SUCU HOTTİ


SUCU HOTTİ Bazen Alibey cami önündeki, bazen Büyük Cami önündeki çeşmede, çoğu zamanda hastane köprüsünün başındaki, Tatlısu çeşmesinde onu görürdüm. Pantolon paçalarını çorabının içine sokar, soğuk kuyu lastikleri ile paytak paytak ama tam ördek gibi de değil, sağa sola sallanarak yürürdü. Kısaca boyluydu. Sırtında omuz yerleri güneşten ağarmış trenci ceketi, başında da eski bir trenci... Okumaya Devam et →

ÇARŞAMBA HAVA ALANINDA BİR ÇANKIRILI…


Evliya Çelebi gibi dilim dönmediği için şefaat dilerken, seyahat dilemiş olacağım ki geçen sene epeyce gezdim. Malum son yıllarda uçak biletleri şehirler arası otobüs bileti fiyatına yakın, o nedenle de genellikle hava yolunu tercih ettim. Sadece Çankırı’ya giderken sıkıntı çekiyorum. Esenboğa’da in, karşı yoldan Ülker’in tarafına geçmek için “Duvara vurdum kazmayı Amman Alim…/” oynayan yaren... Okumaya Devam et →

KOMİSYONCULARIN HURİYE HANIM


Sözlü Tarih için her konuşulan, her hatırlananın önemli olduğunu, Çankırı Araştırmaları (cansaati.org) sitesinde yapılan ve Çankırı’nın son yüzyılına çok önemli katkılar sağlayacağına inandığım, “Çankırı Tarihine 100 Canlı Tanık” projesinden biliyorum. Bu düşünceden yola çıkarak, bu gün aramızda olmayan, Çankırı Tarihine Tanıklık etmiş, çeşitli sosyal çevreden kişilerin portrelerini elimden geldiğince, hatırladığım ölçüde yazmaya çalışacağım. Umarım yorum... Okumaya Devam et →

ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK: HASAN ÖZKAN


HASAN ÖZKAN Serpil Özkan’ın kaleminden Kamil Tabak, Vehbi Koç ve Hasan Özkan Tanıdım tanıyalı üzerinde takım elbisesiz görmediğim çok şık giyimli Hasan Ağabeyim ile görüşmeyi eşim Bekir Özkan ayarladı. Önce oğlumla bürosuna gittik, küçük müze haline getirdiği bürodaki fotoğraflarını çektikten sonra evine gittik. Eşi Hamide Ablanın iki yeğeni de arkadaşım, onlardan teyzelerinin ne kadar becerikli... Okumaya Devam et →

“CUMA SÜTÜ”


Rahmetli babaannem onlardan bahsederken daima "kızlarım" der, "kızlarım" diye severdi. Evde farklı bir ayrıcalıkları olduğunu bugün daha iyi anlayabiliyorum. Kendi çocuklarından ve hatta torunlarından ayırmadığı gibi sanki onlara olan sevgisi daha bir başkaydı. Babaannemin bu kızlarından büyüğünün adı Hacer’di. Koyu esmer, siyah gözlü bir karasığır malıydı Hacer. ”Kaşında çifte lamelif, gözünde kudretten yazı”[1] var mıydı? Çok iyi... Okumaya Devam et →

ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK ŞÜKRAN COŞKAR


Serpil ÖZKAN röportajı Çocukluğumdan beri tanıdığım aynı mahallede komşuluk yaptığımız Şükran Teyzemi ziyaret etmek istediğimi kızlarından arkadaşım Fatma'ya söylediğimde çok memnun oldu, bağlantıyı kurdu. En son pandemiden 2-3 yıl önce arkadaş grubu ile ziyaret ettiğimiz Şükran Teyzeme bu sefer gittiğimde ortak anılarımız, mahalle derken sohbeti koyulaştırdık. Bize eşlik eden bana samimiyetle yardımcı olan, çok güzel... Okumaya Devam et →

WordPress.com Tarafından Desteklenen Web Sitesi.

Yukarı ↑