TIRNAKLI (RAMAZAN PİDESİ) Ramazan ayının olmazsa olmazlarının başında, pide gelir. Ramazan ayı ile birlikte özdeşleşen pidenin, Çankırı’daki diğer bir adı “Tırnaklı”dır. İftardan hemen önce, fırından yeni çıkmış, üzerinden dumanlar tüten, uğruna insanların saatlerce sıra beklediği ve sigara tiryakilerinin “oruç başına vurunca” asabiyetten sık sık kavga ettiği “Tırnaklı"yı Çankırılı sıcak sever, soğuğuna bayat gözüyle bakarlardı. Şimdilerde... Okumaya Devam et →
YORGUN ÖLÜMSÜZ EŞEK
Kara, kuru haline çok yakışan, son yıllardaki yoldaşı İbraam'ın "Kavruk" diye çağırdığı, Tuz mağarasında iki yüz yıldır bir türlü ölmeyen, bu gidişle de ölmeyecek bir eşek vardı. Her eşeğin belli bir ömrü var, ama Kavruk'a yaşadığı şehrin ileri gelenleri, yöneticileri ona ölümsüzlük bahşetmiş olmalı. Uzun bir süre boyunca bundan, bu ölümsüzlüğünden pek şikayetçi olmadı. Kavruk,... Okumaya Devam et →
“Çankırı’ya Has Kelimeler”
Çankırı'ya Has Kelimeler Derleyen: NESRİN KARPUZCU ŞENTÜRK Apışmak = Şaşırmak Ağman yanını gözlemek=Kabahatını, hatalarını çıkarmak için tetikte beklemek Alih = Sır, işin iç yüzü Alihine ermek = Sırrını öğrenmek Allek = Düzenbaz Eğsiran = Hamur kazıma aleti Ezazil = Rezil, üstü başı pis olan Çıldır çıldır = Çok sulu yemek Çörten = Su arklarından bahçeye... Okumaya Devam et →
Bazen Alibey cami önündeki, bazen Büyük Cami önündeki çeşmede, çoğu zamanda hastane köprüsünün başındaki çeşmede onu görürdüm. Pantolon paçalarını çorabının içine sokar, soğuk kuyu lastikleri ile paytak paytak ama tam ördek gibi de değil, sağa sola sallanarak yürürdü. Kısaca boyluydu. Sırtında omuz yerleri güneşten ağarmış trenci ceketi, başında da trenci kasketi eksik olmazdı. Soluk gömleğinin... Okumaya Devam et →
“Mühlüz Tepesi”
“Mühlüz Tepesi” Kurşana dan çıktım yola, selam verdim sağa sola. Damlamca deresinden atladım. Yolu Odun Pazarından, Arastaya düşürdüm. Mühlüz Tepesinden aşağı, sıktı belimin kuşağı… Bana birisi, “Çankırı’nın orta yeri neresi?” diye sual etse, dört yol ağzındaki o tepeciği gösterir. “İşte tam burası” derim. “Nasıl olur efendi ağa”... Okumaya Devam et →
Yazıyooo, Gasteee…
Uslu Eczanesi’nden sola kıvrılınca, ayakkabıcı Toruşlar ile Kapusuzlar’ın arasında kalan tek katlı dükkânda, kendinden yedi yaş büyük ağabeyi Kenan’la 1952 tarihine kadar, dede mesleği olan berberlikle iştigal ederler, ailecek geçimlerini sağlarlardı. Berber dükkânının ‘taş’ aynalarını, on parmağında on marifet olan ağabeyi Kenan’la birlikte camı sırlayarak birlikte yapmışlardı. ‘Hezarfen’ ağabeyi Kenan’ın en büyük yardımcısı, destekçisi... Okumaya Devam et →


