Çankırı Hikayeleri Derleyen: Osmanlı Meclis-i Mebusanı ve İlk TBMM’de Çankırı Temsilcisi: HACI TEVFİK EFENDİ (DURLANIK)(1871-1944) Ailesinden(Müftülerden) E.M.L. Atölye Öğretmeni Mustafa DURLANIK (1920-2003)TC İsmail Durlanık Arşivi “Gelin kızlar gelin helallaşalımAhiret yollarında buluşalımAz gülelim, çok ağlaşalımÖlünce ağlarsınız Akkızım deyiGençliğine doymaya vah kızım deyi” AKKIZ Taş Mescit Şifa Yurdunda yetişen kimsesiz kalmış bir kız çocuğunun hikayesi olarak günümüze... Okumaya Devam et →
ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK: PERİHAN KANSU
Perihan Abla benim çocukluk mahallem Yoğurtçu Çeşme Mahallesi'nde komşumuz Name Teyze'nin evli kızı, Pastacı Çakırlarda gördüğüm akrabalarıydı. Kızı Fatma misafirliğe geldiklerinde oyun arkadaşım sonra da 6 yıl sınıf arkadaşım oldu. Evlendim aynı apartmanda komşu olduk. Evlendiğim ailemin günümüzde de devam eden dostları, müşterileriydi. Bir gün kardeşim Uğur aradı:"Abla annem bugün bize tava çöreği yapıyor, Çamaşırhanedeki... Okumaya Devam et →
YILDIZ KAHVESİ
Yaşanmış Çankırı Hikayeleri …/… Neresinden bakarsan bak bu şehir eğri mi eğriEğri duruyor evlerin gölgeleriBirbirine sallanan eğri bir bıçak gibiKesiyor dilimliyor birbirlerini"…/…Kırıyor eğri elleriyle körpe filizleriniDuyuyormusun yaklaşan ayak seslerimiEğri dili eğri kulaklarıyla bu şehirKonuşuyor dinliyor birbirlerini……..Fikret Kemal Aslan YILDIZ KAHVESİ Siz genç, delikanlı birisi ile hiç oturup iki laf etmeden, uzun yıllar evvel öyle birinin... Okumaya Devam et →
SUCU HOTTİ
SUCU HOTTİ Bazen Alibey cami önündeki, bazen Büyük Cami önündeki çeşmede, çoğu zamanda hastane köprüsünün başındaki, Tatlısu çeşmesinde onu görürdüm. Pantolon paçalarını çorabının içine sokar, soğuk kuyu lastikleri ile paytak paytak ama tam ördek gibi de değil, sağa sola sallanarak yürürdü. Kısaca boyluydu. Sırtında omuz yerleri güneşten ağarmış trenci ceketi, başında da eski bir trenci... Okumaya Devam et →
ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK: GÜLŞEN ONAT
İlk defa gittiğim evden ayrılırken yıllardır gidiyormuşum gibi bir sıcaklıkla ayrıldım. Bu sıcaklığı, samimiyeti sağlayan Gülşen Teyzeme kızı Zerrin Uzun'a, gelini arkadaşım Sare Onat'a, ortak tanıdığımız Dilek Uzun’a çok teşekkür ediyorum. Çay kahve bahane sohbet şahane olsa da ikramdaki çeşitlerin yanındaki yazma çöreği şahaneydi, ellerine sağlık…Gülşen Teyzemin pırıl pırıl dimağı, naifliği, sade, anlaşılır anlatımına hayran... Okumaya Devam et →
ÇARŞAMBA HAVA ALANINDA BİR ÇANKIRILI…
Evliya Çelebi gibi dilim dönmediği için şefaat dilerken, seyahat dilemiş olacağım ki geçen sene epeyce gezdim. Malum son yıllarda uçak biletleri şehirler arası otobüs bileti fiyatına yakın, o nedenle de genellikle hava yolunu tercih ettim. Sadece Çankırı’ya giderken sıkıntı çekiyorum. Esenboğa’da in, karşı yoldan Ülker’in tarafına geçmek için “Duvara vurdum kazmayı Amman Alim…/” oynayan yaren... Okumaya Devam et →


