ÇANKIRI TARİHİNE 100 CANLI TANIK: PERİHAN KANSU


Perihan Abla benim çocukluk mahallem Yoğurtçu Çeşme Mahallesi’nde komşumuz Name Teyze’nin evli kızı, Pastacı Çakırlarda gördüğüm akrabalarıydı. Kızı Fatma misafirliğe geldiklerinde oyun arkadaşım sonra da 6 yıl sınıf arkadaşım oldu. Evlendim aynı apartmanda komşu olduk. Evlendiğim ailemin günümüzde de devam eden dostları, müşterileriydi.

Bir gün kardeşim Uğur aradı:”Abla annem bugün bize tava çöreği yapıyor, Çamaşırhanedeki arkadaşlarla beraber yiyeceğiz sen de gel anneme sürpriz olsun” dedi. Davete icabet sünnet dedim gittim. Perihan Ablam beni görünce çok şaşırdı, sevindi güle oynaya fosur fosur kabarmış tava çörekleri üç pırıl pırıl hanım kardeşlerimin de ilave ettikleri lezzetlerle beraber çok güzel bir sofra sohbeti yaptık.
Bu ziyareti sağlayan kardeşim Uğur Kansu’ya mesai arkadaşlarına,beni kırmayan Perihan Ablama çok teşekkür ediyorum.

Serpil ÖZKAN

PERİHAN KANSU
Anne adı: Name Büyük çakır
Lakabı: Pastacı Çakırlar
Baba adı: Mehmet Pekgürel
Kardeşleri :Ayhan, Nurhan, Gülhan

Perihan,Yahya Kansu

Bebekken dokumacı olan babamın imaretteki dükkânın üzerinde oturmuşuz. 3 yaşındayken babam askere gitmiş. 4 yıl askerlik yapınca dayım Ahmet Büyükçakır “kardeşim yalnız başına uygun olmaz, bir keder gelir” diye yanına almış. Bana “sen benim en büyük kızımsın” derdi . Şahinder Yengem kucağından indirmezmiş, annem
“Kızım yoruldun” deyince çok seviyorum dermiş.

Dayım bana küçükken sana ne alayım? diye sorunca pirinç, şeker, çikolata dermişim. Pirinci ne yapacaksam çocukluk işte o da hemen çıraklara aldırırmış. “İstediklerini yapmazsam işim rast gitmez” dermiş. Hiç incinmedim. Şahinder Yengem de çok kalenderdi. Anneme hep abla derdi hiç görümcem demezdi.
Çocuklarıyla gelinleriylede aynı samimiyeti sürdürüyoruz.

Kansu ailesi

Teyzemlerde İsmail Dayımgille samimiydiler, onların evinde oturdular. Sarıbaba tarafında Takkacıların orada altlı üstlü oturdular, onlar da bir ev gibiydi.
Annemler Kırkevlere taşınınca salı günü olunca beklerlerdi. Çarşamba günü Büyük Caminin oraya pazar kurulurdu. Halam gelsin de bizi akşam gezmeye götürsün diye çok severlerdi.

Ben ilkokulda Rabia Özler de okudum. İlkokulu bitirince Kız Sanatta dikişe gittim. Öğretmenim Nermin Solakoğlu’ydu.
Çocukluğumdan beri sık gittiğim Ahmet dayımgile yine bir gün gittiğimde eve dünürcüler gelmiş. Ben olmayınca ertesi gün yine geldiler. Anneme iğne vurmaya gelen iğneci Kara Fatma teyze vardı o tavsiye etmiş, Sırmacıların akrabasıydı.

Yahya Kansu

Allah yazmış, evlendik,eşim Yahya Kansu ile 43 sene evli kaldık. Eşimden çok memnundum, annesini, babasını da sevdim. Onlar da beni üzmedi sevdi. Eşimin kardeşleri Hamdi, Ender, Akif varlardı. Kalabalık aileydik ama kaynaştık. Ben her işi yapmaya gayret ederdim. Evimiz şimdiki Pazar Pazarının olduğu yerde bahçeli bir evdi. Çamaşır avluda yıkanırdı, ocak yakılırdı. Kayınvalidem büyük çamaşırları alır, bana küçükleri verirdi. Çamaşırı yıkayıp kaynatmak için kazana atınca kayınpederim İbrahim Kansu mutfaktan camı tıkırdatırdı.

Ender,Fatma,Hamdi,İbrahim,Emine,Yahya,Fatma,Perihan Kansu

“Hadi gelin biraz dinlenin” derdi. Çayı demler, kahvaltılıkları çıkarır, kışsa sobanın üstünde ekmekleri kızartırdı. İyi insandı. Hamdi Beyler evlenince kiraya geçtiler, kayınpederim kira vermesinler diye evin arkasında boş varsa vardı. Bir salon, yatak odası mutfaktan oluşan küçük bir ev yaptı. Eltim Fatma aradaki duvarı tıkırdatırdı bir misafir gelse, bir şeyler yapsa aynı ev gibiydik. Akif benim geldiğimde okula gitmiyordu.

İbrahim Kansu
Yahya Kansunun babası
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah

Kayınpederim Ateş Okulu’nda matbaada çalışırdı. Zeki Müren orada askerlik yaparken salonda şarkı söylermiş, boş büyük salonda seste güzel yankılanıyor. Bir gün Akif bisiklet sürerken Zeki Müren cipi ile çarpmış devrilmiş. Zeki Müren çok telaşelendi, eve çiçek , çikolata ile ziyarete geldi.

Komşuluk ilişkileri çok güzeldi. Habersiz misafirlikler olurdu. Önden ya Ender giderdi ya da kayınvalidem evdelerse otururlardı, onlar gelmezse biz de giderdik.

Bir gün Ender Ahmet dayımgile önden gitti. Şahinder yengem “Ender ne yapalım? Çayın yanına ocakta oklava ekmeğimi, gözleme mi yapalım kıymalı mı yaptıralım? diye sormuş. Ne uğraşacaksın, kıymalı yaptır demiş. Biz dayımlara gittik. İskiliplerin fırında etlik kıymasından yapılan kıymalılar pişmiş, gelmiş çay demlenmiş.

Kayınvalidemle hamama giderdik, haftada ev temizliği yapılır hamama gidilirdi. Biz erken çıkardık eşler öğle yemeğine gelecek, kayınvalidem ikindi olmayınca çıkmazdı. Gözleri kan çanağına dönerdi. Bir günde Tuzcu Güraylara Fatmagile gitti, akrabalık var hala derdi Fatma.

Ayhan Eskikapusuzun annesi Şükriye, Şükran Demirci’nin babası, Fatma’nın babası kayınvalidemle akrabaydı. Fatmaya uğrayacağı gün bize de dedi ki “gelmezsem sizde gelin” bir gittik kekler, pastalar yapılmış. Ev gezmeleri hep böyleydi, büyükler önden gider, onlar gelmeyince bizler arkasından giderdik. Komşumuz Çivitçilere giderdik. İkbal börek, çörek biz gidene kadar yapar fırına girerdi, çok becerikli idi.

Yaz kış sinemaya giderdik.Yahya Bey iki üç gün evvelden locadan yer ayırttırırdı. Aileler nişanlılar çok tercih ederdi. Bir gece biz tiyatroya gidecektik. Yüzüncü Yıl Kültür Merkezine Ziya Kaleli’nin müdürü olduğu yere Salepçilerin Hacer Teyze geldi Ankara’dan misafir onu da götürdük. Tiyatro oynadıkça ellerini dizine vura vura seyretti, çok hoşuna gitti. Ankara’da oturuyordu ama tiyatroya gitmek bizle kısmetmiş. Güzel günlerimiz oldu .

Kızım Fatma’nın çocukluğunda ben bir kere rahatsızlandım. Kardeşim Ayhan, annem biz Fatma’ya bakalım ablamda da dinlensin diye götürdüler. Bayram kutlaması vardı hangi bayram hatırlayamıyorum, dayısı bayrama götürmüş. Belediyenin orada yanan meşaleleri görünce babamın dairesi yanıyor diyerek ağlayarak geri getirtmiş kendisini(eşim Belediye de çalışıyordu)
Kayınpederim kızımı Taşlık Annem diye severdi.

Bazen İbrahim Babam sohbet ederken gençliğini anlatırdı. 1911 doğumluydu. Trablusgarp savaşı dönemi doğmuş, askerlik yaşları gelince kayınpederim İbrahim Kansu, Raif Oktay’ın babası, nüfustaki Çil Osman (Kamil Oktay’ın babası) üç kafadar Ankara’ya gidiyor işe başlıyorlar. Askerde kayınpederim Atatürk’ün postacısı imiş. Askerlik bitince Çankırı’ya geliyorlar. Osman Oktay nüfusta memur sonra müdür oluyor, kayınpederim de Ateş okulunda matbaada çalışıp oradan emekli oluyor. Ateş okulundan emekli olduktan sonra bir süre Desticilerin Acıların orada tuğla fabrikasında müdürlüğe oturttular, uzun sürmedi.

Emekliliğinde Çan Saatini kurmayı kendine görev edindi, oğlum da çok meraklıydı. “Dede beni de götürecen, beni de götürecen demi?” diye habire sorardı o da götürürdü ama giderken tıraş zamanı geldiyse berber Adnan Tolon’un oraya götürürdü. Uğur kısa saçı sevmezdi.” Dede 4 numara değil mi? söz mü deyince hiç yemin etmezdi İbrahim Babam “Allah bir” derdi. Berbere gidince iki numarayı işaret eder ondan sonra onun gönlünü almak için saati kurmaya giderlerdi. Tepeyi koruyan Kangal köpeği varmış oğlum onun müptelasıydı. 1975-76 yıllarıydı. Saati bir gün kurunca 3 gün dayanırdı. Zincirle kurulan saati “hadi atla hadi atla dede” diyerek oğlum seyretmesini sever, gelince de saatlerce anlatır traşı unuturdu. Sarıbaba Atatürk portresinin olduğu yer saati kurunca oradan da Acıların oraya inerlermiş.

Perihan Kansu,kardesı Ayhan Pekgürel,Uğur Kansu,Fatma Kansu(Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah

1979 yılları öğrenci kavgalarının en şiddetli olduğu yıllar.Kızım Fatma üniversiteyi kazandı, cesaret edip gönderemedik. Bizim üst tarafımızda Birsen Salepçiler vardı çok samimiydik, yemeli içmeli. Emine Teyzene (kayınvalideme) sormuş Fatma’nın arkasına Yahyagil giderse siz ne yapacaksınız? diye sormuş.
Oda Periş neredeyse biz de oradayız demiş, öyle hiç ayrılığı düşünmedik. Karatekin Apartmanı’ndan daire aldık, onlar gelmedi diye biz de uzun süre gitmedik kiraya verdik.

Karatekin Apartmanında da komşuluğumuz çok iyiydi. Tiryakilerin Zeliha Teyze iner, Yahya ile beraber oturur, sohbet ederlerdi, ana oğul gibiydiler bazen torunu Mineyi gönderirlerdi haber vermeye ben hemen poğaça, kurabiye yapardım mini fırında. Sıcak sıcak çaya yetişirdi. Mehmet Amca
“Yine döktürmüş ne olacak dayıları pastacı” derdi. Hâlbuki dayılarım meslek sırrı hiç paylaşmazlardı.

Yahya Bey çok çalışırdı sadece kendi birimi değil ihtiyacı olan her birime yardım ederdi. Bir gece Belediye Reisi hanımı annesiyle oturuyoruz, gece iki hala çalışıyorlardı. Elektrik ayrılınca Tek’den emekli oldu. Öldüğünde bir kuyruklu yıldız kaydı demişler herkes arkasından iyilikle bahsetti. (Benimde tanıdığım çok asil bir insandı).

Yahya Kansu, Perihan Kansu nun eşi
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah

Bahattin Elibol Amca da bana “sen benim büyük kızımsın, bu kapı her zaman sana açık” derdi. Pakize Teyzeyle Ramazanda namazlarımızı kılardık, Fatma çayımızı hazırlardı. Bir ara uğrayamamışım. Bahattin Amca kızı Fatma’ya sormuş. “Benim büyük kızım nerede? Niye gelmiyor? diye oda şakadan küsüştük demiş. Ben uğradığım da “kızım neredesin kaç gündür deyince ben de Fatma ile kavga ettim” diye şakalaştım. Hiç öyle şey olur mu dedi.

Yahya , Fatma Kansu Mekanları cennet olsun inşaallah

Ben sevdiğim evlerin hep büyük kızı oldum. Kızımı kaybettikten sonra da ailesiyle, sülalesi ile ilişkilerim hiç bozulmadı bana saygı da hiç kusur etmiyorlar. Ben de onlarla elimden geldiğince ilişkimizi devam ettiriyorum. Bir kızım eksik.
Şanslıydım eşim iyiydi. Şanslıydım büyüklerim iyiydi.

En büyük 1887 doğumlu Fatma
Daşlığın Fatma lakaplı (dedikoduyu sevmediği için taş kesildin anlamında)
Çankırı yerlisi büyüğümüzün üzerindeki kıyafet o yıllardan günümüze kadar aslını korumuş, taçta değişiklik olmuş .Kimbilir hangi yıllarda değişti Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah🤲


“Şanslıydım kardeşlerim, komşularım, eşim dostum iyiydi” diyerek hayatını özetlese de emeksiz yemek olmaz.
Ne diyordu Cengiz Aytmatov Selvi boylum Al Yazmalım da
Sevgi neydi?
Emekti.
Ben Perihan ablayı ne zaman dışarıda görsem muhakkak ya taziyeye, ya hasta görmeye, ya doğum ziyaretine, ya arkadaş ya akrabasından ziyaretten geliyor olur.

SAYGILARIMLA SERPİL ÖZKAN 🙋💐
18 /9/2021


Çankırı Araştırmaları Sitesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

WordPress.com Tarafından Desteklenen Web Sitesi.

Yukarı ↑

Çankırı Araştırmaları Sitesi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin