2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Recep CIRIK
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - TUZ HAKKI BULUŞTURDU - 2-
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumTUZ HAKKI BULUŞTURDU - 2-

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Konu: TUZ HAKKI BULUŞTURDU - 2-
    Gönderim Zamanı: 09.08.2006 Saat 23:53

Değerli Yarenler

Dün yazdığım Tuz Hakkı Buluşturdu yazısının ikinci bölümüne birinci bölümdeki yazıda bulunan yazım yanlışlıklarından dolayı sizlerden özür dileyerek başlamak istiyorum.

Uzun yoldan geldiğim için yazımın ilk bölümünü çalakalem yazayım dedim. Bu kada çok yanlış olunca yeniden düzenleme yaptım. Lütfen tekrar okuyunuz. İlk bölümü yazarken o kadar çok yorgundum ki benim her yazımın altında bulunan 'selam, sevgi ve saygılar' ibaresini görmeyen zaten anlamıştır diye yine olumlu düşünerek işi tatlıya bağladım.

Yazımın ikinci bölümünde 2 ağustos Çarşamba akşamı gün batımını kaleden izlemek ve fotoğraflamak için Kadir Yavuz Bey ile saat sekiz sularında Çankırı Kalesine Sarıbaba tarafından ulaştık. Bizim çıktığımız sırada güneş bize el sallamış ve ortalık alacakaranlık olmuştu. Fotoğraflar çektik ama çok da net olmayacağı belliydi. Akşam saatlerinde piknik yapanlara rastladık. Havanın sıcak olduğu günlerde Kaleyi ziyaret ediniz. Çankırı Kalesi ağçlandrması Eski Başkanlardan Rahmetli Ali İnandık zamanında yapılmış. Kaleyi yeniden daha ilgi çekici hale getirilecek çalışmaların Belediye'nin planları içinde olduğunu öğrendik. Kaleden inerken eskiden kullanılmayan ve bu yıl Belediye Başkanı sayın İrfan Dinç'in kaldırım taşı döşetilerek kullanışlı duruma getirdiği yoldan Kırkevlere indik. Kalede bulunan bayrak direği akşam saatlerinde aydınlatılarak Çankırımıza başa bir hava veriyor. Daha bir gurur duyuyoruz.

Kalede su bol miktarda var.  Kale'nin uçurum  olan bölümlerine çalı tipi ağaçlar dikilerek hem yeşillik hem de çocuklar için güvenlik sağlanmış olur. Beton ve demir çerçeve içine alınmaması benim tercihimdir.

Kale surlarından küçük bir bölüm dışında diğer bölümleri zaman içinde yıkılıp kaybolmuş. Kale mağara kapıları ve küçük sur korumaya alınması gerktiği kanısındayım.

Ayrıca sitemizde başlatılan Emir Karatekin'e yaraşır bir  Anıt-Mezar Kampanyası ile Çankırı Kalesi yerli ve yabancının ziyaret yeri olacaktır. Kampanyamızın desteklenmesini siz okurlarımızdan rica ediyoruz.

Kalenin uçurum gibi olan bölümlerine teraslama yöntemi ile erozyonu önleyecek kademeli ağaç dikimine başlanılması Yeşil Çankırı'ya kavuşmak istiyoruz.

Çankırı'nın Kaleden aşağıya doğru giden eski yapılarının restorasyonu ile Çansaati, Ulucami, Mevlevihane'nin olduğu eski Çankırı evleri bir yolunu bulup koruma altına alınmalı. Bunun için nerelere nasıl başvurulur, hangi hibe ve yardım alınır fazla bilgim yok ama, Çankırı bu tarihsel açıdan Ne Beypazarı ne de Safranbolu'yu tanır.  Çankırı'da restore edilen evleri gördük. Şu anda birçok konak da onarım için ilgi bekliyor. Adını tarihe yazdıracak federasyon, oda, yaren, borsa, kuyumcu derneği ve hayırseverlere ihtiyacımız var.  Bir evi alıp restore etsinler. Adı kapısına yazılsın. Bu şu kuruluş'un evi diyebilelim. Olmazsa alınan evlerin restorasyonu için ellerini ceplerine atsınlar. Çankırı'nın havasını soluyan her Çankırılı Çankırı'mıza sahip çıkmalıdır.

Yeni kazandırılan binaları görünce çok sevindim. Hele bir de önünde dozerlerin ve beton tankerlerinin parkettiği bir ev vardı ki o evi görünce içim sızladı. Ah dedim. Şöyle şıkır şıkır param olsa da bu evi ben tamir ettirsem. Nerdeeen. Ildızımdaki evime kırk yıldır bir çivi çakamadım. Ne yazlığım, ne kışlığım var. İstanbuldaki evimde Lübnan misali bombardımana katlanırsan, oturabilirsin.  Böylece kafanızdaki soruları da yanıtlamış oldum.

Türkiye'de genellikle öğretmen evlerinde kalmayı tercih ediyorum. Öğretmenevleri de eski tadında değil.

Velhasıl evlere mi acısam, kendi halime mi bilmiyorum. Çok şükür Belçika'da başımızı sokabileceğimiz bir evimiz var. Gelirseniz kapımız sonuna kadar açıktır.

Çok şükür öyle iyi komşularımız var ki anahtarımızı bırakıp gelebiliyoruz.  Bu komşuluk ve dostluk ilişkilerinin ülkemizde gün geçtikçe zayıfladığını gördükçe rahatsız olduğumu da belirtmek isterim.

Komşuların, akrabaların arasında da Tuz Hakkı Buluşması olsa ne güzel olurdu. Menfaatler üzerine kurulan dostluklar almış başını gidiyor. Tuz hakkı Buluşması için iki şeye ihtiyaç var. fiske tuz ve çeyrek dilim ekmek. Onlar da yoksa tatlı diliniz, güler yüzünüz ile birilerine bir selam, bir tebessüm bile yeter.

Selam, sevgi ve saygılarımla...

Sağlıcakla kalınız....

Yukarı Dön
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 15.08.2006 Saat 16:20

Tuz ve ekmek hakkı ile ilgili tarihsel süreçte Manas destanında tuz hakkı'nın geçtiği bölümü aktarıyorum.

Orta-asya'dan gelen bu kültür ve töremizi çankırı'da yeniden canlandiriyoruz.

http://http://www.akmb.gov.tr/turkce/books/manas%20destani%2 0ve%20etkileri/f.turkmen.htm

 

Manas'ta örf ve adetlerimizle ilgili çok zengin malzeme olduğunu söylemiştik; misafir karşılama, misafir ağırlama, nişan, nişan hediyeleri, düğün, düğün âdetleri, ölüm ve ölü aşı en geniş şekilde anlatılan adetlerimiz arasındadır.

 

Manas Destanı'nda geçen "tuz"la ilgili inanmalar da Anadolu'daki "tuz-ekmek hakkı" ile aynıdır.

 

Cakıp Han, Temir Han'dan Kanıkey'i isterken,

 

Elçiye zeval olmaz

Kız isteyene hakaret olmaz!

Tadar mısın sen bu tuzu

Verir misin Manas'a kızı (III - 839)

 

demektedir. Tuz tatmak, dost olmak, akraba olmak anlamına gelmektedir. Bütün Türk boylarında tuz hakkı kutsal kabul edilmektedir. (Anadolu'daki Tuz-Ekmek hakkı için bkz. Şükrü Elçin, "Tuz-Ekmek Hakkı", Halk Ed. Araştırmaları)

 

 

Yukarı Dön
günışığı Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 17.07.2006
Şehir: istanbul
Status: Aktif Değil
Points: 5
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 16.08.2006 Saat 16:29
selam hocam siz kadar değilsede bizler bile yaş 35 eskiye dönük herşeyi özlüyoruz,kapı bir eşin dostunla yaylada sabah kahvaltısını,komşuna ait tarlaya  harmana orak tırpan kullanmayı,yağmurda akrabalarınla harman yeri toplamayı neyi özlemiyoruzki?Zamanı geldiğinde ağaç budamayı,davetleri,ev ziyaretlerini hepsini hocam.Memleketime yarın gidecem eşten dostan selamı özledim.Gidecem Orta'yı Çankırı'yı nasipse gezecem.Tuz hakkında sizinle değildim ama, kıymetli saygıdeğer İĞDİR AİLESİYLE  kaleden Memleketi seyredecem.Tıpkı geçen yıl canım kardeşim ve eşiyle seyrettiğim gibi.Onlar hakkın rahmetine kavuştu ve onlarsız içimdeki acı dolu özlemle bu yıl nasipse her yıl kaleden seyrecem.Bir fiske tuz ve bir dilim ekmek hakkı için, onların hatırı için 15 gün memleket havası,Hocam sizi yeni tanıdım, davetiniz için sağolun Belçıka'ya gittik ama çok önceydi,Hocam İstanbul'a gelirseniz kapımız sizlere açık. Selamlar
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek