2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Recep CIRIK
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Halk Kültüründe Belden Aşağı Edebiyatı
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumHalk Kültüründe Belden Aşağı Edebiyatı

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Konu: Halk Kültüründe Belden Aşağı Edebiyatı
    Gönderim Zamanı: 27.08.2006 Saat 03:48

Değerli Yarenler

Bu ara gündeme gelen ve ilkbiz yayınevi 100 Temel eser arasında bulunan  kitapta bulunan Halk Edebiyatı araştırmalarndan esinlenerek hazırlanmış bir 'Türk Bilmecelerinden Seçmeler' kitabın yayınlanması ile yer yerinden oynadı. Nasıl olur da bakanlık tarafından böyle bir kitaba izin verilirmişmiş...

Ulus olarak bazı saplantılardan kurtulamadığımızın bir belirtisini daha bu eleştirilerden öğrenmiş oldum. Benim elimde otuz - otuzbeşyıl önce öğretmen olarak çalıştığım Kurşunlu Hocahasan Köyü'ne ait bilmecelerin içinde belden aşağı  gibi algılanan fakat cevabı çok mantıklı olan bilmeceler var. İster beğenirsiniz, ister beğenmezsiniz bu bizim kültürümüzdür. Yaşayacaktır. Bunların da yazılmasında hiç birsakınca görmüyorum.Halk kültürümüzde kaynağı belli olmayan ve dilden dile dolaşan bu sözlü edebiyat  yazıları kitap haline gelince bizim kıt kültürlü ve oturup araştırma yapmak yerine bir yerlere kulp takmak için uğraşan gazeteci (bozuntusu ) insanlar batı kültüründe akşama kadar dinledikleri ahlak bozucu sözlerle dolu parçalarına (demekki ingilizceden de sınıfta kaldılar)  tepki göstermezler. Bizim yüzyıllardır dilden dile ulaşan bilmecelerimize, deyişlerimize , atışmalarımıza karşı çıkarlar. Oysa şöyle veya böyle bizim kültürümüzdür. Ben sahip çıkanlardanım. Bu kültürün kaybolmasına da karşıyım. Size bunu bir örnekle anlatacağım. Bizde bir atasözü vardır. Yazın yaşa, kışın taşa oturmayınız derler. Biz çocuk olduğımız için bu sözün anlamını geç farkettik. Bu nedenle taşa oturduğumuz zaman toplumumuzda pek de hoş karşılanmayan 'yellenme' problemi ile karşı karşıya kalırdık. Olur olmaz yerde yellenenlere çocuklar arasında söylenen bir tekerleme bu olayın pek de hoş olmadığını anlatırdı. Herkes de ona göre tedbirini alır, toplumda yellenmezdi. Oysa batı kültürnde pek de ayıp sayılmaz yellenmek. Geğirmek ise ayıptır ve görgüsüzlüktür. Topluluk içnde yellenen çocuklara bu davranışın iyi olmadığını yansıtan bir tekerlememiz vardı. Bu tekerlemeyi duyan çocuk bu huyundan veya davranışından vazgeçerdi.

Şimdiki gençlere nasıl aktarıldı veya aktarılmadı bilmem. Eğer yellenme olayı meydana gelmişse o çocuğa hep bir ağızdan:

Os..ruklu tavuk

Gel oğlunu avut

Ben oğlundan bıktım

G..ne çalı, çırpı yamadım  denirdi.

Bunu duyan çocuk bir daha yellenmeye yeltenmezdi.

Bu verdiğim örnekte olduğu gibi içinde belden aşağı konular olan halk kültürümüzde alınacak dersler olduğu kanısındayım ve bu konuda yasaklara karşı değilim.

Türk Folklor Aratırmaları  1976-77  yıllarında Çankırı Bilmeceleri başlığını taşıyan yazımda aşağıdaki bilmeceleri derleyip göndermişim. Yani halkın kültürüne saygı duymuşum. Kendi irademle değiştirip melezleştirmemişim. Buraya tekrar yazıp polemiğe girmek istemiyorum. 'Kökün ahlat, üstün armut aşlaması, sen de nerden çıktın balkabağı' denmeyecek kadar çok külltürümüzü, folklorumuzu deyimlerimiz tanımalıyız.

