2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Haberler/Etkinlikler » İmza Kampanyaları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Cumhuriyet Eserlerine Sadakat Kampanyası
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumCumhuriyet Eserlerine Sadakat Kampanyası

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  <12
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
sakalli Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 11.12.2006
Status: Aktif Değil
Points: 14
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı sakalli Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.04.2007 Saat 11:11

Ben acizane görüşümü belirtmek istiyorum

 
Belediyenin yaptığı çalışma yanlış olabilir veya doğru da olabilir onu yapanların hangi düşünceyle yaptıklarını söylemesi lazım ama benim söylemek istediğim şudur bu site bir araştırma  sitesi olduğu için siyasete girmemesi siyasete kullanılması alet edilmemesi yapılan yanlışlıklara karşı çıkılmasın demiyorum ama siyaset işin içine girilmesi herkesten af dileyerek teşekkür ediyorum........................
Bu Topraklarda Bizde Varız
Yukarı Dön
Beyan Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 03.04.2007
Status: Aktif Değil
Points: 14
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Beyan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 05.04.2007 Saat 22:59

Cevat Beyefendi polemiğe girmemek adına kısaca izah etmek istiyorum...Mustafa Beyefendi'yi severim.Kötüniyet aramıyorum...Ancak sadece daha dikkatli hareket edilmesi zaruretine binaen bu noktaya işaret ettim.

05.02.2007 tarih ve 25 sayılı karara bakar iseniz, orada sadece Hamdi YORULMAZ'ın muhalefet oyu var. Meclis kararları Başkanlık Divanı'nca imzalanır.Diğer Meclis üyelerinin bu tutanakta imzalarını göremezsiniz.
 
Bu nedenle Mustafa Beyefendi'nin red oyu vermiş bulunmasına rağmen tutanak farklı düzenlenmiş olabilir ve Mustafa Beyefendi'nin bunu resmi olarak reddetmesi gerekmektedir.
 
Bunun yolunu lütfen hukukçulara danışınız....
Yukarı Dön
hu-kalem Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 30.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 30
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı hu-kalem Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 07.04.2007 Saat 13:58
Sitenin anasayfasında "belediye başkanının sert cevabı" diye bir yazı gördüm.Cevap Metnini okudum,sert bir cevap bulamadım.
Hür - Kalem
Yukarı Dön
Beyan Açılır Kutu Gör
Okur
Okur
Simge

Kayıt Tarihi: 03.04.2007
Status: Aktif Değil
Points: 14
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı Beyan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.04.2007 Saat 21:37

“Ben Cumhuriyet’e Değer Vermek İçin Dönemin Mimari ve Çevre Eserlerine Sadakat Gösterilmesini İstiyorum. Bunun için Çankırı'da 

I- Tarihi Dokuyla Meydan Açılması, yukarıda sayılan eserlerin korunması ve çevresinin yapılaşmadan arındırılmasını, halen inşası sürenlerin durdurulmasını,

II- İstasyon Alanının Korunması ve halka açılmasını, üzerindeki yapılaşmanın engellenmesini,

III- Su Deposu Koruluğunun Kent Orman olması ve adının” Şeyhoğlu Hasan Üçok Kent Ormanı” olarak tescil edilmesini istiyorum."   /Beyan

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 23.04.2007 Saat 13:52

 

 

        Çankırı'da bir Acar İstanbul Olmuştur?

 

                    Bu yıl belediyemizce ilimiz cadde ve sokaklarımızdan 350 ağaç kesildi? Resmi olarak verilen rakam bu? Bu rakamların çok daha üzerinde kesim yapıldığı kanaatindeyim? Belediyemizce,

 

    İLİMİZDE KAYBEDECEĞİMİZ AĞAÇLARIMIZ, KORUMUZ, ORMANIMIZ?

 

1.                    Su deposunun imara açılması;( Belediyemizden bu yönde kararın çıkması)  

2.                    İlimiz İstasyonu korusuna, Adliye binasının yapılacak olması, buradaki ağaçlarımızın da katledileceği, idam fermanlarının verildiğinin resmi belgesidir.(Söz konusu yerler için yapılmış projeler, alınmış kararlar bunun kanıtlarıdır)

3.                    İlimiz Atatürk Yolu (deve yolu) nun geçmiş dönemde imar planına alınmış olması bu yönetimce de imar planından çıkartılmaması, üstüne üstlük yol genişletme çalışmaları bence burasının da imara açıl ağının bir göstergesi, olarak görmekteyim!

 

        İLİMZDE KAYBETTİĞİMİZ AĞAÇLARIMIZ, KORUMUZ, ORMANIMIZ?

 

1.                  Atatürk Mesire yerindeki, katledilen ağaçlarımız ( Kent Ormanımız)

2.                  Geçmişte şehir çöplüğü olarak kullanılan yerimiz.(Bu ormanlık alandaki, yerde tarla açma, ağaç kesme yoluyla katledilen ağaçlarımız)

3.                  Valiliğimizce, İlimiz ziraat Okulu ile Ayan köyümüz arasında ağaçlandırılıp ta kimsenin sahiplenmediği,(Sanırım burasını Milli Emlak Müdürlüğümüzce de satıldı galiba ki kimse buraya benim diyemiyor resmi kurumlarımızdan)

4.                  Sanayi Kurma adına. Küçük sanayi sitemizle ilimiz arasında katledilen korumuz

5.                  Üniversitemiz için tahsis edilen alandaki katledilecek ağaçlarımız.( 10 KASIM ATATÜRK ORMANIMIZ)  

 

Konu ve konulara ilişkin detaylı bilgileri aşağıdaki internet sayfalarımızdan bulabilirsiniz!

 

 http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=410    http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=789                http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=641                         

 

                     Katledilmiş ağaçlarımızla katledilecek ağaçlarımızın toplamı on binleri geçecektir? Ne acıdır ki bu katliamları gerçekleştirenlerde resmi kurumlarımızın olması son derece düşündürücü? Bu ağaçlarımızın yaş ortalaması baz alındığında ise yaşları ise 15 ila 20 yi bulmaktadır.

 

                    İlimiz genelinde özellikle kırsal alanda ağaçlarımızın hayatta kala bilme, yaşamını idame ettire bilme şansı yüzde onu dahi bulmamaktadır. Bu ağaçlarımızın büyüme gelişme oranı yıllık en iyimser bir rakamla 10 – 15 cm.dir.

 

 

 

                  İlimiz orman fakiri bir il zaten, üstüne üstlük bu katliamlar neden yapılır anlamak mümkün değil?

 

                      Kesilen ağaçlarımızın ortalama boyunun 5 metre olarak kabul edelim. Kesilen ağacın yerine dikilen ağaçlar aynı boya ulaşması için geçecek zamanı lütfen hesaplayınız? Maliyet fiyatını hesaplayabilecek uzman varsa hesaplayıverişin Lütfen!

 

                    Doğanın Ekolojik dengenin kaybettiklerini, katledilen ve katledilecek olan ağaçlarımızla bu zararı hesaplayabilecek daha uzmanı dünyaya gelmedi!

 

                     ACAR İSTANBUL OLARAK KAMUOYUNA YANSIYAN,  Çankırı'da bir Acaristanbul OLARAK SİTEMİZDE YER ALAN YAZIYA NEDEN ALINGANLIK GÖSTERİLİYOR?

 

                   ALINGANLIK GÖSTEREN SİYASİLERİMİZ, BROKRATLARIMIZ, YAZARIMIZ, OKURUMUZ BUNUN HESABINI YAPIP KAYBETTİKLERİMİZİ BELKİ BİZLERLE PAYLAŞIRLAR

 

                       DİYORUM Kİ EVET!

 

                   Çankırı'da bir Acar İstanbul OLMUŞTUR?

 

           Çevreci Kadir Yavuz

Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 12.09.2007 Saat 19:37

                              

 
 
                        İLİMİZ SU DEPOSU MEVKİNDE YANGIN …?

 

 

       İlimiz Meteoroloji Müdürlüğümüzün hemen yanı başında takriben iki ay içerisinde ikinci yangın çıktı.? 08.09.2007 günü çıkan yangında ucuz atlatıldı!

 

      Bu kadar sık aralıklarla  aynı mevkide iki ayrı noktada çıkması doğrusu düşündürücü?

 

     Söz konusu yer sitemizde,Cumhuriyet Eserlerine  Sadakat başlığı  ile başlayıp, Çankırı da bir Acar İstanbul başlığı altın da  uzunca bir süredir; tartışıldığı yorumların yapıldığı görüşlerin bildirildiği yer!

 

      Yangından takriben yarım saat sonrası oradaydım.Olay bitmiş itfaiye söndürmüş gitmiş, üç beş meraklı vatandaş orada yorumlar yapıyor!

 

 -Hayret bir şey ya ! itfaiye aşağıdan yukarı ya doğru su sıkacağım diye uğraşıyor,onca ağacın çukurun hendeğin içinde,hortum açıp müdahale edeceğim diye uğraşıyor, hayret ya!

- İyi ki polisler geldi! Yoksa bu yangın sönmezdi.Polis itfaiyeciye kardeşim gelin yukarıda yol var yukarıdan aşağıya doğru tutun diye yırtınıyor! Kimse tınmıyor?

- Allah tan ikinci itfaiyeyi polis istedi! Yoksa cayır cayır yanacaktı? Neyse ki ikinci itfaiye geldi de kurtuldu yanmaktan,nah kurtulurdu polis olmasaydı!...?

 

        Son meraklı gurupta söylene, söylene  gittiler,Bende kendimce gölge kuytu bir yer bulup derin düşüncelere  daldım.

 

        Yangın ihbarını veren vatandaş! Mutlaka burasının ağaçlık alan olduğunu söylemiştir? Neden Kartal Başlık takılı itfaiye aracımız gelmemiş ki ? Bu tür yangınlarda  en etkin söndürme aracımız o! Hafızam beni yanılmıyorsa hiç hortum falan kullanmadan yetmiş metreye kadar su fışkırtma özelliği ile en ideal itfaiye aracımız o ! Neden gelmemiş ki , Neden ikinci itfaiye aracımız sonrada çağrılma sonucu gelmiş ki! Yaz günü bu tür yangınlar çok tehlikeli,Muhafazana Allah tüm Çankırı’ya sıçraya bilirdi bu yangın! Allah tan açık alanda olmamış,Kuytu bir yerde başlamış, rüzgar alan bir alanda olmamış,Allah tan olaya çabuk müdahale edilmiş! Yoksa  muhafazana Allah kül olurdu her yer!

 

           Birden aklıma meraklı vatandaşın yorumu geldi. İyi ki polisler geldi! Yoksa bu yangın sönmezdi.Polis itfaiyeciye kardeşim gelin yukarıda yol var yukarıdan aşağıya doğru tutun      hortumunuzu diye yırtınıyor! Kimse tınmıyor? Allah tan ikinci itfaiyeyi polis istedi! Yoksa cayır cayır yanacaktı? Neyse ki ikinci itfaiye geldi de kurtuldu yanmaktan,nah kurtulurdu polis olmasaydı!...?

 

      

            Yanan bir ağaçta tutunmaya çalışan üç beş yaprak gözüme ilişti,her rüzgarın esişinde tüm çaba ve gayretlerine rağmen tutunamıyor  rüzgar kopartıyor, daldan alıyor, önünde sürükleyip gidiyor.Yaprağın kaderini ve yönünü rüzgar tayin ediyor!

 

             Aklıma Acar İstanbul geldi,Sitemizde Acar Çankırı olarak gündeme geldi.Bunca yorum,yazılar burası için yazılmıştı!Acaba yangın sabotaj mıydı demeden kendimi de alamadım !

 

             Orada yerde kesilmiş ağaçlar gözüm takıldı kaldı.Cami yaptırılmak için bir dernek kurulmuş tabelası asılmış cami yeri için hafriyata başlanmış.Demek ki bu korumuzun da ölüm fermanı çoktan imzalanmış! Halkın tepkisini kırmak için de cami inşaatı, hafriyat ı  ile sanırım işe başlanmış olsa gerek…Hayat bu kadar ucuz mu,Bizim değerlerimiz bu kadar ucuz mu ki, işte bu yangın söndürülmeseydi.Cumhuriyetimizin  ilimize kazanımlarından birisini yok edip gidecekti,Bunca emek ve gayretlerle bu koruyu dikip yetiştiren Değerli büyüğümüz,HASAN ÜÇOK’ ismi dahi bu koruya verilmeden kül olup gidecekti!

 
 
Olay yeri resmi birgün sonra çekilmiştir.İhvan sitesinden kalemize çıkan yolun sağ tarafı Meteroloji müdürlüğü yanı
 
 
      KARATEKİN İLKÖĞRETİM OKULUMUZ KARŞISI METEROLOJİ MÜDÜRLÜĞÜMÜZÜN ALTI TAKRİBEN İKİ AY ÖNCESİDE BURASI YANMIŞTI
 
 
     Çevreci Kadir Yavuz
 
 
 
 


Düzenleyen kadiryavuz55 - 12.09.2007 Saat 19:38
Yukarı Dön
kadiryavuz55 Açılır Kutu Gör
Yazar
Yazar
Simge
Çevreci

Kayıt Tarihi: 25.01.2006
Status: Aktif Değil
Points: 480
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı kadiryavuz55 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 19.10.2009 Saat 23:03

                        

 
             ACAR İstanbul değil ÇANKIRI

                   

          

               İlimizin göz bebeği olan su deposunun idam fermanı verilmişti? ( İntenet sitemizde ACAR İSTANBUL   http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=431&PD=0   ) olarak dillendirilince sayın belediye yetkililerimiz olaya alınganlık göstermişti?

            

              Benzer bir olay ihvan sitesi üzerinde yaşanmaktadır.

            1958’de ilimizde yaşanan sel felaketinden sonra devlet cumhuriyet döneminin Çankırı’ya ilk devlet yatırımı denecek kadar büyük bir meblağ harcayarak, su baskınlarını - erozyonu önleme olarak ilimiz ve çevresinde çok büyük bir çalışma başlatılmıştı.

 

           Dere ıslah çalışmaları (DSİ müdürlüğünce yapılmıştı)  Dik eğimli yüksek tepelerde banket ve ağaçlandırma çalışmalarını Orman Müdürlüğümüz yapmıştır. Yerleşim bölgelerinde ise Çankırı Belediyesi- Orman Müdürlüğümüz ortaklaşa çalışmışlardı. O tarihlerde erozyonu önlemek için ağaçlandırma olmazsa olmaz olarak görülmüş, erozyon kontrolü için ağaçlandırma çalışmalarında her yere badem ağacı dikilmişti..

 

           Bugün badem ağacı belki orman ağacı olarak görülmeyebilir ama Çankırı da orman ağacıdır? Zira Orman Müdürlüğü ağaçlandırdığı tüm alanlara o günde bugünde badem ağacı dikmiştir. Ormanlık ( Ağaçlandırma) sahalarının hudutlarını da badem ağaçları ile çizmiştir. ( O tarihlerde Çankırı il- ilçe ve köylerindeki bademler ilgili kurumca topluca alındı!  yetmedi. Diğer illerden kamyonlarla badem getirildi ve tohum olarak dikildi. Rivayetlere göre on kamyon badem toprakla buluşturulmuş ilimizde )

 

            Çankırılılar olarak bizler meskûn mahallede birden fazla badem ağacı varsa burası orman diye direk hüküm verirdik. Bunda hiçbir zaman da yanılmadık? Bu alanlara girilmez-hayvan otlatılmazdı. Girenler, hayvan otlatanlar hemen cezai işlem görürdü? O tarihlerdeki bekçiler bugünkü adıyla orman muhafaza memurları uçanı da kaçanı da havada karada yakalardı. Affı da müsamahası da yoktu)

             Söz konusu tarihlerde Belediyece-Orman Müdürlüğünce ilanlar verildi, ağaçlandırılacak alanların koordinatları bildirildi. “Özel mülkiyeti olanlar şu tarihe kadar başvursun ücretleri ödenecek” dendi. Başvuruda bulunmayanlar ise devlete bırakmış kabul edildi. Söz konusu alanlar kamulaştırılarak orman yapıldı.

 

             Bugün yaşı elli beş ve üzeri olanlar, o tarihlerde Çankırı’da ikamet eden nüfusun yüzde elliden fazlası, bu çalışmalara ücretli veya gönüllü olarak çalışıp destek vermiştir. Ekonomik gelir elde etmiştir. Söz konusu ağaçlandırma sahaları içerisinde özel mülkiyeti olan insanlar hak iddia etmediler, edenlerde halk arasında ayıplandı? “Mülkiyetini ( toprağını ) bırakıyorsan devlete millete bırakıyorsun, gâvura mı bırakıyorsun! Devlette bizler için uğraşıyor, bir daha Çankırı’da sel yaşanmasın, bu ağaçlar senin benim hepimizin bağını bahçesini, evini, dahası canımızı koruyacak”  Denildi. Tüm bunlara rağmen hak iddia edip ispat edenlere de ücretleri ödenmiştir.

 

              Tüm açıklamalardan sonra Çankırı da bu gün ne yapılıyor – neler yapıldı- neler yapılmak isteniyor ona bir bakalım?

 

              Bugün belediyemiz, bir tarafından İhvan Sitesi civarında arsa açmaya, bir taraftan da apartmanlar yapmaya başladı. Binlerce badem ağacımız yok edildi? Yok, edilmeye de halen devam edilmekte!

 

                         Söz konusu alanda arsa kazanım çalışmaları

 
 
-------------
 
 

           

Söz konusu resim olay yerinin fotoğraflarıdır.

             Resimde de görüleceği üzere zemin kis bir tabakadan oluşmaktadır. Bu kis tabakasının kırılması-koparılması en yalcın kayadan da zordur, neredeyse mümkün değildir. İnatla iki yılı aşkın bir süredir Belediyemiz bu işe sürdürmektedir? Şu ana kadar acılan alan takriben 1700 ila 1800 metre karedir.

 

             Arsa kazanımı için harcanan bu para, belki de bir binanın maliyet fiyatını bulur. Sayın Belediye yetkililerinin bu ısrarlı tutum ve davranışlarını anlamak mümkün değil.( Bedava sirke baldan tatlıdır. Arsaya ücret ödemeyecekler ya…) Sanırım zihniyet bu! İş makineleri belediyenin veya kamunun yakıtı devletin harcama kaleminde yeri var. Harca da harca… sonra da Belediye bütçesinden gider göster?

 

              Zihniyet bu olunca da arsa kazanımı-bina kazanımı en karlı yatırım olarak görmekte. Bugünkü yönetim zihniyet bu! On binlerce badem gitmiş, kimin umurunda… kırk dokuz yılda bir badem bir ila bir bucuk metre boya zor ulaşmış ama toprağa, çelik kadar güçlü kisin içerisine iki ila üç metre kök salmış, toprağa can katmış, erozyona geçit yok diye anıtsallaşmış, kimin umurunda… 49 yıldır ilimiz sele maruz kalmamış, kimin umurunda…

 

              Sayın Belediye başkanımız bir yazısında veya konuşmasında söz konusu ağaçlar için calı çırpı demişti. Belediye yetkilileri de böyle düşünüyor diyelim. Peki ya Çevre İl Müdürlüğümüze ne demeli. Bu badem ağaçlarımızın telan edilmesine neden göz yumuyor, bunu anlamak mümkün değil. Yoksa Çevre İl Müdürlüğümüzde siyasi baskı ve tehdide maruz kalırım diye mi korkuyor? Resmi kurumlarımızda mı politikselleşti!

  

       Bir ila bir bucuk metre boyundaki bademin doğadaki mücadelesine bakarmısınız, Devasal son teknoloji makinelerin delmekte kırmakta zorlandığı zeminde 3 metreyi bulan bir kök sistemi geliştirmiş. Bu sayede hayatta kala bilme mücadelesini devam ettiriyor. Bu bir doğa mucizesi bu görüntünün karşısında ancak saygı ve minnet duyulur.

 

                 Sanayisi-endüstrisi olmayan ilimiz, hava kirliliğinde ülke genelinde ikinci olmuşuz, üçüncü olmuşsuz ne fark eder ki! Geçmiş yönetimler olası felaketleri önceden sezinleyip önlemler almış, yüzlerce milyar harcamış kimin umurunda! Arsa kazanımı olsun bina kazanımı olsun yeter?

               Bu gün için su deposu diye andığımız Çankırı’mızın gözle görülür tek yeşil alanı, 2001’den beri buradaki bitki örtüsünde kurumalar oluyor “Bu kurumaların ardında kasıt mı var?” Sorusu aklımda yer etmeye başladı. Zira bu korunun halk arasındaki adı da Sait ÜÇOK korusudur. Sait ÜÇOK 23 Nisan 1920 seçimlerinde CHP Çankırı Millet Vekili olarak bir dönem görev yapmıştır.1928–1934 yıllarında CHP’den İlimizde Belediye Başkanlığına seçilmiştir. Belediye başkanlığı görevi yapmıştır. Daha sonraki yıllarda da İl Genel Meclisi üyeliği yapmıştır. Bu dönemler zarfında ve de devam eden sürecte, kendi çaba ve gayretleri ile bu koruyu ilimize kazandırmıştır.

                      Yediden yetmişe tüm Çankırı halkı olarak bu yaptığı korudan dolayı Sait ÜÇOK’u rahmet ve şükran anmaktayız. Sait ÜÇOK korusu böylesi bir eser, şayet bir arsa kazanımı için yok edilirse mevcut yöneticilerin de Çankırı halkı tarafından nefretle anılacağı aşikârdır. Bu da böylece biline!

 

                         DERE YATAĞI

 

                 İhvan sitesindeki dere yatağı işler acısı bir durumdadır. Yüz binlerce metre karelik alan yüzde 80 ila 90 derecelik eğimle söz konusu dere yatağını besliyor. Geçmişte üç metreyi geçkin bir dere yatağına sahipti? Çankırı-Kastamonu yolu buradan geçerdi dört metreyi bulan köprü yüksekliği mevcuttu,

                 Yol güzergâhı değişince köprü de dere yatağı da iptal edildi? Sözüm ona yeraltı kanaleti, gideri yapıldı. Bu giderin ağzının genişliği 70x70 cm ancak bu kadar…

 

                             

    Dere yatağı ise ağaçlarla otlarla şu haliyle dolmuş durumda. Olacak bir selde bu kanaletin hiçbir şekilde işlev göremeyeceği kesin!

 

         Tüm bu yapılanlar yetmiyormuş gibi bir de cami inşaatına onay verildi, yapımı başlatıldı. Aşağıdaki fotoğraf söz konusu caminin inşaat görünümüdür. Dere yatağına uzaklığı ise üç ila dört metredir.

         

                    

                      

          

             İlimiz anormal bir yağış aldığında ilk bu bölgede bir sel baskını olacağı kaçınılmaz görünmektedir? Küresel ısınma nedeniyle bu tür yağışlar her gün bir ilimizde de meydana gelmektedir. İstanbul’daki gibi bir sel baskınının ilimizde olmayacağının da bir garantisi yok. Olası bir taşkında bir ilköğretim okulumuz, bir okul öncesi eğitim veren kreşimizin çok zarar göreceği kesindir. Zira her iki okulumuzda sel önünde kalacak.

              Tüm bunlar yapılırken DSİ Müdürlüğümüzden bilgi alındı mı onay alındı mı doğrusu bu da bir soru işareti kafamda…

               On dört, on beş bloktan oluşan devasa bir site yapılıyor. Yaklaşık yüz altmış, yüz yetmiş daireden oluşuyor. Okula, camiye alan düşünülmüyor, yer ayrılmıyor? Yeşil alanlar, dere yatağı tahrip edilerek cami yeri kazanılıyor? Bu işler hep böyle yapılıyor işte. Sekiz milyon yıllık fosillerin üzerine yaparsınız dini vakıf yurdunu, dere yatağına camiyi… Giden badem ağacının, gelecek sel felaketinin hesabı kitabı halloluverir. Biraz vicdanınız varsa yapmayın böyle şeyleri. Doğa da dere de intikamını çok acı alıyor! Bunun vebalini hiçbiriniz ödeyemezsiniz. Şimdi sessiz kalırsak biz de ödeyemeyiz.

 

           



Düzenleyen ahmetgulsen - 19.10.2009 Saat 23:23
Yukarı Dön
FENERBAHÇEM Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 16.01.2011
Şehir: POLATLI/ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 7
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı FENERBAHÇEM Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 21.05.2011 Saat 21:56
CUMHURİYET ESERLERİMİZE SAHİP ÇIKMANIN SORUMLULUĞU VE BİLİNCİNDE OLAN BİR KİŞİ OLARAK ÇANKIRIMIZIN CUMHURİYET VE SONRASI TARİHİ DOKUSUNA ÖNEM VERMEKTEYİM UĞRUNA ÇOK SAYIDA ŞEHİT VERDİĞİMİZ  VATAN TOPRAKLARININ ÖNEMİNİ ÇOK İYİ BİLENLERDENİM LÜTFEN CUMHURİYET ESERLERİNE SAHİP ÇIKALIM SAYGILARIMLA ÖZCAN ÇALIŞKAN POLATLI
özcan çalışkan
Yukarı Dön
ahmetgulsen Açılır Kutu Gör
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Simge
Cansaati.Org Yazı İşleri Sorumlusu

Kayıt Tarihi: 01.10.2003
Şehir: ANKARA
Status: Aktif Değil
Points: 877
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı ahmetgulsen Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 22.05.2013 Saat 23:39

Çankırı belediye başkanı ve mimarlar odası arasında çıkan tartışma Cumhuriyet dönemi eserlerine ilgiyi bir kez daha yoğunlaştırmıştır. Karşılıklı demeçler aşağıda yer almaktadır.

Cer atölyesinin şuan ki durumunu bilmemekle beraber tarihi olup olmadığı konusundaki kararı ilgili kurulların sağlıklı şekilde vereceğine inanıyorum. Fakat 2006 yılından bu güne kadar dillendirdiğimiz şekilde şehrin içinde tek nefes alma koridoru olarak kalan istasyon mevkii ve tren yolu boyunca tarihi binaları korumak suretiyle ve park ve bahçeyle zenginleştirilmiş projeler uygulanmayacaksa, buralar da ticari ranta kanalize edilecekse Çankırı'nın yaşanabilir bir şehir olmaktan çıkacak demektir.

söz sizin


Alıntı Başkan Dinç'ten Mimarlar Odasına Cevap

Belediye Başkanı İrfan Dinç, Mimarlar Odası Temsilciliğinin TCDD arazisinde hazırladıkları projeyi olumsuz etkileyecek CER Atölyesinin tescillenmesine yönelik girişimleri ile ilgili Oda Temsilcisi Seçil Çivitçioğlu’nun açıklamalarına cevap verdi. 

Başkan Dinç’in açıklaması şöyle:

“Mimarlar Odası Ankara Şubesi Çankırı Temsilcisi Seçil Çivitçioğlu’nun basına yaptığı açıklamaları içeren konular söz konusu CER atölyesi yerine mimarlar odasının imar planı revizyonuna yaptığı itirazı içermektedir. Mimarlar Odası Çankırı Oda Temsilciliği tarafından 15.12.2011 tarihinde Belediyemize verilen dilekçe ile revize imar planına itiraz edilmiş olup, tartışmaya konu olan CER Atölyesi ile ilgili herhangi bir müracaatları bulunmamaktadır. Yapılan itirazda TCDD Dönüşüm Projesinin, TCDD alanı içindeki mevcut tescilli binalara ve yeşil alana etkisinin iyi değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek oda olarak endişelerini dile getirmişlerdir. İmar Komisyonumuz bu itirazı değerlendirmiştir.

