Sayfayı Yazdır | Close Window

Delimiz, Velimiz, Gülümüz...

Nereden Yazdırıldığı: Çankırı Araştırmaları Sitesi
Kategori: Gündem/Köşe Yazarları
Forum Adı: Ibrahim Zencirci
Forum Tanımlaması: [Köşe yazıları] Meraklısına Notlar
URL: http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=2722
Tarih: 13.12.2019 Saat 18:48
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 10.16 - http://www.webwizforums.com


Konu: Delimiz, Velimiz, Gülümüz...
Mesajı Yazan: i.zencirci
Konu: Delimiz, Velimiz, Gülümüz...
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 13:19
 

Delimiz, Velimiz, Gülümüz…

 

Ne kadar zaman oldu, rahmetli olalı?

Üç yıl? Dört yıl? Unuttuk mu?

Kimden mi bahsediyorum?

 

 

Gülümüz Adnan’ımızdan, hani şu deli ile velî arasında ince bir çizgide gidip gelen, kimimizin deli diyerek gülüp geçtiği, kimimizin meczup dediği, Büyük Cami çevresindeki esnafın sevip kolladığı, çarşının uğuru, bereketi, ortalıkta görülmediğinde herkesin merak ettiği Adnan…

 

“Her sabah Büyük Camide sabah namazını kılan Adnan, kendi dilinde dualar eden, eğilip kalkarak zaman zaman cezbeye kapılmış dervişler gibi içten içe kaynayan, coşan Adnan.”

 

Büyük Camiden kalkan her cenazeye elinde bir bidon su ile Sarıbaba’ya kadar eşlik eden Adnan...

 

Topladığı yiyecekleri fakir fukaraya dağıtan, Adnan…

 

Ölümünden sonra yaptıkları ile şehir efsanesi olan Adnan…

 

 

Çansaatinde daha önceleri Adnan ile ilgili konular işlendi. Tekrar gündeme getirmemdeki amaç, önereceğim konuyu destekleyen, uygun gören hemşerilerimizle birlikte,  bir imza kampanyası açarak Çankırı Belediyesine talebimizi iletmektir.

 

Belediyeden talebimiz, Adnan’ın mekanı olan Büyük Cami civarı veya Kentsel Dönüşüm Projesinde yeni yapılacak bir parkta;

 

Adnan Kütüphanesi + Adnan “anı heykeli” ve Kuş Evi,

 

Düşünebiliyor musunuz? Cıvıl cıvıl çocuklar kütüphaneyi doldurmuş, kütüphane bahçesinde bankta Adnan oturuyor, elinde kuşyemi tası var. İnsanlar onun elinden alıp kuşlara yem atıyor.

 

Heykel dediysek, bildiğimiz klasik heykellerden değil, Adnan’a yakışan, bir bank üzerinde oturan mütevazı sade bir heykel.

 
Daha doğrusu Adnan’ı hatırlatan, bir anı, Çankırılılar vefa nedir bilirler.
 
Deli Adnan bu şehrin sembollerinden biriydi.  

 

Büyük Camii çevresindeki esnafın, Adnan’ın geri dönmesi ile birlikte, tıpkı Adnanlı günlerdeki gibi işlerindeki uğur ve bereketin artacağına inanıyorum. 

 

Örneğin, yıkılan eski hal binasının yerine yapılacak yeşil alanda, bir bank üzerinde Adnan’ın tekrar oturduğunu görmek sizi mutlu etmez mi?

 
 
 
Bu düşüncemize belediyemiz destek verir, önder olursa, kütüphanenin içini kitaplar ve bilgisayarlarla donatmaya, Çansaati okurları ve üyeleri olarak söz veriyoruz.
 
Ne dersiniz? 

 

 



-------------
İbrahim ZENCİRCİ



Cevaplar:
Mesajı Yazan: Erhan METİN
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 13:33
İbrahim Abi
 
 
Aslında öne sürdüğünüz fikir günümüz itibariyle marijinal ve hatta belli noktalardan orijinal bir fikir gibi görünmekte. Adnan hakkındaki düşüncelerimi daha önceki bir yazımda paylaşmıştım ve dünyanın belli yerlerinden bile ilgi çekmişti. Günümüz dünyasında para ile imanın, ilim ile irfanın kimde olacağı belli olmaz elbetteki. Ama sizinde malumunuz Mürşid uçmaz mürid uçurur geleneği bizim şehrimiz gibi küçük anadolu kentlerinde çok meşhurdur. öyleki sitedeki köşeme girmiş olduğum Adanan ile ilgili duygu paylaşımı sırasında bile gelen yorumlarda rahmetliyi mürşidlik mertebesine çıkartan canım hemşehrilerim olmuştur. Bu fikir yabana atılacak fikir değildir fakat üzerinde tartışılması gerek. Benim şahsi fikrim adnan adına bir kütüphane oluşturulması fikrinizin bir kez daha düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Çankırının bu zamana kadar gelmiş geçmiş, bir çok aydını varken; ilk aklıma gelenler örneğin, rahmetli Kemal Parıltı ağbey, Ahmet Talat Onay, Mustafa Çağatay Uluçay gibi isimlerin adına günümüzde halen bir kütüphane kurulmamışken, rahmetli Adnan adına kütüphane düşünülmesi bana biraz farklı geldi.  Bu fikirin ileriki süreçte olgunlaştırılabileceği, en azından kütüphaneden başka bir şeye dönüştürülebileceği kanaatindeyim. Şehir kimliğini oluşturan değerlerin başında mutlaka o şehrin delileri de gelmektedir.
 
muhabbetlerimle vesselam


-------------
"Söz Ola kese savaşı, Söz ola Kestire Başı. Söz Ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz." (Yunus Emre)


Mesajı Yazan: ahmetgulsen
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 14:19

 Erhan Bey,

 Sayın Zencirci'nin hepimiz adına bir vefa borcunu ödemek ve gelecek nesiller için toplumun her kesiminden insana yaradandan ötürü hoşgörü ile bakmak erdemini aşılamak amacıyla kalıcı bir öneride bulunması bence isabetli bir karardır. Eğer düzgün bir uygulamayla gerçekleştirilirse faydasının maksimum olacağına inandığım bir proje olacaktır.

 

Kütüphaneye bir "deli!"nin adı verilir mi diye herkes içinden geçirebilir ama meseleye şu açıdan bakmak gerekir: Bilginin kaynağı kitaptır, eğitimdir. Bunlardan nasibini alamamış insanlar ise boş birer varlıktır. Eğitim, okul ve/veya toplumda bunları ikame eden aile içi davranışlar, sosyal grupların kendi arasındaki sohbet ve dostluk ilişkileri ile verilebilir. Ancak bireysel gelişim ise illaki kişisel gayret ister, kitap ister. Tüm bunların altında ise tek bir şart vardır; Alllah Tealanın bir akıl bahşetmesi. İşte Adnan bundan mahrumdu. Bunun için Allah Teala ondan hesap sormuyor, doğrudan kendinden bilgi ile onu/onları iyiye, doğruya yönlendiriyor. O halde okul çıkışı, mesai sonu veya hafta sonu uğrak yapılan bir küçük parktaki Adan Kütüphanesi herşeyden önce çocuklarımıza, vatandaşalarımıza Allah’ın kendilerine hiçbir karşılık vermeden bahşettiği ‘aklın’ değerini hatırlatacaktır.

 

Ayrıca çok büyük insanların isimlerinin biryerlere verilmesi de herzaman zannedildiği gibi bir fayda sağlamamaktadır. Çankırı’da mutlaka İ.H. Karadayı okulları yada ülke genelinde bir çok K. Evren okulları mevcuttur, bu isimlerin okuyanlar üzerinde nasıl bir etkisi olduğu üzerinde bir araştırma şuana kadar yapılmış mıdır bilmiyorum. Ancak yakın tarihteki bir çok kapı aralandığı zaman erken verilen bu isimlerin o okullardan mezun olanlarda olumsuz bir etki doğuracağı açıktır.

 

Sayın Zencirci’nin önerisini destekliyorum, Büyük Cami önünde bir şirin park, Park içinde estetik bir küçük kütüphane- okuma salonu, bunun yanında kuş evleri, bir bankta oturan Adnan heykeli ve onun elinden kuşlara yem atmak. İşte bu senaryo Büyük Camiyi İstanbul camileri havasına büründürecektir.

.
Bu öneriye katılan dostlarımızın toplumsal bir talep oluşturmak adına aşağıdaki metni kendi isimleriyle yorum olarak eklemelerini rica ediyoruz. Ayrıca yorumlarınızı veya daha genişletici önerilerinizi de eklemeyiniz.
.
 

Alıntı Çankırı Belediyesinden Deli Adnan’ın hatırasını yaşatacak bir teklifimiz var:

Detayları Çankırı araştırmaları Sitesinde yeraldığı gibi talebimiz, Adnan’ın mekanı olan Büyük Cami civarı veya Kentsel Dönüşüm Projesinde yeni yapılacak bir parkta; Adnan Kütüphanesi + Adnan “anı heykeli” ve Kuş Evi yapılmasıdır.

Saygılarımızla


-------------
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/


Mesajı Yazan: ahmetgulsen
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 14:52
 

Çankırı Belediyesinden Deli Adnan’ın hatırasını yaşatacak bir teklifimiz var:

Detayları Çankırı araştırmaları Sitesinde yeraldığı gibi talebimiz, Adnan’ın mekanı olan Büyük Cami civarı veya Kentsel Dönüşüm Projesinde yeni yapılacak bir parkta; Adnan Kütüphanesi + Adnan “anı heykeli” ve Kuş Evi yapılmasıdır.

Saygılarımızla





-------------
Ahmet GÜLŞEN

http://smmmahmetgulsen.wordpress.com/


Mesajı Yazan: i.zencirci
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 16:02
Çankırı Belediyesinden Deli Adnan’ın hatırasını yaşatacak bir teklifimiz var:

Detayları Çankırı araştırmaları Sitesinde yeraldığı gibi talebimiz, Adnan’ın mekanı olan Büyük Cami civarı veya Kentsel Dönüşüm Projesinde yeni yapılacak bir parkta; Adnan Kütüphanesi + Adnan “anı heykeli” ve Kuş Evi yapılmasıdır.

Saygılarımızla,


-------------
İbrahim ZENCİRCİ


Mesajı Yazan: ekim
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 16:25
    Çocukluğumda Adnan'ın meşhur tükrüğünden birkaç kez nasibini almış biri olarak, Adnan'ın benim o yıllarıma dair hafızamda, O'nu gördüğümüzde akranlarımla beraber saklanmamız ve küfürleri  dışında fazla birşey yok. Ne var ki bu sitede ve Çankırıdaki birkaç sohbette Adnan'ın neredeyse "evliya" mertebesine ulaştırılacak şekilde anlatıldığına şahit oldum. Anlatılanlarla ilgili yorum yapamam; çünkü şahit olmadım. Yurt dışından birisi okusa bu önerileri, "demek ki Çankırılılar bütün sorunlarını çözmüşler, sıra delilerinin isimlerini parklarda, kütüphanelerde yaşatmaya gelmiş" derler.
       Ben de bu kara mizah örneği sayılabilecek önerileri destekliyorum. Nedenine gelince, yine çocukluğumdan örnek verecek olursam: Çankırıspor'un maçlarına her gittiğimde sol bek Osman Abi ve kaleci Ali Abi gibi Çankırılı futbolcuların yaptıkları hatalarda seyircimizden neden daha fazla tepki aldıklarına anlam veremezdim. Yıllar sonra anladım ki bizim insanımız yabancıya daha çok değer verir ve kendi içinden çıkan insanları yeterince bağrına basmaz. Ahmet Talat Onaylar, Hasan Üçoklar...dururken Adnan adına bir kütüphane yaptıralım ki, delilerimizden başlayarak, akıllılarımıza ve yetiştirdiğimiz değerlere de belki sıra gelir...
                                            Gökhan Ekim


Mesajı Yazan: içyeniceli
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 16:39
 
bence belediye başkanı ve diğer başkan adayları da bu fikri, güzel bir proje hazırlayarak seçim vaadleri içerisine almalı.
 
   çünkü çankırıda şuan seçmen konumunda bulunanların en az %90'ı  Adnan Abiyi tanıyordur. ve herkes onu sizinde başlığınızda belirttiğiniz gibi memleketin Delisi,Velisi ve Gülü olarak görüyordu. bence onun adına böyle bir proje gerçekleştirilecekse eminim bu çok ses getirecek bir iş olacaktır. (tabi hazırlanacak projede onun anısına yakışır olmalı)
 
bence bunu yapmakta o kadar zor bir iş değil sanırım. bu ülkede okullara(!),  bulvarlara(!), sokaklara(!), parklara(!) kimlerin adı verlmiyorki.... gün geçtikçede bu isimlerin altından neler çıkıyor...
 
Adnan abinin hayatı didik didik edilse bile birçok aklı başında insanın dahi akıl edip yada tenezzül edip yapmayacağı yapamayacağı birçok işten başka hiçbirşey bulamazlar.. ( sadece karşılaştıkları insanların suratına tükürdüğü söylenebilir belki; ama eminim onun bile kendince haklı bir nedeni olduğuna inanıyorum ve kimsenin yapamayacağı bişeyi yaptığını düşünüyorum. belkide o tükükürdüğü suratlarda o kimsenin suratına tükürülmesini gerektren işleri yaptığını görüyordu...)
 
ayrıcada bu konuyu gündeme taşıyan sayın İ.Zencirci'yede teşekkürler...
    
 
 


-------------
i.yıldız


Mesajı Yazan: içyeniceli
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 16:43
 sayın erhan kardeşim bahsettiğiniz isimler de mutlaka şehrimizin yetiştirdiği saygıdeğer isimler ancak bunlar ne siyasi nede askeri güce sahip insanlar.. onun için onların isimlerini okullara veya bulvarlara parklara vermek yada adına kütüphane gibi kültürel yapılar kurulması  kime(!) ne fayda sağlar.....
bence bu insanları Adnan Abiyle karşılaştırmak yerine bu şehrin birçok köşesinde adına bulvar, okul, park yapılan büyüklerimiz(!) le karşılatırın.
örneğin googlede bi ADNAN abiyi bide diğerlerini (okullara parklara bulvarlara isimleri verilenleri  ) araştırın bakalım kimlerin neyi (!) var.
bence bu isimleri Adnan abi yerine koymaktansa isimleriyle hem kendini hemde çankırıyı olumsuz gösterecek yada gösterebilecek kişilerin isimlerinin bulunduğu yerlerden silinerek onun yerine Kemal Parıltı , Ahmet Talat Onay, Mustafa Çağatay Uluçay isimlerini yazmak gerekmez mi.
sanırım Batmandı bunu yaptı. İzmir bunun için bir adım attı... bizde neden olmasın...
 


-------------
i.yıldız


Mesajı Yazan: Necati Ülker
Mesaj Tarihi: 07.03.2009 Saat 23:41

Adnan Kütüphanesi + Adnan “anı heykeli” ve Kuş Evi,

Bu düşünce gerçekten harika, zira bizlerin Rahmetli Namı değer Deli Adnana “AHTEVEFA BORCUMUZ VAR”.

Gönlü Zengin birisi idi D.Adnan’ımız! Her kızdığı zaman, ve vitesten çelince, giderek ustalaşan. okkalı tükürüğünde çok insan nasibini almıştır. Çok iyi hatırlıyorum da istasyon caddesindeki iş yerime sık, sık gelir asla bir dediğini iki etmemişimdir. Çay söyle, Çay söyle Büyük, Büyük Derdi. Çay gelince Adnan bir yudum içeyim derdim acı, acı der vermezdi helâl olsun. ALLAH Rahmet eylesin. Bu anımı paylaştıktan sonra,

Ecdadımız kitaba gereken değeri vermiş, Kitaba saygıyı nimete saygıyla, eş tutmuştur.

Günümüzde milletlerin gelişmişlik düzeyleri ve kültür seviyeleri, okudukları kitap oranları ile ölçülmektedir.

İşte bu düşünceler ışığında bence çok akıllı olan gerçekten pırlanta gibi bir yüreğe sahip olan bu engelli sayılması gereken zatın ismine yakışacağını düşünülen KÜTÜPHANE fikrine katılıyor ve bir AHTEVEFA Borcumuzu ödeyerek gönüllerde yaşatmış olacağız.

Sevelim, sevilelim, kitap okumayı sevdirelim.  
 Sevgi ve Saygılarımla

Necati ÜLKER ANKARA

 



-------------
Necati Ülker


Mesajı Yazan: içyeniceli
Mesaj Tarihi: 08.03.2009 Saat 13:50
ekin kardeşimden gelen özelmesaj:
  benim yazmış olduğum mesajdan sonra yazdığın için sana soruyorum.
Beni tanıyor musun ki Adnanın 7-8 yaşındaki bir çocuğa tükürürken haklı olabileceğini yazmışsın.yok eğer niyetin genelleme yapmak idiyse de sözünün başka anlamlara gelebileceğini görerek düzeltip özür dile eğer tükrükte keramet arayacak kadar maneviyat sahibi isen.
 
cevabım: benim yazıyı yazdığımda sizin yorumda yayınlanmamıştı. sizin yorumdan tamamen bağımsız yani. sadece ikinci yorumumu dahi sizin yazıyı okumadan önce yazdım ve yayınlanması bekleniyordu.
sizi tanımıyorum. burada kişileri tanımak gerekmez. çünkü burada kişilere değil yazılara binayen yorum yapılıyor. hedefimde de hiç kimse yok. tükürme olayına da bu kadar takılacak bişi yok o benim şahsi bir düşüncem belki dar alanda düşünülmüş ve yazılmış olabilir. ama ne sizinle nede diğer 7-8 yaşında veya daha büyükken Adnan abinin tükürğüğnden nasibini alanlara yönelik. bir hataları vardır suratına tükürülecek insanlardır da o yüzden o mübarek(!) insan da yüzlerine tükürmüştür gibi bir kasıtla yazmadım. yazmam da kimin deli kimin veli olacağını ayırt edecek maneviyata sahip değilim belki. ama büyük cami çevresinde Adnan abinin sevildiğini bilecek kadar akıla sahip olduğumu düşünüyorum. Eğer sevilmiyo olsaydı orada onca yaptıklarına karşın kimse onıu sevmez koruması altına almazdı sanırım. ona bir ters gömlek giydirip kurtulurlardı.
benim yorumlarım Adnan abinin maneviyatına yönelik bir vurgu değil, onun o civarın sevilen bir şahsiyeti, her şeyiyle kabul görmüş imaretin sembolü bir şahsiyet olduğuna vurgu yapmak düşüncesiyle yazılmış yorumlar.
 ama yine de birilerini kıracak bir anlam varsa onlardan da özür dilerim bundan gocunmam.
 ( ve burada yazan saygı değer büyüklerimede soruyorum sizce yazmış olduğum yorumlarda düzeltmem veya yorumlara binayen özür dilemem gereken birileri varmı...?)


-------------
i.yıldız


Mesajı Yazan: erkirecci
Mesaj Tarihi: 07.05.2009 Saat 10:57
bence güzel bir fikir iyi olur.



Sayfayı Yazdır | Close Window

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd. - http://www.webwiz.co.uk