2002 yılından buyana kesintisiz hizmet

Üye olun yazmaya başlayın ve Çankırı'nın geleceğine siz yön verin. Çankırı Araştırmaları Sitesi [www.cansaati.org]

Forum Anasayfası Forum Anasayfası » Gündem/Köşe Yazarları » Recep CIRIK
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar RSS - Nasrettin Hoca Brüksel’(d)de bayıldı.
  Yardım Yardım  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 


Kilitli ForumNasrettin Hoca Brüksel’(d)de bayıldı.

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Recep C Açılır Kutu Gör
Köşe Yazarı
Köşe Yazarı
Simge

Kayıt Tarihi: 25.12.2005
Şehir: Gent- Belgium
Status: Aktif Değil
Points: 248
Mesajın Direkt Linki Konu: Nasrettin Hoca Brüksel’(d)de bayıldı.
    Gönderim Zamanı: 29.09.2006 Saat 15:29

Nasrettin Hoca  Brüksel’(d)e Bayıldı.-2-

 

Avrupa Birliği’ne Noel Baba’dan sonra vizesiz, pasaportsuz giren Bendeniz Nasrettin Hoca Brüksel’i pek beğendim. Sıkarbek semtine geldiğimde acaba felemekçe lisanı mı konuşsam yada Firenkçe dilini mi konuşsam demeye kalmadı. Cadde’deki yazılar hep Türkçe olunca şaşırdım. Kürküme güvenerek bir pideciye daldım. Ne de olsa anlı şanlı Nasrettin Hoca’ydım. Tuhaf tuhaf baktılar çevremdeki Türkler. Bu adam Kürkü yeni olmasına yeni ama ,  imajımızı bozuyor, karizmamızı çiziyor. Gidin şu karşıdaki mağazadan  bir takım elbise alın . Zaten ırkçılar çoğaldı bir de bunun yüzünden  ırkçı partilerin oyları yükselmesin. Hem de seçim zamanında bunun burda işi ne diye homurdanıyorlardı. Söylenenleri duydum. Sizi kefereler sizi. Elbisemi ben değiştirmeye değiştiririm ya, sizin dogmatik kafalarınız ne zaman değişecek’ dedim. Pek bişey anlamadılar. Hemen toparlandılar. Aman Hocam gelmiş, hoşgelmiş diye bir rağbet başladı ki sormayın. Beni  masaya buyur etme yerine yüksek bir yere çıkıp nutuk atmamı beklediler. Hatta birisi mikrofon aradı, diğeri posterleri nereye asalım dedi. Ben asmayın, asmayın besleyin dedim. Bana birbuçuk etli ekmek, yanında ayran olsun dedim. Bre Sıkarbekliler siz beni siyasetçi mi sandınız? Ben merkebimin seyisiyim. Siyasetle uğraşmıyorum. Bazan seyislik yapıyorum. Burada her taraf resimlerle dolu. Maaşallah !! Maaşalah !! Bu işte de bir hayır var. Benim Hatun da iyi laf eder, keşke Akça Nine’nizi de getirseydim. Ağzı laf yapar. Karizmatiktir. Kaprislidir. Ayrıca düğün evinde oynamayı, cenaze evinde ağlamayı bilir. Halay çeker. Tango’ya müsade etmem. Benim karakaplıda ona izin yok. Akça Nine’niz parayı sever. Küçükken parayı sevsin diye mi, benzi soluk, bağrı yanık olduğundan mı adını Akçakız koymuşlar. Bir kazaya kurban gittik. Akça Nine’nizle evlendik. 66 yıldır gül gibi yaşıyoruz desek biraz yalan olur. Dikenli gül gibi yaşıyoruz dersek doğrusu budur.

 

Şöyle adaylarınıza bir göz attım. Bu adaylar anadan doğma mı,sonradan olma mı güzeller. Hepsi Belçikawood’da güzel filim çevirirler. Erkek adaylarımız da  Türk sinemasının jön Türklerini hatırlatıyor. Erol Taş’ın kopyasından , Sami Hazinses’e kadar hepsi var. Bu dünya küçülmüş mü ? Dünyanın her yerinden ademoğlu buralara gelmiş. Dilini ,dişini  ve de siyasetin gidişini öğrenmiş. Bakan olmuş, makam tutmuş. Mencilislere girmiş. Fakat ne yapmış , veya yapmamış siz bilirsiniz. Ben bu konuda karakaplıya bakmıyacağım. Kitabı açar bakarsam  adayların çoğunu ıskartaya çıkarırım. Kiminin boyu, kiminin huyu, kiminin yaşı, kiminin tıraşını sevmem. Onun için bana sormayın.

 

Bir tepsi baklava varsa bir misal ile açıklayayım. Getir tepsiyi oğlum. Bir de bıçak ver . Seçim baklavalizini yapayım. Bu baklavayı ikiye böldüm. Şimdi dörde,  sonra sekize.. Durun onaltıya böleyim. Sonra altmış dörde. Bakın bölündükçe küçüldü. Küçüldükçe kayboldu. Bir dilim baklava kaldı. İster tuzla ye, ister közle ye. Baklavayı fazla bölmeyin. Gaza gelmeyin. Kim bu işe uygun ise ona oylarınızı verin. İki yarım bir tam değildir. İsterseniz bir elmayı alıp deneyin. Yarım elma, gönül alma sözü bizim zamanınmızda vardı. Hala kaybolmamış. Ya elmanın tamamını verin. Ya da  elmayı vermiyorum, ayvayı ye deyin.

 

Burda dikkatimi çeken çok olaylar oldu. Bunları hindim ile düşündük. Hindim daha düşünüyor. Ben de düşünmekten öte kaşınmaktayım. Fazla da kaşınmayalım. Kimsenin tavuğuna kış, köpeğine hoşşt demiyelim. Akşehirden getirdiğimiz tencerenin kapağından herkese birer tane verelim. Hemde oylarınızı filan almadan. Herkesin tencereniz kaynasın. O tencereler ki kiminde et kaynar, kiminde dert. Kapatın kapağını kimsecikler görmesin. Evropapahalı için can atanlar da sakın bir lisan öğrenmeden, bir iş bulmadan diploması olmadan bu memlekete gelmesin.

 

Bu  Evrupahalı denen düveller ‘uzaktan baktım yeşil türbe, yanına geldim Estağfurullahhhhhhhh ‘ dedirtiyor. Giden gelmiyor, ar edip kâr etmiyor. Ben nasıl dönerim bilmem. Bu eşeğim yaşlandı. Bir eşşek parası kazanıncaya kadar kalacağım. Burada, parkta çok yıldızlı bir otelde kalmaktan mutluyum.

 

Kendinize mukayyet olun. Politikacı olacağım diye ne sermayeyi kediye yükleyin, ne de bu yolda  ayvayı yeyin.

 

Size memleketten bir haybe den bir heybe selam getirdim.

Nutuğumu beğendiyseniz, yenisini bekleyin.

 

Not: İlk yazım için gösterdiğiniz rağbete, tebrik ve telefonlara bilhassa ve hasseten şükranlarımı arzederim efendime söyliyeyim.)

 

Recep Cırık ( Jeton Dergisi)

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
  Share Topic   

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.
Yeni Sayfa 1

Güncel Sitemiz için tıklayınız.

Çankırı Araştırmaları Sitesi Ağustos 2013 3 ncü dönem sitesi

2002 yılından bu güne kesintisiz hizmet veren sitemizin binlerce yazı ve görselin bulunduğu arşivleri

2000-2005 I. Arşiv       2006-2013 II. Arşiv

 

Popup Örnek