Biz arzu ederdik ki, Mimarlar Odası Çankırı Temsilci Seçil Çivitçioğlu bugüne kadar tarihi eserlerle ilgili yaptığımız çalışmalara katkı sağlasın. Oda olarak bir tarihi eserin restorasyonu için çalışma yapsınlar ki; böyle bir restorasyona belediye olarak biz de katkı sağlayabilirdik. Ama yapmadılar.

Proje başladığında 3 yıl önce tescil için koruma kuruluna müracaat edilseydi, biz belediye olarak tescilin neticesini bekler ona göre projemizi şekillendirirdik. Her şey bittikten sonra ihale aşamasına gelinmiş, o kadar emek sarf edilmiş bir çalışma için bir ay öncesinde koruma kuruluna müracaat edilmesi fevkalade düşündürücü bir durumdur.

Ranttan bahsediliyor. Arsa DDY’ye ait bir arsadır. Biz DDY’yi ancak bu şekilde bir projeye ikna edebildik. DDY’den 33 dönümlük bir park alanına karşılık bu düzenlemeyi yaptık. Kendi arsamız ya da hazineye ait bir arazi değil, istediğinizi yapma şansına sahip olmadığınız bir alan. Belediye kasasından bir kuruş çıkmadan yapılacak olan bu projeyle alakalı ranttan bahsetmek fevkalade ayıptır, günahtır. 

Bizim tarihi ve kültürel değerleri koruma anlayışımızı kimse sorgulayamaz. Bizden önce Çankırı’da kaç tane tarihi eser vardı. Gelen misafirler Taşmescit’e çıkartılıp indiriliyordu. Hem tarihi eserleri restore ettik hem de bu mekanları yaşayan mekanlar haline getirdik. Sonuçta CER atölyesinin tescillenip tescillenmeyeceğine koruma kurulu karar verecek. Ancak Çankırı’nın orta yerinde 33 dönümlük çok özel bir park ve rekreasyon projesini halkımızın hizmetine sunmaya hazırlandığımız ve belediyemize herhangi bir yük getirmeksizin kendi içinde projeyi finanse edecek bir uygulamanın baltalanmaya çalışılmasının takdirini bir kez daha sayın halkımızın dikkatine sunuyoruz.”


Alıntı

Mimarlar Odası Çankırı temsilcisi Seçil Çivitcioğlu Belediye Başkanı İrfan Dinç'in açıklamasına karşın yazılı açıklama yaptı. İşte o açıklama:

''Belediye başkanımızın açıklamasını üzülerek okudum. Benim kendisiyle şahsi hiçbir problemim yoktur. Üstelik bu konulardan siyasi sonuçlar çıkarmak son derece yanlıştır, tartışılması gereken kent meselelerini siyasetin her zaman üstünde tutarak değerlendirmeliyiz. Bizim davamız da Çankırı’ya hizmettir, belediye başkanımızın da davası Çankırı’ya hizmettir. Kenti ilgilendiren meselelerde, aynı hizmet uğruna kavga olmaz. Bizler mimar hassasiyetiyle bu yapıları korumak istiyoruz. İnsan sevdiği,kıymet verdiği şeyleri doğası gereği korumak ister, bu içgüdüseldir. Biz bu yapıları seviyoruz. Demek ki sayın başkan farklı bakıyor. Anlayışla karşılıyoruz. Ama şunu biliyoruz ki, kentsel projelerin başarıya ulaşıp, tüm kentliler tarafından sindirilmesi için anlayışlı bir şekilde tartışmak gereklidir.
 
Bakınız  bundan yaklaşık 2500 yıl önce ünlü Atina kralı ve filozof Perikles ne diyor;
“İçimizden evimiz ve kentimize duyduğumuz özeni birbirinden ayrılmaz duygular olarak taşırız.
 
Kişiler ayrı çabalar içinde de olsalar kent sorunları karşısında kimse umursamazlık edemez.
 
Bizde kent sorunlarına aldırmayan kişiye sessiz bir yurttaş değil kötü bir yurttaş denir.
Kentimizi ilgilendiren konularda bizler karar verir veya bu konuda en doğruyu bizler düşünürüz.
 
Çünkü eylemden önce girişilecek sözlü tartışmalar zararlı bir sonuç vermez.
Ancak bu tür görüşmeler yapılmadan girişilen işler olumsuz sonuçlar doğurur.”
 
Üzülerek görüyoruz ki planlama da dahil olmak üzere birçok sorunu tartışma noktasında 2500 yıl öncesinden daha ileride değiliz!..
 
Sayın başkan PTT ile ilgili görüş belirtmezken, Cer Atölyesi alanında park yapacağından ve benim bu park projesini engellemeye çalıştığımdan bahsetmiş. Cer Atölyesine tescil talep etmek park projesini engeller mi? Hiçbir mimar var mıdır ki park projesine engel olsun? Üstelik böylesine güzel bir yapı,yapılacak parka kimlik katmaz mı? Belediyemizin Park projesini  kıymetlendirmez mi? Bugün Ankara’da restore edilerek Sanat Merkezi olarak kullanıma açılan ‘Cer Modern’ çevresine kıymet katmaktadır.
 
Başbakanımız buranın açılışında “Ankara, Hicaz Demiryolları üzerinde inşa edilen önemli istasyonlardan biri. Cer Atölyeleri Cumhuriyet öncesinde ve Cumhuriyetle birlikte kurulan ve millileştirilen demiryollarının ilk yatırımlarından biriydi. Uzun yıllar demiryolu sanayisine hizmet etti. Sonrasında yeterli gelmeyen tesisler bu yönüyle tarihimize tanıklık etmiştir. Bugün yapılan düzenlemeyle tarihi muhafaza etmiş oluyoruz” demiştir.
 
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise, iki yıllık hayalinin Cer Modern Sanatlar Merkezi ile gerçekleştiğini belirtirken  demiryollarının eski bakım atölyelerinin Ankara'nın kültür ve sanat yaşamına yeni bir renk katmak üzere açıldığını söylemiştir.
 
Yapılar tescillenince etrafına dokunamazsınız diye bir şey yok ki. Biz elbette bu parkı istiyoruz ama içinde bu yapıları da korumayı istiyoruz.
 
Sayın başkan projeye başlarken görüşümüzü sorduğunu ve benim görüş belirtmediğimi açıklamış. Bana 2 sene önce burası ile ilgili görüş sordular. Ben bu alanı çok önemsediğimi ve artık Çankırı’da kalan tek park olabilecek boşluğun burası olduğunu ve baştan aşağı bu alanın sadece ve sadece Çankırı halkının kullanımına açık park olması gerektiğini defalarca hem sözlü hem de yazılı olarak tekrarladım. Eskiden panayır trenlerinin gelip, panayırların yapıldığı bu alanı aslına uygun koruyalım istedim.
 
İmar planı revizyonuyla plan tadilatı yapılan alan için Mimarlar Odası olarak, plana itiraz süresi içinde yapmış olduğumuz itirazı aracılığınızla kamuoyuyla paylaşmak isterim. Revize İmar planı incelendiğinde burada başkanın açıkladığı gibi sadece park değil, cer atölyesinin yıkılarak burasının rant amaçlı planlandığı görülecektir. 15.12.2011 tarih ve 2011/20 sayılı yazımız, belediyemiz kayıtlarına 16.12.2011 ve 2472 sayılı evrak olarak kayıtlanmıştır. Sayın başkan bu evrağı arşivinden incelerse bizim, dün de bugün de aynı şeyi savunduğumuzu görecektir. Bu evrağın bir kopyasını  yayınlanması için tüm basın kuruluşlarına açıklamamın bir eki olarak gönderiyorum.
 
Mimarlar Odası olarak dün ne diyorsak bugün de aynı şeyi söylüyoruz. TCDD alanının Çankırı kültüründe hatıraları vardır. Bu alan kentiyle yaşayan kocaman bir park olmalıdır!
 
Kamuoyuna saygıyla sunulur…
 
Mimar Seçil ÇİVİTCİOĞLU
TMMOB Mimarlar Odası
Çankırı Oda Temsilcisi''
 
akparti-secilcivit-resim-051.jpgAlıntı Mesaj


Düzenleyen ahmetgulsen - 23.05.2013 Saat 00:15
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/
Yukarı Dön
sert18 Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 26.05.2011
Şehir: çankırı
Status: Aktif Değil
Points: 8
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Teşekkür (0) Teşekkür(0)   Alıntı sert18 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 29.05.2013 Saat 14:25

“Ben Cumhuriyet’e Değer Vermek İçin Dönemin Mimari ve Çevre Eserlerine Sadakat Gösterilmesini İstiyorum. Bunun için Çankırı'da

I- Tarihi Dokuyla Meydan Açılması, yukarıda sayılan eserlerin korunması ve çevresinin yapılaşmadan arındırılmasını, halen inşası sürenlerin durdurulmasını,

II- İstasyon Alanının Korunması ve halka açılmasını, üzerindeki yapılaşmanın engellenmesini,

III- Su Deposu Koruluğunun Kent Ormanı olması ve adının "Şeyhoğlu Hasan Üçok Kent Ormanı” olarak tescil edilmesini istiyorum.

MURAT ERGUN SERT– ÖĞRENCİ– KARABÜK

MURAT ERGUN SERT
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz Sayfa  <12
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek