Ayten Teyzemle konuşmak için sınıf arkadaşım oğlu Fatih’le gün ayarladık. Bize bu sohbet sırasında yardımcı olan arkadaşım Fatih’e ve bu sohbeti aktarmama vesile olan Ayten Teyzeme teşekkür ediyor, sağlıklı günler diliyorum. Serpil Özkan
AYTEN ALTAY
Anne adı :Adviye Akyazı
Baba adı :Bekir Akyazı
Doğum yılı: 1933
Kardeşleri :Güner İnandık, Ayhan Akyazı

İlkokul 4. sınıfa kadar Ankara’da İsmet Paşa Mahallesi’nde yaşadım. Güzel bir cadde üzerinde idi evimiz. Komşularımızın çoğu Çankırı’lıydı. Babam Mal Müdürüydü. Kurşunlu’ya tayini çıktı. 5. sınıfı Kurşunlu’da okudum. Orada kirada bir evde durduk. Oradan Hacı Bektaş’a tayin oldu. Ortaokul yoktu. Bende Çankırı’da babaannemlerin yanında kaldım. Yenimahalle’de Hanım Suyunda bahçeli 3 katlı bir evdi. Orta katı kiraya veriyorduk, babaannem yaşlı olduğu için alt katta oturuyorduk. Beşevler diyorlardı aynı hizada 5 ev vardı.

Arkadaşlarımızla çok tutkunduk. Bahçede bir kanepemiz vardı. Akşam olunca herkesin annesi babası gelir oturur biz de sokakta oynardık. Servet, Jale vardı hatırladıklarım. Akşam yemekten sonra çıkar oynardık, erkek kız karışık sorun olmazdı. Sonradan çıktı bu adetler.

Ateş okuluna gelen subaylardan kiracılarımız olurdu onlar da özenir bahçeye inerlerdi. O kanepe de herkes otururdu, kol kola girer şarkı söylerdik, sokakta. 15-20 kişi patırtı kütürtü olmazdı mahallede. Ortaokul okumak için babaannemlerin yanına geldiğimde babam dedi ki :
“lise yok Abdurrahman Paşa Lisesine Kastamonu’ya göndermem’.

Arkadaşlarımda Enstitüye kayıt olmuştu ben de oraya kayıt yaptırdım. Dikiş öğretmenim Lütfiye Aydemir, Tarih öğretmenim Naciye Kıpçak, Fizik Kimya öğretmenim Kudret Bey, Matematik öğretmenim Necati Bey’di. Kız Meslek Lisesinde 5 sene okudum, mezun oldum. Orada öğretmenlerimizle, arkadaşlarımızla gayet iyiydik.

Zannedersem 1 Mayıs’ta öğretmenler pikniğe gidiyorlardı. Biz de gidelim dedik kırmadılar. Pikniğe giderken Belediye Reisi Halim Bayramın kızı Süheyla bizim sınıftaydı, Belediye Reisi bize çöp kamyonu gönderdi, onunla gittik. Dönüşte de yağmura tutulduk ama güzel eğlendik.

Sonra yine Çerkeş’te öğretmenlerimiz kurs açmaya gidecekler. Dikiş hocamız Lütfiye Hanım çok severdi bizi gençlik takıldık arkalarına biz de gelelim diye. 10 kişi nerede yatacağız ?nerede kalacağız? düşünmeden. Ara trenleri vardı, onunla gittik. Kursun açılışını yaptık. Bir gece yattık orada. Piknik yaptık çok güzel geçti.

Hocalarımız anlayışlıydı, bizde saygılıydık. Şakalarımızı götürürlerdi, kızmazlardı. Okula başladığımızda 30-35 kişiydik mezun oluncaya kadar 10 kişi kaldık herkes gitti hepsini hatırlıyorum ama hayatta kalan olmadı.

Babaannem göz muayenesine Ankara’ya geldiğinde kalp krizi geçirdi vefat etti. Büyük babamı yalnız bırakmamak için babam emekli oldu, Çankırı’ya geldi.

Görücü usulü evlendim, kayınbiraderim Ziraat Bankası’nda çalışıyordu. Babamla aylık almaya gidip gelirken beni görmüş. İlla olsun demiş. Kolağasıların Halim Altay’a beni istediler. Salim Çivitçioğlu ile akrabalardı, dünür düştüler. Çankırı ufak yer o zamanlar öyleydi birbirimizi nişanda gördük, evlendik.

Bana kına oldu, mevlit yapıldı. Spor sahasındaki açık hava sinemasında balom oldu. Normal bir evliliğimiz oldu. İki oğlum oldu. Tuna ve Fatih.

Genç kızlığımda ve evlilik hayatımda da maddi ve manevi olarak büyük bir değişiklik olmadı. Annem babamın evinde ne gördüysem ne pişirdi isem nasıl yaşıyordumsa evlilik hayatımda aynı durumda gitti bir sıkıntım olmadı.

Ben adetleri hiç bozmadan uygulamaya gayret ediyorum. Bayramlarda, özel günlerdeki olmazsa olmazımız takım (davet) yemeğiydi. Bayramlarda büyükler camiden çıkınca gelirler takım yemeği yenilirdi. Tatar böreği, bütün et, pilav, tatlı, komposto, bamya olurdu. Gelen misafirlere bayramda baklava ikram edilir, kahve yapılırdı. Kolonya, şeker veya çikolata tutulurdu. Çocuklara harçlık verilirdi. Şimdilerde kahvaltı yapılıyor günün şartlarına uygun olarak. Düğünler değişti, birisi bir şey yapıyor öbürü onu uyguluyor sonra da adetler değişiyor.

Gençliğimde çok dikiş diktim, çok gelinlik diktim. İlk gelinliği Müjgân’ la (Kader) bize öğretmenimiz Paşa evleniyordu onun hanımına diktirdi. Hoca ‘siz dikeceksiniz “dedi. Müjgân’la vefat edene kadar arkadaşlığımız devam etti, en yakın arkadaşımdı. Gezilere beraber katılır, günlerimiz olurdu. Birkaç yıl onların yazlığına beraber gittik. Hatta son gittiğimizde terminalde ayağım kırıldı ben geri döndüm.

Şimdi elime telefonu alınca çok üzülüyorum, arkadaşlarım kalmadı, konuşacak kimse kalmadı, bu pandemi döneminde de evlere hapis olduk. Günlerimiz oluyordu dost ahbapları görüyorduk hiç değilse…
Gençliğimde roman okuyordum, şimdi gözlerim zorluyor. Gazete okurum, bulmaca çözerim, günde bir fincan kahve içmekten vazgeçmem bazen Fatih gelince iki fincana çıkarım.
Annemle babamla ilişkilerim iyiydi 2 gün görmeseler 3. gün hemen gelirlerdi.
Sel felaketinde İzmit’teydik, eltimler çağırmıştı canlı yaşamadık gazetelerden okuduk haberi.
Atatürkçüyüm. Yağmurluğumun yakasında Atatürk’ün madalyonu var. Yolda birisi teyze tam Cumhuriyetçi dedi. Atatürk yoktan var etti ülkemizi, malı mülkü yok hepsini vatana bırakıp gitti.

Kız kardeşimin eşi Ali İnandık’ın seçimlerinde onun partisine oy verdik yakın olmasak da o partiye. Nurettin Ok da eşimin sınıf arkadaşıydı. Siyasi olarak yakın olmasa da ona da yardımcı oldu. Arkadaşlarımdan Ayşe Erişen ve Sevim Evirgen kaldık. Keriman Özler le hem arkadaştık, hem de eltimle dünürşü oldu. Onu da kaybettik. Çocukluğumuzda Çankırı daha moderndi, kimse kimseye karışmazdı. Büyük babam 90 yaşındaydı, çok sosyaldi. Okulda bayramlar için şort falan giyilecek zaman hocalarınız ne diyorsa uyun derdi. Milli bayramlarda talebeyken spor sahasında yürüyüşlere katıldık, çocuklar olunca seyirci olarak katıldık, şimdilerde sönük kutlanıyor. Sokakta adım başı tanıdığa rastlanırdı. Bazen hiç tanıdık göremiyorum.

Çankırı Kız Enstitüsü Öğrencileri ve Öğretmenleri:
Beden eğitimi Hocası, HASAN FEHMİ GÖKŞENBayan Hocanın hemen solunda Ayten Altay
Eşim Ofiste idi sonra da PTT ye geçti, emekli olduktan sonra küçük oğlum Fatihler Almanya’dayken görelim diye ziyaretlerine gittik. 1 aydan sonra bir gece kalp krizi geçirdi gece hastalandı sabah vefat etti cenazesini Almanya’dan getirdik. Şimdilerde ise pandemi dolayısıyla evimdeyim arada gençlerle yürüyüşe çıkıyor onlarla vakit geçiriyorum.
SAYGILARIMLA SERPİL ÖZKAN
30/10/2021 💐🙋
Çankırı Araştırmaları Sitesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.



Yorum bırakın