Bu arada yaren gecelerinde oynanan oyunlarda bile bazı şaşırtmacaları büyüklere söyletirlerdi. Şaşıran olunca kahkaha ile gülünürdü.Bunlardan birisi şöyleydi:

Tavandan bir damla düştü

Şıp benim annıma (alnıma)

Şıpa anamın annına (alnına)

Bundan önce de bir öğrencimden derlediğim 'bu don kimin donu' türküsü ile yine Halk Kültürümüzü gündeme taşımıştım. Fakat o türkü ile ilgili de sahiplenmemek gibi bir yazı gelince konuyu kapadım.Çünkü siz ister beğenin ister beğenmeyin bu bizim kültürümüzdür. Bizim her yöremizde bir Dilek Çeşmemiz veya Gelin Kayası bulunur. Bunlar zaman içinde unutulup gidiyor. Annesinin sözünü tutmadığı için taş olanlar anlatılmadığından mı , hırsızlık yaptığı için eli taş olan çocukların öyküleri olmadığından mı neden kapkaççılar çoğaldıkça çoğalıyor.

Siz ister beğenirsiniz, ister beğenmezsiniz, Ben Halk kültürümüzü belinden aşağısı ve yukarısı ile yaşamasını isteyenlerdenim.

Siz , eğer fikirlerime katılmıyorsanız :

'Hey corc

Versene borç

'

tekerlemesi ile büyüttüğünüz kredi kartı kurbanı gençliği ve internetten indirilen , kendi duygularını yansıtmayan (Ç)alıntı SMS ler gönderen  korsan gençlik  yetiştirmeye devam mı edelim ?.

Play station  ve cinayet  filmleri ile  kavga ve yumruk şiddeti , televole kültürü ile para denilen nesneyi bütün değerlerin üstünde tutan, sabah tanıştığı ile akşam yatan yoz kültürlere teslim olanları mı destekliyorsunuz ?

Elbette hayır diyeceksiniz...

Her ne kadar sürçü lisan ettik ise affola...

Not: Bu söz halk edebiyatımızda çok kullanılan ve kibarca özür beyan edilen bir cümledir.

Selam, sevgi ve saygı ile...

Yukarı Dön
husnuekizceli Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Status: Aktif Değil
Points: 91
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.08.2006 Saat 19:52

İşte o yüzden olsa gerek, şimdiki çocukların ve gençliğin oyunları da, eğlenceleri de, Hayalleri de sanal üzerine kurulmuş. Kimi zaman çocuklarımızdan ve gençlerimizden ziyade neredeyse birbirimizin hal ve hatırını sormak için bir fırsat günleri olan; kandil ve bayram günlerinde cep telefonlarına gelen kutlama mesajlarını okumamız yetiorda artıyor bile, kültür serüvenimizin yönünü...

İnanın gelen mesajlara sevinmemiz gerektiği yerde başı sonu belli olan alıntı veya çalıntı mesajlar insanın canını sıktığı bile oluyor. Özümüze dönelim, alıntı değil, o anki duygularımızı; ama gerçek duygularımızı yazalım yeter.

Köyde kentte yaşayan kimi insanlar vardır, her konuşması küfür iledir ama, o küfürlü konuşması bile küfür etmek için değil, o kişinin kültürü ile, yaşantısı ile özdeşleşmiştir, dokunmaz bile söyleyen insana... öyle olmasa, kim kimin lafına , şakasına katlanır ki?  Demekki, o kültürü HALK KÜLTÜRÜNÜ bilenler ve yaşayanlar var, dünya durdukça da yaşayacaktır.

Beyaz Cennet'e Hoş Geldiniz!
Yukarı Dön
İnci Yerli Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 23.08.2006
Şehir: Çankrı
Status: Aktif Değil
Points: 19
Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 28.08.2006 Saat 21:05

 

  Recep Beyefendi'ye katılmamak mümkün değil. Ben Çankırılı bir genç olarak aynı durumlarla karşılaştığımda çok utanıyorum. Hele son zamanlarda türeyen Ankaralı..., Çankırılı... isimler adı altında yapılan türkülerimizi, sazımızı, sözümüzü bozma, yozlaştırma işlerine de fena halde bozuluyorum. Bunun dışında belden aşağı hiç duyulmaması gereken sözleri yeni gençlik dönemindeki çocuklardan duyduğumda çok üzülüyorum. Maalesef bu belden aşağı sözlerle donatılmış şarkılarla, benden büyüklerin bile sokak aralarında göbek atar gibi-yarenlere yakışmayayacak şekilde- oynadıklarını görüyorum da... Utancım üzüntüye dönüyor.

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek