Sayfayı Yazdır | Close Window

"Karaköprü Hıyarı"

Nereden Yazdırıldığı: Çankırı Araştırmaları Sitesi
Kategori: Gündem/Köşe Yazarları
Forum Adı: Ibrahim Zencirci
Forum Tanımlaması: [Köşe yazıları] Meraklısına Notlar
URL: http://www.cansaati.org/topluluk/forum_posts.asp?TID=3099
Tarih: 12.07.2020 Saat 05:20
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 10.15 - http://www.webwizforums.com


Konu: "Karaköprü Hıyarı"
Mesajı Yazan: i.zencirci
Konu: "Karaköprü Hıyarı"
Mesaj Tarihi: 21.01.2010 Saat 16:16
Karaköprü Hıyarı üzerine deneme…
 

Hıyara Çankırı dışında kibarca salatalık… Bazı yörelerde nedendir bilinmez “badem” de derler. Başka adlarla ifade edilen yerler de vardır, herhalde.

 

Bizim Karaköprü hıyarının, bilimsel adı “cucurbitaceae” olan kabakgiller familyasından olup “Cucumis Sativus” imiş…

 
Bilimsel özellikleri ise şöyleymiş; Bir senelik ve sarılıcı karakterde bir kültür sebzesiymiş. Toprak nemini çok sevdiğinden kökleri oldukça yüzeysel ve çoğunlukla ilk 20-25 cm derinlikte gelişirmiş. Seralarda askıya alınarak yetiştirildiğinden daha iyi ışıklanmayı sağlamak için budama yapıldığından askıya alınarak yetiştirildiğinden boyu 2 m’yi bulabilmekteymiş...

 

Fazla dayanıklı bir sebze türü olmadığı bilinmekle beraber, yetiştirilmesin de en önemli madde su imiş…Yaz aylarında bolca sulandığında gün aşırı ürün elde etmek olası imiş…Yani çok hızlı büyüyen bir sebze türü imiş, hıyar…

 

Bazı yerlerde yazlık, sera yetiştiriciliği olan yerlerde ise bütün yıl boyunca piyasada hıyar bulunur. (çok şükür bizde mevsiminde olur) Bu yüzden değerlendirme amaçlarına uygun çok sayıda hıyar çeşidi mevcuttur.  

 

Hıyar; Çeşitlerine gelince, öncelikle çekirdekli, çekirdeksiz, yetiştirme yeri ve değerlendirme şekillerine göre de, sera ve tarla hıyarı olarak ayrılır. Serada yetişeni, sofralık ve turşuluk olur. Tarlada yetişeni ise bizim çok iyi bildiğimiz, Karaköprü Hıyarıdır. 

 

Karaköprü hıyarının azametini ve büyüklüğünü, yaran reisi rahmetli “Camgöz” İhsan Uluyaz ağabeyimiz çok güzel anlatırdı. Yabancı misafirlere, Karaköprü hıyarını tarif ederken, “efendi ağa göstermek gibi olmasın, bu bahçaların hıyarı nah böle kol gibi olurdu.” diyerek uygulamalı olarak gösterirdi.  (burada, sağ el yumulacak, sol elle, sağ dirsek nazikçe kavranacak ve yukarı aşağı sallanacak,)

 

Bizim Karaköprü hıyarının ilime, bilime uymayan özelliklerine gelince;

 

Karaköprü hıyarı vardır; Bilmeden bilgiçlik taslar. Her şeyi ben bilirim der, allame-i cihandır.

 

Karaköprü hıyarı vardır; Bazen hafifmeşrep, bazen kalender meşrep olur, abdestsiz namaza durur.

 

Karaköprü hıyarı vardır; Yerel, genel yönetimde ve de ihaleci.

 

Karaköprü hıyarı vardır; Eyyamcı, dalkavuk, şakşakçı,

 

Karaköprü hıyarı vardır; Deveğine basınca acı olur.

 

Karaköprü hıyarı vardır; Meraklısı çok olur...

 

 

Velhasılıkelam, Karaköprü bahçalarının hıyarı hem bol, hem çok meşhurdur. Hem de adamı durduk yerde şair yapar.

Tatlıçay gibi ağır ağır çağıldarken,
Birden karşıma Kambur köprü çıktı. 
Çankırı bahçalarında gül ararken,
Bahtıma “Karaköprü hıyarı” çıktı.


Deveğe basmaaa  ……….

Eski Kambur Köprü(Mustafa Başbuğ arşivinden)
 

Merak edene: Devek: Çankırı ve yöresinde; tarladaki salatalık, kabak gibi sebzelerin ürünü hariç geri kalan kök, gövde, dal ve yaprağı

 



-------------
İbrahim ZENCİRCİ



Sayfayı Yazdır | Close Window

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.15 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd. - http://www.webwiz.co.uk