ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK ŞÜKRAN COŞKAR


Serpil ÖZKAN röportajı Çocukluğumdan beri tanıdığım aynı mahallede komşuluk yaptığımız Şükran Teyzemi ziyaret etmek istediğimi kızlarından arkadaşım Fatma'ya söylediğimde çok memnun oldu, bağlantıyı kurdu. En son pandemiden 2-3 yıl önce arkadaş grubu ile ziyaret ettiğimiz Şükran Teyzeme bu sefer gittiğimde ortak anılarımız, mahalle derken sohbeti koyulaştırdık. Bize eşlik eden bana samimiyetle yardımcı olan, çok güzel... Okumaya Devam et →

ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK: İLHAN KÖPRÜLÜ


BAŞAĞA İLHAN KÖPRÜLÜ Serpil ÖZKAN röportajı Aklım erdi ereli tanıdığım Pirinç pazarından dükkân komşumuz İlhan Köprülü Amca ile bir merhabam bile yoktu. Eşim kendisine röportajdan bahsedince çok sevinmiş. Dükkânda gerçekleştirdiğimiz röportajda İlhan Amca ara ara ağladı, o kadar duygusal olduğunu bilmiyordum. Bu sohbeti sizlere ulaştırmama vesile olan eşim Bekir Özkan'a ve İlhan Köprülü Amcama teşekkür... Okumaya Devam et →

ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK: ŞÜKRAN EMEKLİ


ŞÜKRAN EMEKLİ Serpil ÖZKAN’ın röportajı Şükran, Halit Emekli Türkan ve Ali İnan’ın evlilik fotoğrafı.Ayaktakiler soldan sağa Hatice Eğmir, Tayyibe Tolon, Adnan Tolon, Hüseyin Eğmir, Mehmet Eğmir, Ali İnan’ın babası ve annesi Ahmet, Hatice İnan ve Nurten EğmirOturanlar Fatma Eğmir Şükran Emekli Türkan İnan Ali İnanÖn sıra Ayten Eğmir, Ayrıca önde oturan Ayten Eğmir yanındaki küçük... Okumaya Devam et →

Çağdaş Masallar


(Kıssadan hisse…) Helvacı Güzelleri Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, tarihini bilmezler, kültürünü bilmezler ve her daim dalkavuklar Çankırılının beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan: -Tutun ha, vurun ha! diye bir gürültü kopmaz mı? Eyvah dedim. Şimdi bunlar susmazlar uyuyan devi uyandırırlar. İki kalktım, bir hopladım yedi yüz kilometreyi bir... Okumaya Devam et →

AYER ZELA


Babaannemden Çankırı masalları (1) ÇEVİR KAZI YANMASIN, AMAN YARAN AĞALAR UYANMASIN(!) Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, birileri Çangırılıların beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan: Tutun ha, vurun ha! diye bir gürültü kopmaz mı? Eyvah, dedim. Şimdi bunlar susmazlar, uyuyan devi uyandırırlar.. İki kalktım, bir hopladım, yedi yüz kilometreyi bir... Okumaya Devam et →

BORDO AYAKKABI


“Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden? İkimiz de artık bir başkasıyken” Onu camekanın köşesinde ilk gördüğümde rengine vurulmuştum. Yukarı arastada Kunduracı Orhan’ın vitrininde baş köşede duruyordu. Gözlerim ondan başkasını görmüyordu, onunla okul yollarında yürüyeceğim günleri hayal etmeye başladım. *** Orta üçe geçtiğim seneydi, okulların açılmasına çok az kalmıştı, sesim kalınlaşmış, bıyığım terlemişti, onunla... Okumaya Devam et →

WordPress.com Tarafından Desteklenen Web Sitesi.

Yukarı ↑