2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Recep CIRIK
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Yeni Yıl
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumYeni Yıl

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Konu: Yeni Yıl
    Gönderim Zamanı: 28.12.2005 Saat 22:41
Değerli Yarenler

İkibinaltı yılı kapımıza dayandı. Biz istesek de istemesek de bu davetsiz misafiri buyur edeceğiz.  Her ne kadar gönlümüz genç kalıyor desek de nüfus kağıtlarımız bir önceki yıla göre daha yıpranmış duruma geliyor. Yani eskisi gibi değil.

Koca bir yılı  ve bitmeyecek sandığımız üçyüzaltmışbeş günü ....card'la alışveriş yapıp, harcadıkça kazanılmayacağına inananlardanım. Her ne kadar iyi değerlendirmiş gibi gördüğüm zamanlar oluyorsa da geri gelmeyen ve satınalınamayan tek şeyin zaman olduğu bilincine finişe ve inişe yaklaşanlar gibi  saniyelerin bile önemini idrak etmeye çalışıyorum.

Biz..Yine 365 günün, açık olduğunu bilmediğimiz zaman kredisini nasıl değerlendireceğiz ? Bu zaman diliminin kendimize ayırdığımız bölümü, eşe, dosta, arkadaşa ayırdığımız bölümü ve topluma hizmete ayırdığımız bölümü ne kadar olacak ?
Geçen yıldan yola çıkarak kendimi sorguladım. Sonuç pek içaçıcı değil. Bencilliğim ağır bastı. Oysa bizim hele belli bir yaştan sonra zamanı daha çok sosyal etkinliklere ayırmamız gerekmezmiydi ? Bilgi ve birikimlerimizi aktarmak için bundan önceki yıllara göre daha az çalışmış gibi hissediyorum kendimi. Beni affediniz..

Siz değerli okuyucularım diyecekler ki. Sadede gelelim. Bu yılbaşı nerede ve kimlerle olacaksın ? Bu yazıyı yazdığım dakikalar itibarıyla evimde olacağımı çoluk- çocukla ve torun, torbayla  evimizde oturacağımızı söyleyeyim. Yani diğer günlerden bir farkı olmayacak. Özellikle Türkçe Tv kanallarını açmamaya özen göstereceğim. Böylece yeni yıla hangi kanalda kimin şarkı söyleyip, göbek atacağını da bilmemiş ve görmemiş olacağım.  Yeni yıla girerken şehir merkezinde atılan havai fişek gösterilerini uzaktan izlemeyi de düşünüyorum.

Gelelim Türkiye'ye...
Seyahat ve turizm acentalarının bu yıl Türkiye'den yüzbine yakın Türk turistin yurtdışında tatilini geçireceğini yazmış. Bu haberi okuyunca Türkiye'de yüzbin tane ensesi kalın demesek de işi yolunda insanımız var. Bunların harcadıkları paraları ben hesap edemiyorum. Varın siz hesaplayın. Bu değirmenin suyu nerden geliyor ? Ne tarafa akıyor ?
Hala aklım ermedi. Diyorum ki bu insanlar tatillerini bir yakınlarının arsında geçirseler. Hediyeler alıp, yakın ve akrabalarını sevindirseler, Herkes beş kişilik fakir bir aile ile bu masraflarının onda birini harcasa , mutlu ettikleri insanları gördükçe bu yerli yabancılarımızın stresleri ve dertleri azalır diye düşünmüştüm. Tabi benim anlattığım bir masal. Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.

Yeni yılda her yıl tanıdığa, eşe dosta mesaj gönderirdim. Bu yıl içimden gelen ses diyor ki. - Es geç Recep... Şimdiye kadar sağlık diledin, hastalıklar çoğaldı. Barış diledin, savaşlar çoğaldı. Huzur ve mutluluk diledin ayrılıklar çoğaldı. Gel bu sene de senin dilediğinin tersi oluyor, hiçbirşey dileme belki düzelir. Eğer ben dilemeyince düzelecekse bu yıl bu tür dileklerimden vazgeçtim. Siz kendiniz için ne dilerseniz, benim için de onu dileyin. Benim tek dileğim bu.

Geçen bir yıl süresinde doğal felaketlerin çokca yaşandığı, yüzlerce vatan evladının  terör kurbanı olduğu, sözde Ermeni soykırımı yasalrı ile başımızın ağrıdığı, işsizliğin ve yoksulluğun insanlarımızı bunalttığı, çocuklarımızın eğitim ve öğretimden  tam olarak nasibini alamadığı ve Çankırı İli olarak hastanemizin yarım inşaatının bitmediği, Üniversite hayalimizin gerçekleşmediği, Müzemizi kuramadığımız, Turizm alanında bekleneni sağlayamadığımız , Süreyya'mızın koşmadığı ve yüreğimizin sevinçle coşmadığı 2005 yılını bir daha görmemek için kayıtlarımdan ve belleğimden silmek istiyorum.

İkibinaltı yılı bu yıldan farklı mı olur ? Elbette farklı olacaktır. Geçen yılların tecrübeleri ile 2006 yılını daha iyi değerlendirmek için planlarımızı  şimdiden yapalım. Hatta size 2006 yılı gelmeden ajandanızın 4-5-6-7 ağustos 2006 tarihlerini Çankırı'mıza ayırmanızı belirteyim. İleride bu konuda ayrıntılara gireceğiz. Bu nedenle 2006 yılından çok umutluyuz. Sözümüz sağlığa..

Selam, sevgi ve saygı ile....
 
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek