukun üstünlüğüne ram olmuş bir yapıda temel adalet duygusundan vazgeçmeden çalışmalarda bulunacağıma inancım tamdır.

 

Üniversite eğitiminizi Maliye bölümünde yapmış olmanız ve biraz da ticaretin meşakkatli yollarından geçmiş olmanız nedeniyle soruyorum, masanın öteki tarafına geçmekle iş dünyasına nasıl katkılarınız olacak.

 

Üniversite yaşamında toplum –ekonomi ilişkisini kurallar bütünü içerisinde teorik olarak öğreniyorsunuz. Toplumun refah düzeyinin artmasının bilimsel tanımlamalarını, gelir-vergi-ücret-kar ilişkilerinin optimum düzeylerini okuyorsunuz. Ancak uygulamaya inmeden teorik bilgilerin kişiye, topluma verebileceği hiç bir şey yoktur. Rızkın vesilesi olmak cihetiyle bir şirket kurup üreterek, istihdam oluşturarak, ücret ödeyerek ve vergi vererek ekonomi dünyasında yerinizi almaya başladığınızda fiiliyatın hiçte kolay olmadığını yaşayarak öğreniyorsunuz. İş dünyasında onbeş yılı aşkın bir sürede vergisini aksatmadan ödeyen bir vergi mükellefi, çalışanın alın teri kurumadan ücretini ödeyen bir işveren olarak iş dünyasının içinde bulunduğu zorlukları yakınen gördüm. Vergi mükellefi olarak sigorta prim tahakkuku ve ödemesi yapan işverenlerin içine girdikleri nakit sıkıntısı itibariyle ödeme zorlukları yaşayabileceğini, müteşebbis insanlarımızın zaman zaman içine girebileceği finans sıkıntılarının olabileceğini biliyorum. Bu sıkıntılarının aşılabilmesi noktasında müteşebbislerin desteklenmesi ve teşvik edilmesine yönelik projelerim var. Küçük ve orta ölçekli şirketlerin ülkemiz ekonomisine katkılarının daha sağlıklı hale gelebilmesi için, düşüncelerim var. Bu arada devletimizin bütçesinin sınırlı olduğunun idraki içerisindeyim. Dolayısıyla işverenlere teşvik uygulamaları adı altında kredi aktarılmasından ziyade istihdam ettiği kişilerden alınacak primlerin düşürülmesi, şirketlerin kurulduktan sonra ayakları üzerinde rahatça durmasını sağlamak cihetiyle makul bir dönem alınacak vergilerin ya hiç alınmaması yada ciddi oranda azaltılması yolu ile iş dünyasının maliyet yönünden desteklenebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle üreten toplum kesimi üzerinde teşvik uygulamalarının sonuçtan gelerek hazır nakit transferleri yerine, ilave istihdam oluşturmanın, üretim kapasitesini artırmanın devlet tarafından oluşturulacak maliyetini belli bir süre ortadan kaldırmanın daha etkili olacağının düşüncesi ile katkı verebilirim.

 

Sizce ülkemin en önemli 5 sorunu nedir? Bunların çözümü nasıl olacaktır. Önereceğiniz çözüm içinde bir Milletvekili olarak fonksiyonunuz ne olacaktır?

 

1-      Bürokrasi,

2-      Özgürlüklerin önündeki engeller,

3-      Sivil idarenin tesisindeki ciddi dirençler,

4-      Kültürel erozyon,

5-      Toplumumuzun temelini oluşturan manevi yapısında zayıflamalar.

 
Milletimizin devletiyle bölünmez bütünlüğünün, toplumumuzun kardeşçe bir arada yaşama ülküsünün devam ettirilebilmesi ve devletimizin dinamik bir yapı içerisinde dünyada lider ülke konumuna gelebilmemiz için kaçınılmaz bir şekilde yukarıda saydığım engelleri aşmamız gerekmektedir.  Bunu da sağlamanın tek yolu üstten inmeci, ben bilirim yaklaşımı yerine halkına daha çok güvenen görüşlerini kanaatlerini daha çok uygulamaya yansıtan bir yönetim biçiminden geçmektedir. Ak Partimizin 2002’den bu yana halkımızla daha çok bütünleşerek geldiği bugünlerde, devletimiz ile milletimizin daha çok kucaklaşmasını sağladığımız zaman,  geleceğe daha inançla ve güvenle bakmamızın önünde hiçbir engelin kalmayacağı inancındayım.

 

Türkiye’nin şuan ki konjonktürde parlamenter yönetim siteminde en iyi idare şekli sizce hangisidir; a) Tek parti iktidarı b) kuvvetli hükümet zayıf muhalefet c) zayıf hükümet kuvvetli muhalefet d) denk sayılarda koalisyon e) Başkanlık sistemi

 

Ülkemiz yıllardan beri koalisyon hükümetleriyle yönetildi. Zayıf Hükümetler iş başında bulundu. Bu dönemlerde ekonomik, sosyal ve siyasal açılardan ülkemiz çok büyük sıkıntılar yaşadı. Belirsizliğin, kötü gidişatın karşısında tek ilaç istişareye dayalı kuvvetli bir iradedir. Bunun en iyi uygulamasını Ak Parti'mizin geçmiş sekiz yıllık iktidarıyla ortaya konulduğunu hep birlikte müşahede etmekteyiz. İradesi kuvvetli bir idarenin yönetiminde kararların zamanında, etkin alınması ve hemen uygulanması mümkündür. Ak Partimiz halkımızın ihtiyaçlarını iyi anlayan, çözümlerini araştıran ve bulup uygulayan kuvvetli tek parti iktidarıdır.

 

Kısaca olmak üzere, dünya tarihinin yeniden yazıldığı, sınırların ve ülke idarelerinin değişmeye başladığı içinde bulunduğumuz süreçte Dünya ve Türkiye ilişkilerini nasıl yorumluyorsunuz.

 

Dünya üzerinde söz sahibi, yönlendirici olduğumuz dönemlerden sonra I. ve II. Dünya savaşını yaşayan Dünya üzerinde iç ve dış etkenler sonucunda gücümüzü önemli ölçüde yitirmiştik. Ekonomik açıdan dışa bağımlı, sosyal olarak içerde çeşitli kamplaşmaları yaşayan ve siyasi olarak uzlaşma değil çatışma zemininde görüşlerini paylaşan bir denklemde ülkemiz öz gücünü toparlayamadığı için, bunun doğal sonucu olarak, ülkeler arasında da etkisiz bir konumdaydık. Ancak, yine millet olarak hep birlikte 2002’den sonra Ak Partimizin iktidarı sürecinde yaşadığımız gelişmeler, bizi içeride toplumsal olarak bütünleşmeye, kuvvetlenmeye, birbirimizi anlamaya, ekonomik yönden güçlenmeye doğru yönlendirdi. İç dinamiklerle artan gücümüz bizi dışarıda da güçlü devlet, etkili devlet konumuna getirdi. 1 Mart tezkeresiyle Orta Doğu’da kazandığımız yönlendirici tavrımız, “One minute!” çıkışıyla egemen güçlere karşı onurlu duruşumuz, diklenmeden dik duruşun, gururlu bir göstergesiydi. Her geçen gün yeni bir devletle karşılıklı kalkan vize engelleri, kıtalar arasında gelişen iş birliği anlaşmaları ve en son Libya olaylarında yaşadığımız gibi Nato ülkelerini yönlendiren bir ülke konumuna gelmemiz tamamen kuvvetli bir hükümet yönetiminin doğal bir sonucudur. Milletinden aldığı güç ile Dünya’ya hakkı ve adaleti haykıran Ak Partimiz ve lideri Sayın Başbakanımızın dünya üzerinde adalet, dostluk ve barış kavramlarını yaygınlaştıracağı muhakkaktır. Bulunduğumuz coğrafyada güçlenen bir Türkiye öncelikle Orta Doğuya yön verirken devamında kesinlikle dünyaya etkide bulunabilecek bir konuma gelebilecektir.

 

Neden Ankara II. bölge milletvekilliği?

 

Yükseköğrenim tahsilim dışında tüm yaşamım boyunca bulunduğum bölge Keçiören olduğu için, II. Bölgenin sorunlarını, ihtiyaçlarını, taleplerini yakınen biliyorum. Milletvekili olarak bölgenin sorunlarını, ihtiyaçlarını ve hassasiyetlerini paylaşarak çözüme kavuşturabilmek için içerisinde yaşadığım bölgemden başvuruda bulundum.

 

II Bölge’yi tanıyor musunuz?

 KEÇİÖREN haricinde PURSAKLAR, ALTINDAĞ, YENİMAHALLE, AKYURT, AYAŞ, BEYPAZARI, ÇAMLIDERE, ÇUBUK, ELMADAĞ, GÜDÜL, KALECİK, KAZAN, KIZILCAHAMAM, NALLIHAN’nın halkını, sorunlarını biliyor musunuz?

 

Çalışma hayatım gereği, faaliyetlerimin tamamı II. Bölge içerisinde geçmiştir. Günlük yaşam içerisinde çok çeşitli meslek mensupları hayatın çeşitli alanlarındaki insanlarımızla bir arada olmanın doğal sonucu bölgemizin hassasiyetlerini, ihtiyaçlarını yaşayarak öğrenmiş durumdayım. İş alanlarının ihtiyaçlarını, eğitim dünyasının taleplerini, belde hizmetlerinin gereksinimlerini, sağlık sektörünün arayışlarını yakinen biliyorum. Bu anlamda özellikle Keçiören ilçemizin yoğun nüfusu ile yukarda bahsettiğim ihtiyaçların odağı olduğunu gözlemlemekteyim. Kızılay, Bakanlık, Ostim ve  Siteler gibi iş yerlerinin yoğun olduğu bölgelerde çalışan bölge insanımız, Keçiören’i, Yenimahalle’yi , Altındağ’ı ve Pursakları yoğun yerleşim bölgesi olarak kullanmakta ve dolayısıyla nüfusa bağlı olarak, ilçe merkezlerinde yoğun ihtiyaç tablosu da ortaya çıkmaktadır. Bölgemizin diğer merkezleri Çubuk, Akyurt, Elmadağ, Kazan, Ayaş, Kızılcahamam, Güdül ve Nallıhan’da tarım sektörü nispi yoğunluklu olmak üzere ihtiyaç ve talepleri şekillenmektedir. Merkezde belediye altyapı-plan hizmetlerinde yoğun sıkıntı yaşanmamakla birlikte Ankara dışına doğru açıldıkça hızlı gelişmenin ve  nüfus artışının getirdiği taleplerin yoğun olduğu gözlemlenmektedir. Eğitim, sağlık, istihdam, iskan gibi tüm ihtiyaçlarını taleplerini yakınen biliyorum. Sorunların çözümü, taleplerin karşılanabilmesi cihetiyle bölge halkımızla sürekli istişare ortamı içerisinde olacağım.

 

Giriş cümlelerimizde “Ankara II. Bölge Milletvekilliği görev alanı içinde zımnen mündemiç olan Çankırı +1 Milletvekilli” ifadesine yer vermiştim. Evet Ankara II. bölge Çankırılı Milletvekili aynı zamanda Çankırı’nın Meclisteki +1 mebusu olarak görev yapacaktır/yapmalıdır. Bu noktada Çankırı’ya odaklanmak istiyorum. Sizce Çankırı’nın öncelikli sorunları nelerdir? Bunlara çözüm mukabilinde reçeteniz ne olacaktır.

 

Çankırı’mızın Ankara’ya yakınlığı önceleri avantaj olarak değerlendirilmiş ve verimli olmayan tarım arazilerinden elde edilen ürünlerin geniş ailelere yeterli gelmemesi sonucu ailenin gençleri iş bulmak umuduyla yakın olan başkent Ankara’ya yoğun bir şekilde göç etmişlerdi. Gelenlerin ilk düşündüğü emekli olunca köylerine geri dönmek idi. Ancak doyduğu yerde çocukları büyüyüp, okullardan mezun olup, iş güç sahibi olduktan sonra geri dönüş ilk kuşağın gönlünde bir ukde olarak kalmıştı. Nüfusun çoğunluğunu göç yolu ile Ankara ve İstanbul’a gönderen Çankırı’mız için mesafenin yakınlığı dezavantaja dönüşmüş oldu. Ayrıca yatırım yapacak müteşebbis insanlarımızın da kolayca Ankara’yı tercih etmiş olmaları da Çankırı’mızın gelişmesinin önünde bir engel oluşturmuştur. Kamu ve özel yatırımın çok az yapıldığı Çankırı’mızda doğal olarak çalışmak için iş arayan nüfusumuz karşılığını bulamaz hale gelmiştir. Bu anlamda öncelikli sorunumuz istihdam imkanlarının yeterli düzeyde oluşmamasıdır.

 

Ekonomik açıdan canlanmanın temel dayanağı yatırımdır. Günümüzde devlet kaynaklı yatırımlar ile sürekli kalkınma mümkün değildir. Ekonomik canlanma özel sektör yatırımları ile gerçekleşir. Bu anlamda organize sanayi yatırımları için alt-yapıları hazırlanmış sıfır maliyetli arazilerin hazırlanması, buralarda çalışacak işgücünün primlerine ilişkin ciddi muafiyetler yanında kuruluş ve geliştirme yatırımları için sermaye destekleri ile  küçük ve orta ölçekli şirketlerin teşvik edilmesi konusunda atılımlar yapılmalıdır. Şabanözü ilçemizin son yıllarda yaşadığı ekonomik şahlanış bu konuya açık bir örnektir. Bölgede aktif çalışabilir iş gücü açısından işsizlik oranı sıfıra indiği gibi dışarıdan iş gücü teminine gidilmektedir. Bu örnekte olduğu gibi Çankırı - Yapraklı yolu üzerinde geniş ve müsait arazilerin organize sanayi için yönlendirilmesi yatırım için gerekli cazibeyi temin eder gözükmektedir.

 

Tuz Mağarasında geliştirilecek dünya ölçekli projeler ile turizme kazandırılacak tesisler buralara gelecek turist sayısını artırma potansiyeline sahiptir.

 

Çevresi bozkır olan ilimizde ağaçlandırma çalışmaları çeşitli kurumlar eliyle her yıl on binlerce fidan dikimi ile yapılmaktadır. Toprak yapısı analizine dikkat edilse bile sulama konusunda gerekli tedbirler alınmadan dikilen fidanlarımız maalesef yetişip çevresine yeşil tebessümünü gösterememektedir. Damlama sulama sistemleri ile donatılmış alanlarda, kökü derine inmeyen uygun fidanlar tercih edilerek Çankırı’mızın çevresi her mevsim bahar neşesine büründürülebilir.

 

Geçtiğimiz yıla kadar kireçli kuyu sularının verildiği çeşmelerden kana kana su içilemez iken hamdolsun gerek belediyemiz ve gerekse merkezi kuruluşlarımızın yoğun gayretleri ile Güldürcek barajından gelen içme ve kullanma suyu sayesinde Çankırı’lı hemşehrilerimiz memba suyu niteliğinde  içme suyuna kavuşmuş bulunmaktadır. Buradan  içme suyunun Çankırı’mıza getirilmesinde üstün hizmeti olan belediye başkanı sayın İrfan Dinç beye teşekkür ve takdir duygularımı beyan etmek istiyorum. Benzer gayretlerin şehrin ortasından geçen çayın iç ve kenarlarının tanziminde de gösterilmesi gerekliliğine inanmaktayım. Yapılacak düzenlemeler ile çay boyu, uzun yaz akşamlarında ailelerin rahatça gezinebildiği kordon boyu haline gelebilmelidir.

 

Ankara – Çankırı bölünmüş yolunun Ak Partimiz hükümetinin ülkemize kazandırdığı en güzel hizmetlerden bir parçası olduğu kuşkusuz hepimizin ortak düşüncesidir. Yol sathının konforlu kullanım kalitesine ulaşabilmesi için sıcak asfalt ile kaplanması inşallah yakın bir zamanda yapılacaktır.

 

Üniversiteye yerleştirme sınav sonuçlarına göre Çankırı ilimiz öğrencilerinin ülke genelinde ilk sıralara gelebilmesini temin edecek uzun soluklu eğitim yatırımlarının takip edilmesi gerekliliğine yürekten inanıyorum.

 

Nüfusu son sayımda 4 milyon 771 bin 716 olan Ankara’mızda  Çankırı’lıların nüfusu 230 bin 519 olarak kayıtlara geçmiş olup hemşehri sıralamasında üçüncü sırada yer almaktayız. Ankara II. bölgeden bir Çankırı’lı olarak kendinizi ne derece hazır hissediyorsunuz.

 

Başkent olduktan sonra gelişen Ankara’mıza gelerek yerleşen en yoğun hemşehri gruplarından biri olduğumuz doğrudur. Her bir Anadolu insanı gibi devletine ve milletine gönülden bağlı Çankırılılar olarak bizler de yapılan hayırlı hizmetlere destek vermenin yanı sıra “Hizmet veren gönüller içerisinde bizimde gönlümüz var” demeyi isteriz. Devletine hizmet edebilme onurunun payesine kavuşabilmenin aşkıyla “Biz de varız” deriz. Bunu da nefsi bir hesap ile değil; ülkemizin doğusundan batısına olan alanda devletine hizmet vermede yarışan yiğitler diyarı Çankırı’lılar adına bir sevgi halesi çerçevesinde “Hizmette bizimde tuzumuz olsun ” noktasında söyleriz.

 

Bu duygular çerçevesinde, hakkın ve hukukun üstünlüğüne inanmış bir adalet duygusu içerisinde ülkemize hizmet vermeye hazırım.

 

Coşku dolu bir mülakat için şahsınızda tüm Çankırı’lı hemşehrilerime en kalbi hürmetlerimi arz ediyorum. Nezih bir ortam ve uslup içerisinde tanışmış olduğum sizlere de ve teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

 

Halkımızı bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederiz. Umarız seçim yarışı seviyenin yüksek olduğu bir ortamda geçer. Artık kahvehanelerde sigara paketlerine not alan ve sonra bunu çıkışta çöpe atan şark kurnazı aday / vekil profilinden  kurtulmanın zamanı gelmiştir. Sizin de daha sonra burada misafir olacak rakiplerinizin de siyasette bir seviye kaygısı güttüğünüze eminiz. Hizmet yarışında başarılar dileriz.



Düzenleyen ahmetgulsen - 31.03.2011 Saat 09:33
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek