PERİ KIZI


“Gerçek daha yalın ve daha rahatsız edicidir.” PERİ KIZI Parmaklarını tararmışcasına kısa küt kesilmiş saçında gezdirdi, elini yüzünü yıkamak için kalktı, baş odadaki kristal boy aynasında kendini süzdü, yeşil ceketi, geniş yakalı çiçekli gömleği, düşük bel, ispanyol paça beyaz pantolonu ve iri tokalı kemeri, geniş karyola üzerine serilmiş, gelinlik kız çeyizi gibi duruyordu. Sabaha kadar... Okumaya Devam et →

“AKKIZ”


Çankırı Hikayeleri Derleyen: Osmanlı Meclis-i Mebusanı ve İlk TBMM’de Çankırı Temsilcisi: HACI TEVFİK EFENDİ (DURLANIK)(1871-1944) Ailesinden(Müftülerden) E.M.L. Atölye Öğretmeni Mustafa DURLANIK (1920-2003)TC İsmail Durlanık Arşivi “Gelin kızlar gelin helallaşalımAhiret yollarında buluşalımAz gülelim, çok ağlaşalımÖlünce ağlarsınız Akkızım deyiGençliğine doymaya vah kızım deyi” AKKIZ Taş Mescit Şifa Yurdunda yetişen kimsesiz kalmış bir kız çocuğunun hikayesi olarak günümüze... Okumaya Devam et →

SUCU HOTTİ


SUCU HOTTİ Bazen Alibey cami önündeki, bazen Büyük Cami önündeki çeşmede, çoğu zamanda hastane köprüsünün başındaki, Tatlısu çeşmesinde onu görürdüm. Pantolon paçalarını çorabının içine sokar, soğuk kuyu lastikleri ile paytak paytak ama tam ördek gibi de değil, sağa sola sallanarak yürürdü. Kısaca boyluydu. Sırtında omuz yerleri güneşten ağarmış trenci ceketi, başında da eski bir trenci... Okumaya Devam et →

ÇARŞAMBA HAVA ALANINDA BİR ÇANKIRILI…


Evliya Çelebi gibi dilim dönmediği için şefaat dilerken, seyahat dilemiş olacağım ki geçen sene epeyce gezdim. Malum son yıllarda uçak biletleri şehirler arası otobüs bileti fiyatına yakın, o nedenle de genellikle hava yolunu tercih ettim. Sadece Çankırı’ya giderken sıkıntı çekiyorum. Esenboğa’da in, karşı yoldan Ülker’in tarafına geçmek için “Duvara vurdum kazmayı Amman Alim…/” oynayan yaren... Okumaya Devam et →

NAYLON ESKİSİYNEN, ÇORAP ESKİSİYNEN, BAKIRINAN…


"Naylon eskisiynen, çorap eskisiynen, bakırınan"… Uzunyol’dan çıktım yola, kıl heybe omuzum da, selam verdim sağa sola… Yolu İmarete düşürdüm, Iccak taze kırık leblebi, naylon eskisiynen, çorap eskisiynen… İmaret’den yukarı, Odun Pazarını, Damlamca’yı, Akkız Çalısı’nı aşırdım. Taze ıccak kırık leblebi, naylon eskisiynen… çorap eskisiynen…. bakırınan… Kimseye minnetimiz mudaramız yoktur, çok şükür… Ağşama bitiremezsek işimiz kötüdür. Leblebi... Okumaya Devam et →

SONRA…


Bana “Koca kafa” diyen bir kız vardı. Orta okulda üç sene aynı sınıftaydık. https://videopress.com/v/BykSBaP9?resizeToParent=true&cover=true&preloadContent=metadata&useAverageColor=true Sonra o da öldü. Oysa kafam o kadar büyük değildi, Liseye geçtiğimiz yıl ayrıldık o başka bir okula gitti.Uzaktan bakışırdık, eli elime değmemişti. Uzaktan baktığım, yanına yaklaşamadığım için mi bana “koca kafa” diyordu. Hoşlansaydım onun gittiği okula gidermiydim? Bİlmiyorum. Aradan yıllar... Okumaya Devam et →

WordPress.com Tarafından Desteklenen Web Sitesi.

Yukarı ↑