BAŞAĞA İLHAN KÖPRÜLÜ Serpil ÖZKAN röportajı Aklım erdi ereli tanıdığım Pirinç pazarından dükkân komşumuz İlhan Köprülü Amca ile bir merhabam bile yoktu. Eşim kendisine röportajdan bahsedince çok sevinmiş. Dükkânda gerçekleştirdiğimiz röportajda İlhan Amca ara ara ağladı, o kadar duygusal olduğunu bilmiyordum. Bu sohbeti sizlere ulaştırmama vesile olan eşim Bekir Özkan'a ve İlhan Köprülü Amcama teşekkür... Okumaya Devam et →
Çağdaş Masallar
(Kıssadan hisse…) Helvacı Güzelleri Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, tarihini bilmezler, kültürünü bilmezler ve her daim dalkavuklar Çankırılının beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan: -Tutun ha, vurun ha! diye bir gürültü kopmaz mı? Eyvah dedim. Şimdi bunlar susmazlar uyuyan devi uyandırırlar. İki kalktım, bir hopladım yedi yüz kilometreyi bir... Okumaya Devam et →
AYER ZELA
Babaannemden Çankırı masalları (1) ÇEVİR KAZI YANMASIN, AMAN YARAN AĞALAR UYANMASIN(!) Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, birileri Çangırılıların beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan: Tutun ha, vurun ha! diye bir gürültü kopmaz mı? Eyvah, dedim. Şimdi bunlar susmazlar, uyuyan devi uyandırırlar.. İki kalktım, bir hopladım, yedi yüz kilometreyi bir... Okumaya Devam et →
BORDO AYAKKABI
“Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden? İkimiz de artık bir başkasıyken” Onu camekanın köşesinde ilk gördüğümde rengine vurulmuştum. Yukarı arastada Kunduracı Orhan’ın vitrininde baş köşede duruyordu. Gözlerim ondan başkasını görmüyordu, onunla okul yollarında yürüyeceğim günleri hayal etmeye başladım. *** Orta üçe geçtiğim seneydi, okulların açılmasına çok az kalmıştı, sesim kalınlaşmış, bıyığım terlemişti, onunla... Okumaya Devam et →
Bazen Alibey cami önündeki, bazen Büyük Cami önündeki çeşmede, çoğu zamanda hastane köprüsünün başındaki çeşmede onu görürdüm. Pantolon paçalarını çorabının içine sokar, soğuk kuyu lastikleri ile paytak paytak ama tam ördek gibi de değil, sağa sola sallanarak yürürdü. Kısaca boyluydu. Sırtında omuz yerleri güneşten ağarmış trenci ceketi, başında da trenci kasketi eksik olmazdı. Soluk gömleğinin... Okumaya Devam et →
“İmaret de Güzellerin Yoludur”
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, birileri Çankırılının beşiğini tıngır mıngır sallar iken, aşağıdan: - Tutun ha, vurun ha..! diye bir gürültü kopmaz mı? - Eyvah, dedim. Şimdi bunlar susmazlar, uyuyan devi uyandırırlar.. İki kalktım, bir hopladım. İzmir, Çankırı arası 700 km’ yi bir çırpıda atladım. Baktım; bir kuru... Okumaya Devam et →


