Sayfayı Yazdır | Close Window

"GÖL MEMED"

Nereden Yazdırıldığı: Çankırı Araştırmaları Sitesi
Kategori: Gündem/Köşe Yazarları
Forum Adı: Ibrahim Zencirci
Forum Tanımlaması: [Köşe yazıları] Meraklısına Notlar
URL: http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=2744
Tarih: 10.12.2019 Saat 07:55
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 10.16 - http://www.webwizforums.com


Konu: "GÖL MEMED"
Mesajı Yazan: i.zencirci
Konu: "GÖL MEMED"
Mesaj Tarihi: 20.03.2009 Saat 13:02

 

 

“Önce ekmekler bozuldu”, sonra dondurmalar.

 

Eski zamanlarda, mart ayı sonları gibi görünürde kar kalmadığı bir dönemde, Ilgaz’ın Doruk’unda kuytuda kalmış, rüzgar almayan köşelerinden getirilen, kristalleşmiş toz şekere benzer hal almış kar tepsiye konur üzerine pekmez dökülüp çoluk, çocuk kaşıkla yerdi.

 

Bazı yörelerde “kar helvası” “karsambaç” ve pekmez karmak diye bilinen kar ile pekmezin bu uyumu bize eski günlerdeki dondurma ve dondurma ustalarını hatırlattı.

 

1960’ların başlarında, çocukluğumda ben ucundan kıyısından yetişebildim.

 

O günlerde ne Yamuçlar Dondurma Sarayı, ne de Baloğlu’nun dondurması vardı. Şimdiki bu meşhur dondurmacı ustalarının, ustası belki de onun çırağıydı.

 

O kim mi?

 
“Göl Memed” 
 
Göl Memed’in dükkanı, Avara Tepesi veya diğer adıyla Mühlis Tepesinde, daha önceki yıllarda yanan belediye dükkanlarından sonra yapılan, tek katlı yeni belediye dükkanlarının köşesindeki ilk dükkandı. Hatırlayabildiğim kadarı ile ufak boylu, temiz yüzlü, beyaz tenli ve beyaz önlüklü birisiydi.
 

 

Göl Memed’in dondurmasının özelliği, sakız kıvamındaki dövme dondurması ve onun sunuluşundaydı.

 

Dövme dondurmanın yapılışı da özen ve beceri isterdi. Özel dövme kabında, ağaç spatula (tokaç) ile dövülerek yapılırdı. Dövme kabı dışta ağaç bir kap ve içte daha küçük bir bakır kap olmak üzere içice iki kaptan oluşur. Daha önce kaynatılmış süte, toz şeker, salep ve vanilya ilave edilir. Soğuduktan sonra, karla doldurulmuş ağaç kap, içerisinde bakır kap ve onun da içinde dondurma harcı, bakır kap sürekli çevrilerek ve dondurma sertleşerek sakız kıvamı alıncaya kadar dövülür.

 

“Göl Memed” dondurmayı sunuş aşamasında da ustalığını konuşturur, beyaz ve düz bir porselen tabak içerisinde, evde eşi Affe hanımın yaptığı nefis bir muhallebi üzerinde iri bir porsiyon olarak sunardı, müşterilerine.

 

Öğrendiğimize göre, Affe hanımın evde yaptığı muhallebiyi, Avara Tepesindeki dükkana mahallenin çocukları taşırmış. Emeklerinin karşılığı bazen bir külah dondurma, bazen de nefis muhallebi olurmuş. Bu tatlı görevi üstlenen komşu çocukları hemen her zaman İbrahim Ekim ve Atilla Erbil ağabeylermiş.

 

Yine ağabeylerden öğrendiğimize göre,Göl Memed’in birde “haylaz” çırağı varmış. Ustasından dondurma yapmayı öğrenemeyen, bir türlü kalfalığa geçemeyen varsa yoksa futbol topunun peşinden koşan bu çırak, daha sonra iyi bir futbolcu olan, Erdoğan Küçükbabuççu (Kel Erdoğan ağabeyimiz) imiş.

 

Bizden büyük olanlar, Göl Memed’den önce, dondurmacı Ömer Ağa’yı hatırlattılar. Ömer Ağa, omzuna astığı kapta satarmış dondurmasını.

 

Bizden sonraki kuşaklar ise Eşekli Dondurmacı Tahsin Ağayı ve beyaz önlüğü, başında aşçı külahı ve arabası ile mahalle mahalle gezen Dondurmacı Yaşar Amcayı iyi hatırlayacaklar. Ve de manisini;

 

      “Dondurmacı Yaşar,

       Dondurmasıyla yaşar.

       Dondurmayı satamazsa,

       Hamide Hatun onu boşar.” [1]

 

Bozuk dünya düzeninde, “önce ekmekler bozuldu” sonra dondurmalar ve sonra her şey…

 

O eski ustalar; “O güzel insanlar, O güzel atlara binip gittiler”

 

 

 

Merak edene not:

[1]: Dondurmacı Yaşar Amca’nın manisi, Sündüs Tezcan’ın 10.02.2006 tarihinde Çansaati.org daki “Hatıralarımda Çankırı” yazısından alınmıştır.

http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=204 - http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=204

 



-------------
İbrahim ZENCİRCİ



Cevaplar:
Mesajı Yazan: derelli
Mesaj Tarihi: 20.03.2009 Saat 13:24

Sevgili İbrahim, beni öyle bir zamana sürüklediniz ki ! duygulanmamak elde değil, Rahmetlinin dükkanının sırasında bizimde dükkanımız yer aldığı için zaman zaman muhallebisini yemek nasip oldu. muhallebinin yanına öncelikle şerbetini döker, üstüne dondurmasını kor ve değindiğiniz gibi beyaz önlük üstünde elinde beyaz porselenin küçük tabağı ile siparişinizi sunardı.

Bu arada hatırlayamadığınızı tahmin ettiğim. dondurmacı Naim vardı. çıraklığını yapmak bana da nasip olmuştu. Çayın kenarındaki dondurma bahçesini son yıllarında işletmeye başlamıştı işte o dönemde çıraklığını yapmıştım. Kardeşi Seyfi ve diğer bir dondurmacı Yunus vardı. Bunlar hep hakkın rahmetine kavuştular mekanları cennet olsun. Değindiğiniz eşekli araba ile dondurma yapıp satan Tahsin bunlardan sonra dondurmacılığa başlamıştı. Sevgilerimle.



Mesajı Yazan: i.zencirci
Mesaj Tarihi: 20.03.2009 Saat 17:46
 
"Göl Memed'in" dükkandan kaçıp, top oynamaya giden "haylaz" çırağı, fotoğrafta ayaktakilerden, sol baştan üçüncü olan "Babuç Erdoğan" Genç yaşta saçı döküldükten sonraki lakabı ise, "Kel Erdoğan" ağabeyimiz.
 
 
Çankırı Lisesi Şampiyonluk Hatırası: Kasım 1966
 
Soldan sağa, ayaktakiler:......, HASAN DESTİCİ, ERDOĞAN KÜÇÜKPAPUÇCU, Nihat KASIMAĞAOĞLU, GÜRAK(HOCA) SAGDUYU,........., .........., Ali ULUTÜRK, .............,
Soldan sağa, oturanlar: ......, .........., ........., "ÇİNÇON" FARUK (ŞAHİN), "RODİ" OSMAN (ERUYSAL)
 
Not:Bazı ağabeyleri sima olarak hatırlamama rağmen tam emin olamadığım için isimleri yazılmamıştır. İleriki günlerde ilave edilecektir. İ.Z.
 
Kaynak:Mustafa Başbuğ, Fotoğraf Osman Eruysal arşivinden.


-------------
İbrahim ZENCİRCİ


Mesajı Yazan: Necati Ülker
Mesaj Tarihi: 24.03.2009 Saat 13:20
1960 Yıllarda 10 yaşında rahmetli ustam hacı muhlis kuşcuoğlu dükkanında ayakkabıcı çıraklığımı hatırladım. yeni fırın yeni açıldığı sıralarda fırından ekmek çıkınca tüm arastayı mis gibi koku sarar katık felan olmadan 15 kuruş verip çeyrek ekmek alıp yerdik doyardık, resimlere baktımda ayaktakilerden solda dördüncü sayın Nihat KASIMAĞAOĞLU yani amcamın oğludur.Rahmetli Göl Mehmet amcaya cumartesi 2.5 lira aldığım haftalıkla kendimi bu dükkanda bulurdum. herşey geçiyor ibrahimciğim geriye dönüp baktığımda yaş olmuş 60 askerdeyken derdimki benim askerlik bitmez. oysa 1971 taa nerelerde kaldı ömür bitiyor ancak biten ömürden sonra arkada bir hoş seda bırakabilirsek iyi insandı deddirtebilirsek kendimizi şanslı sayalım. bu günlerimize hamdolsun. gönüller insan sevgisi ile dolsun. Necati ÜLKER ANKARA

-------------
Necati Ülker


Mesajı Yazan: Metin YILMAZ
Mesaj Tarihi: 19.12.2010 Saat 00:25
Ben de rahmetli Göl Mehmet'in dondurmasını yeme bahtiyarlığına eriştim. Mekanı Cennet olsun Mehmet Amcanın. O dönemin esnafının her biri kendi çapında bir simge şahsiyetti...


Osmanlı Dönemi Dondurmacı


-------------
[Memleketimde konuşan çok, "yazan" YOK!]


Mesajı Yazan: LEYLAK
Mesaj Tarihi: 10.02.2011 Saat 12:10
Rahmetli Göl Memed'in meşhur su muhallebisi üstündeki dondurmalarından ben de tatmış olan şanslılardanım ama benim için babamın kankardeşi Rahmetli Tahsin Amcamın nam-ı diğer Eşşekli Dondurmacı'nın yeri çok başkadır.Beni ne zaman sokakta görse bir külah dondurma ikram etmeden bırakmazdı,gerçek süt ve salepten yapılmış,tadına doyum olmaz dondurmasının tadı hala damağımdadır.Dondurmacı diye seslenenlere ''Efendim''diye cevap verirken bir yandan da eşeğine ''Çüşşş'' diye bağırması ayrı bir espri oluşturmaktaydı.Ölümünden üç gün önce babmla birlikte rüyama girdiler,çok hasta olduğunu öğrendim,İzmir'den Çankırı'ya ziyaretine gittim,konuşamıyordu ama gözleriyle anlaştık,ağladık,ziyaretimin ertesi gün vefat etmiş,nur içinde yatsın,umarım bu sayfalarda onun Eşekli Dondurma Arabasıyla olan resimleri yayınlanır ve genç nesil bu özel insanı tanıma fırsatı bulur

-------------
Hatice Özçağlar



Sayfayı Yazdır | Close Window

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.16 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd. - http://www.webwiz.co.uk